4912
geçen sezondan başlayan kadro planlaması sorunu yüzünden acı çekmeye devam eden koç. lessort’un sakatlığı ile başladı aslında hikaye. nunn-lessort ikili oyunu ve bu ikilinin birebirlerine yardım getirmek zorunda olan rakiple şekilleniyordu bütün setler. nba’in güncel yaklaşımını da uygun olan bu anlayış giannis’in bile övgüsüne sebep olmuştu. lessort sakatlanınca nunn üzerinde artan baskı verimini düşürdüğü gibi dört numaralardan gelen şut kalitesi de düştü. yine de cedinin büyüyen performansı ile final-four kapısına dayanıldı hatta fenerbahçe karşısında maç sonuna gidildi ancak nefes yetmedi.
bu sezon başında ise lessort’un ne zaman ve nasıl döneceği meçhuldü. zamanında micic-larkin yanına gelen clyburn gibi yine yanlış olduğunu düşündüğüm bir transfer planına gidildi. fizikli, sert ve şutör yan parçalar yerine tj shorts eklemesi yapıldı. savunmada sürekli defekt olan, nunn ve sloukas’la oynamaya hiç uygun olmayan bir ekleme oldu bu. uzun rotasyonu ise kaderine bırakıldı. zaten takım sezon boyunca savunma konusunda acı çekti. sloukas-tj shorts ile sahada kalınan dakikalar oldu örneğin. ön alan savunmasının olmadığı anlamına geldi bu. hücuma da bir artı getirmedi bu çünkü top paylaşımı sorunu büyüdüğü gibi tj shorts’un dış şutunun olmaması, sloukas ve nunn’un topsuz oynayaması nedeniyle spacing sorunlarına da neden oldu.
üzerine sezon ortasında nigel hayes hamlesi yapıldı. bir topu verin oyuncusu daha eklendiği gibi size olarakta küçüldü takım. yine de lessort beklenenden iyi döndü ama uyum artık yerlerdeydi. normal sezonun sonunda avantaj yakalanmasına rağmen ilk 6’ya giremedi takım.
buna rağmen play in’de dağılmış monaco ve play-off’ta underdog valencia gelebilecek en iyi eşleşmelerdi. valencia’nın ispanya’da eli ayağı titredi ilk maç. ikinci maçta da nigel hayes’in de ekstra performansı ile kim daha çok atacak yarışını kazandı pana. yunanistanda ise valencia hem dersine çalışıp geldi hem de oyuncuların kaybedecek bir şeyimiz yok rahatlığı seriyi 2-2’ye getirdi. aslında 2 maçta da maç sonunda elleri ayakları titredi yine. son 3-4 dakikaya çift hane önde girip maç şutu atma şansı verdiler panaya.
sözün özü, bu pananın maç koparma şansı çok az. savunma o kadar defolu ki planlı bir hücuma mutlaka büyük açık veriyor. driveları savunmak için tek çaresi gömülmek. gömülünce boş dış şutlar veriyor. o şutlar girmezse ne ala girince tekrar açılıyor ve sürekli boş turnike vermeye başlıyor. ergin ataman savunmayı kuvvetlendirmek için kalaitzakis, rogvapoulos gibi hamleler yapınca da zaten top dolaşımı sağlayamayan hücum tamamen zorlamaya dönüyor.
yine de bu takım ispanyadan çıkabilecek kalitede. ergin hoca böyle bir geri dönüşe izin verirse kariyerinde üzücü bir kara leke açılmış olur. oyuncularının 40 dakika boyunca biz yıldızız demeyi bırakıp savunmada yüksek efor vermeleri gerekecek.
ergin hocanın genel olarak ise yorgun olduğunu düşünüyorum. belki bu sezon pana sonrası takım çalıştırmayıp bir sene dinlenmesi iyi gelebilir. önümüzdeki yaz milli takımla dünya kupası yapıp tekrar dönebilir koçluğa. kim bilir belki de sarı kırmızı formaların başında döner. aslında sezon içi sakatlıklara çözüm bulabilen bir koç ergin hoca. ancak bu çözümler saha içinde denklemi yeniden kurmayı gerektiriyor kısa süre içinde. bu da ciddi bir mental dinçlik gerektiriyor. hoca o enerjiden uzak pana’da da profesyonel bir ekip yerine her gördüğü yıldızı alarak sorunları çözeceğini düşünen başkan olunca işler sarpa sarıyor.
bu sezon başında ise lessort’un ne zaman ve nasıl döneceği meçhuldü. zamanında micic-larkin yanına gelen clyburn gibi yine yanlış olduğunu düşündüğüm bir transfer planına gidildi. fizikli, sert ve şutör yan parçalar yerine tj shorts eklemesi yapıldı. savunmada sürekli defekt olan, nunn ve sloukas’la oynamaya hiç uygun olmayan bir ekleme oldu bu. uzun rotasyonu ise kaderine bırakıldı. zaten takım sezon boyunca savunma konusunda acı çekti. sloukas-tj shorts ile sahada kalınan dakikalar oldu örneğin. ön alan savunmasının olmadığı anlamına geldi bu. hücuma da bir artı getirmedi bu çünkü top paylaşımı sorunu büyüdüğü gibi tj shorts’un dış şutunun olmaması, sloukas ve nunn’un topsuz oynayaması nedeniyle spacing sorunlarına da neden oldu.
üzerine sezon ortasında nigel hayes hamlesi yapıldı. bir topu verin oyuncusu daha eklendiği gibi size olarakta küçüldü takım. yine de lessort beklenenden iyi döndü ama uyum artık yerlerdeydi. normal sezonun sonunda avantaj yakalanmasına rağmen ilk 6’ya giremedi takım.
buna rağmen play in’de dağılmış monaco ve play-off’ta underdog valencia gelebilecek en iyi eşleşmelerdi. valencia’nın ispanya’da eli ayağı titredi ilk maç. ikinci maçta da nigel hayes’in de ekstra performansı ile kim daha çok atacak yarışını kazandı pana. yunanistanda ise valencia hem dersine çalışıp geldi hem de oyuncuların kaybedecek bir şeyimiz yok rahatlığı seriyi 2-2’ye getirdi. aslında 2 maçta da maç sonunda elleri ayakları titredi yine. son 3-4 dakikaya çift hane önde girip maç şutu atma şansı verdiler panaya.
sözün özü, bu pananın maç koparma şansı çok az. savunma o kadar defolu ki planlı bir hücuma mutlaka büyük açık veriyor. driveları savunmak için tek çaresi gömülmek. gömülünce boş dış şutlar veriyor. o şutlar girmezse ne ala girince tekrar açılıyor ve sürekli boş turnike vermeye başlıyor. ergin ataman savunmayı kuvvetlendirmek için kalaitzakis, rogvapoulos gibi hamleler yapınca da zaten top dolaşımı sağlayamayan hücum tamamen zorlamaya dönüyor.
yine de bu takım ispanyadan çıkabilecek kalitede. ergin hoca böyle bir geri dönüşe izin verirse kariyerinde üzücü bir kara leke açılmış olur. oyuncularının 40 dakika boyunca biz yıldızız demeyi bırakıp savunmada yüksek efor vermeleri gerekecek.
ergin hocanın genel olarak ise yorgun olduğunu düşünüyorum. belki bu sezon pana sonrası takım çalıştırmayıp bir sene dinlenmesi iyi gelebilir. önümüzdeki yaz milli takımla dünya kupası yapıp tekrar dönebilir koçluğa. kim bilir belki de sarı kırmızı formaların başında döner. aslında sezon içi sakatlıklara çözüm bulabilen bir koç ergin hoca. ancak bu çözümler saha içinde denklemi yeniden kurmayı gerektiriyor kısa süre içinde. bu da ciddi bir mental dinçlik gerektiriyor. hoca o enerjiden uzak pana’da da profesyonel bir ekip yerine her gördüğü yıldızı alarak sorunları çözeceğini düşünen başkan olunca işler sarpa sarıyor.

