113
sinan yılmaz'ın lemina antipatisinin kaynağı belli oldu. lemina gelince galatasaray'ın oyunu geri gitmiş kendisine göre, lemina, torreira ikilisinin önüne sara konulunca sara'nın performansı düşmüş vs. vs. tamamen haksız diyemem, kısmen haklı olduğu yerler var, sara'nın 10 numarada performansının kötü olduğu tartışılmaz zaten. ancak gerileyen oyunu lemina'ya bağlamak kabul edilebilir bir görüş değil bence kaldı ki oyun belki de gerilemedi de değişti. çünkü gerilemiş denilen oyunla avrupa'da başarı elde ettin bu sene mesela.
sinan yılmaz'da da aynı hata var bence ki o da şu; kendi düşüncelerine kanıt arıyorlar, sahada olanı objektif değerlendirmek yerine. galatasaray'ın oyunu geri gitti mi? bence yüzde yüz gitti. hücum pres ve ileride adam adama baskı eskisi kadar güçlü değil ve okan buruk'u canhıraş şekilde savunan biri olarak diyorum bunu. ama lemina geldi ve oyun geri gitti demek başka bir şey. o zaman ben de icardi formdan düşünce oyun geri gitti derim. böyle net, tek bir cevabı olamaz bu durumların. sayısız parametre var. sakatlık, formsuzluk, mental ve fiziksel yorgunluk, rakiplerin sana önlem alması, ayrılan oyuncuları, gelenlerin farklı profilde olması, belki doymuşluk, bazı oyuncuların yaş almış olması ve zirve dönemlerini geride bırakmaları vs. vs. bir dolu şey sayılabilir. lemina geldi oyun geriledi demek sinan ve bülent gibi kalifiye yorumculara yakışmayacak kadar düz bir yorum.
ikinci eleştirim de icardi görüşü. icardi bence bir galatasaray efsanesi değil dedi ki, bu söyleme itiraz edemem. ama bunu gerekçelendirme biçimi komikti, sonradan söylediklerine katılıyorum ama ilk gerekçesi açıkçası saçmaydı ya da belki tam ifade edemedi kendisini orada ve yanlış anlaşıldı söylemi. diyor ki icardi yerine başka forvet olsa ve galatasaray yine 4 sene şampiyon olsa o forvet de icardi kadar sevilirdi. tekrar belirtiyorum bence burada başka bir şey anlatmaya çalıştı ama bana geçmedi söylemek istediği şey, zira bu dediği çok saçma. bu mantıkla fatih terim yerine başka hoca uefa kupasını alsa taraftar o hocayı severdi, o yüzden fatih terim de efsane değil.
sanıyorum şunu demeye çalıştı; icardi ekstra bir şey yapmadı, hangi forvet olsa o kadar gol atardı ama bu da kabul edilebilir değil zaten. uefa şampiyonluğunda yine her oyuncu için bu denir o halde. icardi ile ilgili sonraki sözlerine ise kısmen katılıyorum. daha özverili olabilir takım kaptanı ve efsane statüsünde bir oyuncu olarak. belli ki büyük bir bağlılığı yok ve kariyeri hep üst düzey olan arjantin doğumlu bir oyuncu için bu anlaşılabilir bir şey, bu sebeple efsane statüsünde değil demek de yine benim nazarımda kabul gören bir görüş olur.
bu iki görüş haricinde özellikle şu sözü tablo yapılmalı; ''büyük takım büyük futbolcu yaratır'' bir takım transferle büyümez, böyle büyür. çok paran vardır onda bile 3 ayrı takımdan dünyanın en iyi 3 ayrı orta saha oyuncusunu almak yerine birbirini tamamlayacak senin hocanın oyununa uygun orta sahaları ararsın, aramalısın. bu konuda kendisi ile tamamen aynı noktadayım. galatasaray ne yazık ki gayrimenkullerden gelen parayı yüksek bonservis ve yüksek maaşa harcıyor. bir iki tane olur ama sanki hep böyle olacak gibi şu anki görüntü.
sinan yılmaz'da da aynı hata var bence ki o da şu; kendi düşüncelerine kanıt arıyorlar, sahada olanı objektif değerlendirmek yerine. galatasaray'ın oyunu geri gitti mi? bence yüzde yüz gitti. hücum pres ve ileride adam adama baskı eskisi kadar güçlü değil ve okan buruk'u canhıraş şekilde savunan biri olarak diyorum bunu. ama lemina geldi ve oyun geri gitti demek başka bir şey. o zaman ben de icardi formdan düşünce oyun geri gitti derim. böyle net, tek bir cevabı olamaz bu durumların. sayısız parametre var. sakatlık, formsuzluk, mental ve fiziksel yorgunluk, rakiplerin sana önlem alması, ayrılan oyuncuları, gelenlerin farklı profilde olması, belki doymuşluk, bazı oyuncuların yaş almış olması ve zirve dönemlerini geride bırakmaları vs. vs. bir dolu şey sayılabilir. lemina geldi oyun geriledi demek sinan ve bülent gibi kalifiye yorumculara yakışmayacak kadar düz bir yorum.
ikinci eleştirim de icardi görüşü. icardi bence bir galatasaray efsanesi değil dedi ki, bu söyleme itiraz edemem. ama bunu gerekçelendirme biçimi komikti, sonradan söylediklerine katılıyorum ama ilk gerekçesi açıkçası saçmaydı ya da belki tam ifade edemedi kendisini orada ve yanlış anlaşıldı söylemi. diyor ki icardi yerine başka forvet olsa ve galatasaray yine 4 sene şampiyon olsa o forvet de icardi kadar sevilirdi. tekrar belirtiyorum bence burada başka bir şey anlatmaya çalıştı ama bana geçmedi söylemek istediği şey, zira bu dediği çok saçma. bu mantıkla fatih terim yerine başka hoca uefa kupasını alsa taraftar o hocayı severdi, o yüzden fatih terim de efsane değil.
sanıyorum şunu demeye çalıştı; icardi ekstra bir şey yapmadı, hangi forvet olsa o kadar gol atardı ama bu da kabul edilebilir değil zaten. uefa şampiyonluğunda yine her oyuncu için bu denir o halde. icardi ile ilgili sonraki sözlerine ise kısmen katılıyorum. daha özverili olabilir takım kaptanı ve efsane statüsünde bir oyuncu olarak. belli ki büyük bir bağlılığı yok ve kariyeri hep üst düzey olan arjantin doğumlu bir oyuncu için bu anlaşılabilir bir şey, bu sebeple efsane statüsünde değil demek de yine benim nazarımda kabul gören bir görüş olur.
bu iki görüş haricinde özellikle şu sözü tablo yapılmalı; ''büyük takım büyük futbolcu yaratır'' bir takım transferle büyümez, böyle büyür. çok paran vardır onda bile 3 ayrı takımdan dünyanın en iyi 3 ayrı orta saha oyuncusunu almak yerine birbirini tamamlayacak senin hocanın oyununa uygun orta sahaları ararsın, aramalısın. bu konuda kendisi ile tamamen aynı noktadayım. galatasaray ne yazık ki gayrimenkullerden gelen parayı yüksek bonservis ve yüksek maaşa harcıyor. bir iki tane olur ama sanki hep böyle olacak gibi şu anki görüntü.

