• 101
    tekrar galatasaray’a kazandırılmalıdır.

    galatasaray scout ekibini pek beğenmiyorum. bu yönde eleştirilerimi de hep söylüyorum. bülent kalafat ise bu açıdan istisnai bir isim. galatasaray scout ekibinin başına getirilse niye getirildi demeyeceğim bir isim. sorun neydi bilmiyorum ama tekrar galatasaray bünyesinde kendisinden faydalanmak lazım. gabriel sara transferinde de emeği vardır.
  • 103
    10 nisan 2026 cuma günü saha içi kanalında sinan yılmaz ile birlikte yayında olacak eski galatasaray scout ve eski saha içi kanalı kurucu ortağı.

    galatasaray'dan istifası sonrası, abd'de hayatına parti time alt yaş gruplarına futbol antrenörlüğü yaparak ve farklı bir sektörde çalışarak devam etmektedir.

    (bkz: saha içi)

    (bkz: gabriel sara)
  • 108
    galatasaray sempatizanı beşiktaşlı, türünün nadire örneklerinden yani. bizim aşkımızdan, takıntımızdan, hep sonuç odaklı bakışımızdan farklı perspektifler sunduğu için galatasaray hakkındaki fikirlerini değerli buluyorum. sinan yılmaz ile yaptığı yayında çok acımasız davranarak galatasaray'ı gömdü ve haklıydı da.

    pek ayrıntıya girmeden yazıyorum, yaptığı bazı temel eleştiri konuları:
    1-galatasaray'ın isimli oyuncu, baba oyuncu takıntısı ve aslında bunları yönetmenin çok zor oluşu.
    2-galatasaray altyapısına önem verilmemesi ve bu anlayışın değişmesi yönünde bir irade olmaması. psg, city, bayern, real madrid dahil en büyüklerin bile başarı sürekliliği için buna mecbur olması ama galatasaray'da sıfır üretimin kimseyi rahatsız etmemesi. galatasaray dibi gördüğünde ne olacak sorusu.
    3-kadro sızdırmaları içerideki galatasaray'daki ihanetin sadece görünen yüzü. scout ekibinin tüm dataları sızdırılıyormuş meğer. yani aslında 14 yıllık database olması gereken yerde ara ara her şeye sıfırdan başlanıyormuş. zaman zaman bunların hepsi ya siliniyormuş ya da sızdırılıyormuş.
    4-galatasaray'ın oyun anlayışının set oyunları yönünden hiç gelişmemesi. galatasaray'daki sabırsız oyunun kronikleşmesi, herkesin final pası atmaya çalışmasının takımın oyununu nasıl öldürüyor oluşu.
    5-galatasaray fenerbahçe ile rekabetinde fenerbahçe'yi sportif olarak tamamen geçmişken, yani rekabet aslında bitmişken o rekabetin gittikçe galatasaray için de en az fenerbahçe kadar şampiyonluk takıntısına dönüşmesi. yapılan anormal haksızlıkların ve sosyal medya ortamının kulübü avrupa vizyonundan gittikçe uzaklaştırıyor olması.

    gibi gibi.. birçok şey aslında bizim de farkında olduğumuz şeyler aslında. yayının iyice izlenmesi gerektiğini düşünüyorum. hatta kulüpten birileri de izlese iyi olur.
  • 111
    fazla mükemmelliyetçi bir futbol sevdalısı. ben de ticaret hayatına atılmadan önce (m.ö. 340) eski patronlarım hakkında asıp keserdim ancak içine girince daha net anlıyorsun idealarda yarattığın dünya realite duvarına çok sert çarpıyor.

    bir herkes hata yapar
    iki hız mükemmelden önemlidir
    üç mükemmel iyinin düşmanıdır

    ben de çok isterdim barcelona gibi yapımız olsun ama bunlar zamanla olan şeyler.
  • 112
    icardi’nin abartılan bir galatasaray kariyerinin olduğunu açık yüreklilikle dile getirebilen kişi. bir yıldır kendimce bunu anlatmaya çalışıyorum bu mecrada ama işe yaramıyor elbette yine de kalafattan bunu duymak güzeldi. bunun dışında torreira’nın ne kadar zor bir partner olduğundan bahsetti bu da çok doğru. 4 yıldır sürekli değişen tek yer orta saha tandemi. bunların dışında izleyebildiğim kadarıyla scout tarafının ne kadar sıkıntılı olduğundan, yönetenlerin zihniyetinin ne kadar geri kafalı olduğuna da dem vurdu. keşke daha fazla program çekseler, pür futbolunun konuşulduğu güzel programlar çıkar ortaya.
  • 113
    sinan yılmaz'ın lemina antipatisinin kaynağı belli oldu. lemina gelince galatasaray'ın oyunu geri gitmiş kendisine göre, lemina, torreira ikilisinin önüne sara konulunca sara'nın performansı düşmüş vs. vs. tamamen haksız diyemem, kısmen haklı olduğu yerler var, sara'nın 10 numarada performansının kötü olduğu tartışılmaz zaten. ancak gerileyen oyunu lemina'ya bağlamak kabul edilebilir bir görüş değil bence kaldı ki oyun belki de gerilemedi de değişti. çünkü gerilemiş denilen oyunla avrupa'da başarı elde ettin bu sene mesela.

    sinan yılmaz'da da aynı hata var bence ki o da şu; kendi düşüncelerine kanıt arıyorlar, sahada olanı objektif değerlendirmek yerine. galatasaray'ın oyunu geri gitti mi? bence yüzde yüz gitti. hücum pres ve ileride adam adama baskı eskisi kadar güçlü değil ve okan buruk'u canhıraş şekilde savunan biri olarak diyorum bunu. ama lemina geldi ve oyun geri gitti demek başka bir şey. o zaman ben de icardi formdan düşünce oyun geri gitti derim. böyle net, tek bir cevabı olamaz bu durumların. sayısız parametre var. sakatlık, formsuzluk, mental ve fiziksel yorgunluk, rakiplerin sana önlem alması, ayrılan oyuncuları, gelenlerin farklı profilde olması, belki doymuşluk, bazı oyuncuların yaş almış olması ve zirve dönemlerini geride bırakmaları vs. vs. bir dolu şey sayılabilir. lemina geldi oyun geriledi demek sinan ve bülent gibi kalifiye yorumculara yakışmayacak kadar düz bir yorum.

    ikinci eleştirim de icardi görüşü. icardi bence bir galatasaray efsanesi değil dedi ki, bu söyleme itiraz edemem. ama bunu gerekçelendirme biçimi komikti, sonradan söylediklerine katılıyorum ama ilk gerekçesi açıkçası saçmaydı ya da belki tam ifade edemedi kendisini orada ve yanlış anlaşıldı söylemi. diyor ki icardi yerine başka forvet olsa ve galatasaray yine 4 sene şampiyon olsa o forvet de icardi kadar sevilirdi. tekrar belirtiyorum bence burada başka bir şey anlatmaya çalıştı ama bana geçmedi söylemek istediği şey, zira bu dediği çok saçma. bu mantıkla fatih terim yerine başka hoca uefa kupasını alsa taraftar o hocayı severdi, o yüzden fatih terim de efsane değil.

    sanıyorum şunu demeye çalıştı; icardi ekstra bir şey yapmadı, hangi forvet olsa o kadar gol atardı ama bu da kabul edilebilir değil zaten. uefa şampiyonluğunda yine her oyuncu için bu denir o halde. icardi ile ilgili sonraki sözlerine ise kısmen katılıyorum. daha özverili olabilir takım kaptanı ve efsane statüsünde bir oyuncu olarak. belli ki büyük bir bağlılığı yok ve kariyeri hep üst düzey olan arjantin doğumlu bir oyuncu için bu anlaşılabilir bir şey, bu sebeple efsane statüsünde değil demek de yine benim nazarımda kabul gören bir görüş olur.

    bu iki görüş haricinde özellikle şu sözü tablo yapılmalı; ''büyük takım büyük futbolcu yaratır'' bir takım transferle büyümez, böyle büyür. çok paran vardır onda bile 3 ayrı takımdan dünyanın en iyi 3 ayrı orta saha oyuncusunu almak yerine birbirini tamamlayacak senin hocanın oyununa uygun orta sahaları ararsın, aramalısın. bu konuda kendisi ile tamamen aynı noktadayım. galatasaray ne yazık ki gayrimenkullerden gelen parayı yüksek bonservis ve yüksek maaşa harcıyor. bir iki tane olur ama sanki hep böyle olacak gibi şu anki görüntü.
  • 114
    bülent kalafat’ı çok severim. pandemi zamanlarında sinan yılmaz ile yaptıkları saha içi programından beridir takip ederim kendisini. ara sıra da sinan’a konuk olduğunda işimi gücümü bırakıp programı takip ederim. dünkü program da çok güzeldi. iki eski dostu uzun zaman sonra görmüşüm gibi seyrettim.

    beşiktaş’lı olmasına rağmen galatasaray’dan “biz” diye bahsetmesi çok klas bir hareketti bu arada. öyle ya, yıllarca bu kulübün ekmeğini yedi. gabriel sara gibi oyuncuların transferinde katkısı var. sara’nın brezilya milli takımına seçilmesi herkesten çok kendisini sevindirmiştir eminim. florya’nın suyu dediğimiz şey böyle bi şey işte. burak yılmaz’ın, sergen yalçın’ın bizim camianın farklı olduğundan dem vurması kesinlikle boş sözler değil, onu anlıyorsunuz.

    dünkü programda kendisine katılmadığım 2 nokta var: 1- lemina olmasaydı geçen sezonu şampiyon tamamlayamazdık. üstelik bu sezon da bu kadar başarı gösteremezdik şampiyonlar liginde. full konsantre bir lemina bu sezon bize çok şey kattı. 2 liverpool maçı buna örnek. içerdeki trabzon maçı da var. bi ön liberodan daha ne bekleniyor ben anlamış değilim. gayet iyi adam işte. bekledikleri full paket lemina’nın değeri zaten 40-50 milyon euro bandında. kulübün de o kadar parası yok demek ki öyle bir oyuncu alamadık. ben şahsen gayet memnunum lemina’dan. çok iyi idare etti bizi.

    2- icardi’nin efsane olmayışı konusu. bu konu sabaha kadar tartışılır bence. öncelikle ilk 2 sezondaki icardi 100% sertifikalı bir galatasaray efsanesidir. 13. bitirilen ve özgüveni yerlerde olan bir takıma gelip tüm derbilere imza atarak iyi bir oyunla şampiyon oldun ve sonraki sezonda sakatlığına rağmen ligi gol kralı olarak bitirirken, yine aldığı derbiler, bayern ve manu maçlarındaki goller kendisinin efsane olmasına yeterli donelerdir bence. 22/23 sezonundaki icardi kadar derbilere hükmeden bir oyuncu izlemedim ben ki bu oyuncuların arasında drogba, jardel, hakan şükür, falcao, gomis, ümit karan, baros gibi top klas santrforlar var. icardi gibi derbilere etki etmedi hiçbirisi. ayrıca bu sezon attığı gol sayısı da azımsanamaz. büyük maçlara etki etmemesi tamam ama kendisinden daha fazla süre alıp büyük maçlarda yine hayalet olan, kendisiyle aynı gol sayısına ulaşıp sözleşmeyi kapan talisca örneği var mesela. talisca’nın bu sezon büyük maçlara etki ettiğini gören varsa beri gelsin. o talisca, övgülere mazhar olup kontratı kaptı, biz icardi’ye nerdeyse köpek çekiyoruz.

    söyleyeceklerim bu kadar. kendisine abd’lerde huzurlu bir hayat diliyorum ve umarım bir gün tekrar kulübümüzde görev alır.
  • 115
    (bkz: galatasaray'ın profesyonelleşememe sorunu)
    (bkz: liyakat)
    (bkz: sportif direktör)

    galatasaray'ın geleceği için tek bir insana bağlı kalmaması gerektiğini acı bir şekilde ifade etmiş kişi. okan buruk dışında futbolla alakalı olan yapacak bir kişi yok. türkiye'de sportif direktörlük ve futbol aklı olmaz kafası ile maalesef bu yüzyıllarca sürecektir.

    100 yıl sonra bu entry okunur ve aynı durumlar devam eder.
  • 116
    mauro icardi hakkında yaptığı tespitlere başından sonuna imza atacağım eski scout çalışanımız.

    bir kere tekrar bülent kalafat’ın galatasaray’a kazandırılması gerektiğini ifade edeyim. bu konuda ne bekleniyor anlamıyorum. içeride bir futbol yapılanması var kafalarına göre adam alıyor, kafalarına göre veto ediyorlar. bülent kalafat gibi adamları istemezler elbette.

    icardi’nin galatasaray macerasının biraz fazla abartıldığı konusuna değinmesi tam isabet. ali koç ve fenerbahçe bu yarışı bu denli germese icardi’ye dair bu kadar sahte tarih yazılmazdı. icardi, yarattığı etkiyle takdire şayan işler yaptı ama sportif anlamda 1,5 sezona bu denli destan düzülmesi komik duruyor. burak yılmaz, bafe gomis… yakın tarihteki bu isimlerden sportif manada fazlası nedir? parıltılı bir 3-4 aydan bahsedebiliriz, ilk sezonu itibariyle. bafe’den iyidir, burak’tan iyi midir? tartışırız. siz bu adamı hagi’ye falan denk görme şuursuzluğunda bulunursanız arkadaş ortamında okkalı bir küfrü de yersiniz. buranın adabı gereği susuluyor sadece.

    bülent hocaya selam, umarım bir gün yine profesyonel anlamda galatasaray’a dahil olur.
  • 118
    icardi'nin çok abartıldığını söylemiş. ben de diyorum ki bugün sen bu galatasaray'ı yorumluyorsan bunun en büyük başarısı icardi'nindir. evet bir hagi değildir belki, bir terim değildir ama bugün düşene ben vurayım denilecek bir adam da değildir. icardi bugün yok diye konuşmak kolay önemli olan 2 sene önce çıkıp konuşabilmek. bugün bu adamı destekleyenler çok tutarlı tiplerse 2 sene önce konuşacaktı. o gün bu adam çıkıp bunları söylese piyasadan silinirdi.* şimdi haklı bulunuyor.
  • 120
    icardi ile ilgili teşhisine aynen katıldığım eski scout. evet ilk iki yıl özellikle yerelde ciddi katkıları oldu ama sen olmasan biz biterdik, efsanemiz seviyesinde bir futbolcu asla değil.

    örneğin sadece milan baros bile icardi’nin avrupa maçlarında verdiği katkının 10 katını vermiştir, hem de çok daha kötü bir döneme denk gelmesine rağmen.

    ayrıca verdiği en güzel örnek hagi olsa örneğin onuachu yanından koşarken buyur abi geç der gibi bakar mıydı? bize o aidiyette futbolcular lazım.
  • 121
    icardi hakkında dediklerine katılmadığım yorumcu. icardi bizim efsanemizdir. bugün formu düşük olsa da, aklı bizde olmasa da öyledir. 2020 doğumlular galatasaraylı olduysa kendisi sayesinde olmuştur. efsane olmanın kıstası sadece başarı değildir. en basit örneği adam ali koç'u karşısına almıştır. herkesin yalakalık yapmak için el pençe durduğu adamı.
  • 122
    icardi ile ilgili söylediklerine katılmıyorum. gs tarihinin en golcü yabancısını “sonuca bakarak” eleştirmek veya “ o kadar da ahım şahım değil” demek bana insafsızlık geliyor. futbolla bağını fiilen kopardığı 25-26 sezonunda bile takımın ligde en golcü isminden bahsediyoruz.

    icardi’nin 22-23 sezonunda takımı, hocayı sahiplenmesi bir kenara 23-24 sezonunda “sakatım oynamıyorum” deme lüksü olan bir sakatlığına rağmen 102 puanlı şampiyonlukta büyük iş başardı, gol kralı oldu. osimhen geldiğinde en ufak bir ego göstermemesi de şu an osimhen’e sahip olmamızda en büyük etkenlerden.

    icardi bu sezonu nasıl bitirirse bitirsin nesilden nesile anlatılacak bir hikayenin en önemli başrollerinden biri. kimsenin küçümsemeye hakkı yok.
  • 123
    kulübe daha 3.göz gibi uzaktan bakarak bilgiker verip analizlerini aktaran yorumcu. scout ekibinde işin içerisinde yaşayarak bizzat gözlemlediği için dediklerini çok ciddiye almalıyız. hatta ben okan buruk olsam kendisine ulaşır mutlaka bilgi alışverişinde bulunurdum. sorular sorardım ve fikir alışverişinde bulunurdum. yönetimden öyle bi vizyon beklemediğim için onları hiç katmıyorum bile ama okan hoca akıllı bi insan.

    analitik ve mantıksal bakarak özetle kulübün "popülizm" ile yönetildiğini söylemiş. belli bir plan ve organizasyon doğrultusunda değil de doğaçlama ve rastgele yönetildiğini ortaya karışık bişey çıktığını söylüyor ki doğru. herkesin "önce ben" dediği, kendini kulüpten çok düşündüğü ve kişisel şovunu yapmaya çalıştığını gözlemliyoruz. bu mentaliteyle yalnızca günü kurtarırsın. yarınlar için oyuncu üretmek, geliştirmek ve belli bir eğitimle büyüyüp yükselmek zorundasın. toplama takımla olacak iş değil ki bugün psg, m.city, real madrid bile tamamen bir üretici fabrika konumunda. kendi üretmediği noktada gidip genç çocuklar alıp onları büyütüyor. dünyanın en iyi oyuncusu yapıyor(vini, yamal, vitinha, doue) hazır oyuncular bulup onlarla toplama bir takım yapmıyor. bunu yapan tek kulüp katar ekipleri ki bugün nerede olduklarını görüyoruz.

    söylediklerini yönetimden teknik ekibe ama en başta "başkanın" oturup üzerine düşünmesi gerekir. şahsi şovu falan bi kenara bırakıp her eleştiriden kendine pay biçip faydalanması gerekir.

    kendisine teşekkür ediyoruz ve keşke kendisinden daha fazla faydalanmayı akıl edebilsek diyorum.
  • 124
    kendi adıma lemina ve icardi sözlerine takılıp başlığı altına yazdığım entryde bunlara odaklandım sadece ama aslında çok daha önemli şeyler söyledi. şu an şampiyonluk yarışında/arefesinde olduğumuzdan belki çok odaklanamıyoruz o söylediklerine ancak gündem yapılması gereken çok önemli şeyler anlattı.

    galatasaray scout departmanının tüm verileri hackleniyor, dışarıya bilgi sızdırılıyor ve hiçbir aksiyon almıyor yönetim. böyle bir şey olabilir mi ya? adam diyor ki sisteme yeni girdiğim oyuncunun ismi çıkıyordu basında diyor. ve yönetim hiç ama hiçbir şey yapmıyor, kimse görevinden alınmıyor vs. vs. bu, kadronun dışarı sızmasından bana göre 10 kat 20 kat daha büyük bir olay.
  • 125
    başarılı spor adamı. sinan yılmaz ile yaptıkları programda galatasaray futbol takımının sayıca çok fazla insiyatif kullanan oyunculardan oluştuğunu ve takım oyununu zedelediğini söyledi. çok haklı yorum.

    bakıyorsunuz abdülkerim denen oyuncu sağı solu bırakıp kendi kendine top sürüyor, saçma sapan orta açıyor, manasızca paso uzun vuruyor ve bu saydığım bütün aksiyonlar top kaybıyla sonuçlanıyor. kimse de demiyor apokerim sen kimsin, sana kim anlam yüklemiş de maçı alacak işlere kalkışıyorsun. futbolsan az anlayan galatasaray taraftarı apoyu her mecrada böyle şişirirse 50 tane atağın içine etme hakkını kendinde görür.

    davinson bey önü boşken ve takım arkadaşı varken topu manasızca ayağında tutuyor, bekliyor ki ileride biri boşa çıksın uzun vurayım. boss'luk böyle bir şey değil. sen topu önce 2. bölgeye getir gerisine karışma.

    lang önüne top gelmiş ve içerisi doluyken başına buyruk şut çeker, yunus 90+5'te maç bitecekken kahraman olmaya çalışır şut sıkar. vs vs gibi birçok örnek var.

    okan hoca demekki memnun bu durumdan. takımda herkes başımıza mbappe kesilmiş maşallah. kimsenin takım oyunuyla ilgili bir derdi yok.

    (bkz: 12 nisan 2026 galatasaray kocaelispor maçı)
App Store'dan indirin Google Play'den alın