728
jacobs, boey, singo, lemina, elmalı, barış... bu kadar pas özürlü futbolcuyla geriden defalarca oyun kurarak oyuna başladık. neyseki göztepe hocası bu özrümüzü ikinci yarıda fark edebildi. durum 0-2 iken bile defansımıza baskı yapmadan, topun arkasına geçerek oynadı. yani ilk 45 dakikayı bu kez izmir temsilcisi çöpe attı. zaten ikinci yarı baskıdan karşılık görünce dozajı arttırdı ama bu kez futbolun tanrıları galatasaray'dan yanaydı.
stoilov, galatasaray'ın hava toplarındaki zaafiyetini her fırsatta değerlendirmeye çalıştı. neredeyse orta saha civarındaki taç atışlarını bile ceza sahasına uzun kullandırdı. her kornerde göztepeliler bir şekilde kafa vurmayı başardılar. yan top savunmamız maalesef iyice düştü. bazı pozisyonlarda galatasaray'dan kimse topa sıçramaya bile tenezzül etmedi. o ufacık juan ve helliton'un vurduğu kafaları ben sayamadım. maalesef artık nur topu gibi bir sorunumuz daha var: yan top savunması.
singo'dan ikinci stoper olmayacağını anlamak için daha kaç puan kaybetmemiz gerektiğini bilmiyorum. yerini kaybediyor, en ufak bir şarjda dengesini kaybediyor, pas tekniği ve pas tercihlerinde çok zayıf. maalesef singo 3'lü oynayan takımlar için biçilmiş kaftan ama galatasaray için uygun bir profil değil.
sezon sonuna doğru ayyuka çıkan bir diğer sıkıntımız da rakiplerin agresif ve sertliğine cevap veremeyişimiz. bunu herkes anladı artık. rakip forvetlerden resmen dayak yiyiyor stoperlerimiz. orta sahada herkes bize temas ederek oynuyor, döndürmüyorlar. sane içe kat ettiği anda sertlik görüyor, barış da bu sertlikten payını alıyor, sallai de. ve maalesef bu agresifliğe cevap veremiyor donuyoruz.
evet, bir biçimde kazandık ama bunda şansımız ve stoilov'un yanlış bir anlayışla sahaya çıkışının yanında göztepe'nin ofansif yönünün zayıf olması da etkendi. yine de kazanmamız iyi oldu. takımımım artık bir ivmeye ihtiyacı vardı. hafta sonu kocaelispor ile sahamızda oynayıp galip gelerek arkamızdaki rüzgarı arttırmalıyız. buradan kimseye verilecek bir şampiyonluk yok galatasaray'da. türk futbolundaki konjonktüre bakınca allah muhafaza fenerbahçe ya da trabzonspor'dan birinin şampiyon olması durumunda hakkımızda passat medyasının neler yazıp çizeceğini düşünmek bile istemiyorum.
stoilov, galatasaray'ın hava toplarındaki zaafiyetini her fırsatta değerlendirmeye çalıştı. neredeyse orta saha civarındaki taç atışlarını bile ceza sahasına uzun kullandırdı. her kornerde göztepeliler bir şekilde kafa vurmayı başardılar. yan top savunmamız maalesef iyice düştü. bazı pozisyonlarda galatasaray'dan kimse topa sıçramaya bile tenezzül etmedi. o ufacık juan ve helliton'un vurduğu kafaları ben sayamadım. maalesef artık nur topu gibi bir sorunumuz daha var: yan top savunması.
singo'dan ikinci stoper olmayacağını anlamak için daha kaç puan kaybetmemiz gerektiğini bilmiyorum. yerini kaybediyor, en ufak bir şarjda dengesini kaybediyor, pas tekniği ve pas tercihlerinde çok zayıf. maalesef singo 3'lü oynayan takımlar için biçilmiş kaftan ama galatasaray için uygun bir profil değil.
sezon sonuna doğru ayyuka çıkan bir diğer sıkıntımız da rakiplerin agresif ve sertliğine cevap veremeyişimiz. bunu herkes anladı artık. rakip forvetlerden resmen dayak yiyiyor stoperlerimiz. orta sahada herkes bize temas ederek oynuyor, döndürmüyorlar. sane içe kat ettiği anda sertlik görüyor, barış da bu sertlikten payını alıyor, sallai de. ve maalesef bu agresifliğe cevap veremiyor donuyoruz.
evet, bir biçimde kazandık ama bunda şansımız ve stoilov'un yanlış bir anlayışla sahaya çıkışının yanında göztepe'nin ofansif yönünün zayıf olması da etkendi. yine de kazanmamız iyi oldu. takımımım artık bir ivmeye ihtiyacı vardı. hafta sonu kocaelispor ile sahamızda oynayıp galip gelerek arkamızdaki rüzgarı arttırmalıyız. buradan kimseye verilecek bir şampiyonluk yok galatasaray'da. türk futbolundaki konjonktüre bakınca allah muhafaza fenerbahçe ya da trabzonspor'dan birinin şampiyon olması durumunda hakkımızda passat medyasının neler yazıp çizeceğini düşünmek bile istemiyorum.

