• 648
    öyle bir tat bıraktı ki, bir an önce ligde şampiyon olup tekrar bu macerayı yaşamak istiyorum.
    şampiyonlar ligi bittiği anda hafif boşluk oluştu içimde. kafamda oynadığım maçlar ve hayaller aniden kesildi.
    şöyle bir bakıyorum;
    - son torbadan monaco ve union sg çektik. ilk 24'e kalabilirsek başarı sayarım diyordu herkes.
    - frankfurt maçında öne geçmemize rağmen, rakip ahım şahım oynamıyorken dikkatsizlik ve şanssızlık ile goller yedik, 5-1 kaybettik.
    - 5 yiyerek başladığımız için herkes rezalet bir sezon bekliyordu, ilk 24 imkansız denmeye başlandı.
    - derken liverpool galibiyeti, deplasmanda ajax galibiyeti, bodo galibiyeti üst üste geldi.
    - bu sefer de ilk 8'e kalırız denmeye başlandı.
    - içeride union sg ve deplasmanda monaco yenilgileriyle yeniden ilk 24'e kalırsak öp de başına koy noktasına geldik* zira atletico madrid ve manchester city bizi bekliyordu.
    - atletico madrid ile berabere kaldık, hatta gabriel sara son saniye karşı karşıya kaçırdı. city deplasmanı da beklendiği gibi oldu zaten.
    - kısacası; grup aşamasında her türlü duyguyu tattık. ilk 24, ilk 8, sonuncu oluruz vs. beklenmedik galibiyetler ve beklenmedik puan kayıpları.
    -sonra bir juventus eşleşmesi var ki, tarihimizin hem en önemli galibiyetlerinden biri hem de olası en büyük travması olacaktı. juventus gibi bir takıma 5 atıp, deplasmanda 10 kişilik juveden 3 yedik. yine her türlü duyguyu tattık.
    -ve liverpool eşleşmesi. tottenham gelse diye her türlü sinerji yapmamıza rağmen liverpool rakibimiz oldu.
    - grup aşamasında 1-0 yenmiş olabiliriz ama bu tarz elemelerde zor diye düşündü çoğunluk. fakat yine içeride adamları yendik. premier lig şampiyonu, transfer rekorları kırdığı sezonda 2 maçta da bize yenildi, gol bile atamadı.
    - orada 3 sonuçtan 2'si işimize yarıyor, turu geçeceğiz dedik. hatta çeyrek finalde psg eşleşmesine bile odaklanmaya başladık.
    - fakat her türlü olumsuzluk yaşandı. maçın hakemi sakatlandı, lang'ın parmağı koptu, osimhen'in kolu kırıldı, takım kötü oynadı, en ufak futbol oynamadık.
    - çeyrek finale çıkar mıyız diye izlemeye başladığımız maçta, beşiktaş'ın rekorunu kırar mıyız diye izlerken bulduk kendimizi.

    yani nasıl bir sezon ki, bir gün "buralar bize fazla" derken, diğer gün "çeyrek final, yarı final neden olmasın" dedik.
    qarabağ fk teknik direktörünün bize selamları, victor osimhen'in grup aşamasında gol krallığına oynaması, 20:45'teki tek maçı oynayıp tüm dünyanın bizi izlemesi, galatasaray taraftarı'nın surekli övgü alması vs vs.
    valla ben çok keyif aldım bu sezondan. daha iyi olabilirdi ama daha kötü de olabilirdi. geriye sadece güzel hatıralar ve avrupa tecrübesi ile veda ettik.
    yenisini ve daha iyisini sabırsızlıkla bekliyorum.
App Store'dan indirin Google Play'den alın