7475
geçen bir fenerbahçeli arkadaşla sohbet ettim. bir süre sonra sohbet ölye bir noktaya geldi ki artık tamamen gerçekten koptuklarını hayali şeylerle savaştıklarını bir kere daha anladım.
arkadaş öyle bir iştahla ve öyle bir ciddiyetle şunları saydı ki şaştım kaldım:
1- yabancı hakem gelse şampiyon olamazsınız.
2- fetö ile şampiyon oldunuz.
3- hakem hatalarını sıralasak şampiyonluklarınız gider.
karşımdaki profil aslında ali koç dönemiyle beraber fenerbahçe taraftarının geçirdiği o trajik zihinsel dönüşümün canlı bir özeti gibiydi. eskiden bu camianın taraftarı mağlup olduğunda öfkelenir, kendi yönetimini istifaya davet eder, sahada top oynamayan futbolcusuna hesap sorardı.
ancak ali koç’un her başarısızlık sonrası camianın önüne attığı "dış güçler", "yapı" ve "kurgu" masalları, taraftarı rasyonaliteden tamamen kopardı. artık ortada futbolun teknik-taktik tarafını konuşan bir kitle yok onun yerine kendi başarısızlığını kutsal bir mağduriyet zırhına büründüren bir kitle var.
şu mantıksızlığa bakar mısınız:
yabancı hakem: avrupa'da maçlarınızı yabancı hakemler yönetiyor, sonuçlar ve galatasaray'ın o arenalardaki saygınlığı ortada.
fetö argümanı: 10 yıldır şampiyon olamamayı, harcanan yüz milyonlarca euronun çöpe gitmesini ve yanlış hoca tercihlerini bu kadar ucuz bir bahaneye sığdırmak, aslında kendi vizyonsuzluklarını itiraf etmektir.
hakem hataları: futbolun doğasını unutup excel tablolarıyla, cımbızla çekilmiş pozisyonlarla şampiyonluk devşirmeye çalışmak sadece çaresizliktir.
asıl mesele şu: galatasaray ile fenerbahçe arasındaki o meşhur "vizyon makası" tam da burada açılıyor. biz şampiyonluğu kaybettiğimiz gün florya'da "nerede hata yaptık?" diye kendimizi sorgulayıp. sonraki kongrede anında refleks göstererek başarısızlığın sorumlularını indirirken ; onlar mazeret üreterek, hayali düşmanlarla savaşarak kendilerini avutuyorlar ve yine yeni yeniden gerçekleri görmezden geliyorlar ?
bu "özeleştiri yoksunu" kafa yapısı fenerbahçe’nin en büyük rakibidir. zihniyetleri "hata listeleri" saymaya devam ettikçe biz kupa saymaya devam edeceğiz demektir.
arkadaş öyle bir iştahla ve öyle bir ciddiyetle şunları saydı ki şaştım kaldım:
1- yabancı hakem gelse şampiyon olamazsınız.
2- fetö ile şampiyon oldunuz.
3- hakem hatalarını sıralasak şampiyonluklarınız gider.
karşımdaki profil aslında ali koç dönemiyle beraber fenerbahçe taraftarının geçirdiği o trajik zihinsel dönüşümün canlı bir özeti gibiydi. eskiden bu camianın taraftarı mağlup olduğunda öfkelenir, kendi yönetimini istifaya davet eder, sahada top oynamayan futbolcusuna hesap sorardı.
ancak ali koç’un her başarısızlık sonrası camianın önüne attığı "dış güçler", "yapı" ve "kurgu" masalları, taraftarı rasyonaliteden tamamen kopardı. artık ortada futbolun teknik-taktik tarafını konuşan bir kitle yok onun yerine kendi başarısızlığını kutsal bir mağduriyet zırhına büründüren bir kitle var.
şu mantıksızlığa bakar mısınız:
yabancı hakem: avrupa'da maçlarınızı yabancı hakemler yönetiyor, sonuçlar ve galatasaray'ın o arenalardaki saygınlığı ortada.
fetö argümanı: 10 yıldır şampiyon olamamayı, harcanan yüz milyonlarca euronun çöpe gitmesini ve yanlış hoca tercihlerini bu kadar ucuz bir bahaneye sığdırmak, aslında kendi vizyonsuzluklarını itiraf etmektir.
hakem hataları: futbolun doğasını unutup excel tablolarıyla, cımbızla çekilmiş pozisyonlarla şampiyonluk devşirmeye çalışmak sadece çaresizliktir.
asıl mesele şu: galatasaray ile fenerbahçe arasındaki o meşhur "vizyon makası" tam da burada açılıyor. biz şampiyonluğu kaybettiğimiz gün florya'da "nerede hata yaptık?" diye kendimizi sorgulayıp. sonraki kongrede anında refleks göstererek başarısızlığın sorumlularını indirirken ; onlar mazeret üreterek, hayali düşmanlarla savaşarak kendilerini avutuyorlar ve yine yeni yeniden gerçekleri görmezden geliyorlar ?
bu "özeleştiri yoksunu" kafa yapısı fenerbahçe’nin en büyük rakibidir. zihniyetleri "hata listeleri" saymaya devam ettikçe biz kupa saymaya devam edeceğiz demektir.

