• 4949
    gel iki gözüm kardeşim, çek bi sandalye iki muhabbet edelim.

    niyetim seni kızdırmak değil. tamam, iyiliğini de istediğim pek söylenemez ama aldığın hal artık benim için bile endişe verici. bir zamanlar epey keyif veren o zararlı varlığınız artık bizde bir bulantı ve de bunaltıdan başka bir şey oluşturmaz oldu. seni bu hale getirenlerin çapı o kadar küçüktü ki güzel kardeşim, bu durumda seni kandıranlardan daha çok sen sorumlusun.

    iki koyun versen güdemeyecek adamlar senin bir zaafını keşfetti: sen fazla seviyorsun. bak allah'ın var, hakikaten fazla seviyorsun. hatta belki sevmemen gereken kadar fazla. bizden daha fedakarsın. kulübün, bizim kulübümüzün hayatımızda yer kapladığından çok daha fazla yer kaplıyor senin hayatında. "her zaman her yerde, hep destek tam destek" gibi hamasi sloganlar senin taraftarlığında hayat buluyor. hakkını teslim edelim. ama bu "hastalıklı" sevgi sende öyle bir de zaaf doğuruyor ki şuur ve idrak yolların iltihaplanıyor. sevgin önce sana, sonra da sevdiğin şeye zarar veriyor.

    seni güzel kardeşim, alternatif bir tarihe inandırdılar. başaramadığın her şeyde bir 'dış mihrak'ın hain planlarına kurban gittiğini, bizim başardığımız her şeyin altında bir bit yeniği olduğunu, hatta şu ana kadar başardıkların yetmediğinde "biz aslında bunun iki katını başardık" gibi bir masalın var olduğunu zannedecek kadar paralel bir tarih oluşturdular kafanda. sen son dakikada şampiyonluk kaybedemezdin, o gaassarayın bizans oyunları vardı kesin işin içinde. gaassaray 4 sene üst üste şampiyon mu olmuş, "ağbi haluk ulusoy mesut yılmaz" diyerek neredeyse 15 yıllık bir yapılanma hikayesinin varlığını çöpe atardın. o olmazsa fetullah kartı var. fetullahçı savcılara sizinkilerin verdiği halı saha partisini, 2. adamının "cemaatle hiçbir sorunumuz yok, 2 milyon cemaat mensubu fenerbahçeli var" yalanmalarını görmedin; fetö'ye savaş bayrağını ilk açan özgürlük savaşçısı mitine inandın. mecaz işine yarayacağı zaman rocky koreografisinden fetullah'a selam çıkarttın ama tarlalar, inşaat işçileri bu mecazdan nasibini niyeyse alamadı.

    25 senedir varlığında gün yüzü göremediğin fatih terim de senin uydurup inanma yarışında da birinciliği kimselere kaptırmadığın yalanların konusu oldu tabii. bu terim sizden çok korkuyordu. 6 ay önce şampiyonlar ligi'nde yarı final kovalayan adam bir anda durumu fark etmiş ve "anamm ersun yanal'ın yenilmez armadası geliyor, öyleyse ben kaçayım" diyerek kaçmıştı.

    2006'da adnan polat'ın kampanyasına koşarak katılan emre belözoğlu'nu fenerbahçe efsanesi olarak kabul etmene yol açan bu zaafının ersun yanal'a yüklediği anlamlara da hiç şaşırmamak lazım tabii. hamasi şampiyonluk vaatleriyle, altının son derece boş olduğu trabzon'a gittiğinde hemen ispatlanan fenerbahçelilik şovlarıyla gerçekliğine inandığın rüyadan, yaşadıklarına rağmen uyanabildin mi bilmem. çünkü senin zihnin tolgay arslan'a verilen kontratın değil loş mahzenlerde toplanıp "ne yapsak da şu fener'i alaşağı etsek" diye oyunlar kuran hayali düşmanların peşine düşecek kadar zehirlenmiş durumda. ulaşılabilecek uzaklıktayken 4. yıldız yatıp kalkıp elde etmen gereken bir hedefti, sen daha 4'ü takamamışken elin oğlu 5'e koşmaya başlayınca "şükrü saracoğlu ali sami yen'i tavlada yenmişti, o da şampiyonluk sayılır" diye o da kalktı rafa.

    siyahi futbolculara muz sallayan taraftar mide hastası, abdürrahim'in "ay lav yu hocam" tişörtü fetullah'a sevgi gösterisi, uefa'yı, hatta ne uefa'sı dünyayı yöneten gaassaray lobisi... görüldüğü üzere çetele epey kalabalık. eh bu kadar sabıkayla hande sümertaş'ın oturduğu medya satınalma koltuğundan görüntülere müdahale ederek şanlı şampiyonluk yürüyüşünü sekteye uğrattığına inanmak da ancak senden beklenir. şirazen öyle kaymış ki, artık sana "suçsuz günahsız insanların işiyle gücüyle böyle saçma sapan paranoyalarla oynama" diyemiyorum. bu kadar hastalıklı bir ruh haliyle, sevdiği kulübe sevgisiyle bu kadar zarar veren bir güruh sevmediğine neler yapmaz.

    heh, zurnanın zırt dediği yer de tam burası. bu hastalıklı halinin bize hiçbir şey yaptığı da yok. türlü dış etkenlere bağlayarak görmezden geldiğin başarılarımızın mutluluğunu yaşarken biz, sen de önüne konan yeni tabaktaki yalanları afiyetle yemekle meşgul oluyorsun güzel kardeşim. kaç haziran ayı sayarım skandal başarısızlıkla biten mayıs'ı havaalanına inen 3 topçuyla unuttuğun. bütün iyi şeyleri kendinden bilen, bütün kötü şeylerin sebebini hayali düşmanlara atan bir diktatörün peşinde 20 yıl kendine de o çok sevdiğin kulübüne de yazık ettin. adi suçla yargılanan bir adamı özgürlük savaşçısı yapıp adliyelerde nöbetler bekledin. bu zaafını gören vasat altı gazeteciler senin o duygularını büyük menfaatler elde etmek için sömürdü de sömürdü.

    bütün büyük kitlelerin aptal olduğuna inanıyorum. ama sizin büyük kitleyle bizim büyük kitle arasındaki farkı, evren turhan'ın bizde gördüğü muameleyle; ahmet ercanlar'ın, göktuğhan argın'ın, hakan hanoğlu'nun sizde gördüğü itibarı karşılaştırarak bulabilirsin. o aradaki fark da zaten son 25 yılda bizim mutluluğumuzla sizin mutsuzluğunuzu, bizim sayısız başarımızla sizin sayısız skandallarınızı teşkil ediyor. birileri seni, senin sevgini çok fena halde sömürüyor.

    hatırlarsın muhakkak, uefa'yı aldıktan sonra bir pankart asmıştık sami yen'e sizin renklerinizle. "artık ne haliniz varsa görün" diyordu pankart. yıllar geçti, ne halin varsa görmedin, göremedin. ben yine ayna tutayım istedim. rakipliğin, düşmanlığın bir zamanlar keyif verirdi. artık mide bulantısından başka bir şey vermiyor.
  • 5073
    herhalde şu memlekette yönetmesi en kolay topluluktur. ali koç yozgat akdağmadeni şoförler odasını idare etseydi bundan daha çok zorlanacağından eminim.

    mesut özil yıllık 3 milyon euro alacakmış, maaşının bir kısmını da sponsorlar verecekmiş, fatih terim kaçacakmış, hande sümertaş fenerbahçe lehine olan pozisyonları göstermiyormuş, emre belözoğlu türk futbolunda devrim yapacakmış, fenerbahçe cumhuriyetin son kalesiymiş...

    ne versen yiyor adamlar. muhabirleri mamalayıp istediğin minvalde haber yaptırdığın sürece ligi 7. sırada da bitirsen en kral başkan sensin. beşiktaşlılara tinerci derdik bunlar onu da geçti, üç tane muhabirin elinde oyuncak oldular resmen. allah akıl fikir versin tez zamanda.
  • 4471
    29 ağustos 2019 şampiyonlar ligi kura çekimi ile birlikte neye dalga geçtiğini anlamadığım güruh. en son şampiyonlar ligine gittiğinizde taylor swift country music yapıyordu. neyinize gülüyorsunuz real madrid, paris çıkmasına. şl çeyrek finalleri, uefa kupası, süper kupası... galatasaray en kötüsü bu grupta 3. olup avrupa liginde yeni tarih yazmaya devam eder.
  • 3286
    ali ismail korkmaz yavşaklıklarından tiksiniyorum. şike davası olmasa hepsi susuyor olacaktı. hadi tamam bazı nedenlerden ötürü bu kadar bilendin hükümete. kulübünün iktidara en yakın kulüp olduğu gerçeğini de göz ardı ediyorum. ulan dingiller ali ismail korkmaz fenerbahçe yıkılmaz ne demek. ulan o çocuk fenerbahçe için mi canından oldu. daha 19 yaşında düşlerinde özgür dünya. bak ne güzel başladın. o sonuna neden fenerbahçe yıkılmazı ekliyorsun. oradaki fenerbahçe yıkılmaz şike davasıyla ilgili. ne alakası var ali'nin bu olayla. ali ismail korkmaz üzerinden prim yapmaya çalışmaları tamamen şerefsizlik.
  • 349
    biraz önce benim kız geldi içeri "baba ya bi çocuk apartmanın önünde serenat mı yapıyor, şarkı mı söylüyor anlamadım" dedi.
    "nasıl ya, kime serenat yapıyormuş" dedim klasik baba refleksiyle.
    pencereyi açıp baktım, bir çocuk merdivenlere oturmuş, kulağında kulaklık acıklı bir şeyler söylüyor, boynunda fener atkısı.
    acıdım ya. evdekilere de söyledim, dokunmayın çocuğa söylesin şarkısını diye.
  • 785
    bana 3 sene önce kadıköye giderken yaşadığım bir olayı hatırlatmıştır. 3 sene önce taksilerle kadıköye doğru gidiyorduk biyerde trafik tıkandı ve taksilerden inip stadyuma doğru yürümeye başladık. ağır adımlarla yürürken sağ taraftan bir fenerbahçe tarafları bana bira şişesi atıp kaçmıştı. omzumda bira şişesi patladıktan sonra etrafa baktım ve arabanın içinde fenerbahçeli bir baba-oğul gördüm. çocuk 15 yaşlarında babasına sarılarak korkudan ağlamaya başladı babasıda camları kapatıp kapıları kilitledi. ben onlara baktım onlar saldırıp camlarını kırıcam sanıyordu. peki ben ne yaptım ? çocuğa gülümseyerek el sallayıp saçlarımın arasına giren cam kırıkları temizleyerek yürümeye devam ettim.

    peki benim yerimde bir fenerbahçe taraftarı olsa ne yapardı ? camları kırar arabanın içine tükürür küfür ederek araca vurmaya başlardı. peki ben istesem yapamazmıydım evet yapardım ama bi daha o çocuk maça gelemez ömrü boyunca galatasaraylılardan nefret ederdi. şimdi bi düşünün 4.leventte kafasına meşale atılan galatasaraylı bir çocuk fenerbahçe hakkında ne düşünüyordur ? yada 2006 senesinde bağdat caddesinde suratına zincirle vurulup ağır yaralanan 18 yaşındaki çocuk ?

    bi düşünün ilerde daha neler olacak ?
  • 5141
    hepsi için değil ama büyük bir kısmı için diyorum ki; dürüst davranmadıkları sürece ilahi adaletten nasibini alacak olan taraftarlardır.

    oğlum siz millete iftira atmaktan dönüp kendinize bakmıyorsunuz. kendinizi dünyanın en büyük topluluğu sanıyorsunuz, bütün dünyanın sizi kıskandığını size düşman olduğunu düşünecek kadar kibirlisiniz. bu yüzden yüzünüz gülmüyor lan. bu yüzden ne yapsanız olmuyor.
    tff'si, mhk'si, pfdk'si, tahkim'i hepsi sizde lan. hepsini siz yönetiyorsunuz, ne istiyorsanız yapılıyor. ülkenin en güçlü adamı da sizi tutuyor ama yine olmuyor yine olmuyor.
  • 4628
    23 şubat 2020 fenerbahçe galatasaray maçında alacakları galibiyet ile her şeyi unutacak olan taraftar.

    adamların tek gayesi kadıköy'de galatasaray'ı yenmek. başka hiçbir başarı kıstasları yok. ulen geçen sene küme düşmemeye oynarlarken bile ''ahahaha yine yenilmedik'' diye ortada geziyordu bu taraftar.

    biz de iki senede 4 kupa alan mustafa cengiz'i yollamaya çalışalım, terim'in kuyusunu kazalım.

    ben de dahil olmak üzere eleştirinin bokunu çıkarıyoruz. şu malum takımın taraftarını görünce kendimin ne kadar acımasız olduğunu farkettim
  • 4501
    geneli paranoyak geri zekalılardır. empati yapmazlar çünkü geri zekalılar empati yapamaz. kendilerini asla eleştiremedikleri için hep geri kalırlar çünkü geri zekalılar hep kendilerini hiç eleştirmeden geri kalırlar. hep başkasına bok atarak bu boktan döngüyü sürdürürler çünkü geri zekalılar hep fesatlıktan çatlayıp başkasına bok atarlar. koyundurlar. 20 sene kendilerini uyutan bir başkanı gönderemezler, lafa gelince son kale muhabbeti yaparlar. galatasaray taraftarı tarafından siklenmedikleri halde her şeye atlarlar. laf sokma çabalarındadırlar. aşağılık kompleksi var çünkü. neyse bu kadar yazı yazdım bunların hakkında ne gerek vardı ise sanki ? gidin tag falan açın amk boşları.*
  • 4739
    maalesef mesele fenerbahçe taraftarıyla alakalı değildir. mesele türk milletiyle bile alakalı değildir. mesele iyi insan veya kötü insan olmayla alakalı. twitter'da dolaşırken çok rahat görebiliyorsunuz bunu.

    aynısı emre belözoğlu'nun başına gelse mutlaka "öl ulan, geber, oh oldu" diyenler olacaktır. "inşallah sergen p*ne de bulaşmıştır" diyenleri de gördük hali hazırda. aynısı siyasi partiler için de geçerlidir, sevmediği partinin lideri covid-19 pozitif olsa, "türkiye bir virüsten daha kurtulur" diyen olacaktır, keza buna benzer temennilerle karşılaştım şahsen.

    gerçekten şu hayatta en sevmediğim, yüzünü görmeye tahammülümün olmadığı insanın başına gelmesini istemem. ki bir grup insanın yaptığı bir hareketi bütün bir topluma mal edersek sadece daha fazla ayrışmış oluruz, yapmayalım. sakin olalım, sakin kalalım, iyi ile kötüyü ayıralım, iyiye sahip çıkalım, kötüyü toplumca dışlayalım.
  • 5074
    biz arda'nın ekonomi ile ilgili yaptığı açıklamalardan sonra tepki göstermiştik. referandum süreciyle ilgili tavırları da tepki çekmişti. fenerbahçe taraftarının ise tümevarım yöntemiyle özeti şudur: şevket çoruh.

    abimizin malum konulardaki tavırlarını, söylemlerini biliyoruz. eminim ki burda da hayranı çoktur. enteresandır ki, futbolunun zirvesindeyken ben kendimi türk olarak hissetmiyorum, almanım diyen; ancak çöküş döneminde birden bire erdoğan sevgisi kabaran, payitaht abdülhamid, kuruluş: osman, uyanış: selçuklu gibi dizilerin favori dizileri olduğunu açıklayan ismin transfer sürecini sevinçle karşılaması yalnızca bana mı tuhaf geliyor bilmiyorum.

    bakın bu tür transferleri biz yapmaya kalksak bu noktalardan vurmayı çok severler. ancak mevzu kendileri olduğunda 180 derece değişirler. bunların söylemleriyle biz de fazla gaza geliyoruz sanırım. şu an mesut transferini biz yapıyor olsak sosyal medyada capsler havada uçuşuyordu.

    ali ismail korkmaz, fenerbahçe yıkılmaz diye bağırırlar; sonrasında cumhurbaşkanını kongrelerinde coşkuyla ağırlarlar. kazanılan onca başarımızı şerefsizce fetö'ye bağlarlar, kendilerinin fetö bağlantılarına dair delikanlı gibi tek kelam edemezler. son kale fenerbahçe derler, acun'un kanalında para dilenirler. 90'lı yıllarda en çok şampiyonluk bizde, en büyük kulüp biziz diye övünürler; zamanla şampiyonluk sayısında geride kalınca trablusgarp işgali zamanındaki kupaları bile saydırmaya yeltenirler. gezi olaylarında divan pastanesi'nin gösterdiği reaksiyonla övünürler; türkçe olimpiyatlarına sponsor olunmasıyla ilgili renk vermezler.

    benim için ciddi bir turnusol kağıdı vazifesi görüyor bu takım. bu takımı tutan biriyle sağlıklı ve mantıklı bir konuşma ortamı olmaz.

    gelelim galatasaray taraftarının düştüğü hataya. ali koç denen adamı cumhurbaşkanlığına aday gösteren ciddi bir kitle vardı aramızda. aziz yıldırım serbest bırakıldığında destek yürüyüşüne katılan ciddi bir kitle vardı. veya bunların taraftarı olup herhangi bir hususta rasyonel bir açıklama yapan birini şak şaklamayı seven çok kişi var aramızda. ancak lütfen dönüp aynı kişilerin fenerbahçe'ye dair yaklaşımlarına kısaca bir bakıp ona göre tekrar değerlendirin. korkunç bir tutarsızlıklar yumağı göreceksiniz.
  • 4535
    30 kasım 2019 göztepe fenerbahçe maçı sonrası yaklaşık 3 saattir fenerbahçeli yakın arkadaşlarımla whatsapp grubunda münakaşa halinde olduğumdan ancak gelebildim.

    bugün için öyle böyle bir kafa yaşamıyorlar. sene başından beri kart görmedikleri, her maç en az bir yalandan penaltı aldıkları için arsızlıktan kudurukluğa geçmiş bulunmaktalar.en büyük argümanları geçen hafta hakem hatalı bir karar vererek penaltıyı tekrar ettirmediği için bu hafta da aynı hatayı yapıp penaltıyı tekrar ettirmemesi gerektiği.

    bu kafa var ya bu kafa öyle böyle bir kafa değil. al eline bir tas içine bonzai, esrar, kek, mantar doğra, üzerine absent, kolonya dök sonra amuda kalkıp iç öyle erişemezsin.

    ha bir noktada da hak veriyorum hep bu adamların başına böyle kaotik şeyler geliyor. sen git penaltı kurtar, dönüşüne kontradan gol at sonra penaltı tekrarlansın. vay dünya ya. var sisteminin gelişinden sonra dünyadaki ilk örnek olabilir. ama bu zıkkım da en çok fenere yakışırdı zaten be.
  • 4484
    özneler değişse bile sürekli belli bir döngüyü takip eden gruptur.

    şöyle ki;

    drogba ile ilgileniriz.
    - drogbanın anca kramponunu alırsınız.
    drogba gelir.
    - yaşlı, emeklilik ikramiyesine geliyor, kemik yaşı 45
    drogba gollere başlar.
    - van hooijdonk daha fazla gol attı.
    sonrasında şampiyonluk gelir.
    - hakemlerle kazandınız
    e ama avrupada da başarılıyız.
    - biz sizi 6-0 yendik
    sizden daha fazla şampiyonluğumuz var onu ne yapıcaz ?
    - kadıköyde bizi 46283 senedir yenemiyonuz.
    sahanızda kupa kaldırdık ?
    - alex hagiden daha iyi

    böyle gider bu döngü
  • 5124
    ya yemin ediyorum taraftarı ve muhabirleri komple cahil:) malum gedson fernandes geldi ve covid'i atlattığı için idmanlara başlayacağı söylendi. vay efendim mesut da geldi, o niye karantinada durdu filan. ortalığı ayağa kaldırdılar bu nasıl olur diye.
    gedson fernandes covid'e yakalanmış, atlatmış ve bütün testleri tertermiz çıkmış. yahu adam daha neden karantinada kalsın ki?
    şu an covid hastalığına karşı en güvenilir insan konumunda.
    diğer taraftan mesut karantinada kalmadı ama diyelim ki öyle oldu. be zır cahil kardeşim, covid dediğin hastalık vücuda yerleşse bile testlerde çıkması 3-4 günü buluyor.
    yani mesut'a test yapılıp o gün negatif çıksa bile, belki 3-4 gün sonra pozitif çıkabilir. e bu ihtimali düşünüp karantinada kalması kadar doğal ne olabilir?
    covid'i atlatmış adam ile covid olup olmadığı belli olmayan ve mutasyonlu virüsün olduğu yerden gelen adamı aynı kefeye de sizin gibi cahiller koyardı.
    allah akıl dağıtırken taşın altına mı saklandınız??
  • 5149
    bu mecrayı okuyanlar illa ki vardır, burayı okuyanlara hatta es kaza çaylak yazar mazar olanlarına bir şeyler söylemek istediğim taraftar türü.

    diğer tüm meseleleri bir kenara bırakalım, taraftarlığı da bir kenara bırakalım tarafsız olalım. şimdi fenerbahçe taraftarı'nın devamlı dilinde olan bir söz var '3 temmuz'da bizi bitirdiler, var ya bizi bitirmeseler siz görürdünüz.'

    3 temmuz 2011'den sonra, fenerbahçe kadrosu'ndan ayrılan 4 topçu var bonservis kazandırarak. emmanuel emenike 10 milyon avro'ya satıldı, mamadou niang 7,5 milyon avro'ya satıldı, andre santos 7 milyon avro'ya satıldı, diego lugano ise 3 milyon avro'ya satıldı. kadro bir tık güçsüzleşse de, gayet güzel bonservis gelirleri elde etti ve yerlerine joseph yobo, reto ziegler gibi transferler de geldi zaten. hemen sonra devre arasında 10 milyon avro gibi bir bedeli verip moussa sow gibi bir adamı aldı fenerbahçe kulübü. sonra 2012 yaz transfer dönemi'nde, raul meireles 'i 10 milyon avro verdi aldı, milos krasic 'i 7 milyon avro verdi aldı, mehmet topal 'ı 4,5 milyon avro'ya aldı, onu aldı bunu aldı uzatmak istemiyorum çok fazla. bayağı para harcadı yani. gönderdiği emenike'yi hemen sonrasında geri aldı zaten. sonraki sezonda da şampiyonluk geldi. 3 temmuz'dan sonraki 3 sezonda, 1 lig şampiyonluğu, 2 türkiye kupası, 1 süper kupa kazandı, uefa avrupa ligi'nde yarı final oynadı hatta finale bile çıkabilirdi. ve bu 3 sezonda fenerbahçe, gelirlerini düşersek net gider olarak tam 63 milyon avro bonservis harcaması yapmış. gelirleri düşmeden gideri yazsam 100 milyonu bulan bir rakam çıkar ortaya.

    şimdi soruyorum vicdanlı fenerbahçelilere, yukarda yazdıklarım benim düşüncelerim değil. olan biteni özetledim sadece. bu nasıl biten camia allah aşkına? haftalar öncesinden garantilenen bir lig şampiyonluğu almışsın 3 temmuz'dan sonra, 28 sezondur alamadığın türkiye kupası'nı tarihinde ilk kez 2 defa üst üste almışsın, üstüne avrupa'da tarihinin en büyük 2., hatta bazılarına göre en büyük başarısını elde etmişsin. 10 milyon avro bandında bir sürü transfer yapacak mali gücün de var. mali olarak da pek sorun yaratmamış sende 3 temmuz, rakamlar ortada. senin şikayet ettiğin lugano gitti niang gitti dediğin dönemleri galatasaray mütemadiyen yaşıyor ve hiç şikayet etmiyor. bu kulüp şampiyonluğa oynarken adrian ilie satıldı, futbolcular aylarca paralarını alamadı 2006 ve 2008 sezonlarında, keza aynı şekilde 2018'de şampiyonluğa oynarken orta sahanın belkemiği badou ndiaye satıldı tam sezon ortasında. bütün bu zorluklara rağmen şampiyon olmasını bildi galatasaray. sen ise 3 temmuz'dan sonraki 3 sezonda birsürü kupa almana başarılı olmana rağmen bugünkü durumunu hala daha 3 temmuz'a bağlıyorsun. yani insan ne alaka diyor bu noktada.

    fenerbahçe'nin bugün içinde bulunduğu durumun sebebi çok açık, 2014 yaz'ında ersun yanal'ın istifasıyla demotive bir şekilde kaçan 2015 şampiyonluğu ve hemen arkasında aziz yıldırım'ın '50 milyon avro harcasam şampiyon olurduk' sözünden sonra gerçekten 50 milyon avroyu 2015 yaz transfer dönemi'nde harcayıp (rvp, nani, vs.) o sene şampiyon olunamaması. o sezondan sonra mali ve sportif olarak çöküşü başladı fenerbahçe'nin. bunun da 3 temmuz'la falan hiç alakası yok. tamamen idari ve teknik yönetimin hatalarının sonucu gelinen bir nokta. bu, bu kadar açıkken buradan mağduriyet devşirmeye çalışmak hatta galatasaray'a falan laf atmak hangi vicdana sığar, soruyorum hepinize?
  • 4662
    23 şubat 2020 fenerbahçe galatasaray maçında maçta skor 1-0 ken tüm stad yanlışta duymuş olabilirim ama ananın a.. fatih terim diye tempo tutarak belkide kendi sonlarını hazırladılar. o an bende çok sinir oldum ve sanki o küfür bana ediliyor gibi geldi bir anda. ananın a.. galatasaray diye bağırdıklarında bunu çok ciddiye almazdım fakat hoca için bağırdıklarında bir tepki gösterdim.

    kavrayamadıkları bir şey var ki bir çok galatasaray taraftarı ve futbolcularda her ne kadar çoğu yabancı olsada fatih terim sevgisi camia sevgisininde önündedir. galatasaray kötü sezonlar geçirmiştir fakat fatih terim ile geçen kötü dönemlerde taraftar daha bir stres ve sinir olur. çünkü hocanın galatasarıyına bu tabloyu yakıştıramazlar. bu durum birinin türkiyeye küfür etmesi ile atatürke küfür etmesindeki reaksiyon farkı gibi sanırım.