• ali ismail korkmaz yavşaklıklarından tiksiniyorum. şike davası olmasa hepsi susuyor olacaktı. hadi tamam bazı nedenlerden ötürü bu kadar bilendin hükümete. kulübünün iktidara en yakın kulüp olduğu gerçeğini de göz ardı ediyorum. ulan dingiller ali ismail korkmaz fenerbahçe yıkılmaz ne demek. ulan o çocuk fenerbahçe için mi canından oldu. daha 19 yaşında düşlerinde özgür dünya. bak ne güzel başladın. o sonuna neden fenerbahçe yıkılmazı ekliyorsun. oradaki fenerbahçe yıkılmaz şike davasıyla ilgili. ne alakası var ali'nin bu olayla. ali ismail korkmaz üzerinden prim yapmaya çalışmaları tamamen şerefsizlik.
  • 29 ağustos 2019 şampiyonlar ligi kura çekimi ile birlikte neye dalga geçtiğini anlamadığım güruh. en son şampiyonlar ligine gittiğinizde taylor swift country music yapıyordu. neyinize gülüyorsunuz real madrid, paris çıkmasına. şl çeyrek finalleri, uefa kupası, süper kupası... galatasaray en kötüsü bu grupta 3. olup avrupa liginde yeni tarih yazmaya devam eder.
  • biraz önce benim kız geldi içeri "baba ya bi çocuk apartmanın önünde serenat mı yapıyor, şarkı mı söylüyor anlamadım" dedi.
    "nasıl ya, kime serenat yapıyormuş" dedim klasik baba refleksiyle.
    pencereyi açıp baktım, bir çocuk merdivenlere oturmuş, kulağında kulaklık acıklı bir şeyler söylüyor, boynunda fener atkısı.
    acıdım ya. evdekilere de söyledim, dokunmayın çocuğa söylesin şarkısını diye.
  • bana 3 sene önce kadıköye giderken yaşadığım bir olayı hatırlatmıştır. 3 sene önce taksilerle kadıköye doğru gidiyorduk biyerde trafik tıkandı ve taksilerden inip stadyuma doğru yürümeye başladık. ağır adımlarla yürürken sağ taraftan bir fenerbahçe tarafları bana bira şişesi atıp kaçmıştı. omzumda bira şişesi patladıktan sonra etrafa baktım ve arabanın içinde fenerbahçeli bir baba-oğul gördüm. çocuk 15 yaşlarında babasına sarılarak korkudan ağlamaya başladı babasıda camları kapatıp kapıları kilitledi. ben onlara baktım onlar saldırıp camlarını kırıcam sanıyordu. peki ben ne yaptım ? çocuğa gülümseyerek el sallayıp saçlarımın arasına giren cam kırıkları temizleyerek yürümeye devam ettim.

    peki benim yerimde bir fenerbahçe taraftarı olsa ne yapardı ? camları kırar arabanın içine tükürür küfür ederek araca vurmaya başlardı. peki ben istesem yapamazmıydım evet yapardım ama bi daha o çocuk maça gelemez ömrü boyunca galatasaraylılardan nefret ederdi. şimdi bi düşünün 4.leventte kafasına meşale atılan galatasaraylı bir çocuk fenerbahçe hakkında ne düşünüyordur ? yada 2006 senesinde bağdat caddesinde suratına zincirle vurulup ağır yaralanan 18 yaşındaki çocuk ?

    bi düşünün ilerde daha neler olacak ?
  • geneli paranoyak geri zekalılardır. empati yapmazlar çünkü geri zekalılar empati yapamaz. kendilerini asla eleştiremedikleri için hep geri kalırlar çünkü geri zekalılar hep kendilerini hiç eleştirmeden geri kalırlar. hep başkasına bok atarak bu boktan döngüyü sürdürürler çünkü geri zekalılar hep fesatlıktan çatlayıp başkasına bok atarlar. koyundurlar. 20 sene kendilerini uyutan bir başkanı gönderemezler, lafa gelince son kale muhabbeti yaparlar. galatasaray taraftarı tarafından siklenmedikleri halde her şeye atlarlar. laf sokma çabalarındadırlar. aşağılık kompleksi var çünkü. neyse bu kadar yazı yazdım bunların hakkında ne gerek vardı ise sanki ? gidin tag falan açın amk boşları.*
  • valla en az fenerbahçe futbol takımı kadar ballıdırlar. düşünsenize galatasaray juventus maçı öncesi bir çoğu juventus forması, atkısı almış, maç günü bağdat caddesi'nde, ataşehir'de, kadıköy'de dolaşıyorlardı. tam atkılarla işleri bitti sanırlarken juventus ile trabzonspor eşleşti. bunlarda bu şans varken seneye tekrar juventus'la eşleşirsek kimse şaşırmasın. maksat bu ballılar atkılarını kullansın.
  • dünya üzerinde bunlar kadar pisliği yok galiba. kendilerine 3 penaltı verilir utanmadan bizim maça laf ederler. 18-19 sezonunda ülker stadı'nda 22 yıllık serileri son bulmasın diye hakemler tarafından olmayan faulden gol attırılır, attıkları gol öncesi faul var'dan görülmez ama yine hakemler ve federasyon'un gs'yi kolladğını söylerler.

    inşallah bu sene de hüsran olacak size, dilenci herifler.
  • özneler değişse bile sürekli belli bir döngüyü takip eden gruptur.

    şöyle ki;

    drogba ile ilgileniriz.
    - drogbanın anca kramponunu alırsınız.
    drogba gelir.
    - yaşlı, emeklilik ikramiyesine geliyor, kemik yaşı 45
    drogba gollere başlar.
    - van hooijdonk daha fazla gol attı.
    sonrasında şampiyonluk gelir.
    - hakemlerle kazandınız
    e ama avrupada da başarılıyız.
    - biz sizi 6-0 yendik
    sizden daha fazla şampiyonluğumuz var onu ne yapıcaz ?
    - kadıköyde bizi 46283 senedir yenemiyonuz.
    sahanızda kupa kaldırdık ?
    - alex hagiden daha iyi

    böyle gider bu döngü
  • five stages of grief yani acının beş aşaması. bakalım şu anda fenerbahçe taraftarı hangi aşamada?

    1. denial and isolation yani inkar ve kendini gerçeğe izole etmek: ne oldu ilk gün? herkes diyordu aziz yıldırım ovlum bu kolay mı içeri almak öyle. hem kimse bir şey yapamaz. üç büyük takımdan biriyiz.

    2. anger yani öfke: hepsi aziz yıldırım'ı bitirmek için kurulan komplolar bunlar. ergenokan olayı felan. dış güçler. hem niye sadece fenerbahçe herkesin maçları izlensin.

    3. bargaining yani pazarlık: şimdi hangi takım temiz ki? herkes ak kaşık bi tek fener mi suçlu? diğerlerine niye bakılmıyor? 93 te 8*0 galatasaray kazandı ona da bakılsın. herkese bakılsın madem bize bakılıyorsa. ( şu anda üçüncü aşamada fener taraftarı)

    4. depression yani depresyon: henüz bu aşamaya gelmedi ezikler. bi kaç güne basına yeni belgeler servis edilirse başlar.

    5. acceptance yani kabullenme : bu da en son aşama. suçları kesinleşiğ ligden düşünce hepsi diyecek cezamız neyse çekeceğiz diye. temizlendik diye.
  • adamların tek derdi galatasaray.

    10 maçta 17 puan almışlar kendilerini başarılı addediyorlar,

    biz 10 maçta 16 puan almışız tarihimizin en kötü sezonlarından biri gibi hissediyoruz.

    bu adamların başarı kıstası galatasaray'ın önünde olmak. biz 15. olsak onlar 14. ise başarılılar.

    işte bu yüzden türkiye'nin en büyük takımı galatasaray!
  • ''12 numara'' isimli taraftar grubunun 19 nisan 2018 fenerbahçe beşiktaş maçı ile ilgili beklentileri şunlar:

    1- beşiktaş kulübü'nün sahadan çekilmesi neticesinde hükmen mağlup sayılması,

    2- beşiktaş kulübü'nün 1 yıl kupadan men edilmesi,

    3- sahadan çekildiği için ligde 3 puan silinmesi,

    4- yaşanan saha olayları nedeniyle, sahaya yabancı madde atanların ve ilgili tribünlerin disiplin talimatına göre cezalandırılması,

    5- tolga zengin, oğuzhan özyakup ve mustafa pektemek'in pfdk'ya sevki ve cezalandırılması,

    6- quaresma'nın el hareketi nedeniyle pfdk'ya sevki...

    7- emsal kararlar aranıp, gerekli tahkikat yapıldıktan sonra ise en kötü derbinin kaldığı yerden oynatılmasını bekliyoruz.

    fenerbahçe'nin haklarını her alanda savunmaya ve bu uğurda mücadele etmeye devam edeceğiz.

    saygılarımızla,
    12 numara

    sadece 2 lira farkla büyük boy ister miydiniz? gerçi az bile istemişler...

    8- tosic'in karısı jelena karleusa hanımın futbolcumuz ozan tufan ile 1 akşam yemeği yemesi

    9-ricardo quaresma'ya anahtarını fırlatan taraftarımıza beşiktaş kulübü tarafından sıfır bir daire verilmelidir.

    10-beşiktaş padişahı ile fenerbahçe sadrazamı eşit sayılacak.
  • herkesi kör alemi sersem sanan insanlardan oluşan topluluk. taraftar topluluğu deyince insanın aklına heterojen bir yapı geliyor ama bunlar homojen. aynı tornavidadan çıkma gibiler. zengin, fakir, okumuş, cahil hiç fark etmiyor hiç. ali koç'un rizespor'a sponsor olması ile nef'in bize emre akbaba ve olası falcao transferinde sponsor olmakla karşılaştıran mı dersin, diagne transferinde verilecek meçhul şampiyonluk bonusu olan 3 milyon euroyu öne süren mi dersin. dersin de dersin. bu ahlar sayesinde beş yıldır gazoz kupası bile kaldıramadılar. ahlar sürdüğü sürece de futbol takımlarının iki yakası bir araya gelmeyecek. asla mantıklı bir tartışmaya girilmemesi hehe deyip baştan savılması gereken insanlar.
  • ifşa edilen kişilerin bir kısmı tutuklanan 13 kişinin içindedir, bir kısmı da normal olarak değildir ki çektikleri aptal selfieler ve yazdıkları salakça yorumlar yüzünden isimleriyle cisimleriyle cümle aleme rezil olmaları o saf süt bebe kesime yeter bence. 7 önceden sabıkalı harbi hırsızı çakalı düşersek geriye kalan 6 kişi şu "yaktık, yağmaladık, talan ettik" vs. tarzı twitleri atanlar olsun yeter. sonuçta sanal kayıtlar işin başlangıcı, bir de işin güvenlik kamerası kısmı var. o twitleri atanların bir kısmının sabıkası da olabilir fakat bana yaşı genç, sözüm ona delikanlı fakat mal taraftar gibi geldiler. o yüzden 7 sabıkalı ile 6 diğeri ayırdım. 13 kişi tutuklanmış yani kaçarı yok, bence güzel bir sayı, umarım devamı da gelir.

    o aşağılık twitleri ve fotoğrafları atanlara sorsan sözde gezici falandır, tayyip'i hiç sevmezler, atatürkçü geçinirler, aziz başkana taparlar vs. son toplumsal olaylardan sonra şımardılar işte ama elma ile armudu karıştırıp çok yanlış kayaya çarptılar bu sefer. moda oldu amına koyayım yakmak, yağmalamak, camı çerçeveyi indirmek ama biz kimseye benzemeyiz, adamın götünden kan alırız. boş caddeye haber vermeden baskın yapmışız diye laf atmışlar ama kendileri savunmasız bir dükkanı habersiz yağmalarken iyiydi, götleri yeseydi haber verselerdi cadde store'de buluşalım kozlarımızı paylaşalım diye ama yemez tabi.

    galatasaray türkiye'dir sözünü çok severim, fransız olmamıza yönelik ithamlara da ayrıca gülerim çünkü en azından istanbul için genellemenin dibine vurursak burjuvazi takımından gelen ve elit takılan burnu havada kesim kadıköy ahalisi olan fenerbahçeliler, "sessiz çoğunluk" ise galatasaraylıdır. dediğim gibi bu bir genelleme fakat iddiamın sonuna kadar arkasındayım. kadıköy'den cimbom old boys çıkmaz, bunlar anca gezi olaylarında konsepti tamamen yanlış anlayıp kalkan götleri sayesinde yüz kişi toplanıp bir dükkana dalacak kadar cesurdurlar ama beğenin ya da beğenmeyin onların sosyoekonomik ve sosyokültürel seviyesine denk olan biz galatasaraylılar görece daha azız, sucu reis, veysel başkan ve niceleri önderliğindeki ultraslan çok daha fazlalar. zaten o yüzden gezi olaylarına önce bir katılacak gibi olup sonra da vazgeçtiler, hatta yine bu yüzden yönetim biz azınlığı belki biraz kırmak pahasına sessiz çoğunluğa ilişkin açıklamalar yapıyorlar ama beğenelim ya da beğenmeyelim durum bu. galatasaray türkiye'dir, galatasaray halkın takımıdır. özellikle de istanbul için bu durum daha da geçerlidir. bu açıdan evde zor tutulan %50 benzetmesi gerçekten uygun kaçıyor benim bakış açıma göre. iş yağmaya kırmaya dökmeye gelirse sadece malda kalmaz leeds taraftarlarına yönelik olduğu gibi canlarını da kaybederler. temennim bu değil ama bu gerçeği ne yazık ki değiştiremem.

    fenerbahçelinin biri demiş, neymiş efendim onlar da baskın yapacakmış ama basacak yer bulamamışlar da semtimiz yokmuş bizim vs. doğrudur, cadde bebeleri gibi kadıköy yuvamız bu kadar bariz değil. maçası sıkan bağcılar'a, gaziosmanpaşa'ya gitsin galatasaraylı kürtlere ve doğulu vatandaşlarımıza bulaşsın o zaman da alsınlar üçün birini ama beyoğlu ve mecidiyeköy artık sembolik ve turistik kaçıyor bu açıdan kadıköy'e göre, doğrudur.

    fenerbahçe taraftarı budur işte, bir anlık aptallıkla ancak mala zarar verirler ama her ne kadar tarzları sözlük çoğunluğu olarak hoşumuza gitmese de ultraslan mensubu galatasaraylılar bizim için gerçekten büyük ve çılgın bir güç. gfb falan bok yesin yani hem organizasyon hem de holiganizm açısından. kaybedecek hiçbir şeyi olmayan bir dünya dolusu neferimiz var bizim. o yüzden fenerbahçe taraftarı hem de bu kadar utanılacak bir bok yemişken laflarını iyice dikkatli seçsin, iş sokak kavgasına dönerse fena haşat olurlar, bence kadıköy'de elit elit takılıp twit atmaya, selfie çekilmeye devam etsin bu korkak tavuk sürüsü.

    akıllı olun lan!
  • anlaşılan 3 kasım 2016 fenerbahçe manchester united maçı galibiyeti gözlerini biraz kör etmiş:

    --alıntı--

    asli itibariyle mevzu manuyu yenmek degildir. 3 buyukler tarihi boyunca barca real juve inter milan arsenal chelseayi defalarca malubiyete ugratti. ama bu maclari genellikle ortada gecen bir mac sonucunda yapti. bu maci ozel kilan durum 70 dakikada 2dk boyunca oley cekilmesi. manuya top gostermeyip 3. ve 4. golleri kacirmak. dedigim gibi manuyu yenersin. ama asagilamak, rezil etmek, yerin dibine sokmak her zaman olan seyler degildir. rooney bi ara oley cekilmesin diye bariz faulle durdurdu pozisyonu. o yuzden dun gece benim coluguma cocugumu anlatacagim bir mac oldu. biz manuyu yendik diye degil, top gostermedik, yerin dibine soktuk, oley cektik, ibrayi cileden cikardik diye anlatacagim. (uzatmalarda azap sicmamiz disinda.)

    --alıntı--

    kaynak:ekşisözlük

    maçın topla oynama oranı %30-%70 manu lehine
  • geçen gün işteyim. canım sıkıldı insanlardan. sigara molası için pastaneye oturdum. nemrut yüzlü garson kız, ne istiyorsun amına kodumun der gibi yüzüme baktı. çay sigara dedim. sonra siktir olup gitti. sigaramla ciğerlerimi döverken, çayımı yudumluyordum. neyse ki çay zehir gibi değildi. ama ben yine çayımı yarım bıraktım. çay çok sevmem. sadece sigarayla güzel sevişiyorlar. yandaki futbol muhabbetine kulak misafiri oldum. ve fener'li delinin tekinin ağzından "siz de uefa'yı fetö'yle kazanmıştınız" cümlesini duydum. ah kulaklarım. kanadı o gün. ve o hayvanat bahçesinden hemen uzaklaştım.
  • dün son dakikada kazandığımız maçtan* sonra resmen yıkılmışlar.

    ama bizim 3 puan aldığımız için değil. emin olun umurlarında puan vs. yok yıkılmalarının nedeni fatih terim'in yeniden camia içinde güçlenmesi. ilk iki hafta çıkan çatlak seslerin yükselmesini körüklemek ve hocanın yollanması için büyük bir organizayon içindeydiler. özellikle sosyal medyada. galatasaraylı görünen pek çok fenerli var. ve tek bir amaçları var o da " fatih terim'i göndermek"

    puan kaybetseydik tekrar ya istifa eder ya da bir şekilde biz göndeririz diye bekliyorlardı 99. dakikaya kadar.

    ama ne oldu? yine istedikleri olmadı. ya kardeşim sizden bazen cidden şüphe ediyorum. tüm hayatınız geçti bu adamla öğrenemediniz mi hala uğraştıkça daha da güçleniyor. ve artık eskisinden daha hırslı. size gün yüzü göstermemekte kararlı. boşuna uğraşmayın mayıs ayında çok ağlarsınız. ayrıca sosyal medyada neler yaptığınızın da herkes farkında.
  • anlayışı kıt taraftar kitlesi. bakın oğlum sizin nasıl bir pislik olduğunuzu biz biliyoruz. bu ayak oyunları ile beşiktaşı sindirirsiniz ve şampiyonluktan edersiniz hatta trabzonspor'un elinden kupasını da alırsınız ama bize karşı işe yaramıyor işte. anelka'nın ve nobre'nin elle gol attığı, alex'in haksız yere 90+5'de penaltı aldığı ve maçı 1-0 kazandığınız sezonu biz şampiyon tamamladık. yani boşuna uğraşıyorsunuz.
  • inanıyorlar ki, her şey 2013 - 2014 sezonundaki gibi olacak. bunun için ortamı o hale getirmeye çalışıyorlar.

    30 ağustos 2019 kayserispor galatasaray maçında gelen son dakika gol onları büyük hayal kırıklığına uğrattı. bir anda istedikleri gibi olan düzen bozuldu. fena çomak soktuk ve yeniden diriliş için büyük fırsat kazanıldı. belki de bu gol şampiyonluk yolunu açan gol oldu. o sezon ki gibi kolay olacağını zannettiler ama öyle olmayacağını gösteren bir darbe oldu.

    ancak lig çok uzun daha. kim bilir neler neler olacak. emellerine ulaşmak için hocanın bırakması gerektiğini, yoksa şampiyonluk şanslarının zor olduğunun farkındalar. dışa vurum olarak hocadan nefret ediyorlar, başarılarından dolayı. içten içe ise çok korkuyorlar. o yüzden sezon boyunca algıları, hocayı zayıflatmak, yalnız bırakmak için tum güçlerini kullanacaklar. hocanın maçtan sonraki açıklamaları yine delirtmiş bunları. işlerinin zor olduğunun içten içe farkındalar. o yüzden her zaman saldıracaklar.

    bunların bu davranışlarına içimizde çanak tutan bir grup şuursuz, ne yaptığının farkında olmayan, ama hoca allah korusun gitse yaptığının acı acı pişmanlığını duyacak bir kesim var. galatasaraylıları asıl üzen o.

    biz birlik olduğumuzda kimse bizi yıkamaz, mayıs yolundan engel bırakamaz. o yüzden ne yaptığının farkında olmayan içimizdeki fatih terim düşmanlarını her zaman uyarmak naçizane görevimiz.
  • bunların %90'ı sorsan muhalif ama tüm türkiye'nin en yandaş ismi hem kendilerinden olup hem de federasyon başkanı olunca aldığı tüm yanlı kararları çılgınca sevinerek karşılıyorlar. sorsan muhalifler ama nihat özdemir ve burhan kuzu ortaklığına mutluluktan kuduruyorlar. sorsan fetö kumpasına kurban gittiler ama takım kaptanları çubuklu tosun. bugün muhalif oldukları adam çıkıp "bu sezon şampiyonu fenerbahçe'dir, maçların oynanmasına gerek yok" dese utanmadan "işte gerçek adalet, atatürkçüyüz, gerçek şampiyon, haketmiştik" diyecek tıynette bir topluluk.

    bunlara yeter ki haksız kazanç sağlasın da yandaşmış, cemaatçiymiş, hırsızmış, atatürkçüymüş pek bir olayı yok. ama tabi sorsan cumhuriyetin son kalesi ve ali ismail korkmaz fenerbahçe yıkılmaz. sonra bakıyorsun kalenin komutanı nihat ile ali ismail korkmaz'ın bugün aramızda olamadığı düzenin en büyük destekçisi nihat aynı adam.
  • ekşiden caza niye gelmedin yazmış
    --- alıntı ---
    2864.kendileri hakkında bir deney yaptım, bulgularım şunlar:

    *deneklerin %80'i kendi sahalarında berabere kaldıkları her takımdan derbi maçında beraberliğe sevinen taraftar diye bahsediyor.

    *deneklerin tamamına yakını ligde yalnız olduklarını düşünüyor.

    *denekler, zihinsel aktivitelerinde herhangi bir problem olup olmadığı araştırılmak için birtakım basit dört işlem sorularına tabi tutuldu. çoğu soru doğru ve tepkisiz yanıtlanırken 2-2 sorusuna saldırgan davranışlar sergilemeleri, 2-2'ye bir işlem olarak değil, bir skor olarak alerjen tepki gösterdikleri yönünde not düşüldü.

    *deneklere yöneltilen "süper ligde toplam kaç şampiyonluğunuz var?" sorusuna bir kısmın 17, bir kısmın 18, bir kısmınsa 19 cevabını vermesi tutarsız bir sonuç verirken, %3'lük kısmın "şikeli mi şikesiz mi?" diye sorması içlerinde bazılarının hâlâ espri yapabilme yeteneğinin var olduğunu kanıtladı.

    *deneklerin fanatikliklerinin, takımlarının başarılarıyla negatif yönlü korelasyon gösteriyor.

    *deneklerin %90'ı "fenerbahçe'li beş futbolcu söyleyin." sorusuna ilk alex'le başladı.

    *deneklerin soru aralarında yaptıkları "6 kasımda 6-0", "onlar da uefa kupasından bahsedip duruyorlar", "trabzonspor'a olan ilahi adaletin tecellisidir", "başkanımız haksızlığa uğramıştır" benzeri yorumlar, sorularla ilgisi olmadığı gerekçesiyle veri olarak değerlendirilmedi.

    *deneklerin "en çok nefret ettiğiniz takım hangisi?" sorusuna %87'lik güçlü bir oranla bukalemunspor yanıtını vermesi, 'lig dahilinde halüsinasyon' olarak yorumlandı ve belirsiz cevap gerekçesiyle ilgili cevaplar yüzdeye dahil edilmedi.

    *deneklere son olarak sorulan: "sorulara içtenlikle yanıt verdiğinizi düşünüyor musunuz?" sorusuna %100'ünün evet cevabını vermesi doğru var sayılıp, şike alışkanlıklarını saha dışına taşımadıklarını desteklekledi.

    bu entry %90 oranla klasik bir cazla noktalanacak.

    --- alıntı ---
  • 17 mart 2012 fenerbahçe galatasaray maçı nı nevizade aslanım'da benim gibi 2 fanatik arkadasımla izledim. gerektiginde fanatik gerektiginde holigan diye nitelerim kendimi ama asla kendini ve ne yaptıgını bilmez bi adam olmadım en azından cabaladım. okumus etmiş gormuş geçirmiş bir türk genciyim. neyse reklam yapmıyım. mac esnasında ilk golden sonra aslanım'ın ust katında, kendini bilmez ve oraya bizi tahrik etmeye mi dayak yemeye mi geldikleri belli olmayan 2 3 lavuk danalar gibi goooool koyduk muuu gibisinden bagırmaya basladı ve aslanım karıstı. linç ortamı olustu ama orda bile galatasaray'lı durusu gosterildi garsonlar eşliginde adamların cıkmasına izin verildi ki yanlarındaki kız arkadasları bile cevap veriyodu bize. aradan 5 10 dakka gecti bunlardan biri geri gelip bizden birileriye atısmaya basladı ve alkolunde etkisiyle atan şalterim beni ayaga kaldırdı. garsonları ve kalabalıgı yararak kendisini tuttum ve hayatımda ilk defa bir fenerbahce taraftarını hakkını vererek saglam bir şekilde dovdum. hatta oyle dovdum ki arka masada oturan benden yaşca daha genc bi grup tarafından takdirle karsılandım. yaptıgım ne kadar dogru tartısılır ama oraya gelip o kadar insan arasında gool diye bagırıp delikanlılık ve aptallık arasındaki ince cizgiyi tutturamazsan ben dovmesem baska bi 10 kişi ırzına geçer adamın. he ayrıca erenkoyde oturan ve bana gelicek olan yanımdaki arkadasımda maç gunu oglen saatlerinde caddede montunun onu kapalı olmasına ragmen altından sarı kırmızı forması gozukuyor diye taksi beklerken kendini bilmez 4 5 fenerli tarafından hırpalanmıstı geldiginde kıpkırmızı gozleri dolu doluydu sinirden. onunda etkisi oldugunu dusunuyorum.

    buda boyle bir anımdır.