60
oynandığı dönemde ilkokul üçüncü sınıfta eğitim gördüğüm sezondur.
okul servisimin bugünkü şizofren tayfayı aratmayacak derecede fanatik fb'li bir şoförü vardı. hiç unutmam, fenerbahçe'nin şampiyon olduğu 26 mayıs 2001 samsunspor fenerbahçe maçı'ndan bir gün sonra o günün gazetelerinden şampiyonlukla ilgili bulduğu bütün kupürleri kesmiş ve servisin camlarına yapıştırmıştı.
bu sezon, 90'lı yıllarda sadece 1 (bir) kez şampiyonluk görebilmiş*, aynı yıllarda 1997'den 2000'e kadar 4 (dört) sene üst üste olmak üzere toplam 6 (altı) galatasaray şampiyonluğu* izlemiş, ek olarak kendileri avrupa'da ekseriyetle rezil olurken rakibinin uefa kupası 1999-2000 sezonu ve 2000 uefa süper kupa şampiyonu olup türk futbolu'nda bir devrim yaratmasına ve arayı iyice açmaya başlamasına fesatlıkla şahit olmuş bir jenerasyon için çok önemli bir şampiyonluktur. çoğunlukla hakemlerin ve rakiplerin desteğiyle olsa da**, avrupa'da başarılı maçlar oynamaktan dolayı o tempoda yorulmuş* ve dönüşlerde lige konsantre olmakta zorlanmış*, neredeyse bütün dünyanın gıptayla baktığı bir kulübün hızını burada aldıkları şampiyonluk ile kesmişlerdir.
bu sezonda o şampiyonluk gelseydi, bırakın 5 sene üst üsteyi, muhtemelen o gazla 11-12 sene üst üste şampiyonluk şeklinde ulaşılması güç bir seriye bağlar ve avrupa arenasının bugün hayal bile edemeyeceğimiz şekilde gediklilerinden olurduk.
bu sezondan tam 25 yıl sonrasına gelecek olursak*, 12 yıldır şampiyon olamamaktan dolayı kafayı iyice sıyırmış ve muhtemelen bu hafta avrupa'dan resmi olarak elenip* tüm odağını siyaset, federasyon ve hakem destekli olduğu tek bir kulvara verebilecek olan fenerbahçe ile son 3 yıldır ligi domine eden, şampiyonluk sayılarında arayı iyice açan, avrupa'da elinde önemli bir avantaj bulundurup birkaç tur daha ilerlemesi muhtemel ve çok kritik bir rövanş maçına çıkacak olan*, iç ve dış kulvarlardan bütün saldırıların göbeğinde bulunan, avrupa dönüşlerinde ligde istediğini alamayan** ve kendi yönetimi tarafından defalarca yüz üstü bırakılan * bir galatasaray var.
o yüzden bu iki sezon da "ilerleyen galatasaray'ın önünü kesmek" amacıyla birbirine çok benzer niteliktedir ancak 2026'nın sonu asla 2001'e benzememelidir. mayıs ayında konvoya çıkan ve aklını kaçırmış derecede saldırgan ruh haliyle aylarca şampiyonluk kutlayan fb'lileri görmeme kim vesile olursa bunu asla affetmem, bütün yaşanmış olan güzellikleri de bir kalemde silerim.
okul servisimin bugünkü şizofren tayfayı aratmayacak derecede fanatik fb'li bir şoförü vardı. hiç unutmam, fenerbahçe'nin şampiyon olduğu 26 mayıs 2001 samsunspor fenerbahçe maçı'ndan bir gün sonra o günün gazetelerinden şampiyonlukla ilgili bulduğu bütün kupürleri kesmiş ve servisin camlarına yapıştırmıştı.
bu sezon, 90'lı yıllarda sadece 1 (bir) kez şampiyonluk görebilmiş*, aynı yıllarda 1997'den 2000'e kadar 4 (dört) sene üst üste olmak üzere toplam 6 (altı) galatasaray şampiyonluğu* izlemiş, ek olarak kendileri avrupa'da ekseriyetle rezil olurken rakibinin uefa kupası 1999-2000 sezonu ve 2000 uefa süper kupa şampiyonu olup türk futbolu'nda bir devrim yaratmasına ve arayı iyice açmaya başlamasına fesatlıkla şahit olmuş bir jenerasyon için çok önemli bir şampiyonluktur. çoğunlukla hakemlerin ve rakiplerin desteğiyle olsa da**, avrupa'da başarılı maçlar oynamaktan dolayı o tempoda yorulmuş* ve dönüşlerde lige konsantre olmakta zorlanmış*, neredeyse bütün dünyanın gıptayla baktığı bir kulübün hızını burada aldıkları şampiyonluk ile kesmişlerdir.
bu sezonda o şampiyonluk gelseydi, bırakın 5 sene üst üsteyi, muhtemelen o gazla 11-12 sene üst üste şampiyonluk şeklinde ulaşılması güç bir seriye bağlar ve avrupa arenasının bugün hayal bile edemeyeceğimiz şekilde gediklilerinden olurduk.
bu sezondan tam 25 yıl sonrasına gelecek olursak*, 12 yıldır şampiyon olamamaktan dolayı kafayı iyice sıyırmış ve muhtemelen bu hafta avrupa'dan resmi olarak elenip* tüm odağını siyaset, federasyon ve hakem destekli olduğu tek bir kulvara verebilecek olan fenerbahçe ile son 3 yıldır ligi domine eden, şampiyonluk sayılarında arayı iyice açan, avrupa'da elinde önemli bir avantaj bulundurup birkaç tur daha ilerlemesi muhtemel ve çok kritik bir rövanş maçına çıkacak olan*, iç ve dış kulvarlardan bütün saldırıların göbeğinde bulunan, avrupa dönüşlerinde ligde istediğini alamayan** ve kendi yönetimi tarafından defalarca yüz üstü bırakılan * bir galatasaray var.
o yüzden bu iki sezon da "ilerleyen galatasaray'ın önünü kesmek" amacıyla birbirine çok benzer niteliktedir ancak 2026'nın sonu asla 2001'e benzememelidir. mayıs ayında konvoya çıkan ve aklını kaçırmış derecede saldırgan ruh haliyle aylarca şampiyonluk kutlayan fb'lileri görmeme kim vesile olursa bunu asla affetmem, bütün yaşanmış olan güzellikleri de bir kalemde silerim.

