567
gruptan çıkıp play-off'a kaldığımızda juventus ya da atletico madrid ikilisinden biri rakibimiz olacaktı. juventus geldi. herkes çok rehavete kapıldı ama juventus bizi 3-0 yenip maçı uzatmalara götüremez diyebilir miyiz valla ben çok emin olamıyorum. düşük ihtimal tabi ama biz 5-2 değil de 1-0 kazanmış gibi oynarsak daha iyi olur.
juventus'u geçersek tottenham ya da liverpool rakibimiz olacak. gönül tottenham'ı ister. igor tudor tottenham'ın başına geçtiği için eşleşme şansımız yüksek bana kalırsa. uefa sever takımları eski teknik direktör veya futbolcularıyla eşleştirmeyi. zaten eğer tottenham'la eşleşirsek tudor en büyük avantajımız olur. saçma sapan bir teknik direktör. ondan östersunds rezilliğini bize yaşatmasının acısını da çıkarırız.
hadi diyelim ki liverpool ve tottenham'ı saf dışı bıraktık. o noktada chelsea'nin ya da barcelona'nın bizim yolumuza düşme olasılığı var. tabi bu iki takımdan birinin psg-monaco eşleşmesinin galibiyle mücadelesi sonrası eşleşeceğiz. umarım barcelona gelmez çünkü chelsea yine bir nebze diş geçirebileceğimiz bir takım. psg ve monaco da bir şekilde kafa kafaya mücadele edebileceğimiz durumdalar.
yarı finale geldiğimizde bu kez sporting lizbon, manchester city, arsenal ve bayern münih dörtlüsünden biri gelecek. lisbon'u zaten çiğ çiğ yerler. galatasaray geriye kalan bu takımlarla mücadele edebilecek kadar güçlü değil. işte makas açıklığı ve tecrübe burada devreye girer. ama helali hoş olsun buraya kadar gelmek de efsanevi bizim gibi doğu avrupa ülkeleri için. bugüne kadar da hiçbir doğu avrupa ülkesi çeyrek finalden öteye geçemedi.
sezon başlamadan önce şöyle bir değerlendirme yapmışım şimdi hatırlıyorum; "galatasaray’ın geride kalan son üç sezonda mertens, mata, icardi, zaniolo, ziyech, zaha, barış, aktürkoğlu, morata, osimhen filan derken hücum hattı şampiyonlar ligi için gayet yeterliydi ama defans hattı hiçbir zaman yeterli olmadı. o yüzden iyi defans yapamadığı için grubu ilk 2’de bitiremedi. ve son iki sezonda uefa avrupa ligi mücadelelerine baktığımızda yine yeterli olmayan defans kurgusuyla sahaya dizilim gördük. kaan ayhan, cuesta, berkan, abdülkerim. tonlarca gol yememize ve elenmemize yol açtılar."
ve yine demişim ki; "sözde okan buruk ederson da gelirse çeyrek final sözü veriyorum demiş dursun özbek’e. ee bir zahmet hocam. artık dördüncü yılına girdi takım. tecrübe arttı. omurga oturdu. icardi, sane, osimhen, torreira, davinson, singo, jakobs, lemina… bunlar zaten avrupa’nın ilk 10 takımının kadrosu kalitesinde. vakit geldi."
devre arasında boey ve lang eklemeleri de yaptık ayrıca.
————————uğurcan———————
boey——davinson——singo——jakobs
————lemina———torreira—————
sane——————sara——————lang
————————osimhen——————
———————günay———————
sallai——kaan——abdülkerim——eren
————nhaga———ilkay—————
asprilla————yunus—————barış
————————icardi——————
aslarıyla yedekleriyle bu kadro şampiyonlar ligi'ni alabilecek kalitede değil diyebilir miyiz? diyemeyiz. bizim şu anda yedeklerimiz bile gayet iyi.
mayıs ayına kadar çok güzel günler geçireceğimizi düşünüyorum.
juventus'u geçersek tottenham ya da liverpool rakibimiz olacak. gönül tottenham'ı ister. igor tudor tottenham'ın başına geçtiği için eşleşme şansımız yüksek bana kalırsa. uefa sever takımları eski teknik direktör veya futbolcularıyla eşleştirmeyi. zaten eğer tottenham'la eşleşirsek tudor en büyük avantajımız olur. saçma sapan bir teknik direktör. ondan östersunds rezilliğini bize yaşatmasının acısını da çıkarırız.
hadi diyelim ki liverpool ve tottenham'ı saf dışı bıraktık. o noktada chelsea'nin ya da barcelona'nın bizim yolumuza düşme olasılığı var. tabi bu iki takımdan birinin psg-monaco eşleşmesinin galibiyle mücadelesi sonrası eşleşeceğiz. umarım barcelona gelmez çünkü chelsea yine bir nebze diş geçirebileceğimiz bir takım. psg ve monaco da bir şekilde kafa kafaya mücadele edebileceğimiz durumdalar.
yarı finale geldiğimizde bu kez sporting lizbon, manchester city, arsenal ve bayern münih dörtlüsünden biri gelecek. lisbon'u zaten çiğ çiğ yerler. galatasaray geriye kalan bu takımlarla mücadele edebilecek kadar güçlü değil. işte makas açıklığı ve tecrübe burada devreye girer. ama helali hoş olsun buraya kadar gelmek de efsanevi bizim gibi doğu avrupa ülkeleri için. bugüne kadar da hiçbir doğu avrupa ülkesi çeyrek finalden öteye geçemedi.
sezon başlamadan önce şöyle bir değerlendirme yapmışım şimdi hatırlıyorum; "galatasaray’ın geride kalan son üç sezonda mertens, mata, icardi, zaniolo, ziyech, zaha, barış, aktürkoğlu, morata, osimhen filan derken hücum hattı şampiyonlar ligi için gayet yeterliydi ama defans hattı hiçbir zaman yeterli olmadı. o yüzden iyi defans yapamadığı için grubu ilk 2’de bitiremedi. ve son iki sezonda uefa avrupa ligi mücadelelerine baktığımızda yine yeterli olmayan defans kurgusuyla sahaya dizilim gördük. kaan ayhan, cuesta, berkan, abdülkerim. tonlarca gol yememize ve elenmemize yol açtılar."
ve yine demişim ki; "sözde okan buruk ederson da gelirse çeyrek final sözü veriyorum demiş dursun özbek’e. ee bir zahmet hocam. artık dördüncü yılına girdi takım. tecrübe arttı. omurga oturdu. icardi, sane, osimhen, torreira, davinson, singo, jakobs, lemina… bunlar zaten avrupa’nın ilk 10 takımının kadrosu kalitesinde. vakit geldi."
devre arasında boey ve lang eklemeleri de yaptık ayrıca.
————————uğurcan———————
boey——davinson——singo——jakobs
————lemina———torreira—————
sane——————sara——————lang
————————osimhen——————
———————günay———————
sallai——kaan——abdülkerim——eren
————nhaga———ilkay—————
asprilla————yunus—————barış
————————icardi——————
aslarıyla yedekleriyle bu kadro şampiyonlar ligi'ni alabilecek kalitede değil diyebilir miyiz? diyemeyiz. bizim şu anda yedeklerimiz bile gayet iyi.
mayıs ayına kadar çok güzel günler geçireceğimizi düşünüyorum.

