204
evinin odasından çıkmadan yayın açıp ona buna sallayarak kariyer inşa eden adamlardan biri. sözlüğün açıldığı yıllarda bunu blog yazarak yapabileceğine inanıyordu hepimiz. sonra sözlüklerde bir süre şansını deneyenler oldu. twitter, soundcloud, clubhouse, space derken twitch ve youtube bu aralar trend olan kanallar. çok aykırıyım diyenler de kick gibi alternatif platformlara yöneldiler.
bu arkadaş bunu becerebilen doğal olarak sayılı insandan biri oldu.
entellektüel birikimi ortalama bir türk erkeği kadar olduğu için ve her gün yayın yapmak için kendilerini kastıkları için bir süre sonra işin futbola dönmesinden daha doğal bir durum yoktu. insanların hemen her gün, günde 3-4 saat düz konuşmalı yayın yapması zaten yeterince mantıkdışı iken bir de bunlardan her gün bu kadar süre mantıklı bir şeyler söylemelerini beklemek saçmalık.
kendi takımından örnek verirsek beşiktaş'ın haftada bir maçı var, doksan dakika. maçtan önce ve sonraki günlerde toplam bir idman, kalan dört günde çift idman hepsini doksan dakikadan koysak haftada 15 saat yapıyor. bu adamlar haftada 30 saat yayın yapmaya çalışıyor.
aklı mantığı yerinde olan, sıradan bir kafaya sahip adam zaten bunu 15 gün devam ettiremez. bu adamların yaptığı şey manyaklık. futbolu bilse bile bildiğini unutur, konuştuğu şeyleri zaten çoktan unutur hepsi birbirine girer.
bir malın talebi varsa arzını yapan birileri illa ki olur. bu adamın malının da ama öyle ama böyle talebi var. ancak sattığı malın ne olduğunun farkında olmak lazım. bu adam kafası yukarıda anlattığım sebeple kırık ve goygoycu. goygoyunu dinleyip geçmek lazım.
sadece goygoy yapan adamın nikahında okan buruklar emre belözoğlular falan nasıl toplandı dersen, o da işte hayattaki şansla alakalı durumlar...
bu arkadaş bunu becerebilen doğal olarak sayılı insandan biri oldu.
entellektüel birikimi ortalama bir türk erkeği kadar olduğu için ve her gün yayın yapmak için kendilerini kastıkları için bir süre sonra işin futbola dönmesinden daha doğal bir durum yoktu. insanların hemen her gün, günde 3-4 saat düz konuşmalı yayın yapması zaten yeterince mantıkdışı iken bir de bunlardan her gün bu kadar süre mantıklı bir şeyler söylemelerini beklemek saçmalık.
kendi takımından örnek verirsek beşiktaş'ın haftada bir maçı var, doksan dakika. maçtan önce ve sonraki günlerde toplam bir idman, kalan dört günde çift idman hepsini doksan dakikadan koysak haftada 15 saat yapıyor. bu adamlar haftada 30 saat yayın yapmaya çalışıyor.
aklı mantığı yerinde olan, sıradan bir kafaya sahip adam zaten bunu 15 gün devam ettiremez. bu adamların yaptığı şey manyaklık. futbolu bilse bile bildiğini unutur, konuştuğu şeyleri zaten çoktan unutur hepsi birbirine girer.
bir malın talebi varsa arzını yapan birileri illa ki olur. bu adamın malının da ama öyle ama böyle talebi var. ancak sattığı malın ne olduğunun farkında olmak lazım. bu adam kafası yukarıda anlattığım sebeple kırık ve goygoycu. goygoyunu dinleyip geçmek lazım.
sadece goygoy yapan adamın nikahında okan buruklar emre belözoğlular falan nasıl toplandı dersen, o da işte hayattaki şansla alakalı durumlar...

