1840
türkiye dışında herhangi bir ülke de televizyonda, gazete de çalışan bir insanın kaynaksız iftira atıp ispatlayamadığı, insanları, kulüpleri ve kuruluşları vs. değersizleştirdiği ve yanına kar kaldığı bir ülke var mı acaba? veya o kanallarda, gazetelerde hala iş yapabildiği? türkiye tam olarak böyle bir ülke, rating uğruna şerefini, ruhunu, kalemini satanların ülkesi.
bu ülke de bazı dinozor yorumcular ve gazetecilerin yıllardır böyle takıldığını zaten biliyoruz ama galatasaray artık o kadar dokunulabilir, itilip kakılabilen bir kulüp olmaya başladı ki son yıllarda böyle uçuk yalanlarla bile sürekli muhatap olmak zorunda kalıyoruz.
ne kayası ne ahmet'i ne erman'ı biter sürekli farklı bir modelle uğraşırız ama hiçbirine hesap soramayız, kulağını çekemeyiz.
kanal kanal dolaşıp hocamızı, başkanımızı kulübümüzü tehdit eden canı sıkıldıkça galatasaray'a saran tff başkanına gidip başkanımız şampiyon olmamız lazım yoksa çok kötü olacak bizim için demiş... şampiyonluktan gelen birkaç milyon mu bizi düzlüğe çıkaracak? hadi diyelim şampiyonlar ligine gideceğimizi hesaplayarak böyle söyledi yine gerçekten batacak kulübün düzlüğe çıkabileceği plan bu değil ya hesap tutuyor bu şekilde kurtuluyoruz bile olsa başta söylediğim gibi galatasaray nefretiyle nam salmış tff başkanıyla böyle bir konuşmanın yapılabileceğine inanmak? ve bunu herhangi bir delil sunmadan orada burada söyleyip milyonluk camiaya iftira atmak?
birde adliye de kendisine soru sorulduğunda "bana değil, galatasaray ve tff başkanına sorun" diyor, lale iddiayı atan iddiasını ispatlamak zorundadır iyi ben de canım sıkıldığında birilerine iftira atayım sonra ona sorun diyeyim böyle bi kafa mı var?
anasına edilen küfürleri güle güle anlatan, hiçbir şeye yüzü kızarmayan bir insanın böyle yalanları da rahat rahat söyleyebileceğini tabi ki biliyoruz.
(bkz: https://www.youtube.com/...zALYg?feature=share)
işin ucu hep dönüp dolaşıp beceriksiz, korkak hiç kimseye hesap soramayan yönetimimize geliyor ülkenin en her anlamda en büyük kulübüyüz, sahip olduğumuz güç hiçbir takımda yok ama herhangi bir anadolu kulübü gibiyiz herkes istediğini söyleyebiliyor.
bu ülke de bazı dinozor yorumcular ve gazetecilerin yıllardır böyle takıldığını zaten biliyoruz ama galatasaray artık o kadar dokunulabilir, itilip kakılabilen bir kulüp olmaya başladı ki son yıllarda böyle uçuk yalanlarla bile sürekli muhatap olmak zorunda kalıyoruz.
ne kayası ne ahmet'i ne erman'ı biter sürekli farklı bir modelle uğraşırız ama hiçbirine hesap soramayız, kulağını çekemeyiz.
kanal kanal dolaşıp hocamızı, başkanımızı kulübümüzü tehdit eden canı sıkıldıkça galatasaray'a saran tff başkanına gidip başkanımız şampiyon olmamız lazım yoksa çok kötü olacak bizim için demiş... şampiyonluktan gelen birkaç milyon mu bizi düzlüğe çıkaracak? hadi diyelim şampiyonlar ligine gideceğimizi hesaplayarak böyle söyledi yine gerçekten batacak kulübün düzlüğe çıkabileceği plan bu değil ya hesap tutuyor bu şekilde kurtuluyoruz bile olsa başta söylediğim gibi galatasaray nefretiyle nam salmış tff başkanıyla böyle bir konuşmanın yapılabileceğine inanmak? ve bunu herhangi bir delil sunmadan orada burada söyleyip milyonluk camiaya iftira atmak?
birde adliye de kendisine soru sorulduğunda "bana değil, galatasaray ve tff başkanına sorun" diyor, lale iddiayı atan iddiasını ispatlamak zorundadır iyi ben de canım sıkıldığında birilerine iftira atayım sonra ona sorun diyeyim böyle bi kafa mı var?
anasına edilen küfürleri güle güle anlatan, hiçbir şeye yüzü kızarmayan bir insanın böyle yalanları da rahat rahat söyleyebileceğini tabi ki biliyoruz.
(bkz: https://www.youtube.com/...zALYg?feature=share)
işin ucu hep dönüp dolaşıp beceriksiz, korkak hiç kimseye hesap soramayan yönetimimize geliyor ülkenin en her anlamda en büyük kulübüyüz, sahip olduğumuz güç hiçbir takımda yok ama herhangi bir anadolu kulübü gibiyiz herkes istediğini söyleyebiliyor.


