67
19. ölüm yıl dönümünde saygıyla andığım gazeteci. tek davası tüm yurttaşların bu topraklarda eşitçe yaşayabilmesiydi.
kendisinin sporla ilgili az bilinen gerçekleri geçmişte galatasaray altyapısında oynamış olması ve koyu galatasaray taraftarı olmasıdır. sol açık oynuyordu. kardeşi hosrof dink, kendisinin futbol serüvenini şu şekilde anlatmıştır:
''abim zaraspor’da futbola başladı. şimdi bakırköy’de galiba… o zamanlar kumkapı’daydı… zara, ermenilerin uğradığı bir futbol kulübüydü. amatör küme lisansı da çıkarmıştı. çerçeveletip duvarına asmıştı. galatasaray’da antrenmanlara çıkıyordu ama maç yaptı mı, doğrusu hatırlamıyorum. sol açık mevkiinde oynuyordu. biri daha vardı, tıbrevank’tan, toros diye, birlikte seçilmişlerdi. o zamanlar futbol bu kadar önemli değildi. bu nedenle profesyonel futbolu bırakmıştı. sonradan pişmanlık duymadı.
abim fanatik değildi ama koyu bir galatasaraylıydı. kritik final maçları kaçırmaz, dikkatle izlerdi. galatasaray’ın avrupa şampiyonu olmasından sonra çocuklarını ve yengemi arabaya bindirip gece turladığını bilirim. futbola bir ilgimiz de şudur: küçükken abimle birlikte inönü stadyumu’na giderdik. millet maç izlerken altına gazete kağıdı koyardı ya. maç bittikten sonra içeri girip o kağıtları toplardık. kese kağıdı haline getirip kumkapı’daki balıkçılara satardık. bu şekilde ekmek paramızı kazandık.''
toprağı bol olsun.
kendisinin sporla ilgili az bilinen gerçekleri geçmişte galatasaray altyapısında oynamış olması ve koyu galatasaray taraftarı olmasıdır. sol açık oynuyordu. kardeşi hosrof dink, kendisinin futbol serüvenini şu şekilde anlatmıştır:
''abim zaraspor’da futbola başladı. şimdi bakırköy’de galiba… o zamanlar kumkapı’daydı… zara, ermenilerin uğradığı bir futbol kulübüydü. amatör küme lisansı da çıkarmıştı. çerçeveletip duvarına asmıştı. galatasaray’da antrenmanlara çıkıyordu ama maç yaptı mı, doğrusu hatırlamıyorum. sol açık mevkiinde oynuyordu. biri daha vardı, tıbrevank’tan, toros diye, birlikte seçilmişlerdi. o zamanlar futbol bu kadar önemli değildi. bu nedenle profesyonel futbolu bırakmıştı. sonradan pişmanlık duymadı.
abim fanatik değildi ama koyu bir galatasaraylıydı. kritik final maçları kaçırmaz, dikkatle izlerdi. galatasaray’ın avrupa şampiyonu olmasından sonra çocuklarını ve yengemi arabaya bindirip gece turladığını bilirim. futbola bir ilgimiz de şudur: küçükken abimle birlikte inönü stadyumu’na giderdik. millet maç izlerken altına gazete kağıdı koyardı ya. maç bittikten sonra içeri girip o kağıtları toplardık. kese kağıdı haline getirip kumkapı’daki balıkçılara satardık. bu şekilde ekmek paramızı kazandık.''
toprağı bol olsun.

