33
gençler tabii çok hatırlamıyor da okan hocam zamanında bizi çok sevindirdi. sonra çok üzdü, sinirlendirdi, hayal kırıklığına da uğrattı. sonra kader yine bir şekilde ağlarını ördü tekrar buluştuk. evet 2 yıldır sevindirdi. lakin anlaşılmayan şey şu ki ortada parlayan 4 bilemedin 5 maç harici avrupa'ya dair bir icraat yok. kadro fatih terim'in falan rüyasında göremeyeceği bir kadro. avrupa başarısının uzun sürede geleceğine inanıyorum bu sebeple bu parlamalar da aslında beni tatmin etti. tatmin etmeyen şey, her ne kadar "mağlubiyet yok" "100 puan" muhabbetleri dönse de, istikrarı olmayan oyun.çünkü bu istikrar yoksa o parlamalar da günlük performans dışında bir yere evrilmiyor. ligi oyunla domine etmemiz lazım. fener'le kasımpaşa ile yine berabere kalabilirsin, hatta yenilebilirsin ama ortada oyun yok. ve maalesef hoca tutuyor premier league'den, la liga'dan örnek vermeye kalkıyor. ya oradan düşmeye oynayan takımları getirsen en kötü 3. bitirir bu ligi. bizim ligimizde sana rakip olabilecek tek takım var. o da fenerbahçe. diğerlerini kalene yaklaştırmaman lazım. hem yaklaştırıyoruz hem de karşı kaleye gidemiyoruz. osimhen'i amerikan futbolundaki hail mary paslarla end zone'a sokup touchdown yapmaya çalışıyoruz. halbuki bu adam çok çok çok daha meziyetli. hem atar hem de attırır. ya hocam çıkıp dese ki "kötü oynuyoruz, üzerinde çalışacağız" olay tamam. lakin buna yönelik bir emare yok. oyunculardan bile söyleyenler oldu da hoca sallamıyor. hoca salllamazsa eğer, sallamak istemeyen, dert etmeyen oyuncu tamamen salar. sakatlar iyileşmiyor. formu düşen, yükseltemiyor. aga biz ne yapacağız? ne oynayacağız? azıcık dert edin hocam, kimsenin senden nefret ettiği yok allasen.

