• 708
    nasıl baslasam bilemedim; ama deginmek istedigim konu, devre arasında robinho'yu takımda gormeyi isteyip de ardından jo alves'in partisine kişiliğine tepki gosterilmesine.
    gercekten cok garibiz yahu, ne umdugumuzu, ne istedigimizi bilmiyoruz. daha dogrusu ne yaptıgımızı bilmiyoruz. celiskiler icinde yasayıp gidiyoruz. mesele sadece futbol da degil, her bir konuda.. belki de bu cografya yapısı geregidir kimbilir, kimse kendi soyutlamasın, hepimiz aynıyız; 3 asagı 5 yukarı biliriz birbirimizi.

    konuyu en baştan irderlersek yaz donemi transferleri bitmis, galatasaray taraftarının gotu tavana vurmustu o sıralar. geldi cattı turkcell super lig, 17 hafta oynandı puanımız 36 idi. eksilen milan baros ve harry kewell, fenerbahcenin ardından 2. sıra. iyi dedik, zaten biz sabır yemini etmistik!! degil 2. sıra 12. sıra olsa ne olurdu ki.. hem devre arasında daha eksik olan stoper gelecek, gokhan zan yedege cekilecekti. nonda'yı da gonderip bi'tane ecnebi oyuncu alırsak tamam dedik. zenci olsun zenci, ne de olsa fener zenci sever degil mi ?

    yonetim, teknik ekip olctu tarttı. sonunda karar verildi ve bir turlu verim alınamayan tobi gitti. ten rengi koyu, brezilyalı bir oyuncu geldi haah dedik. bu adamın gelmesiyle ilerki zamanda baros ve kewell'ın da donecek olması, nonda'nın gidebilme ihtimalini guclendirdi. keza oldu, anlasılıp gonderildi.
    21 ocakta resmi site acıkladı, 22 ocakta turkiyeye ayak bastı jo. havaalanında binlerce kisi vardı onun icin. avrupada oynayamacak diye burun kıvıranlar oldu, keske bonservisi ile alınsaydı diyenler oldu, geldiginde de hemen hedefi gosterildi jo'ya: 27. hafta ali sami yendeki fener macında bizim icin fener'e de jo!
    cıktıgı 6 mac sonunda 3 gol 3 asistle oynadı, tamam dedik bu adamın her turlu gideri var; ama.... aması vardı, hele bir fenerbahce macına cıksın, bakalım ne yapacak, kalıp gidecegini orası belirleyecek. yani öyleymiş, biz de bunu yeni öğrendik.
    27. hafta geldi, hepimizin yuksek beklentileriyle, sonuc: 0-1 takım maglup. bircogumuz icin lig bitti, "allah belasını versin hepsinin" denildi. uzuntuyle koyduk yastıga basımızı. ertesi gun, haber sitelerini bir haber susluyordu: " jo alves'den sex partisi.''
    vaay arkadas yaaa, nasıl olur bu. hemde fener macı sonrası, inanılır gibi degil. sanki adam hic sex yapamazmıscasına, ya da daha onceden adamın boyle huyları oldugunu bilmiyormuscasına.. -- jo'nun bize gelmeden sex partileriyle adının anılmasını bilen galatasaray taraftarı yuzbinlerlecedir.-- neyse..
    film sardı geriye, hakan unsal gibi baslandı cumleye; "zaten bakınca nondanın gonderilmesi hataydı. takımın en cok gol atan oyuncusunun gonderilmesi,ıhhh.., nasıl olur sasılacak bir durum." allah belanı versin denilip, taraftarın cogunlugu s.ktr cekti sonra. sonuc? tassaklı bir prostesto en iyisi hacu denildi, yapıldı.

    gelelim puzzle'ın diger yarısı robinho'ya; devre arasında hem bu ortamda hem de tum internet ortamında gelmesi istenilen adam sex partileriyle nam salmıs robinho değil miydi? ne tepki verirdiniz? ne tepki verecektik gelseydi?
    dur ben söylüyorum; en az 5000 kisi karsılardı havaalanında. "sex partisi" olayı "yaaee olm adamın parası var, iyi topcu da zaten" sozleriyle kulak ardı edilecekti. gelecek, oynayacaktı 3 maç, 2 topuk pası, 1 bacak arası, ardından kanka jo ile birlikte keita'yı yanlarına alıp ver elini geceler. sonra yine baslardık; ''canımızı acıtan sahadaki ruhsuzlar'' diye.
    hadi ordan be. senden ala ruhsuz mu olur? butun odak noktan fenerbahce macı olmus, yenersek dunya guzel, yenilirsen "ruhsuzlar". yok ya? adama sorarlar, senin ruhun sen var ya sen'den baska almıyor mu diye..
    hic dusundun mu jo'ya sallarken sarıldıgın shabani nonda'yı niye bu kadar sevdin? cevap veriyorum; (bkz: 27 nisan 2008 galatasaray fenerbahce maci ).
    diyelim ki fener macını kazandık, jo'nun partisi fener macı degil de, diyarbakır macından sonra cıktı basında. aynı tepkiyi gosterme cesaretinde bulunabilecek miydin? yarın ankarada jo atıp, sampiyonlugu getirirse nasıl bir ruh halinde olacaksın?
    sonuc olarak sevgili renktasım, taraftar olarak once kendini olcup tartacaksın ne yaptım ben, eksigim ya da yanlısım ne veya nerde diye. sonrasında karsı taraftan bir beklentin olacaksa, once ne istedigini bileceksin!

    " robinho'yu istiyorum; ama jo'nun sex partisine karsıyım." kusura bakma da oyle bi dunya yok!!