1180
bu sezonun hediyesi. öncelikle taylan değerlendirmesi yaptığımızda ilk vurgulanması gereken özelliğin zekası olduğunu düşünüyorum. kesinlikle çok zeki bir oyuncu. top tekniği yeterli, pas kalitesi yeterli, mücadelesi yeterli, oyun görüşü çok iyi, aldığı ücret düşük ve bizden biri. zeki futbolcuların mevkisinin çok da önemi olmadığına inananlardanım. bu konuda taylan'ın idolü gerard'ı örnek gösterebiliriz. ağırlıklı olarak 8- 10 numara pozisyonlarında gole yakın bir oyuncu olarak geçirdiği kariyerinde zamanla takımı yöneten, oyunun iki yönünü de top seviyede oynayan, skor katkısı da veren büyük bir oyuncuya dönüşmüştü. gerard gibi gerekeni gerektiği şekilde ve zamanda yapan oyuncu örneğine bizdeki fernando, beşiktaşta'ki atiba'yı da ekleyebiliriz. bu isimlerin birbirinden farklı, hatta yetenek olarak da alakasız isimler olduğunu biliyorum. varmak istediğim nokta bunların bir pozisyonun oyuncusu değil o pozisyonu kendi zekaları, oyun görüşleri, pas kaliteleri ile dönüştüren, mevkilerinin yeni içeriğini belirleyen oyuncular olmalarıdır. melo da skor katkısı, dinamizmi, hava topu hakimiyeti, liderliği ile bunlara dahil edilebilir. hatta ülkemiz için ön libero denilen mevkiyi değiştirmiştir.
taylan kardeşimize gelince yukarıda yeterli dediğimiz her şeyi şimdi olduğundan bir iki puan daha yukarı çıkartabilir. pozisyon bilgisi, zamanlaması, saha içinde kendisine verilen rolü çok iyi kavraması, arkasında marcao sağında solunda emre, arda, soso, belhanda gibi pas alışverişini rahatlıkla yapabileceği yüksek oyun aklına sahip oyuncuların olması onu rahatlatıyor. kendine güveni geldikçe sorumluluk alıyor. sorumluluk aldıkça tüm büyük kumaşlarda görülen o göz alıcı parlaklık ayaklarına yansıyor. anadolu takımından gelen ilk seneyi ara sıra yaptığı pozitif işlere rağmen vasat geçiren bir oyuncunun bir sene sonrasında tamamen kabuk değiştirip -üstelik mevkisine yapılmayan transferin takıma zarar verdiğini söyleyen yazılı-görsel-sosyal medyaya rağmen- ana yapının bir parçası olması onun bu işe inanmışlığını, bağlılığını, kendine güvenini ve düşüncesindeki dirayeti gösteriyor ki bu çok şey ifade eder. oraya kim gelirse gelsin bu adamın kısa sürede yaptığı şeylerin üzerine çıkmak zorunda artık.
şu ana kadar görebildiklerimiz oyunun iki yönünü de çok iyi oynayabildiği ve iki kutu arasını hakkıyla doldurduğu. geçtiğimiz sezonun şampiyonunun yıldızı herkesin ağzının salyaları akarak izlediği, milli oyuncu irfancan, oldukça sert neftçi, saha adım atmadan önce soru işaretleriyle meşgul olduğumuz antep, hajduk maçlarında bize gösterdiği bir başka sonuç da zorluk derecesi çeşitliliği, rakibin sertliği, karşısındaki oyuncuların oyun tipleri fark etmeden kendi oyununu, üstünlüğünü rakibe kabul ettirebilmesiydi. milli takım havuzunda kesinlikle olması gerektiğini düşünüyorum. tabii 3-4 maçlık performansa göre değerlendirmek çok doğru değil ancak onun bu 3-4 maçlık performansta gösterdiği bile fenerdeki dombiliden, akıl sağlığını kaybetmiş tinerspordaki sakat oğlandan, başakşehir'deki mahmut'tan çok daha farklı ve özel. irfanla, çalhanoğluyla arkada çağlarla, cengizle, bindiren bir zeki ile oynayan bir taylan milli takımın son maçlardaki kopuk, renksiz oyununu üst seviyeye çıkartabilir.
allah seni korusun aslanım. böyle devam et. yakın zamandaki şampiyonluklarda, hayalini kurduğumuz o büyük başarılarda senin adın en yukarılarda olacak. imparator'u dinle. çalış. biz hep arkandayız
taylan kardeşimize gelince yukarıda yeterli dediğimiz her şeyi şimdi olduğundan bir iki puan daha yukarı çıkartabilir. pozisyon bilgisi, zamanlaması, saha içinde kendisine verilen rolü çok iyi kavraması, arkasında marcao sağında solunda emre, arda, soso, belhanda gibi pas alışverişini rahatlıkla yapabileceği yüksek oyun aklına sahip oyuncuların olması onu rahatlatıyor. kendine güveni geldikçe sorumluluk alıyor. sorumluluk aldıkça tüm büyük kumaşlarda görülen o göz alıcı parlaklık ayaklarına yansıyor. anadolu takımından gelen ilk seneyi ara sıra yaptığı pozitif işlere rağmen vasat geçiren bir oyuncunun bir sene sonrasında tamamen kabuk değiştirip -üstelik mevkisine yapılmayan transferin takıma zarar verdiğini söyleyen yazılı-görsel-sosyal medyaya rağmen- ana yapının bir parçası olması onun bu işe inanmışlığını, bağlılığını, kendine güvenini ve düşüncesindeki dirayeti gösteriyor ki bu çok şey ifade eder. oraya kim gelirse gelsin bu adamın kısa sürede yaptığı şeylerin üzerine çıkmak zorunda artık.
şu ana kadar görebildiklerimiz oyunun iki yönünü de çok iyi oynayabildiği ve iki kutu arasını hakkıyla doldurduğu. geçtiğimiz sezonun şampiyonunun yıldızı herkesin ağzının salyaları akarak izlediği, milli oyuncu irfancan, oldukça sert neftçi, saha adım atmadan önce soru işaretleriyle meşgul olduğumuz antep, hajduk maçlarında bize gösterdiği bir başka sonuç da zorluk derecesi çeşitliliği, rakibin sertliği, karşısındaki oyuncuların oyun tipleri fark etmeden kendi oyununu, üstünlüğünü rakibe kabul ettirebilmesiydi. milli takım havuzunda kesinlikle olması gerektiğini düşünüyorum. tabii 3-4 maçlık performansa göre değerlendirmek çok doğru değil ancak onun bu 3-4 maçlık performansta gösterdiği bile fenerdeki dombiliden, akıl sağlığını kaybetmiş tinerspordaki sakat oğlandan, başakşehir'deki mahmut'tan çok daha farklı ve özel. irfanla, çalhanoğluyla arkada çağlarla, cengizle, bindiren bir zeki ile oynayan bir taylan milli takımın son maçlardaki kopuk, renksiz oyununu üst seviyeye çıkartabilir.
allah seni korusun aslanım. böyle devam et. yakın zamandaki şampiyonluklarda, hayalini kurduğumuz o büyük başarılarda senin adın en yukarılarda olacak. imparator'u dinle. çalış. biz hep arkandayız


