• 591
    içerisinde bulunduğu insanlar topluluğunu haketmeyen ülke.. o kadar vefalı insanlar var ki içerisinde aklın durur. hayat pahalılığı ve artan vergilerle beli bükülür ama yine de dişini sıkar, sesini çıkarmayı bilmez. sesini çıkarsa ülkeye ihanet ettiğini düşünecek saflıkta insanlar vardır bünyesinde. vatandaşları askere gider, vurur, vurulur ama yine de hakir görülür ülke tarafından. doğduğu günden başlayarak borçlu olur, öldüğünde bile bitmez bazen ödediği borçlar. kurtuluş savaşında, kıbrıs savaşında, kore savaşında, pkk ile yapılan savaşta ön saflarda kullanılır, savaştan döner yine vergi borcunu öder. yetmediyse 15 temmuz'da devletini sokaklardan toplar ki o devleti feto denilen oluşuma tüm can damarlarını teslim etmiş ve vatandaşına ihanet etmişken yapar bunu.

    dünyada bu kadar ülkesine hizmet edip karşılığını bu kadar alamayan bir topluluk yoktur. devletin varlığının amacı vatandaşa hizmettir. vatandaş doğacak, büyüyecek, okuyacak, evlenecek, vergisini verecek, çocuk yapacak ve ölecek.. devlet de vatandaşın bunları yapmasını güvenli bir şekilde sağlayacak. bazen gerçekten çok abarttığımızı düşünüyorum devlet kavramını. ülkenin vatandaşlarının %80'i devlete verebileceği şeylerin kat be kat fazlasını verirken, o devlet sürekli vatandaşına sırtını dönüyor. bu sadece şimdilerin sorunu değil. atatürk'ün ölümünden itibaren ve atatürk'ten önce osmanlı devletinden beridir süregelen bir gelenek bu. osmanlı devletini kuran oğuz boylarına ihanet edip sarayda tek bir türke bile görev verilmedi nice zamandır. üstelik gerçekten akıllı bir milletken türkler. vatandaşına hakettiği şekilde değer veren tek lider atatürk'tü. köy enstitüleri kuruldu, köylüye değer verildi, çağdaş olmasına yardımcı olundu, şimdilerde 200 senede yapılamayacak devrimleri 15 senede yaptı fakat atatürk'ün mirasını da tarihe gömdüler. hem de onun izinden gidiyoruz diyen zihniyet yaptı bunu. neyse çok sinirliyim.

    vatandaşı olarak bu ülkeyi haketmiyoruz. bu ülkenin vatandaşı şu an atıyorum polonya'da olsa, iddia ediyorum polonya şu an avrupa'nın en güçlü ilk 3 ülkesinden biri olur. neymiş tembelmişiz, bok öyleyiz afedersiniz. tembel olmaya teşvik ediliyoruz desene sen şuna. eğitim sisteminden başlıyor tembel yapılmak. değilse kurtuluş savaşında cepheye kağnıyla silah taşıyan kadınlarımıza söylesene sen tembelliği? yahut ordan oraya cepheye sürülen, savaş bitince de yeni bir ülke kurulan vatandaşına söylesene bu tembelliği? üstelik eski alışkanlıklarının hepsi kaybolmuşken, alfabeden kılık kıyafet devrimine ordan da eğitime kadar her alanda değişikliğe öyle ya da böyle ayak uyduran vatandaşına anlatasana sen tembel olduğunu? biraz düşünün neden böyle söylediğimi. anlayacaksınız..

    ve son yaşanan olaylar.. benim için sayıların önemi yok. 3 olur, 33 olur, 3300000 olur. senin vatandaşın orda ölürken sen burda interneti yavaşlatamazsın. sen devlet olarak, ordaki vatandaşlarının güvenliğini sağlayacaksın. sağlayamıyorsan da devleti yönetiyorum iddiasında bulunmayacaksın, hadi onu geç bir özür borçlusun yahu vatandaşına bir özür. ben hatırlamıyorum yaşanan bunca olaydan sonra bir kere özür dilendi mi? istifayı falan geçtim bir kere özür bile dilenmedi vatandaşa bu devlet tarafından. o kadar çok sinirliyim ki, söyleyecek o kadar çok şeyim var ki, resmen boğazımda düğümleniyor..

    ve ben bu satırları yazarken bile 50 defa düşünüyorum aman ceza alır mıyım diye. bunun ne kadar kötü bir şey olduğunu biliyoruz zaten. hepimizin söyleyecek bir şeyi olup söyleyemememiz. neyse deyip geçiyoruz çoğumuz ki doğru karar. çünkü demezsen sen vatan haini olarak ifşalanıyorsun o çok sevdiğin devlet tarafından. senin ve yedi sülalenin üstü çiziliyor. sokağa çıksan insan yüzüne bakamayacak hale geliyorsun. çok akıllı hareket gerçekten.. çok klas... türkiyeymiş... peh...