• 1679
    emre çolak'a penaltı attırmasını iki açıdan incelemek gerekir.

    önce emre çolak ekseninde... kesin olan bir şey varsa bu çocuk bu gece uyuyamayacak. zaten penaltı golünden sonra koştu önümüze geldi sevinçten ağladı. kumaş kalite, galatasaray terbiyesini korur, aydın abisi yerine arda abisinin izinden giderse yıllarca bu formayı terletir. fakat penaltı şansı kendisine verilmeseydi daha mı iyi olurdu diye de düşünüyor insan. böyle bir maçtan sonra tekrar yer bulması kaç hafta sürer? gelgitlerde kaybolur mu? ben oldum delisi olur mu? şımarmaya başlar mı? yeni bir batuhan karadeniz vakası yaşanır mı? bunları zaman içinde göreceğiz.

    gelelim arda eksenine... adamsın adam. bu topraklarda sultan bile olsa, işbaşına geldiği gibi en önce kardeşlerini öldürür. başkanlar gelir en yakın rakiplerini yıpratmakla işe başlarlar. arda da pekala kaptan olarak gelen gençlerin (belki bilinçaltında) önünü kesip hükmünü yıllarca sürdürebilir. emre çolak yerine o penaltıyı barış'a attırırsın, sonra soran olursa hat trick yapmasını istedim dersin, kimse de sana neden emre çolak'a attırmadın demez. ama kaptanlığı hakketmek, kaldırabilecek seviyede olmak bu ince detaylarda gizlidir. o pozisyonda topu alıp emre çolak'ın önüne koyan adama galatasaray kaptanı denir. bir gün liverpool'a, arsenal'e, barcelona'ya gidersen de insanların gönlünde galatasaray kaptanı olarak kalmak için gereken kriter de işte tam olarak budur.