• 6164
    futbol takımının şanssızlığı bulunduğu iklimdir. galatasaray kulübü tek başına koca iklimi değiştiremeyeceğine göre avrupa'da başarı hayaldir.

    nedir bu iklim? ilk olarak kulüpleri yönetenlerden başlayalım. bu iklimde kulüp yöneticileri kendi reklamlarını yapmak ve bal tutan parmağını yalar atasözünü devreye sokmak için yönetici oluyor. gerçekten futbolu geliştireyim, futbola bir şeyler katayım diyen yönetici yok denecek kadar az gelmiştir tarihte. özellikle son yıllarda sosyal medyanın da verdiği yetkiye dayanarak sadece kin pompalayan, etkileşim için olmadık işlere giren, lokal başarıyı araç değil amaç gören bir yönetici kitlesi var. küçük olsun, bizim olsun; en büyük rakibimizi yenelim gerisi önemli değil vb. gibi düşüncelere sahip insanlar yönetiyor takımları. bir tane kulüp başkanı da çıkıp demedi ki bugüne kadar 10 yıllık bir plan ile geldik, 10 yıl sonraki hedefimiz avrupa'da her yıl 2.tur gören bir takım oluşturmak. gelenlerin hedefi hep final o yıl, kupa da değil, final. ulan bari finale çıkıyorsun, kupayı hedefle. ama yok kupayı hedeflerse kupayı kazanamamış olacak, o da kazanamayacağını bildiğinden final diyor. ilk turda elenince de ben zaten kupayı hedeflememiştim, finali hedeflemiştim, o zaman da kupayı alamayacaktık, şimdi de alamadık alt mesajını taraftara vermeye çalışıyor. bu ilk turda elenmeler için de harcanan paranın haddi hesabı yok. kayıt tutup, soruşturan da yok. para taraftarın cebinden çıkıp, birilerinin cebine giriyor. bize de burada birbirimizi yemek kalıyor.

    sadece kulüp yöneticileri mi? tabi ki hayır. federasyon yöneticileri daha beter. sadece takım kayırmak için oradalar. federasyonun amacı futbolu adil şekilde yöneterek, yukarıyı taşımaktır. bizde ise kendi takımımı kayırayım peşinde herkes. futbol ile ilgili ne kadar yanlış karar varsa vermek için toplansalar bu kadar olur. hakemleri korumazlar, hakemleri kendi tetikçileri haline getirirler, yabancı sınırı tek gündem maddeleridir. koca koca futbolun f'sinden anlamayan iş adamlarının tek gündem maddesi yabancı sınırı. işte bağlı olduğumuz federasyon.

    yöneticileri halletsek, taraftarlar ne olacak? bir problemde burada var. sabır diye bir şey bizde yok. hemen başarı gelecek, gelmezse kelle gider. zamanında padişahlar bu kadar kelle almamıştır be. yukarıdaki yönetici tipi gelse, 10 yıllık plan ile, 1. yılın sonunda istifa sesleri yükselir. çünkü eğer plan varsa herşey iyiye gitmelidir. kötu giden plan, proje asla olamaz. çünkü takım bitik yıldızlar doludur ama sonuçta yıldızlarla doludur. bitik olmaları önemli değil yıldızlar ya, taraftara o yeter.

    özet geç lan piç diyenler için; bu kulübün futbol branşında yurt dışı başarıları kazanması için ilk önce iş bilmez, taraflı federasyon yöneticileri değişmeli, ardından iş bilmez, popülist, menfaatçi yöneticiler değişmeli, ardından sabırsız, sönmüş yıldız hayranı, hayalperest taraftarlar değişmeli, en son teknik direktörler ve futbolcular değişmeli. yoksa afrika'dan da, amerika'dan da, asya'dan da, avrupa'dan da kariyerli, kariyersiz, sönmüş, sönmemiş bir çok teknik direktör ve oyuncu geldi gitti, saman alevi gibi başarılardan fazlası elde edilemedi.