• 4141
    uefa kupasının kazanılması galatasaray taraftarına hiç iyi gelmedi. çünkü o zamandan beri hep o yıllardaki galatasaray'ı bekledik durduk. şimdi soğudu tabii, terim gittikten sonraki senelerde lucescu'nun bahtsızlığı da bu olmuştu. o zamandan beridir de tipik yiyici büyük takım taraftarı gibi hiçbir şeyi beğenmez olduk. daha da kötüsü teknoloji ilerleyip dünya futbolu herbir kişinin evine girince gerçeklerden de koptuk. belli isimlerden aşağısı tatmin etmez oldu.

    bakın bu belhanda olayı, feghouli olayı değil. 2011 yılını unutmuyorum. muslera alındığında kovaydı, felipe melo alındığında balondu, ujfalusi alındığında kasaptı, her gelene kulp takıp durdu bu taraftar. ismi olanlar hariç. aşağısı kesmedi çünkü. hadi o gelenler de bir şekilde araftaydı ama sneijder ve drogba birtakım galatasaray taraftarı için resmen put oldu. çünkü isimleri vardı bu adamların.

    hadi drogba da sneijder da bir sezon iyi iş çıkardılar, hatta drogba gelmese 2013 şampiyonluğu büyük ihtimalle kaçardı. gelgelelim sneijder son senelerinde bildiğiniz yattığı yerden tokatladı galatasaray'ın paralarını. bir allah kulu da çıkıp "birader yeter artık" diyemedi. (bu arada bu tokatlamaya açıkçası kızmıyorum. sneijder futbolu çoktan bırakmıştı da o zamanki galatasaray yönetimlerinin durumu da malum.)

    sonra dünya tarihinin en basiretsiz, yalancı ve hilebaz yönetimi olan daö yönetimi dahiyane(!) bir fikir buldu. gitti yeni alınan belhanda'ya, daha sneijder gitmeden, 10 numaralı formayı verdi. aslında bu birtakım taraftarla belhanda'nın arası o gün bir daha kapanmamak üzere açılmıştı. gerisi teferruat. o günden beridir de bu adam ağzıyla kuş tutsa o birtakım taraftarca beğenilmedi.

    burada belirleyici etken "galatasaray seviyesinde değil" cümlesi. bu seviyenin tanımını biri yapsa keşke. mesela belhanda yıllardır avrupa'da yokları oynayan, ekonomik durumu içler acısı olan bir galatasaray seviyesinde değil mi? acaba sizin idealize ettiğiniz galatasaray seviyesinde bir problem olabilir mi?

    yani o 2000 kadrosu da öyle ha diye oluşmadı, unutan varsa. ben çocuktum, ümit davala'ya, ar.f erdem'e, ergün penbe'ye söver dururdum o halimle, hiç sevmezdim o adamları. sürüyle hata yaparlardı maç içinde. ama bu adamların hepsinin yaptığı hataları diğer takım arkadaşları kapatırdı. bu adamların hiçbiri şu anki kadroda bulunan oyunculardan daha hatasız oynamadılar. hatta yetenek olarak şu anki kadrodan çok da farklı değildiler. onların hagi'si vardı, bunların yok. o kadro 4 senede düşe kalka ama her zaman bir kişiye bağlı kalmadan takım halinde büyüdü.

    galatasaray seviyesi dediğiniz o şey istikrarla ve kenetlenmeyle geldi. o gün de bugün gibi, benim çocuk aklımla yaptığım sövgüler o topçulara sürekli yapılsaydı ne 4 sene üst üste şampiyonluk olurdu ne uefa kupası. kötü oynardı, tugay kerimoğlu'nu küfrede küfrede yolladı bu taraftar. sonra arkasından ağladı herkes. ben söyleyeyim, tugay leş gibi oynuyordu galatasaray'da. o zamanki eleştiri neydi biliyor musunuz? "bu adamın ne işi var gaassaray'da!?!?!?"

    tugay da o zamanın jargonuyla "galatasaray seviyesinde değildi."

    elhasıl belhanda yahut zelhanda değil önemli olan. idealler yanlış. galatasaray seviyesi dediğiniz seviye avrupa'ya katıldığı onca sezon sonra dördüncü torbadan kendine yer bulabilip men edilme korkusuyla her gün endişelenen bir seviye. milan bir zamanlar gattuso - pirlo - seedorf - kaka - inzaghi - şevçenko kadrosuyla avrupa'da fırtına estiriyordu. şimdi kafadan say desek milan'ın kadrosunu kimse sayamaz.

    çünkü futbol değişti ve eski çamlar bardak oldu. galatasaray avrupa fatihi değil, avrupa fatihiydi. belki yine olur. ama öyle drogba ve sneijder'dan daha aşağı topçuları "gaassaray seviyesinde değil" diye sürekli itin tenasül uzvuna sokarak değil. belhanda da şu galatasaray'da tek bacağıyla dahi oynar. top kaptırıyormuş da bilmem neymiş de, bunlar tezvirat. o pas hatası yapıyorsa diğerleri kapatacak. diğerleri pas hatası yaptığında o kapatacak. böyle böyle takım olunacak.

    sağ bekte uğur, sol bekte ferhat'la da öyle şampiyon oluyorsun. sağ bekte capone, sol bekte ergün'le de öyle uefa kupası kazanıyorsun. arsenal'ın sol kanadında sylvinho ile overmars vardı. onlar galatasaray seviyesinde miydi acaba?