• 1594
    son senelerde ülkenin genel karakterini yansıtan laçkalaşmış milliyetçi söylemlerle sınırlama gelecektir. fatih terim'in kopartıldığı süreçte baskıyı unutmak mümkün değil. ekonomi kanalında bile laf arasında fatih hocaya baskı yapılıyordu. futbolla hiçbir ilgisi olmayanlar dahi fatih hocayı milli görevden kaçmakla itham ediyordu. kadın-erkek, çocuk-ihtiyar, zengin-fakir, okumuş-cahil fark etmeden hepsi ezberlemiş gibi aynı tornadan çıkmış retoriği tekrarladı. neticede hoca milli takıma gitti. sonrası malum.

    aynı güruh, 12 haziran 2016 türkiye hırvatistan maçı'nda yedek kulübesine konan atatürk portresinin ardından fatih hocanın kovulması için ellerinden geleni yaptı. ne hikmetse hocanın arkasında olduğu söylenen kişilerden de o portreden sonra yok oldu. hoca tamamen yalnız kaldı. hakkı olan tazminatı almak istedi diye, sanki hocayı milli göreve davet edenler kendileri değilmiş gibi ''vergilerimiz haram zıkkım olsun'' demeye başladılar. (federasyonla verginin alakası yok, o da ayrı mesele)

    sanki kurallara aykırı bir durum varmış gibi on bir yabancı oyuncuyla sahaya çıkmamız olay oldu. meclis grup konuşmalarına kadar dert oldu bu durum. konuşan şahsın takımı beşiktaş da şampiyonlar ligi maçına on bir yabancı ile çıkmıştı ama bu dert olmadı. kaldı ki biz on bir yabancıyla oynarken, rakip takımlar on veya dokuz yabancı oyuncuyla sahadaydı. mesele üzüm yemek değil. bağcı biz oluyoruz.

    hasılı önümüzdeki sezon* başarılı olursak müthiş bir kampanya daha başlayacak. ne fransızlığımız kalacak ne de diğer kötü yakıştırmalar. galatasaray sadece sahada kazanmıyor. bu yüzden şampiyonluğumuz çok önemliydi. yalnız a takıma değil; bütün alt kategorilere takviye yapmamız şart. önümüzdeki sezon şampiyonluk daha da önemli. ellerinden geleni yapacaklar durdurmak için.