• 6
    9 aralık 2017 galatasaray akhisar belediyespor maçı'nın ilk yarısı bitmek üzere, 2-0 yenik durumda bir takımımız var. kötü de oynamıyoruz ama bir gariplikler oluyor kendi kalemizde şut dahi görmeden yenik duruma düşmüşüz, orta sahadan vurmuşlar gol olmuş. haliyle moraller de epey bozuk. tribünler homurdanıyor, tudor istifa sesleri yükseliyor, imparator terim tezahüratları yükseliyor. bir taraftar a4'e renkli çıktı almış kameralara onu gösteriyor... işin ilginç yanlarından biri ise bu maçı çevireceğimize olan inancımın çok kuvvetli olmasıydı.

    ve ikinci yarı başlıyor. ilk yarının iyilerinden biri olan ve stoper olmasına rağmen her an gol atma ihtimali olan maicon oyundan alınmış. derken sahadaki muslera hariç 10 kişi topa saldırmaya başlıyor. istisnasız herkes deparlar atıyor, basıyor, ısırıyor... ve çok gecikmeden gol geliyor. daha o gole sevinirken peşine bir ikincisi daha geliyor. 3, 4. herkesin panik yaptığı, hayal kırıklığı yaşadığı, isyan ettiği, eski aldatmış sevgiliyi aramak üzere olduğu bir anda her şey değişiyor. galatasaray, sezonun ilk 8 haftası herkesi kendine hayran bırakan oyunun bile bir tık üstünü oynuyor. ve doğal olarak 3 puan cepte, liderlik koltuğu maç fazlasıyla da olsa geri alınıyor. buruk da olsa hafif bir gülümse oluşuyor tüm taraftarların yüzünde.

    ertesi gün 10 aralık sivasspor başakşehir maçı'nda liderlik kesinleşiyor. o hafif gülümseme yerini keyifli, sıcak bir sevince bırakıyor. liderliği geri almış olmanın rahatlığı taraftarların sözlükteki yorumlarına da yansımaya başlıyor. akşamında 10 aralık kayserispor beşiktaş maçı'ndaki beraberlik ile keyiflere keyif katılıyor, sarı kırmızı şampiyonluk meşalelerinin kokusu gelmeye başlıyor. uzun bir aradan sonra huzurlu bir uyku galatasaray taraftarlarını bekliyor.

    ve 11 aralık 2017 uefa şampiyonlar ligi kura çekimi'nden bir haber geliyor.

    işte bu nida, tam da bu sıralarda, her yerde yankılanıyor. kulaklarda, akıllarda, beyinlerde, dil dışarıda görsellerle canlanıyor.

    (bkz: tanrım ne olur kesilmesin devam etsin)