• 1538
    eğer avrupa'nın beş büyük liginin olduğu ülkelerin milli takımı değilseniz kaliteli bir mili takım olmanız kendi liginizde oynayan yerli futbolculara değil avrupa'nın büyük liglerinde oynayan yerli futbolculara bağlıdır. çünkü en üst düzey futbol buralarda oynanıyor ve bu seviyelerde ne kadar çok futbolcunuz varsa o kadar iyi bir milli takımsınızdır.

    hatırlarsınız yabancı sınırı yerli futbolcu piyasasını inanılmaz şekilde şişirmişti ve vasat yerliler bile yıldız futbolcu maaşı alıyordu. bu yüzden özellikle anadolu'da parlayan genç futbolcular yüksek maaşlı kontratlarla istanbul takımlarına kapağı atıyor ve yatmaya başlıyordu. kimse yurtdışına çıkmaya hevesli değildi. çünkü burada olağanüstü maaşlar kazanıyorlardı ve yabancı sınırı nedeniyle takımlarında banko ilk on bir oynuyorlardı. ancak yabancı sınırı esnedikten sonra yerli futbolcuların bir cazibesi kalmadı. artık takımlarda yerleri banko değil ve eskisi gibi uçuk maaşlar da alamıyorlar. bu yüzden avrupa'ya sıcak bakıyorlar. bu da onların daha üst seviyelerde oynayan ve daha üst seviyeye çıkmış futbolcular olmasını sağlıyor. ayrıca türk takımlarında oynayan yerlilerin de eskisine göre daha rekabetçi bir ortamda olması sadece kaliteli olan futbolcuların forma giymesini sağlıyor ki rekabet her zaman futbolcuları daha üst seviyeye çıkarıyor. ligimizde son dönemde yerli futbolcu konusunda niceliksel ciddi bir eksilme olsa da niteliksel olarak da ciddi bir artış var. üstelik futbolcu ihracına da başladık. artık üst seviye liglerde daha fazla oyuncumuz var. mesela avrupa'nın üst düzey liglerinde oynayan türk futbolcu sayısı ondan fazla. bazıları bizim altyapımızdan çıkmış olmasa da sonuçta bizim mili takımda oynuyorlar ve bize kalite katıyorlar. ligimizde de serdar aziz, tolga ciğerci, oğuzhan özyakup, tolgay arslan, caner erkin, gökhan gönül, yusuf yazıcı, okay yokuşlu, burak yılmaz, emre akbaba, deniz türüç gibi vasat üstü sayılabilecek futbolcular oynuyor takımlarda. eskisinden az ama daha kaliteli.

    ayrıca yabancı sınırı rekabetçi türk takımları için de ciddi bir sıkıntıydı. bu sınır yüzünden takımların transfer havuzu oldukça dardı ve anadolu'da en ufak bir parlama işareti gösteren genç futbolcular için birbirilerine giriyorlardı. üstelik bu futbolcuların çoğu vasat futbolculardı ve takımların avrupa maçlarına bu futbolcularla çıkması başarının da önünü kesiyordu. takımlarımızın avrupa'daki muadili olan takımların kaliteli futbolcuları topladığı dönemde bizim takımlarımız daha fazla maliyetle vasat yerlileri kadrolarına dolduruyorlardı. en nihayetinde avrupa arenasında çok daha uygun maliyetlerle kurulmuş takımlar bizim pahalı ama vasat kadrolu takımlarımızı tokatlıyordu. ancak yabancı sınırının esnemesinden sonra ligimizdeki takımların kalitesinde ciddi bir artış meydana geldi. mesela daha geçen başakşehir sevilla gibi üst düzey bir takıma karşı neredeyse deplasmanda turu geçiyordu. eğer bu sezon yabancı sınırı olsaydı başakşehir muhtemelen iki maçta da fark yerdi.

    işte bu tüm bu sebeplerden dolayı mevcut yabancı sınırı çok faydalıyken lucescu gibi tecrübeli bir teknik direktörün niteliksel artışı göz ardı edip niceliksel azalmayı vurgulaması beni ciddi hayal kırıklığına uğrattı. elimizde geçmiş dönemlere göre çok daha kaliteli bir milli takım var ve bence bunun en önemli sebebi mevcut sınır.