• 10369
    bugün bir gol attı.
    yeni teknik direktöre koştuğu için "karaktersiz" oldu.
    yeni teknik direktöre değil asist yapan podolski'ye koşsaydı "yeni teknik direktör gelmiş, insan gider ona koşar" denir, yine "karaktersiz" olurdu.
    taraftara koşsa "şov yapıyor, yaranmaya çalışıyor, bize bu numaralar sökmez burak efendi" denir, yine "karaktersiz" olurdu.
    selçuk'a koşsa "asist yapan podolski'ye koşmadı, takım içi gruplaşma yapıyor" denir, yine "karaktersiz" olurdu.
    golü eşine armağan etse "futbolcu dediğin önce taraftara koşacak, taraftar bu adamın umurunda değil ki abicim" denir, yine karaktersiz olurdu.
    gol sevincini yaşamasa "artık gole bile sevinmiyor, bunun gibiler takımdan uzaklaştırılmalı" denir, yine "karaktersiz" olurdu.
    golü kaçırsa "takımı sabote ediyor, mustafa hoca'yı da göndertip babası fikret yılmaz'ı takımın başına geçirmek istiyor" denir, yine "karaktersiz" olurdu.
    cezası sebebiyle oynamasa "bilerek ceza aldı" denir yine "karaktersiz" olurdu.
    ceza yemese oynasa "teknik direktörü sabote etmek için ceza yemedi" denir, yine "karaktersiz" olurdu.
    rica ediyorum, lütfen yapmayın bunu artık.

    şimdi ben bu satırları yazdım ve burak'ı korumuş oldum ya (çünkü sizler için hakaret etmemek fiili korumak ile eş anlamlı) ben de "karaktersiz" oldum. ama sizi temin ederim karaktersiz değilim. tanısanız çok seversiniz beni, cidden bak. iyi bir insan olduğumu söylerler genelde. bu övgüleri almak için ekstra bir şey yapmıyorum. övgü almak için bir şey de yapmıyorum. art niyet taşımamak, fesat olmamak, saygılı olmak falan yetiyor. aslında kolay şeyler.

    hani bir laf vardır "iyi düşün ki iyi olsun". burak için yorum yaparken bu metafordan yola çıkabilirsiniz, tabi eğer isterseniz.

    saygılar