• 870
    nasıl başlasam bilemedim açıkçası. acaba dedim bilal'in dünkü maçtaki performansını mı yazsam? yoksa bilal'in teknik özelliklerinden ya da karakterinden mi bahsetsem? bilmem bilir misiniz futbolda "kadife bilek" diye bir tabir vardır. neyse, ben ne yazacağıma karar veremedim. en iyisi dedim öyle bir yazmaya başlayayım da gerisi gelir. sonra aklıma dün okuduğum bir entry geldi. orada bilal kısa'nın 17 ekim 2015 galatasaray gençlerbirliği maçında attığı gol için şöyle bir ifade geçiyordu; "şans golü".

    dün, bilal'in attığı gole şans denilen yazıyı okuduğumda vücudum çok değişik tepkiler verdi. başka bir aleme gittim. demet akalın'ın "çalkala" isimli şarkısını açmışım. istemsiz olarak gülmeye başladım, gülerken aklıma insanoğlunun son yıllardaki hali geldi. sonra bu konuları daha fazla düşünmemek için karşımda sessiz sessiz bira içen arkadaşıma söyledim bunu. "oğlum, bilal'in golüne şans demiş adam" dedim. çocuk da haklı olarak "hangi golüne?" dedi. "bugünkü golüne" deyince "dalga geçmiştir ya" dedi. sonra biraz bu ihtimal üzerinde durdum. ama hayır, dalga geçmemişti. sonra başka arkadaşım geldi yanımıza. bir gelsene diyerek çağırdım ve golü izlettim. video bitince "pozisyon hangisi?" dedi çocuk. "bu kadar" dedim. "sen benle daşak mı geçiyon olum? ne yani, benden bu gole şans dememi mi bekliyon?" dedi.

    velhasıl kelam, eğer bir kişi bilal'in 17 ekim 2015 galatasaray gençlerbirliği maçında attığı gole "şans" diyorsa, ben o kişinin daha önce herhangi bir futbol maçı izlediğinden, izlemişse de o maçlarda herhangi bir golün (gol: futbolda topun tamamının, kale direkleri arasındaki kale çizgisini geçmesi) atıldığından şüphe ederim. eğer futbol izleyicisi ise o kişinin futbol diye izlediği şeyden şüphe ederim. ama eğer gerçekten normal birisi ise ve o gole şans diyorsa bu kişi -kısa ve öz- art niyetlidir. bu art niyet konusuna bir örnek de şu; burada aklı başında olan, kalem gücü olan, yazı yazabilen kişiler bile mevzu bahis olan kendi egoları olunca o kadar art niyetli oluyorlar ki burak'ın penaltı poziyonu için "aslında burak rakibe faul yaptı ama hakemi kandırıp penaltı aldı" diyorlar. eh be kardeşim, el insaf be kardeşim.

    abi bakın, sakin olun, sakin düşünün. neden bu art niyet? bilal üzerinden değil sadece daha genel olarak neden bu kadar art niyetlisiniz? kapak takmışmış. taktırmasaydın kendine kapağı. bilal'i yeterince tanımadan, futbolu yeterince bilmeden buralarda ahkam kesmeseydin. kimse bilal'e bir mesut özil demiyor. ama adam iyi oynadı işte arkadaş. art niyet taşımayan, futbolu az veya çok bilen, ingiliz, ispanyol, alman, türk kim var kim yok dünkü maçı izlesin "sarı-kırmızılı takımın 5 numaralı futbolcusu iyi oynadı, çok da güzel bir kafa golü attı" der. yahu bunu söyleyemeyecek kadar ya da bilal'i bu kadar küçümseyecek, bu kadar aşağılayacak kadar ne düşünüyorsunuz? ayıbını geçiyorum yazık, yazığını geçiyorum ayıp. ne yaptılar size? ne yaptılar sizin beyninize? bir yerlerde birileri komplolar üretiyor siz de buna inanıp kendinize kurban seçtiğiniz futbolcuları çeşitli yollarla aşağılıyorsunuz.

    yine aklıma geldi, yahu adam gole şans demiş ya. golü bilgisayarıma indirdim, "şans golü" diye de kaydettim. ibret-i alem olsun diye bu golü gelen her arkadaşıma izleteceğim. "bu gole şans dediler" diye sunumlar yapacağım. bu golü kendimden sonraki nesillere aktaracağım. ha belki de aktaramam. neden aktaramayacağım biliyor musunuz? çünkü buraya yine öyle şeyler yazacaksınız ki bu gole "şans" demek o diyeceklerinizin yanında devede kulak kalacak. "ya tamam kardeşim sen de abartma" demeyin, çünkü abartmıyorum.

    belki okuyup "ben ne yapıyorum?" dersiniz diye buraya bir şeyler yazıyorum ama bunu da art niyetli okuyorsunuz. rica ediyorum bunu okurken sinirlenmeyin. ben sizin düşmanınız değilim. ben sizin zihniyetinizin, gidişatınızın yanlış olduğunu söyleyen, gece gece bunu yazan bir bireyim. rica ediyorum bunu düşünün.

    saygılar.