• 10118
    liseyi bayrampaşa'da okudum. okul, arda'nın çocukluğunun geçtiği sokağın bitişiğindeydi ve anne babası o zamanlar orada oturuyorlardı. ders çıkışı 3-5 arkadaşın o bölgede toplandığını görünce yanlarına gittim "hayırdır ne var acaba" diyerek. siyah lüks bir arabaya bakıyorlar. "nabıyorsunuz oğlum burada ilk defa mı kallavi bir araba duruyor sanki." dedim. "arda'nın arabası oğlum." dediler. o anki duraklamam, heyecanım ve ardından "arda nerede ?" diye soruşum.

    berberin önünde kendi yaşlarında biriyle samimi bir şekilde muhabbet ediyorlar. tahminimce çocukluk arkadaşı veya civardan yakın bir tanıdığıydı. yanlarında da bir kadın duruyor. resim çekilmek için can atıyoruz fakat bir yandan da çekiniyoruz nedense. tam bir cesaret "hadi gidelim ne diyecek sanki" diyecekken kadın sesleniyor bize: resim çektirmek istiyorsanız gelin çocuklar çekinmeyin. arda bunu duyunca bize bakıyor ve "gelin gençler" diyor. gözlerimiz parlıyor ve heyecanla gidiyoruz tabiki. fenerli beşiktaşlı arkadaşlar da geliyor. sene 2007 işte arda'nın herkes tarafından sevildiği zamanlar.

    biz galatasaraylı 6-7 arkadaş ayrı bir heyecanlı ve gururluyuz. bizim oyuncumuz, bizim alt yapımızdan, sarı-kırmızıya gönül vermiş birisi, yani bizim aileden sayılır. "arda aabiii, çok büyük oyuncusun, süpersin, abi çok yakışıklıymışsın yav" falan övgüler havada uçuşuyor. hepimiz sırayla resimleri çekiliyoruz. 12-13 kişiydik yanılmıyorsam. sıkılmadan, samimice, övgülerimize karşılık vererek ve güler yüzüyle resimler çekiliyor. resimleri çeken kişi de oradaki kadın. kim olduğunu öğrenmemiz fazla uzun sürmüyor. kadın tam telefonu uzatırken elinden kayıp düşünce "çocuklar hevesle geldi. telefonunu kaybedip gidecekler anne." diyor gülerek arda. hepimiz tabi şu capslerdeki "sevdiğim kız espri yapınca ben"deki gibi kahkahalar atıyoruz.

    sonuç olarak bize günlerce konuşulacak ve benim gibiler için yıllarca unutulmayacak bir hikaye çıkıyor. şimdiki günlerden o günlere bakınca ise bende hüzün yaratan bir hikaye halini aldı. çünkü o arda maalesef bu arda değil. keşke çevrendeki kişiler sadece berberin önünde konuştuğun arkadaşların olsaydı. yine de canın sağolsun.