• 3485
    medyada çok ilginç şekilde lanse edilen spor kulübümüz.

    şike yaptığı çeşitli tape ve belgelerle kanıtlanmış aziz yıldırım'ın, yüce önder mustafa kemal atatürk perdesini kullanarak, kendilerini ak, bizleri kara göstermeye çalıştığı aşikardır.
    bu ötekileştirme yöntemini, hepimizin tanıdığı bir başka fenerbahçeli de ülke vatandaşlarına uygulamaktadır.

    yine bu cenahın gönüldaşları, bizleri, fransız tohumu olarak lanse etmeye çalışmaktadırlar.

    genellikle fenerbahçe cephesinden aldığımız bu yaftaları, yer yer beşiktaş jimnastik kulübü'nden de görmekteyiz.

    ben anlamakta zorlanıyorum bu yapılanları.
    tekrar gözden geçirmek gerekirse;

    fransız tohumu dedikleri lisemizden, çanakkale savaşı'nda verdiğimiz şehitlerden ötürü, bir kaç dönem mezun vermediğimizi bilmiyor mu bunlar?
    tevfik fikret gibi gerici düşmanı bir aydının, bizim camiamızın bayrak adamı olduğunu görmüyorlar mı?

    öyle ya, o kadar da lümpen ve liboşuz ki biz, çok sevdiğimiz metin kurt, sosyalist olmasıyla övünüyor;
    bir başka metin'imiz, metin oktay, deniz'ler asılmasın diye kampanya başlatıyor, imza topluyor.

    ne kadar da hainiz!

    günümüze bakıyorum, daha çok şaşırıyorum.
    hemen hemen her geldiği galatasaray maçında dakikalarca yuhalanan bir başbakan var, hatta birinde ben de stadtaydım.

    berkin'in cenazesine resmi olarak çelenk ve başsağlığı gönderebilen tek camiayız.
    gezi parkı olayları'nda ilk destek açıklamasını yapan bir başkana sahibiz.
    divan kurulu'nda çok sayıda muhalif isme sahip olan bir kulübüz.
    camiamızın başbakan ile sürekli olarak kontak kurduğu bir rıdvan dilmen, bir acun yok...
    lisemizde, siyasi duruşlarında sapmalar gördüğümüz mezunların içindeki sözde yazarları, sorarlarsa bizden değiller afişleriyle dışlayabiliyoruz.
    üstelik bunlardan biri mevcut iktidarın baş danışman sıfatlılarından...

    stadyum açılışımızda başbakan ve toki müdürü'nü dakikalarca ıslıklayıp stadın dışına çıkartabiliyoruz.
    bu toki müdürü de, sonradan bakan olan, oğlunun adı hırsızlık davalarına bulaşan ve aforoz edildikten 5 dakika sonra "başbakan da istifa etmeli" tipinde konuşan, ardından özür dileyen, yanar döner bir arkadaş oysa ki...

    ve bu stadyum meselesinde, sırf "kameralardan yuhalayanları tespit edeceğiz" açıklamasını yapıp, taraftarı sattığı için, adnan polat'a sırtımızı döndük bizler...

    meydanlarda, "galatasaraylıların arena'da 1 allah kuruşu parası yok" deniyor.
    zaten biz allah kuruşu kullanmıyoruz, sanırım o nedenle bu beyanat doğru. benim bildiğim kadarıyla, bu toprakların parası, türk lirası'dır.

    şu anda reklamları dönen, gözlerimiz dolarak izlediğimiz "ali sami yen" alanını ve bağlı tesislerini teslim ettiğimizi görmüyor kimse.

    ve bugün*, bjk başkanından, stadımızın devlet tarafından bedava yapıldığına dair açıklamalar dinliyoruz.
    üstelik laf değdirmeler, ilkokul düzeyinde.

    şimdi şunu anlayamıyorum;

    yukarıda yazdığım gibi, geçmişten bu güne sürekli olarak muhalif ve ilkeli bir duruş sergileyen galatasaray spor kulübü'ne,
    allah aşkına,
    böyle bir hükümet, bedavaya stadyum yapıp verir mi?

    bu kadar mesnetsiz iftiralar atan yöneticiler, acaba bunları hiç görmezler mi?
    belki kendileri, stadyumları için allah kuruşu kullanmışlardır, ondandır cahillikleri...