• 4630
    topu kontrol ederken, ki bu konuda belirgin bir gelişim seziyorum ben burak'ta, rakip defans oyuncusunu sırtına aldığında elini, kolunu kullanışındaki savrukluğuyla, ofsayta düşmeleriyle, efektif çalımlar atamayışıyla tekniğini eleştirmek caizdir. fakat; serbest vuruştan ayak içi ile gol atan, karşı karşıya iken uzak ve yakın köşeye plase vurabilen, arkası dönükken hızla dönerek iki rakibini eksiltebilen bir adam için "tekniği çok kötü!" deyip bütünüyle gömmek de bana çok hakkaniyetli gelmiyor.

    şuna emin olun; burak isviçre'de, belçika'da, hollanda'da, almanya'da falan doğmuş bir türk olsaydı ve yine futbol oynuyor olsaydı; bu meziyetleriyle şu anda hayranlıkla izlediğiniz kanat forvetlerden birine dönüşebilirdi. gel gör ki; bu ülkede futbolcuların ağzından 4-4-2'yi yirmili yaşlarının başında, milli takımda öğrendiklerini duyabiliyoruz. bu adamlara ne mental, ne de oyun bilgisi bazında iyi bir eğitim verilmiyor. oyuncuların fiziki gelişimlerine baktığınızda rahatça görebileceğiniz gibi doğru fiziki gelişimi sağlayacak çalışmaya da neredeyse hiçbir zaman tabi tutulmuyorlar. avrupa'daki futbolcular ile türkiye'dekiler arasındaki fark; entelektüel ve yüksek gelirli bir ailenin hayat boyu iyi eğitim almış, doğru yönlendirilmiş çocuğu ile anadolu'nun ücra bir köşesinde yokluklar içinde öğrenimini sürdüren çocuğun yarışına benziyor. nihayetinde çok çalışıp diğer çocuklarla aynı okullarda okuma, etiket sahibi olma(!) şansına erişiyorlar fakat hiçbir zaman diğerleri gibi de olamıyorlar. zaten bizler de hali hazırda tutumlarımızla ve davranışlarımızla onları demoralize etmeye teşneyiz. bu nedenle asla belli bir standartın üstüne çıkmış, ortalama oyuncu kalitesi yüksek bir oyuncu havuzumuz olmayacak bu ülkede bizlerin.

    diyeceğim o ki; bu boktan okulun parlayan çocuklarına sahip çıkın. zira sahip çıkmazsanız; bu ayarda olanını bile uzun yıllar izleyememe ihtimaliniz var. bilesiniz.