• 1066
    tekrar bu başlığın altına yazmak çok zor. bir süredir ağlama ve sevinme duvarı arasında gidip geliyordum.
    her şey iyiye gidiyor derken, aslında gerçekleşen iyileşmenin sevdiklerinle vedalaşman için sana verilen bir zaman olduğunu şimdi anlıyorum.
    bir baba oğul ilişkisi ancak bu kadar güzel olabilirdi bana göre. halbuki ben son çocuktum. yaş farkımız çok fazla olmasına rağmen "tekne kazıntısı" olarak nitelendirdiğin bana aslında tüm zevklerini enjekte etmiştin.
    galatasaraylılık kalbimin atmaya başladığı gün kanımda dolaşmaya başlamıştı. boynuz kulağı geçer misali seni tavlada yendiğim zamanlar gurur duyardın.
    rakı sofrasında alacağımız zevki bildiğin için belki 18. yaş günümde çilingir sofrası kurdurdun ilk kez. sonrasında saki hep ben oldum, sen ise soframızın neşe kaynağı.

    küçücük çocuktum beni ilk maça götürdüğünde, saatlerde bilet kuyruğunda beklememiz. içeriye girdiğimizde yer bulamamamız. polislerle yer kavgası yapman hiç aklımdan çıkmadı.
    özel televizyonlarda maç yayını başladığında gittiğimiz kahvede oturduğum yerden televizyonu göremediğim için arkaya geçip beni omuzuna alman ve romatizma hastalığına rağmen 90 dk omuzunda beni taşımanı düşündüğümde hakkını nasıl ödeyeceğimi bilmiyorum.

    söyleyecek çok şey var aslında, ama ben sadece teşekkür ediyorum sana. senin gibi dürüst ve onurlu bir insanın oğlu olduğum için, senin gibi bir galatasaraylı olduğum için.

    biliyorum ki son günlerde çektiğin ızdıraplar artık son buldu, artık huzur içindesin. allah mekanını cennet eylesin. çok sevdiğin ve hayranı olduğun metin oktay ile birliktesin artık. merak etmeyin, geride bıraktığınız ve aşık olduğunuz renkler artık bizlere emanet.