• 37
    yazının tarihi 6 haziran 2010. yani yaklaşık 2,5 yıl önce yazılmış.

    ikinci defa blogda başka bir arkadaşımın yazdığı yazıyı yayınlıyorum. daha önce de thisisthebesttillwedobetter’ın “basketbol maçına gitmek” yazısını yayınlamıştım. galatasaray sözlük yazarı cagsoy, aziz yıldırım’ın galatasaray türk telekom arena hakkında “konuşturmasınlar, çok ağır konuşurum” demesine içerleyerek ve kızarak asıl gerçekleri göz önüne çıkarmak için yazdığı yazı ilginizi çekebilir. galatasaray sözlükte parçalı olarak çıkan entrylerin derlenmiş, toplanmış bir halidir.
    captano

    cagsoy’un yazısı :
    aziz yıldırım’dan inciler. önce başkanın galatasaray ve türk telekom arena ile ilgili söylemlerine bir bakalım
    http://cadde.milliyet.com.tr/...LTINDAN_KALKAMAZLAR_
    kendi stadlarının şükrü saraçoğlu başbakan iken sembolik olarak ”1” yazı ile ”bir” lira ile kulübe kazandırıldığını hadi diyelim unuttum, bununla da yetinmeyip stadın yapım ruhsatı olmadığı halde inşaatlarına devam etmelerini de geçtim, stadın zemini dere havzası olduğu için kaçak yapı statüsüne girmesini hepten unuttum, bu stadın yanındaki kenan evren lisesinin arazisini istanbul’un ücra köşelerinde iki okul yapımına karşılık almalarını da salladım, istanbul’un en değerli yerlerinden biri olan ataşehir’de hangi şartlarda kulübe tahsil edildiği bilinmeyen ”58” yazı ile ”elli sekiz” dönüm arazinin varlığını da unutup
    mecidiyeköy’e yeni stat yapımını bizzat bu ülkenin başbakanının istemediğini unutup ali aami yen arazisine verilen 416 milyon tl miktarını da unutup böyle sokağa çıkamazlar açıklaması yapıyorsun ya, daha da acısı seni böyle konuşturuyorlar ya içim ona yanıyor.
    ha sen inşaatta usülsüzlük, fitne fesat arıyorsan kendi yönetim kuruluna bak, çok da bakma ben sana tüyo veriyim başkan yardımcına bak.

    ağır konuşurum altından kalkamazlar, had hudud meselesine girmişsin ya galatasaray camiasına haddini bildirmek senin harcın değil. sesimi sana duyurabilecek olsam şu yukarıdaki maddeler ile sana haddini bildirirdim de elimde imkan yok.

    bununla da durmuyor aziz başkan : ataşehir projesini seyrantepe’nin karşılığı gibi görenler var!
    hayır, seyrantepe gibi değil! biz orayı satın aldık, ülker’le ortaklaşa. arazi bedeli ihaleye çıktı, 67 şirket girdi ve en uygun fiyatı verdiğimiz için de biz aldık.
    karşıdan bakıldığında gerizekalıya mı benziyoruz sn. yıldırım. o arazi size 30 yıl kullanım için tahsis edildi ve kullanım hakkı sizdeyken ihaleye çıktı. hangi salak 30 yıl boyunca kullanamayacağı bir arazinin ihalesine girip o arsayı satın alır?
    şimdi olayı detayları ile anlatayım sözlük.
    ”kadıköy belediyesi’nin, yıllık 305 bin tl kira bedeliyle, 30 yıllığına fenerbahçe’ye verdiği arazi için meclis’ten satış kararı çıkarıldı. ihaleye, 57 dönümlük arazinin kullanım hakkını elinde bulunduran fenerbahçe’den başka firmanın girmesi beklenmiyor. böylece kulübe “kıyağın kıyağı” yapılmış olacak. kadıköy belediyesi, iki yıl önce bursa’da yerel bir gazeteye verdiği ilanla ataşehir’deki 57 dönümlük araziyi ihaleye açtı. fenerbahçe spor kulübü, bu ihaleyi alarak arazinin 30 yıllık kullanım hakkını elde eldi. olay, 25 aralık 2007 tarihli sabah gazetesi’nde “fenerbahçe’ye 100. yıl kıyağı” başlığıyla duyurulunca tartışmalar başladı. ancak, fenerbahçe kulübü, araziye “alpella şehri” adı altında 10 bin kişilik spor kompleksi ve alışveriş merkezi yapmak için inşaat çalışmalarına başladı”

    dikkat edilmesi gereken nokta, zaten 30 yıllığına tahsis edilmiş bir arazinin satışa çıkması ve daha büyük rezillik istanbul’da satılacak bir arazinin hem de bu kadar değerli bir arazinin ihale ilanının bursa’da ”yerel” bir gazetede çıkmasıdır.

    devam ediyorum, ”bu süreçte, arazi toki planlarının içine konuldu ve satılması yönünde ilk adım atıldı. kadıköy belediye meclisi de, önceki gün oy çokluğuyla satış kararını onayladı. toplam 45 üyeden 41′i satışa “evet” dedi. ak partili 6 meclis üyesinden 4′ü, grup kararı alarak satışa itiraz etmek için harekete geçti. satışı kabul eden ak partili üyeler ali aytemiz ve hakkı kalkavan’ın ise fenerbahçe kongre üyesi oldukları ortaya çıktı. ak parti grup başkan vekili ve hukuk komisyonu üyesi avukat fatih kaya ise, arazinin satışa çıkarılmasına niçin karşı çıktığını mecliste şöyle anlattı: “taşınmazın 2007 yılında verilmiş bir intifa (kullanım) hakkı var. süresi de 30 yıl. daha ikinci senesinde, aynı arazinin satışının istenmesi doğru değildir. bu tür satışlar, belediyeye değil, kullanım hakkını elinde bulunduran kuruma katkı sağlayan sonuçlar doğuracaktır.”

    danışıklı dövüş diye bir atasözü var o geldi aklıma, onay verenlerin arasından fenerbahçe kulübüne üye olanların çıkmasıyla. devam ediyoruz, ”ak partili kaya, “arazinin kullanım hakkının 2037 yılına kadar fenerbahçe’nin elinde olması, ihale rakamının gerçek bedellere ulaşmasını engelleyecektir. 28 yıl arsada tasarrufta bulunamama düşüncesi, fenerbahçe haricindeki firmaların araziye ilgi göstermemesine sebep olacaktır. bu da ihale bedelini düşürecektir. belediye zarar edecektir. kulüp ihale sürecinde ‘tok alıcı’ rolü oynayacaktır” diye konuştu. ”

    bu da fenerbahçe stat arazisinin fenerbahçe’ye nasıl verildiğinin hikayesidir:
    ”önce ihtar geldi, ardından baskı ve tehditler. aydınoğlu reşit bey direndi. baktılar zorla olmayacak, para teklif ettiler. i-ıh! buna da yanaşmadı. saraçoğlu gelişmeleri ankara’dan takip ediyordu. ittihatspor’u kapatacak bir katakulli olmadan bu iş halledilemeyecekti. bunun için meclisten tek maddelik bir yasa çıkartılmasına ön ayak oldu. yasaya göre, spor tesisleri ve semt sahalarının nasıl kullanılacağı belirlenmişti. yasa ile birlikte, aynı semtte faaliyet gösteren takımlardan, üye sayısı fazla olan takıma imtiyaz sağlanıyordu. böylece, ittihatspor’un üye sayısı düşük olduğundan arazinin kullanım hakkı fenerbahçe’ye devredildi. ancak arazi halen milli emlâk malıydı. saraçoğlu, bu durum karşısında yine devreye girerek sorunu çözdü; bakanlık yetkilerini kullanarak araziyi ’1 lira’ karşılığında fenerbahçe’ye sattırdı.”

    http://www.tribundergi.com/...=0&sk=t&sd=a

    http://www.captano.net/...na-fenerbahce-stadi/