• yanındaki adama pas atsa " ooo şak şak şak" denilen oyuncu. tugay kerimoğlu 40 yaşına kadar ingiltere'de top oynadı, kimse" gelmiş geçmiş en iyi yerli oyuncu" demedi.

    bu emre denen arkadaş tugay'ın yarısı kadar ingiltere'de top oynayamadı ama medyada epey sevilen birisi. nedense!!

    sıkıldım bu emre seviciliğinden. " gel abi iran'ı övüyoruz" muhabbetine dönecek.
  • reha muhtarın bugünkü müthiş yazısını buraya aktarıyorum. gerçekten mükemmel yazmış:

    kardeşim emre belözoğlu... stop...

    ben zaten çocukluktan fenerbahçeli'ydim... galatasaray'a gol atarsam çok sevineceğim... diye konuşmuşsun... stop...

    affedersin, sen hep dilini uzatarak konuşmak zorunda mısın?.. stop...

    yılda 3 milyon euro aldığın saha içi konuşmayı düşünmez misin?.. stop...

    madem doğuştan fenerbahçeliydin niye bunca yıl galatasaray'dayken söylemedin?.. stop...

    13 yaşında kader beni galatasaray'a getirdi ne demek?.. kader diye bir kadın mı seni galatasaray'a götürdü... anlaşılamıyor burası... stop...

    her tarafı fenerbahçeli ailenle sen yıllardır bu gerçeği saklarken, vicdanınız sızlıyor muydu?.. stop...

    şimdi vicdanındaki yükten kurtuldun, hafifledin ve ferahladıysan artık susar mısın?.. stop...

    biraz da konuşmayıp top oynar mısın?.. stop...

    yoksa tamamen diline mi vurdu?.. fullstop...

    eline sağlık reha muhtar...
  • türk futbolunun açık ara farkla en karanlık adamı. gençliğinde yayaya çarpıp öldürdüğü kazada yayanın otoyolda olması sebebiyle 1/8 kusurlu çıkarılarak yırttı. ingiltere'de 3 kere ırkçılık suçlamasıyla karşı karşıya kaldı, bir tanesinde disiplin kurulu tarafından yargılanmasına rağmen ceza almadı. fenerbahçe ile 2010-2011 sezonunu yaşadı, şike olaylarından ceza almadan kurtuldu. ertesi sezon didier zokora ile mahkemelik oldu, dava sonunda 2 yıl hapis cezasına çarptırıldı ama infaz edilmedi. fetö'nün en büyük öcü olduğu günümüzde terör örgütüne(!) 2013 yılına kadar sohbetlere katılıp maddi destek verdiği, 2013 sonrasında ise ilişkisinin devam ettiği anayasa mahkemesince tespit edilip onaylandı. buna rağmen kendisi ile fetö kelimelerini yan yana getiren yok. saha içinde hemen her maçta yaptıkları, hakemlerin her maç dakikalarca açıklama yapması falan bunların bir getirisi mi yoksa bunların yanına yazılması gereken bir konu mu o biraz yumurta-civciv diyalektiği aslında...
  • 40 yaşında ama hala ilk on bir oynuyor. çok hırslı, mücadeleci. gerçekten şapka çıkarılası.

    uyandırmayın beyler. böyle romantik laflarla uyutmaya devam. işin gerçeğine baktığımız zaman haftada bir maçı bile artık kaldıramıyor. hatta doksan dakikayı bırakın, 45 dakikalık bile enerjisi yok. 20-25 dakikada pili bitiyor. jogging yapıyor. ama yine de kendisine pirlo muamelesi yapmaya devam. türk halkı romantizm yapmayı sever çünkü.
  • internet kafedesin, half life oynuyorsun, cross fire açmışsın, herkes bazuka, cızbız, ok falan kullanıyor gayet nezih ve eğlenceli ortam.
    sonra bir tane velet giriyor oyuna, alıyor eline "elektrik şoku" dalıyor meydana onu bunu herkese saldırıyor, güzelim oyunun içine ediyor.
    sen balkondan böcek salıyorken seni de avlıyor.

    işte türk futbolu = half life ise kendisi elektrik şok kullanan kişi. türk futbolu'nu kirletenlerden sadece biri, önde gideni.

    c5'leri salıp pusuya yatan da gökhan gönül olsun haydi. adam çaktırmadan çirkef.
    bombayı kuran da yıldırım demirören olsa gerek. * *
  • dugunune medya mensuplarini almayarak beni sasirtmis futbolcudur.
    oysa ki ben istemistim ki kameralari alip, boynunda fenerbahce atkisi ile onu bugunlere getiren aziz amcasina, nihat dayisina tesekkur etsin, en buyuk fener desin, 6948 milyar taraftarimiza da tesekkur ederim desin.
    ha son olarak
    dugununde kesinlikle okan buruk galatasaray'i temsil etmemistir. en azindan benim galatasaray'imi okan buruk temsil edemez.
  • 17 mayıs 2000 arsenal galatasaray maçında cezalı olduğu için oynayamayan oyuncu.

    o yıllarda onun adına o kadar üzülmüştüm ki anlatamam,20 yaşında uefa kupası final maçında oynayacaktı.
    hatta fatih terim'in emre'nin yarı finalde gördüğü gereksiz karttan sonra: "kendi hatası 20 yaşında uefa kupası finalinde oynama şansını kaybetti" gibi birşeyler söylemiştir.

    özellikle benim gibi 80'li yılların başında doğmuş olan galatasaraylıların hayalini süslerdi emre,kendimizi onun yerine koyardık,kardeşimiz arkadaşımız gibi severdik onu.bedelsiz olarak inter'e gitmiş olması bile yeri geldiğinde affedilebilirdi bizim için çünkü o bizdi, inter'de de,newcastle'da da destekledik .
    "türkiye'de galatasaray'dan başka takımda oynamam" dediğinde de gelişini çok bekledik.
    bizim ona onun da bize en ihtiyacı olan dönemde biz kucak açmış onu beklerken o bize ihanet etti.ve ne olduysa o günden sonra oldu.bir daha iflah olmadı,eskisi gibi olamadı.

    "ben doğuştan fenerliyim" dese de ona "katil emre" diye bağıran hiç bir fb'li onu tam olarak içine sindiremedi.para için geldiğini onlar da biliyordu.
    kötü oynayacağı günü beklediler,o günlerde de yapmadıklarını bırakmadılar.emre kendini hiç oraya ait hissetmedi,ondan çok daha fazla sevilen alex vardı,başka futbolcular vardı.onların gerisinde olmak egosunu rahatsız etti.zaten fb taraftarı dışındaki insanlar ondan nefret eder hale geldi,milli takımda yaptıkları,diğer takım maçlarında rakip oyunculara olan tavırları emre'ye karşı nefret taşıyan bir topluluğun *
    oluşmasını sağladı.her şeyi sonuna kadar kendisi yaptı ve hak etti.

    bugün 31 yaşında oynadığı oyun ve yaşadığı sakatlıklar fb'nin ona artık 3 milyon vermesini bırakın sözleşmeyi normal rakamlarla bile yapmaya sıcak bakmamasını sağlamıştır.ayrıca fb'nin 2-2 şampiyonluğu * ve şike yaparak kazandığı şampiyonluktan sonraki bugüne kadar geçen dönem her fb'li gibi onu da buhran'a sokmuştur.geleceği belirsizdir ve yaşlanmaktadır.

    galatasaray,bjk ya da ts'de oynaması imkansızdır artık.diğer takımlarda da kendisinin oynayacağını sanmıyorum.eğer ki fb sezon sonu istediği rakamı vermezse kendisini avrupa'da sıradan bir takıma atacaktır.

    isterse futbolu fenerbahçe'de isterse başka bir takımda bıraksın hiç bir zaman hiç bir yere ait olmayacak,futbol hayatı bittikten sonra sallanmayacaktır.

    sonuç olarak emre belözoğlu'nun yaşadıklarının ve yaşayacaklarının tek sorumlusu kendisidir.

    bir efsane olarak futbolu galatasaray'da bırakabilecekken o kendi gerçeğini,bataklığı seçti.

    seni hiç sevmiyorum,eskiden sana çok küfür eder hatta çok da beddua ederdim.ama artık senin için cümle kurmak bile,bu entry'yi girmek bile atp israfı.

    işte kaderin cilvesi,ilahi adalet...
    17 mayıs 2000'de o sahada olmamanın bile sebebi varmış...

    hissettirdiklerini fazlası ile yaşaman dileğiyle...
  • https://i.hizliresim.com/an48Pg.jpg
    şu resimde mikel'in ve yanındakinin bakışları tamam da falette'nin bakışları bu bücürün yine ırkçı bir küfür ettiğini işaret etmiyor mu? *
    1 şubat 2020 trabzonspor fenerbahçe maçı sonrası saha içinde yaşanan gerginlikte e. b denen geçmişi kirli şahsın ırkçı küfürler ettiğine dair iddialar var. yayıncı kuruluştan bu görüntüler çıkacak mı bakalım.
  • yaklaşık 3 yıldır aktif taraftarım gerek forumlarda olsun gerek sözlükte olsun şimdiye kadar emre belözoğlu hakkında hiç yazı yazmadım.yazdığım da "sakatlandı iyi oldu dedim diye niye kızıyorsunuz halindeki entrylerdi". şimdi kişisel emre belözoğlu tarihimle hesaplaşmayı umuyorum ufak çapta.

    ben severim emre'yi ya da severdim mi demeliyim bilmiyorum ama futbolunu çok beğendiğim ve hayran olduğumu gizlemem. sahada agresiftir, sağa sola deplase olur,ara pası atar şut atar adam geçer top kapar defansa ofansa çift yönlü olarak koşar. ama bu çocuk şimdi böyle olmadı, tam olarak 10 yıl öncede aynı şekilde oynuyordu. daha küçük bir kalçası daha az kaslı bacakları vardı ama gücü değil çevikliğiyle fiziksel dezavantajını kapatırdı. şimdilerde ise daha çok premier lig ayarında bir futbol oynuyor.

    gelelim emre belözoğlu galatasaray ilişkisine. o ne kadar itiraf edemese de, çocukluğunda da galatasaraylıydı. nerden mi biliyorum? geleli 1 buçuk yıl olmasına rağmen hala ben fenerbahçeliyim demesinden. tabi bu beyanatların asıl nedeni baskının anlamsızca devasa boyutlara ulaştığı karşı tarafta oynuyor olması da olabilir.önemli değil ama hala kendini kendine anlatmaya çalışıyor gibi geliyor emre belözoğlu.çocukluğuna dönmeye,hatırlamaya çalışıyor ama yok.adamın çocukluğu hep galatasaray.hep florya.hep metin oktay.hep hakan şükür.hep fatih terim. kendimi onun yerine koyuyorum, çok derinlerde saklı kalmış fenerbahçeyi ortaya çıkarmaya çalışıyor nasıl yapsın ki adamın olduğu yerle çocukluğundaki yer bir değil ki.

    ama ben 10lu yaşlarımda emre için ne hissettiysem onu bugünlerde arda için hissediyor çocuklar. 10 yıl önce emre neyse bugün arda çok daha fazlası.emre nin aklına bile gelmeyecek kaptanlığı ve sembollüğü yakaladı arda. ve hala diyebiliyor ki o çocuk haliyle ben galatasaray'lıyım. "galatasaray ı ben den çok sevdiğini iddia ciddi şekilde oturup tartışırım".

    şimdi emre her gün arda nın hayatını arda nın yazılıp çizilmesini izliyor medya dan. gitgide daha büyüdüğünü görüyor. emre nin yaptığı hataları yapmadan ben kulübümün menfaatleri doğrultusunda yurt dışına gideceğim diyor.

    kolay mı lan bir adam için her gün yaptığı hataların yüzüne vurulması. o yüzden emre tatlı çocukluktan, ney lan bu şeytan gibi bakıyorluğa terfi etti. arda emre nin gençken yaptığı hataları yapmadı. belki 21 yaşındaki emre arda dan daha değerli bir futbolcuydu ama arda galatasaray oldu. gerektiğinde dimdik durarak gerektiğinde milli takımdan arkadaşına yumruk atarak, gerektiğinde ise sadece çalım atarak.

    emre bu yüzden sıkıntılı.bu yüzden arda'yla arkadaş oluyor. o'na daha yakın, galatasaray a daha yakın olabilmek için. kimle ne konuşsun lan emre kadıköyde.10 yıl önce katil diye inleyen tribünler şimdi onu alkışlasalar neolucak ki?

    sami yen "emre belözoğlu paraya muhtaç" diye haykırdıkça her maç gol atmak için daha da çabalayacak çubuklu tosun(bunu kim bulduysa allah razı olsun süper oturuyor)

    emre hırsıyla varolan bir oyuncu. onu soğukkanlı oynayarak göremeyiz. düşünerek değil refleksleriyle içgüdüleriyle oynayan bir adam. ve sürekli motive olan sürekli motive edilen sürekli kışkırtılan bir adam emre.bugüne kadar iyi yönetti. ama galatasaray maçı yaklaştıkça şampiyonluk yaklaştıkça karşı tarafın iç polemikleri emre yi daha da zorlayacak. çünkü o bilir ki florya nın çimlerinde takım hep beraber oturur konuşur birbirini motive eder. arkadaştır lan galatasaray oyuncuları. kendi kendileriyle taraftarla florya nın malzemecisiyle arkadaştır. elano yu kewell ı nonda yı alır oturur konuşurlar. şakalaşırlar. ağlar lan galatasaray yenilince kaptan arda.

    tıpkı lucescu nun beşiktaş ta dediği gibi "bizim orda böyle olmazdı ki". emre bilir ki onların orda öyle olmaz. galatasaray başka bir yer,başka bir sevgidir.

    emre şu kariyerinde 2 büyük hata yaptı. 2inci hatası 1incinin dönüşünü tıkadı, şimdi o yüzden biliyor ki ait olmak için karşı yakaya burayı terketmeli.

    nasıl terkedicek ki çocukluğunun gençliğinin belki de hayatının en güzel günlerini?

    şimdi emre çolak çıkıyor yavaş yavaş. taraftar diyor ki "emreler gider emreler gelir". bize ne farkeder emre fenere gitmiş beşiktaş a gitmiş cehenneme gitmiş? bizden emre gider arda gelir o gider başka emre gider sabri kalır.

    bizim bayrak adamımız çok. aynen bu yüzden emre asla bayrak adam olamayacağı ( yaklaşık 15 yıldır bir bayrak adamın bulunmadığı ) kulüpte çıldırıyor. çıldırsın çocuk

    napalım.

    umarım o kazandığın üç beş kuruşla güzel bir aileye sahip olursun. yarın öbür gün oğlun futbol oynamak isterse yolun yine florya ya düşer.

    yolun açık olsun emre belözoğlu. yolun açık olsun süper bücür.