• 752
    yine kumar oynayan ve güven vermeyen yönetim...

    şöyle ki;
    göreve başladığından beri ne dediyse tersini gerçekleştiren yönetim. galatasaray'ın hisselerini satmayız deyip satmaları, mal varlıklarının elden çıkarılması, uefa'dan ceza almayacağız deyip ceza almamız, sansasyonel transfer vakaları -fax mevzusu ve hiç oynamadan gönderilen futbolcu- (kevin, sightorsson), mevzuata aykırı takım kadrosuyla bayan basketbol takımının derbide hükmen mağlup sayılması, galatasaray tarihinin hakemlerce en çok doğrandığı sezonunda can acıtan sahipsizlik ve pasif duruş, ünal aysal'ın kar amaçlı takıma kazandırdığı potansiyelli genç oyuncuları satmak, mevcut durumda 5. hoca ile çalışarak istikrarsızlığın dibine vurmak, ortalıkta dönen komisyonlar, var olan hiç bir krizi doğru yönetememe, son 2 sezon ligi 6. ve 4. bitirerek sportif başarısızlıkta da çığır açmak, ülkede en çok forma ve lisanslı ürün alan taraftar grubuna sahip olmasına rağmen gsstore'nin zarar etmesi vs vs...

    ve şimdi banka borçlarının kapatıldığı iddia edilmekte. takım kabuk değiştirmekte, tecrübesiz bir hoca, gönderilen oyuncular yeni transferler...

    karamsar olmak istemiyorum ama tekrar şaşalı günlerimize, şampiyonluklara, yine avrupa'da manşetlere çıkacağımız günlere bu vizyonsuz başkan ve yönetimi ile döneceğimize haklı olarak inanmıyorum, güvenemiyorum.

    zaman inşallah utandırır beni...
  • 753
    öncelikle #dursunözbekistifa

    sneijder'i göndermek konusunda neden bu kadar inatçı olduklarını anlayamadığım yönetimdir. quakerboy'un son yazdığı entry'de de ve gelişen olaylarda gözlemlediğimiz üzere, dursun özbek yönetimi sneijder'i göndermek için canla başla çabalıyor, görüşme üzerine görüşme ayarlayıp, basındaki kalemleri üzerinden baskı oluşturmaya çalışıyor. ama ben sneijder'in takımda olup olmaması gereğinden bağımsız olarak, tarafsız bir bakış açısıyla neden sneijder'i göndermek için bu denli uğraşıldığını anlayamıyorum.

    olaya tamamen uzaktan bakıldığında sneijder son olaylarda görüldüğü üzere çoğunluk taraftarın sevgisini ve desteğini alan bir oyuncu. bu zamana kadar şimşekler üzerine döndüğünde her seferinde birilerini satan/günah keçisi ilan eden ve kendisini bu şekilde sıyıran yönetim(kovulan teknik direktörler, istifa eden yöneticiler vs.) neden böyle tepki çeken bir işe girişmeye çalışır?

    mesele sneijder'in maaşı ya da bonservissiz göndermemek ise bu ayrılığı sözleşme feshi olarak yapmak son derece saçma bir hareket. zira oyuncu 1 yıllık sözleşmesi dururken bunu maaşının bir kısmını almadan kabul etmez. eğer satmak istiyorsan, bu görüşmeleri bu kadar basına sızdırmak/ısmarlama haber yaptırmak, karalama kampanyası oluşturmak, yarardan çok zarara sokar çünkü oyuncunun pazardaki piyasasını düşürür. "zaten galatasaray yönetimi kurtulmak istiyor" diyerek gelir kapına alıcılar.

    yok eğer düşük fiyattan sözleşme yenilemek istiyorsan, borsadaki keriz silkeleme hareketi bu işte sökmez. yüksek fiyattan sattığın hisseni üzerinde spekülasyon oluşturarak değerinin düşmesini sağlayıp, düşük fiyattan tekrar aldığında bu eline bir miktar likit sağlıyor olabilir. ama sneijder ile düşük maaştan sözleşme imzalamak için onun değerini düşürmek, oyuncuyu ve takımı ve hatta taraftarı kötü etkilediği gibi, oyuncunun değerini düşürerek gelecek satışından kar kaybetmene sebep olur.

    sneijder bildiğim kadarıyla takım olgusunu bozan, huzursuzluk yaratan bir oyuncu da değil. hadi varsayalım ki öyle. takımda hizipçiliği ya da sorunlu olduğu ayyuka çıkmış selçuk inan, cavanda, yasin öztekin varken, uyum sorunlu belhanda'yı transfer etmişken, sneijder'i bu sebeple göndermek soruna çare olmayacaktır. bu sebebi de eliyorum.

    fatih terim'in olası bir katılımı için takımda istemediği oyuncuyu yollamaya çalışıyorlar desem, ki takımın başında teknik direktör yokken yapılan serdar aziz transferini terim'in doğrudan ya da aracılar üzerinde istediğini düşünüyorum. o dönem "terim galatasaray'a mı dönüyor" haberlerinin de raslantı olmadığını tahmin ediyorum. ancak arda'nın kankisi, burak'ın sevgilisi selçuk inan kaptan olarak kadroda duruyorken, şu sıralar reisçi eski fenerliler revaçtayken milli takımda fatih terim'in başını yeseler bile, reis ile ilişkiyi kursun, riva'yı az hasarla satsın diye getirilen dursun'un böyle bir hamle yapacağını sanmıyorum. bunu da geçtim.

    arda turan'a kadroda yer açmak için gönderiliyor desem, ki kendisi sol kanadı daha çok sever ama eski çevikliği kalmadığı, götü göbeği saldığı için 10 numaraya yakın oynayacağını düşünerek göndermeye çalışıyorlar desem. ki dursun geçenlerde kendisinin türkiye'ye döndüğünde geleceği yerin galatasaray olduğunu, galatasaray'ın evladı olduğunu açıklamıştı gazetelere, bu sebep biraz daha öne çıkıyor. ama bunu niye bu kadar istesin dursun?

    sebebini bir türlü çözemiyorum bu hareketin.

    ha bu sadece beceriksiz yönetimin başarısız bir stratejisi de olabilir. ama kaypaklık konusunda "beşiktaşlı demedim beşiktaşta oturuyor dedim" seviyesine sahip olan yönetimin çokca tepki çekmesine rağmen, gönderme işinde bu kadar ısrarcı olup, üzerine bu kadar gitmelerinin altında başka bir sebebin olduğu hissi uyandırıyor bende.

    edit: fazlaca yazım hatası ve gizli bakınızlar
  • 755
    sneijder'in elinde kendileriyle ilgili tape falan var heralde. quakerboy'a göre tudor kalmasını istiyormuş. ee o zaman sizin derdiniz ne kardeşim bu sneijderle? taraftarın en çok sevdiği oyunculardan biriyle durduk yere savaşa giriyorsunuz.

    ayrıca transfer stratejileri iyi falan değil, lütfen. sokaktan rastgele 2 galatasaraylı çevirsen zaten sana söyler şu şu bölgelere şunları alın, şunları gönderin diye. oturup bruma'nın parasını yediler işte. belhanda'ya yapılan aşırı gereksiz ve aşırı pahalı yatırımı yapacaklarına rahatlıkla eli ayağı düzgün 2 orta saha alırlardı. sneijder krizindeki komediye değinmiyorum bile.
  • 756
    şahsi fikrim, sneijder nasıl olsa seneye gidecek, satar belhanda'nın parasını çıkartırız, diye düşündüler. ama ne yazık ki planları tutmadı. bu sezon uyguladıkları transfer stratejisi gerçekten iyi. yiğidi öldürüp hakkını vermek gerek. ama sneijder'in olayında ne yazık ki çok acemice hareket ediyorlar. ortada bir bilinmezlik var. yetkili kimse de açıklama yapmıyor.
  • 764
    bir teknoloji mağazasında asgari ücretle çalışan genç bir insanım. 1 hafta önce dursun özbek yönetimi olmasına rağmen bu genç yaşımda babadan gelen galatasaray sevdamızdan dolayı , bu sene belki transferlerin de etkisiyle eski günlerimize döneriz umuduyla kaç saat ayakta kalıp kazandığım parayla gs store dan 200 liradan biraz fazla tutar da bardak ,bileklik , hırka tarzında swit , t-shirt aldım destek için. belki az belki çok bir para ödediğim bu tutar genel olarak. bugün iş yerinden izin alıp koşa koşa maçı izlemek için eve geldim bu arada. gs store dan kazanılan parayla belki futbolcuların ücretlerinin binde birinden daha azı ödeniyordur belki yüz binde biri. bugün saha da olan , ruhsuzluğun dibine vurmuş kim varsa benim harcadığım paradan dolayı kim de hakkım varsa ben hakkımı helal etmiyorum. tablonun sorumlusu bu yönetimdir.yazıklar olsun sözün bittiği yerdeyiz dostlar. bu sonumuz hayrola...

    peşin edit : elemana bak gelmiş 200 lira harcamış alt tarafı hakkını helal etmiyor diyecek varsa benim düşüncem bu herkes saygı duymak zorunda değil.
  • 765
    neresinden tutsan elinde kalacak bir durum var. neresinden tutayım bilemiyorum. onun için sorunların kaynağı başlangıç noktası olarak iyidir.

    yönetime soru 1: galatasaray'ın sadece bu sezonluk bütçesi ile kaç sene devam edecek östersunds fk gibi bir takım kurulurdu?
    yönetime soru 2: östersunds fk bu sezon türkiye süper ligi'nde mücadele ediyor olsa kümede kalabilir miydi yoksa düşer miydi?
    yönetime soru 3: selçuk inan'ı östersunds fk'a bedava versek (maaşını da biz ödüyoruz diyerek) kabul ederler mi? yada tolga ciğerci'yi? yada yasin öztekin'i? yada sinan gümüş'ü? yada eren derdiyok'u? yada lionel carole'ü? yada ahmet çalık'ı?

    bu yönetim bu sorulara ne cevap verirdi biliyor musunuz? biliyorsunuz tabii ki de, ben yine de bu cevapları da vereyim.

    cevap 1: kurulmazdı. galatasaray bütçesi galatasaray büyüklüğünde bir takım kurmak için vardır.
    cevap 2: en kötü olasılıkla 3. olurlar, doğrudan avrupa ligine giderlerdi.
    cevap 3: hepsini alırlardı, maaşlarını ödemek dahil.

    eminim ki alacağım cevaplar bunlar olacaktı. eminim, adım gibi biliyorum. "sorun nerede peki?" diye soru sorsak verecekleri cevap igor tudor'un maç sonundaki açıklamasını okuyun olurdu.

    peki, sorun tudor mu? hayır. yani ayrı bir sorun, evet. ama tudor'un galatasaray'ın başında olması tudor'un sorunu mu? bence değil. kim getirdi abi bu adamı? sosyal medya. neden getirdi? cevap? ben söyleyeyim, türkiye'de 4-2-3-1 dışında bir sistemle oynayan tek adam buydu karabük'te. 3-4-1-2 gibi oynadı. başka? takımı iyi koşuyordu karabük'te buna aldandılar. peki. 3-4-1-2 gibi yada 3-4-3 gibi oynayan ve çok koşan başka hangi takımları biliyoruz? conte'nin juventus'u ve chelsea'si. başarılı mı? evet. tamam abi tudor olsun denildi sosyal medyada ve bunlar ilk defa sosyal medyayı dinledi ve yanlış kararı verdi. velhasılı tudor geldi. gelmesi kendisinin suçu mu bak tekrarlıyorum? hayır. değil abi neden adamın suçu olsun ki? getirene bakacağına adama bakarsan adamda çok yanlış bulursun. burası net.

    son yıllarda hatta ve hatta ileri giderek söylüyorum roberto mancini'den beridir galatasaray'a takımın kalibresinde teknik adam gelmemiştir. aysal'ın son dönemindeki teknik direktör cesare prandelli de dahil, 4.yıldızı taktığı için göklere çıkartılan hamza hamzaoğlu da dahil, mustafa denizli de dahil, jan olde riekerink de dahil igor tudor da dahil. hepsi dahil, hiç birisinin diğerinden bir farkı yok. bu adamların kariyerinin en tepe noktası galatasaray spor kulübüdür. ve hata buradadır. bizim derdimiz günü kurtaracak teknik direktörse eğer bu 5 teknik adamdan 1 tane şampiyon olabilen çıktı işte. 5'te 1 başarı oranı var. %20 eder.

    futbol bilgisi bu değil ki ya? mental olarak hangi oyuncu galatasaray seviyesinde peki hadi 13 temmuz 2017 östersunds fk galatasaray maçı özelinde konuşalım? bakın, kondisyon demiyorum. mental. pozisyon alma - etkili pas - oyun açma - etkin hücum - savunmada yer alma vb. kim iyiydi? gomis belki. başka? isim verin abi, kim iyiydi yani başka bu takımda mental olarak ve bizi pozisyona falan sokan? hadi bu maçı da geçelim, dönelim geçen sezona. kim vardı? poldi, bruma, sneijder değil mi? aksini iddia edecek adam kanıt getirsin, üzerinde tartışalım. ne yaptık peki? poldi satıldı - bruma satıldı - sneijder kadroda yok. bak durum ne kadar ciddi şuradan anla, gomis gibi bir adamı almışsın, getirmişsin peki. bu adama top gelecek ceza sahasında, adam atacak. görevi bu. bir pozisyonda carole soldan arka direğe kesti gomis ön direğe giderken. hadi kabul edilebilir, arka taraf boş diye kesersin ama sağ kanattaki aklı pervane nerede? ceza yayında. ne yapıyor? cevap yok. garry sol kanattan ceza sahasına giriyor gomis'e topu çevireceğine topu boşa vuruyor. tolga ceza sahasına giriyor, ne yaptığı belli değil ayağını yere vuruyor pozisyondan sonra. yasin içeride 4 kişi ceza yayındaki birisiyle birlikte 5 kişi içerdeyken kaleye vuruyor önü kapalı.

    bu futbol değil abi. değil abi değil. vallahi değil. ciddiyim, futbol bu değil. futbolun içerisinde taktik - analitik düşünme - anında karar verme - hızlı karar uygulama - çabuk planlama - uygulama vb. bir sürü etmen vardır. bu futbol değil diye bu yüzden diyorum, değil. şu takımı atletizm takımı yerine koymayacaksak eğer bu eksiklerle sen kimi getirirsen getir takım olamazsın. hoca olarak da bireysel oyuncu olarak da. oyunun en az %60'ına doğrudan etki eden orta sahanın durumu bu işte, selçuk ve tolga. hangisinin mental olarak diğerinden üstünlüğü var? hangisinin mental olarak sahadaki diğer bir oyuncuya üstünlüğü var?

    29 yaşıma girmek üzereyim, az kaldı ancak ben bunca yıllık hayatımda bu kadar rezil bir orta saha ekibi görmedim ki ben barış - ayhan - mustafa sarp üçlüsünü beraber de izlemiş ve an be an hatırlayan birisiyim. adama pres yok, top kapmak için müdahale yok - varsa bile hatalı, takıma oyun hazırlamak yok, planlama yok, takım arkadaşının pozisyonunu takip yok, adam eksiltme yok. ya ne işe yararsınız abi? biriniz 2.9 milyon euro diğeriniz 2 milyon euro alıyorsunuz peki bu paranın karşılığında ne veriyorsunuz abi bana? gomis kaç kere topla buluştu ya ben bunu futbol diye çekmek zorunda mıyım?

    peki bu arkadaşlar ne yapıyor? soruyorum ciddi ciddi ne yapıyorlar? mental olarak takımın en iyisi sneijder'i gönderme çabası içindeler. gönderdin diyelim, aha işte elindeki takım bu. hadi belhanda da geldi, bundan 1 seviye üsttesin en fazla. ne olacak o zaman? anadolu takımlarıyla yaptığın her maçta köpek gibi kapanıyorlar, yalansa yalan diyin. kim açacak o kilidi? selçuk mu? açsaydı hadi görüyüm sıkıyı. yasin mi? hadi açsın bir kilit de helal olsun çekelim. garry mi? boş alana hareketlenen futbolcu, anadoluda bunun gibi çok var. kilidi açamadıktan sonra gomis değil suarez olsa bir şey yapamazsın.

    sisteme uymuyor (!) diyorlar wesley sneijder için. sisteme uymuyor! sisteme! hangi sistem o ya? ne oynadık biz son maçta? 4-2-3-1 değil mi? hah, o üçlüyü al şimdi oradan. onların ortası yani hücum beyninin dünyadaki en iyi 5 ismini sayalım, kimler var? messi 1, mesut 2, hazard 3 (ki sol kanattır), mata 4 ve benim için sneijder 5. madrid'li isco yada james rodrigues'i buraya yazabilirdik de james çok düştü, isco da daha o seviyeye çıkamadı benim için. sneijder de yaşlı, hepi topu bu. ama bu adam zaten atlet değil ki lan, hiç olmadı ki. sen sneijder'den maçta 13 km koşmasını beklersen çok yanılırsın. sneijder'e gerekirse orta sahaya tabureyi çek oturt çayını çorbasını ver oradan top dağıtsın. sneijder hep buydu, başka bir şey olmadı ki. oyun kurucu adı üzerinde oyunu kuracak. oyunu kurmak için koşmak gereklidir diyecek insanla zaten futbol tartışılmaz ki igor tudor da bunlardan birisi olduğunu zaten ispatladı bugün hatta geçen sezon başakşehir deplasmanında.

    dönelim en başa. tudor bunu yapmak isteyebilir, bu çok normal. senin sorunun dursun efendi bu adam bunu yapmak isteyince "sen salak mısın?" diyecek kadar futbol bilmemek. 29 yaşındaki ben biliyorum bunu, 68 yaşındaki sen bilmiyorsun tebrik ederim. buna rağmen de başkan olarak kalıyorsun bunun için de tebrik ederim. bu kadar az bilgiyle de illa da tudor diyip takımın başında bu adamı tutuyorsun bunun için de tebrik ederim.

    büyük başkan ya. çok büyük başkan. o kadar büyük başkan ki perez falan halt etsin yanında. amerika başkanı donald trump falan küçük yanında öyle düşünün.

    buraları okuyan birisi varsa kulüpten bana özel mesajla ulaşsın, allah aşkına. ulaşsın ki numaramı vereyim dursun bey'e iletsin. böyle olmayacak bu iş. bunlara futboldan anlayan aklı selim birileri lazım, isim verelim. zaten son senesi, istifa beklentisini falan geçtim ben oralarda değilim, etmesin istifa razıyım. ama görüşsün bizimle, futboldan bilen 2-3 kişinin ismini verelim futbol direktörü falan atasın, antrenör falan getirsin bir şeyler yapsın.

    bilmemek değil, öğrenmemek ayıp. ben bu yönetime futbol öğretmeye adayım. lütfen benimle iletişime geçilsin, lütfen. ayıpta ısrar etmeyin. en azından orta sahanın ne işe yaradığını size anlatayım ki neden bu orta saha için en hafif tabirle "rezil" dediğimizi anlayın.
  • 766
    kulüp ile ilgili -bakın takım demiyorum- iyi giden hiçbir şey yok ama bu güruha organize hiçbir tepki yok. hep birlikte yaptıkları yapamadıkları her şeyi unutturma, oldu bittiye getirme derdindeler. maç sonu sorulan soruya boş verin konuşmayalım tadımız kaçmasın diye cevap verebilen bir üyeye sahiptir. planlı, mantıklı hiçbir yatırımı, hamlesi olmayan yönetimdir.
  • 767
    sizler galatasaray'ın kültürünü öldürdünüz.
    hiçbir dönemde bu kadar aşağılanan bir takım olmadık biz. tromso kazası yaşadık. dikkat edin kaza. bugün real madrid, helsinki'ye yenilebilir. bu bir kazadır. bunun olabileceğini ön görmezsiniz. koskoca galatasaray camiasının östersunds takımına yenilmesi kaza olarak değerlendirilmiyorsa artık, siz bu takımın kültürünü öldürmüşsünüz demektir.
    akıl almaz işlerle başakşehir'i galatasaray'a tercih edilir hale getirdiniz. ne olur hezeyanınız kendinize kalsın. terk edin. rica ediyorum. bir kültürü talan etmek, sizin utancınızsa bizim de üzüntümüzdür. daha fazla can çekişmeyi bu bünye/ler kaldırmaz. çekin gidin. arkanıza bakmayın. bir kez daha;

    istifa!
App Store'dan indirin Google Play'den alın