• 1
    22 ekim 1964 doğumlu hırvat basketbolcu. nba'de başarılı olarak bu lige avrupa'lı oyuncuların kapısını açan ve birçok otoriteye göre avrupa'nın gelmiş geçmiş en iyi oyuncusu. 1988'te real madrid'e transfer olmadan, cibona ile biri koraç kupası olmak üzere 2 kez avrupa kupası kazanan takımda yer almıştı. hatta 1985 finalinde sonradan transfer olacağı real madrid'e 36 sayı atmıştı. 1980'lerin sonunda yugoslav basketbolu'nun aynı neslinden olan dino radja, toni kukoç ve vlade divac'lı avrupa'nın en iyi kadrolarından biri olan milli takımda yer aldı. oldukça genç oyunculardan oluşan bu kadro avrupa şampiyonluğu, olimpiyat ikinciliği gibi pek çok başarı kazandı. 1986 yılında draft edilmesine rağmen nba kariyerine 1989 yılında başladı ve ilk sezonu yedek oyuncu olarak geçirdi. 1991 yılında new jersey nets'e transfer oldu ve burada ligin en önemli oyuncularından biri durumuna geldi. son sezonu olan 1992/1993'de %45'e yakın bir üçlük yüzdesiyle oynadı.kariyerinin son senesinde 22 sayı ortalama ile oynayan petroviç artık ligin en iyi şutörlerinden biriydi. kariyerin zirvesindeyken ve henüz 28 yaşında almanya'da bir otobanda geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybetti. *

    ukteyi veren: saunders (10/12/2008 12:35)

  • 7
    nba'de avrupa basketbolu stilinin onculerindendir. onun nba'de oynamasindan sonra, nba'in yabanci oyuncu acilimina daha bir onem verdigi acikca gorulmektedir. kendisinden sonra nba'e gelen sabonis , kukoc, divac gibi oyuncularin yolunu acmistir. ölümünden sonra 3 numaralı forması new jersey nets tarafından salona asılmak suretiyle emekliye ayrılmıştır. cibona da oynadığı dört sezonda 37.7 sayı ortalaması yakalamıştir.
  • 8
    espn'in kendisi ile ilgili hazırladğı "once brothers" belgeseli mutlaka izlenmeli.yaşım gereği kendisini canlı izleyemedim ama avrupa basketbolunun en değerli isimlerinden biriymiş zamanında.
    belgesel vlade divac ile ilişkisini,vlade divac'ın gözünden anlatıyor.nba kariyerini,savaş nedeni ile yollarının ayrılmasını,ölümünü,divac'ın petrovic'in ailesi ile buluşmasını çok etkileyici şekilde anlatmışlar.
    ingilizce altyazılı şekilde rahatlıkla internette bulabilirsiniz belgeseli.çok ileri bir ingilizce gerektirmiyor.mutlaka izleyin derim.
  • 10
    avrupa basketbolu'nun yetiştirdiği gelmiş geçmiş en büyük basketbolcudur.avrupalı basketçilere nba yolunu açan adamdır.espn'in hazırladığı ''once brothers'' belgeselini izlerseniz, avrupalı basketbolcular için ne kadar önemli bir mihenk taşı, ne kadar önemli bir öncü olduğunu anlayabilirsiniz.. tabi aynı belgesel içinde yer alan vlade divac'ın yapmacıklığına ve sonradan göstermelik samimiyetine katlanabilirseniz..
  • 12
    kendisi hakkında yazılmış kısa bir biyografi..

    --- alıntı ---

    "avrupalı oyunculara nba kapısını aralayan, bir efsane olmak için her türlü özelliği falasıyla karşılayan petroviç; basketbol tarihinin gelmiş geçmiş en özel oyuncularından biri ve hep de öyle kalacak."

    basketbol tarihinin en büyük avrupalı oyuncusunun anısına...

    mart 2004. cibona-tau euroleague maçı. tribünde, yeni lakers koçu rudy tomjanovich oturuyor. "neden burdasın?" diye sorarsanız, cevabı açık: "oyun o kadar küreselleşti ki, yetenek için heryere bakmak lazım".

    her zaman böyle miydi? hayır.

    zagreb'in en ünlü yerlerinden drazen petroviç basketball center'da, jordan, james dean ve christoph colomb kadar ünlü tek kişi, adını sahaya vermiş.

    jordan dünyanın en ünlüsüyse, o avrupa'nın.

    dean, çünkü o da genç yaşta araba kazasında öldü.

    colomb, çünkü o da amerika'nın diğer kıtaları keşfetmesini sağladı.

    arkadaşlarının deyimiyle petro, nba tarihinde sürekli ilk 5 oynayan ilk avrupalı oyuncu. hammal denilen işçilerden de değildi o, bir yıldızdı. %43.7'lik kariyer üçlük yüzdesi, hala tüm zamanların en iyi üçüncüsü. 2003'te ligde oynayan 73 (2017'de bu sayı 108'e yükseldi) yabancının teşekkür etmesi gereken birisi var... petro.

    şimdiki zamanın süper-şutörü peja, onunla hiç tanışmamış. ağabeyi divac ise, yugoslavya dağılmadan birlikte oynadığı oyuncuyu stoja'ya anlatıyor: "sahaya ayak bastığı an, en iyi olmak isterdi. attığı sayıdan asla memnun olmazdı. her zaman daha fazlası, her zaman.."

    ölümünün ardından 10 yılı aşkın süre geçti. annesi biserka ve babası jole, hala cibona maçlarına gidiyor. "her yıl birisi çıkar.. o, gelecek drazen derler. bu yıl ki macijauskas. evet gerçekten iyi bir oyuncu. ama drazen.. farklıydı." yeni bir drazen asla gelmeyecek.

    en başa dönelim. preradovic sokağına. iki yağ tenekesinden panya yapılmış. eski bir alüminyum fabrikasından alınan sacdan ise çember. sibenik halkının bugün "bizim oğlumuz" dediği oyuncu burada doğdu 1964'te. o zamanlar nba maçları, italyan kablolu kanalını çeken bir kaç evden izlenebiliyordu. sonradan petro'nun çok yakın arkadaşı olacak neven'in ağzından: "ayda yürümek bile daha kolay görünüyordu nba'den."

    her zaman kan dökülmüş ulusu (yugoslavya) birlikte tutan birkaç şey vardı
    josip broz tito, ve spor aşkı. (her tür takım sporu ve bireysel aktiviteyi düşünün. mutlaka eski bir yugo vardır altın madalyalara boğulan) ve özellikle basketbol. "saf şütör" deyimini ruslar getirmedi. kaş manyağı amerikalılar da. "ekol" denen ilk sistem. yu-go-slav-ya.

    drazen'den 5 yaş büyük ağbisi alexander petroviç, ilk şutunu attığında, ufak kardeşiyle dalga geçmişti: "fred çakmaktaş gibi atıyorsun" (türkçesi, kaya gibi atıyorsun olsa gerek). ufak petro oynamaya devam etti. sabah 6'da, okuldan önce 500 şut atıyordu. okul sonrası drill'leri ve maçları da sayarsak, günde 7 saat, tatil, gezi dinlemeden 365 gün. koçu bile birkaç kez kızdı: "başka işin yok mu senin??"

    cevabı için ayrı paragraf gerek: "ben buna aşığım. hayatım bu. nefes almak gibi."

    18 yaşına geldiğinde, sibenik'in takımı sibenka'da oynuyordu. ağabeyinin takımı cibona'yı yendiklerinde, ki artık alexander'dan çok daha iyi bir oyuncuydu, annesi "biraz kötü oynamasını" istedi. cevabı: "kabul etmiyorsan oyunlara gelme."

    notre dame üniversitesinin tüm ısrarlarına rağmen, 84'te büyük şehre, cibona'ya transfer oldu. vefa mı dediniz? ligdeki ilk maçında 56 sayı attı... sibenka'ya. 112 sayı da olimpia ljübjana'ya. 2 yıl içinde en iyi yugo-basketçiydi bile.

    1988'te real madrid'e transfer olmadan, 2 kez avrupa şampiyonu olmuştu bile (36.8 ppg). seul'de radja, kukoc ve divaç'la beraber oynadı. tarihin en iyi takımı dream team 1'le başabaş oynayarak gümüş aldılar. real'de sadece 1 yıl kaldı "señor 40", bir tane daha avrupa kupası almıştı.

    "en iyi olmak istiyorsan, en iyilerle oynayacaksın."

    89'da portland trail blazers'a geçti. nba'in iyi sg'lerinden clyde drexler ve terry porter'ın yedeği olacaktı. 2 yıl yedek kaldı ama sırf gururdan avrupa'ya geri dönmedi. (koçu da rick adelman idi... bir şeyler hatırlatıyor mu?)

    1991'de new jersey nets'e gönderildi. takımda sadece drexler ne kaybettiklerini anlayabilmişti. chuck daly ona forma şansı verdi. geldiği gibi ilk 5 başladı: 20.6 sayı/maç.

    her şey daha da iyi olabilirdi ama 1991'de savaş başladı. slobodan miloseviç binlerce hırvat'ı öldürüyordu. nba'deki yugolar arası bağlar koptu. nets-lakers maçlarında petro ve vlade gözgöze bile gelmiyordu. 1992 barselona'da artık spor için değil, yeni kurulmuş ülkelerini tanıtmak için oynayacaklardı.

    yarı-finalde sscb'ye karşı 6 sayı gerilerdi (1:16). radja 2 serbest atış attı. kukoc'tan bir üçlük. 9 saniye kala fark 1'ken, petro 2 serbest atış attı. "tüm hırvatistan ellerimde gibiydi, ka-çı-ra-maz-dım." hırvatistan 75, rusya 74 . 2 gün sonra dream team'e yenildiler, herkesin yaptığı gibi. (jordan, bird, magic, barkley...)

    sonraki dönemde petro nba'de daha da iyi oynadı
    en iyi 3. takıma seçildi (all-nba 3rd team). nets üst üste 2. kez play-off'lara kaldı. petro sayı ortalamasını 1993'te 22.3'e çıkarttı. şut yüzdesi: %51.8 genel, %44.9 üçlük. ve sezon sonu avrupa şampiyonası için zagreb'e yöneldi.

    zagreb uçağı frankfurt'ta aktarma yapacaktı. drazen hep evine dönerdi, hiç yapmadığı bir şey yaptı. kız arkadaşı (alman) klara için orda kaldı. münih'e arabayla yola çıktılar. o gece, zagreb'e giden uçakta radja siyah bulutlar gördüğünü söyledi.

    yağışlı yola dalan 18 tekerlekli bir tır, arabayı süren klara'nın acı frenine neden oldu. drazen yan koltukta uyuyordu, emniyet kemeri takılı olmadan. yola fırladı, ve anında öldü.

    https://seyler.ekstat.com/...6468816199704233.jpg

    dostları ve ailesinin durumunu anlatmaya gerek yok. basketbol dünyası şaşkındı.

    divac'tan: "keşke onunla barışmış olsaydık, toni'yle (kukoc) yaptığımız gibi... duyduğumda ailemle televizyon izliyorduk. duyunca kıpırdayamadım."

    onu takıma kazandıran nets general manager'i willis reed, sonraki günlerde ne zaman ondan bahsetse ağlamaya başlıyordu. zagreb'teki törene tüm basketbol dünyasıyla beraber, 500.000 kişi katıldı. o yılki nba finalinde (bulls-suns) maç saygı duruşuyla açıldı.

    öldüğünde, artık herkes değerini biliyordu
    sadece genç basketbolculara örnek olmadı drazen. daha 2001'de, yıllarca süren formsuzluğundan çıkmaya çalışan ivanisevic de, duvarına onun posterini asmıştı. wimbledon'da finale çıktığı gün sabahı kendi kendine konuşuyordu goran: "drazen, bunu senin için kazanacağım." şampiyonlukla geri döndüğü split'te 150 bin hırvat'ça karşılandı.

    drazen hala unutulmadı.

    "basketbolu ondan daha çok sevecek bir insan olmadı."

    vlade divac

    https://seyler.ekstat.com/...6468816584234498.jpg

    --- alıntı ---

    https://youtu.be/uNMEbPlo7HI

    kaynak: ekşi şeyler