• 7
    2018 dünya kupası grup elemeleri sonrası kendi en iyi 11'ini seçmiş.

    https://twitter.com/...789276910784513?s=19

    kalede alisson becker var.
    yahu 1 tane bile gol yememiş fernando muslera varken neden alison?

    ileri 3'lüye cristiano ronaldo'yu koymamış; hadi forvete romelu lukaku'yu düşünmüşsün tamam ama sol forvete koy bari ronaldo'yu.

    yoook, ronaldo kadroda bile yok; sol ofansa kimi koymuş dersiniz?
    david silva.
    yuhh be abi, silva oranın oyuncusu bile değil.
    bari ahmed musa'yı falan koy illa cool görüneceğim diye düşünüyorsan.

    allahaşkına ne bu oligarşiye savaş açmış don kişot tavırları, ben çok coolum ieöğhhhh.

    sırf kadın olduğu için sıradan yorumcu olan bu kişiyi övecek değilim ama yine de kendisini aspor'a leş yorumlarıyla değer katan okan koç, ender bilgin, alp pehlivan, turgay demir gibi insanlara tercih ederim.

    üşüyoruz ılgaz çınar reyis.
  • 8
    ilgaz ve uğuru izlerken çok keyif aldığım son sayfa da bendeniz haldun domaça zor tahammül ederken kendisini izlemek tam bir zulüm. kadın erkek ayrımı yapmadan nitelendiriyorum, bu arkadaş futbolu bilmiyor, avrupada kim kimdir bilmiyor, taktik teknik bilmiyor, belki de bir çok yerde sufle alıyor. evet kadın yorumcular hoş oluyor ama spiker veya moderatör olarak daha başarılılar sanki. yorumculuk zorlama oluyor biraz.
  • 10
    seksist degilim. ben de kendisinin futboldan anladigini dusunmuyorum. gurbette yasiyorum, zaman farki sebebiyle a spor'daki ugur karabullukcu programlarini izlemeye calisiyorum. gecen programin birinde su sekilde bir muhabbet oldu: https://www.youtube.com/watch?v=FDI1rYobTVc

    videonun 35.dakikasinda sunucu david silva'nin kucukluk fotografini gosterip bu futbolcu kim diyor, ustune de manchester city'de 9 senedir oynayan futbolcu diyor. ablamiz once david villa diyip miciyor. meslegi futbol yorumcusu olan bir kisinin bilinmeyen ligleri, genc futbolculari vs yalayip yutmus olmasi gerekirken ablamiz david villa gibi dunya futbolunun en buyuk forvetlerinden birinin manchester city'de 9 sene oynamamis oldugunu bilmiyor. hadi desek dili surctu ve david villa ile silva'yi karistirdi, kadin sonra duzeltmek istedigini iddia ederek david silva'ya da silva diyor. tuy ustune tuy dikiyor.

    su yayindan oncesine kadar cok yalandan yorum yapiyor gibi geliyordu, sokaktan gecen herhangi birine sorsan ayni seyleri soyleyecegi turden cevaplar veriyor diye dusunuyordum. yukaridaki videodan sonra sirf bu kadinin yorumlarina ozenle dikkat ediyorum ve cidden futboldan anladigini dusunmuyorum.
  • 15
    hani son zamanları fbtv gibiydi ntvspor'un ama en azından o son döneminde bile bir kalite vardı. hele formula 1 'i yayınladığı, futbol mundial, avrupadan futbol gibi efsane programların olduğu ilk dönemleri gerçekten efsaneydi. sonra önce kaliteyi düşürdüler, sonra da kepenleri indirdiler zaten.
    sonuç demirin tuncuna kanalın turkuazına kaldık.

    bu ablamız da diğer birçoğu gibi malum kanalın önünden geçerken yorumcu yapılanlardan. yetiş ya liyakat!
  • 17
    çok hoş bir futbol yorumcusu. özellikle gülüşünü çok beğeniyorum. yorum yaparkenki heyecanı ve içtenliği çok olumlu şeyler.

    ayrıca bi programda yer yön yetisinin zayıf olduğunu, üsküdar’ı bilmesine rağmen defalarca kaybolduğunu ifade etmişti. zaman zaman bildiğin yerlerin içinde kaybolmak, yerini yönünü kaybetmek sık sık yaşadığım şeylerdir. seni anlayabiliyorum didem dilmen.

    seyretmekten zevk duyduğum bi yorumcudur. başarılarının devamını dilerim.
  • 20
    a spor'da son sayfada saçma sapan yorumlarda bulunan yorumcu.

    "türk takımları avrupa ligi'nde daha uzun ilerleme şansına sahipler. takımlarımız avrupa ligi'nden kazanılacak para ile 10 yıl sonra şampiyonlar ligi için başarı amaçlayabilirler" şeklinde beyin yakan bir yorumda bulundu.

    bir yorumcunun kafası karışabilir, dili sürçebilir, önemsiz ya da az önemli bir şeyi yanlış biliyor olabilir.. ama bu derece saçma sapan fikirler duyduğum zaman televizyona kafa atasım geliyor. neden saçma sapan olduğunu açıklama gereği bile duymuyorum.
    evde arkada ses olsun diye televizyon açmaktan vazgeçmem lazım sanırım.
  • 23
    hakkında çok değil 1 hafta önce şunu yazdım(bkz: #2465447). gecenin bir vakti evde ses olsun diye açtığım televizyonda 5 dakika içinde hala aynı deli saçması fikrini savunduğunu görmek inanılmaz sinir bozucu bir şey.

    uğur hala arada bir sözlüğe bakıyor diye biliyorum. eğer tanıyan varsa rica ediyorum kendisini uyarsın.

    sevgili didem.

    sen bir televizyon programında fikirlerini türk spor kamuoyuna sunma fırsatı bulan sayılı şanslı insanlardan birisin. bir kadın olarak, hem de erkek egemenliğinin dibine kadar sömürüldüğü spor basınında sesini duyurabiliyor olmanı son derece saygıyla karşılıyor ve takdir ediyorum.

    ancak... senin kitlelere etki edebiliyor olman sana bir sorumluluk da yüklüyor. eğer bu kitlelere saçma sapan, hakkında araştırma yapmadan ürettiğin bilgileri sunarsan, bu sorumluluğun gerektirdiklerini de yerine getirmiyorsun demektir.

    şurada anlaşabiliyor ve bunu gönül rahatlığıyla dile getirebiliyor olmamız lazım. türkiye'deki bütün takımlar fakir. net. ffp işin ayrıntısı. tarihsel olarak köklü takımlara sahip olabiliriz ama maddi olarak tüm takımlar fakir. bunu televizyonda hiç bir yorumcunun dile getiremiyor olması başka bir konu. bu fakirliğin 2 nedeninden biri takımların akıllara zarar kötü yönetilmesi, abuk transferler falan. o konuda anlaşırız herhal.

    2. neden ise... avrupa'da olduğu gibi türkiye'de de takımların asıl geliri yayın hakkı gelirleridir. premier ligin sonuncusunun bile para içinde yüzmesinin nedeni bu. bein sports bu ihaleyi 5 yıllığına, yıllığı kdv dahil 600 milyon dolar karşılığında kazandı. gel gelelim... bein sports kuru her sene ödeme tarihinde sabitliyor. yani sallıyorum geçen sene haziran'da dolar kuru 3.52 imiş. şu anda ise dolar 4,85!!! sen bünyesinde çalıştığın kanal nedeniyle kurun artışına çok fazla giydiremiyor olabilirsin ama takımlarımız bu kur farkı nedeniyle eşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşek gibi zarar ettiler. (kur sabitlemeye itiraz eden tek başkanın aziz yıldırım olması çok ironik değil mi?)

    peki neden avrupa ligi'nde ilerlemek değil de şampiyonlar ligi daha önemli? yani sen neden 2'dir yanlış bildiğin şeyi doğruymuş gibi anlatıyorsun? madde madde anlatayım.

    uefa takımlara ülkelerinin para birimi üzerinden değil, euro üzerinden ödeme yapıyor. kurdan etkilenmesi gibi bir durum söz konusu değil.

    avrupa ligi'nde takımlarımız ilerleseler dahi kazanacakları gelirler şampiyonlar ligi ile kıyaslandığı zaman komik seviyelerde. sadece başarıya dayalı olarak gelen paradan bahsetmiyorum. biz ülke olarak market pool'da çok büyük bir yer kaplamıyoruz. market pool sayesinde şampiyonlar liginde erken elenen premier lig takımları, kupayı kazanan ispanya/italya takımları kadar para kazanabiliyorlar. mesela man city şampiyonlar ligi'ni bir türlü kazanamıyor olmasına rağmen diğer büyük liglerin takımlarından daha fazla parayı götürüyor. yanılmıyorsam 2 sene önce market pool'dan kupayı kazanan real madrid'in 2 katı para kazandı.

    avrupa ligi'ndeki paranın azlığı yetmezmiş gibi market pool geliri de o kupaya katılan takımlar arasında paylaşılıyor. yani sallıyorum avrupa ligi'nde türkiye'ye düşen market pool geliri 10 milyonsa takım başına 2 milyon falan düşecek. (şampiyonlar ligi'nde geçen sene beşiktaş 22 milyon euro pool geliri kazandı)

    bildiğin üzere yeni sistemde artık ülke puanının pek de bir esprisi kalmadı. şu anda ülke olarak 10. sıradayız. ülke puanımızın artıp şampiyonlar ligi'ne +1 takım gönderebilmemiz için 6. sıraya çıkmamız gerekiyor. birbirimizi kandırmayalım. bundan sonra her takım kendi bacağından asılacak.

    avrupa ligi'ndeki maçlar tek bir güne sıkıştırılmış ve aşırı katılımlı olduğundan insanlar lokal liglerindeki tuttukları takımların maçını izlemekten fazlasını yapmıyorlar. yeni sistemde her hafta 4 şampiyonlar ligi maçı izleme şansı bulabileceğiz. ancak avrupa ligi 24 maçın aynı güne sıkıştığı formatıyla devam ediyor. 2'den fazlasını izlemek yalan. zaten austria wien - astra giurgio maçını kimseye izletemezsin (astra girgio gruptan çıktı bu arada)

    velhasılıkelam..

    artık amaç şampiyonlar ligi'ne gidip orada kalıcı olmaya çalışmak olmak zorunda. artık amaç "türkiye'nin şampiyonlar ligi'ndeki market poolunu artırabilmek olmak" zorunda. insanlara avrupa ligi'nde ilerlemenin değil, şampiyonlar ligi'nde nispeten az da olsa başarılı olmanın önemini açıklamalısınız. ben bunu işsiz bir gazeteci olarak dile getiremem. ama senin gibi, uğur gibi 85 milyonun izlediği gazetecilere bu görev düşüyor.