• 1
    her tarafatın tatması gereken olgu.
    bazen yolda paylaşılan bir yarım ekmek
    bazen arkadaşının bardağından bir yudum alınan vodka
    bazen bir dal sigarayı 15 kişi döndürmek
    bazen otobüste uyumadan sevgilini düşünmek
    bazen hiç tanımadığın bir adamla omuz omuza gırtlak yırtmak
    bazen sevdanın yollarına düşmek kilometreleri tanımazcasına
    bazen bir sevda
    bazen bir düş
    bazen yarım kalmış bir sevda hikayesi
    bazen kahpe dünyaya bir isyan
    bazen herşeyi elinin tersiyle itip bi 90 dakikaya muhtaç olduğunu hatırlamak
    bazen geride kalan sevgiliyi unutmak
    bazen aç kalmak susuz kalmak
    bazen cebindeki son 5 likle aç olan deplasman kardeşine yemek almak
    bazen ağlamak bazen gülmek
    bazen hayata gider yapmaktır
    neden yaptığını bilmeden...
  • 5
    13 yaşındaydım, ilk deplasmana gittiğimde evdekiler polis eşliğinde beni arıyorlarda zaten söyleseydimde izin vermeyeceklerdi.. şimdi düşünüyorumda hayatımın tam ortasında gitmeye başlamışım deplasmana, sonraki 13 sene içinde yüzlerce deplasman oldu, ama hiç biri o ilk gidilen maç kadar heyecanlı değildi ( geçen seneki sivas haric tabi. ) artık şu durumdayım içerideki maçlara gitmek daha istemiyorum, deplasman maçlarını bekliyorum artık.. saatlerce yollardasın nedenin belli, sevdiğinle olmak istemek, geçiş yapılan şehirlerdeki gözler tuhaf bakıyor otobüs içindeki insanlara, biraz da dengesizler deniliyor, mecnun leylanın peşine, kerem aslı'nın peşine gitmiş.. bizde sevdiğimizin peşinden gidiyoruz ne var ki..

    bekliyelim haftasonunu..
  • 12
    taraftar gruplari icin vazgecilmez olan kutsal isimdir.takim sevgisinin mabetteki maclarla sinirlanamayacaginin gostergesidir.
    deplasman sevgidir, paylasimdir, bagimliliktir ve dostluktur.deplasman otobusu kiralanir ve gonul vermis tayfayla toplanilir anlasilir binilir ve "yine dustuk yollara" denir.sabahin ilk isiklariyla cikilan yol kimi zaman bir kis sabahina, kimi zaman bir sonbahar gecesine kimi zamanda bir yaz sicagina rast gelir.muhabbetler edilir ickiler vb. seyler yudumlanir icilir yenir cignenir cekilir.beraberligin ve takim sevgisinin ilerisinde bir ciledir deplasman
    yolculuklari.yarini dusunmemektir.bazende deplasman donusu isyerinde inip hayatina devam etmektir.muhabbeti boldur bestesi coktur.bagirilir daha stada varilmadan girtlak yirtarcasina.sesler kisilir ama on dakikalik aralarla dinlendirilen girtlaklar hemen eski formuna kavusur.yolda belli basli yerlerde inilir yenir icilir tekrar yola devam edilir.uzun ve sehirlerarasi otobus yolculuklarindan farksizdir kimilerine gore.kimilerine gore ise vazgecilmeyecek bir zevktir.yol uzadikca uzar muhabbet gibi.gidilecek yere varildiginda zaten orda karsilayan renktaslar olacaktir.sarilinir gulunur espriler yapilir.biletler ayarlanir mac kofteleri bol soganli olmak sartiyla birer ikiser mideye indirilir.
    son nefesler cekildiginde stadin turnikelerinde bulursunuz kendinizi.dostlarinila beraber hayata bagli kalma sebeplerinizden biri olan olguya birazdan kavusacaksinizdir.stada girilir misafir tribun olmak zordur ve bir o kadarda cetrefilli.girersiniz maca kadar guler oynarsiniz.mactan once evsahibi tribunler dolmaya baslar.direnisiniz ve durusunuz saglam olmalidir yoksa misafir tribun sayi coklugunu kullanarak uste cikar ve pasifizasyon isleminin sonunda siz maglup olursunuz.o yuzden deplasman taraftari daha bir onemlidir icerdeki mac taraftarindan.cebindeki uc kurustan fedakarlik edip haftasonunu baska sehirde oynayacak olan sevgilisini gormek icin heba eder.herzaman cekilen cileye degmistir paylasilan guzellikler.sonuc futbolun uc kuralindan biridir.yenilmek yenmek veya beraberlik.altin kurallar hicbir zaman degismez fakat sonuc ne olursa olsun size deplasman denildiginde kalbinizdeki ritim bozuklugu ve aklinizdaki manzaralar butun herseye degecektir.
    donus yolunda kritikler yapilir, bir molada sicak corbalar yudumlanir ve yorgunlugun tatliligi kendini gostermeye baslar otobuse binildiginde.son kahkahalar atilir son yorumlar yapilir ve aniden sessizlige burunur otobus.herkes normal hayatina donmustur artik.herkes uyur sizde dahil...

    deplasman bir tribun kulturudur.yasanmadan bilinemez yasanirsa vazgecilemez.kimine gore aptalliktir kimine gore hayat bicimi.renklerin ve armanin yaninda olmanin hakli gururunu yasamaksa deplasman taraftarinin en buyuk hakkidir...
    yine dustuk yollara...

    arda abi saygılar.
  • 17
    futbolun romantik taraflarından biridir. 20 saat ya da 20 dakika da sürse, şampiyonlar ligi yarı finaline veya ambargolardan muzdarip bir ülkenin amatör bilmemkaçıncı küme maçına da olsa süper keyif verir. aşılan yollar, yabancı bir yere atılan tedirgin adımlar, tanıdık yüzleri görünce yaşanan mutluluğun yüzlerdeki yansıması, "amatör" branşlara doğru indikçe daha da bir çoğalan takımla selamlaşma hadisesi, sahadakilere yalnız olmakdıklarını hissettirmek, kazanınca beraber sevinmek, kaybedince beraber hüzünlenmek...
  • 18
    gerçek aşktır. sayıca az da olsan ölümüne bağırmaktır, maç biter sen kalırsın, geç çıkarsın, sesin kısılmıştır ama susmazsın. dişi aslanları görürsün, bebe aslanları görürsün, delikanlı aslanları görürsün, amca aslanları görürsün. tek yüreksindir! asaletsindir! aşksındır! belki küfür yersin, belki şişe, belki yumruk, belki bıçak, ama sevdiğin kızı korur gibi bağırırsın, sevdiğin kızı kollarına alır gibi sararsın kollarını vücuduna. vücudunun dışındaki sarı kırmızı formalar değil o deplasmanda takımını destekleyen, içerindeki sarı yürek, kırmızı ses telidir. seni anlayan futbolcularla göz göze gelme anıdır deplasman. sırtında formasını taşıdığın aslanın üçlü çektirmeye gelmesini beklemektir, her yerde her zaman sizinleyim demektir deplasman. futbolcunun bir el hareketidir, bir çalımıdır.

    çiledir, sıkıntıdır. ama beklenen an gelecekse çekilen çile kutsalmış, en kutsalı belkide. hani derler büyükler; bir asker arkadaşı, bir okul arkadaşı unutulmaz diye, yalan! deplasman arkadaşı unutulmaz. 12 yaşında evden kaçıp iki saat uzaklıktaki deplasmana, adanaspor-galatasaray, yetmez 3 saat uzaklıkta gaziantep-galatasaray gitmektir deplasman arkadaşınla kol kola. hagi'yi izledim, jardel'in golünü izledim demektir. nasıl anlatılır ki bu! izahı yok, açıklaması yok bu duygunun.

    platonik aşktır deplasman. sevdiğin çok uzaktır, şöyle bir görünmeye gelir, yapışırsın yakasına, yapışırsın takım otobüsüne. hep seninim, nerede olsan seveceğim demektir. sopa yiyeceğini bile bile çocuk kafada olsan, olgun kafa da olsan yürümektir o aslanların ter kokusuna hasret.

    ali sami yen mabedinde büyümedim belki ama deplasmanlara gittim, her zaman da gideceğim. deplasman farklıdır, deplasman yüreklidir.
  • 19
    arma kovalamaktır. hani derler ya armanın peşindeyiz diye, odur.

    ben samiyen çocuğum gerisini neyleyim söylenirken, buruk bi his yaşamaktır. ben samiyen çocuğu değilim, deplasman çocuğuyum. ama ben de armanın peşindeyim.

    sezonda en fazla 10 maç izlerim, belki 2-3 tanesi mabedde, galatasaray'ımın evinde. gerisi benim evimdedir.

    deplasman güzeldir. ankara, manisa, izmir, antalya, aliağa, istanbul, sivas, bursa, trabzon, rize... hepsi güzeldir. benim için işte biraz da bu yüzden; galatasaray türkiye'dir.
  • 22
    terapinin önde gideni olan yolculuk. sözlük anlamına da uygun olarak tam anlamıyla bir kaçıştır. yerinden yurdundan, kendinden, dertlerinden, herşeyinden ne kadar kaçırabiliyorsa seni o kadar deplasmandır işte. gidişi 2 gün de sürse, 2 saat da sürse önemli değildir. "siktiğimin" hayatından iki nefes aldırıp bir gram huzur verebiliyorsa gerisi teferruattır...