• 702
    içinde bulunduğumuz yıla damgasını vuran virüs. tedbiri elden bırakmayan birinci derece akrabalarıma kadar bulaşmasıyla birlikte kontrolden çıktığını kendi gözlerimle görmüş oldum.

    ülkenin ekonomik durumundan dolayı yeni bir karantina gelmeyeceği kesin fakat özellikle istanbul mayın tarlasına dönmüş durumda. birçok şehirde devlet ya da özel fark etmeksizin hastaneler dolu. sokakta gördüğüm kadarıyla maskesiz insan sayısı geçen aylara göre iyice azaldı ama toplu taşımada iç içe gittikten sonra maske de kurtarmıyor maalesef. bu hastalıkla boğuşan herkese acil şifalar.
  • 703
    --- alıntı ---

    çevremde neredeyse olmayan kalmadı. resmi sayıları komik bulduğum için takip etmiyorum. bu hızla giderse aralık-ocak civarı hoş olmayan görüntülerle karşılaşabiliriz. sağlık çalışanları çok zor durumda.

    ligie ara verilmesi ya da sonlanması ya da bazı takımların büyük mağduriyetler yaşaması olası. böyle bir ortamda 21 takım saçmalığına karar verenleri tarih affetmeyecek.

    --- alıntı ---

    dün sabah yazdığım entry bu şekildeydi. hiç semptomum yoktu. bu sabah çok farklı bir dünyaya uyandım. biraz önce test sonucum geldi, pozitifim.

    elimden geldiğince tecrübemi paylaşayım. çok garip bir ağrı hissi var bu virüsün. yakalandığınızda "acaba" dedirtmeyecek bir ağrı. vücudunuza tamamen yabancı bir virüs girdiğini hissediyorsunuz. çok ciddi bir sersemlik ve göğüs ağrısı yapıyor. teste gerek olmadan anlıyorsunuz aslında.

    şakaya gelmeyeceğini zaten yakalanmadan yukarıda yazmıştım. istanbul'a büyük kısıtlamalar şart. kış henüz başlamadı.
  • 705
    ara ara gelip bu başlığa yazıyorum. çok korkuyorum. kendim için değil, öncelikle beraber yaşadığım ailem, sonrasında da ya başkalarına bulaştırırsam diye.

    çemberin daraldığı ortada. elimden gelen gayreti gösteriyorum ama nereye kadar böyle gider bilmiyorum. maske + temizlik okey fakat mesafe için aynı şeyi söylemem mümkün değil. iş yerinde olmuyor mesafe olayı, imkansız. sen kaçsan insanlar geliyor dibine dibine.

    bağışıklık sistemimi güçlü tutabilmek adına düzenli ilaç kullanıyorum. sebze, bol limon, yoğurt gibi ürünleri bolca tüketiyorum. içimde kötü bir his var ama hayırlısı.
  • 706
    bu gece itibariyle karantina süremin bittiği hastalık.

    4 kasım sabahı, halsizlik, boğaz ve genizde hafif yanma belirtileriyle uyandım. bir önceki hafta, dışarıda koşu yaparken ve evde otururken üşümüştüm ancak belirtilerin başladığı sabaha kadar en ufak bir sıkıntım yoktu. bazı grip hastalıkları hafif kırgınlık, yorgunluk veya farklı şekillerde geliyorum der ancak covid bende bir anda başladı. ankara'da havalar aniden soğuduğu ve dengesiz olduğu için ilk başta üşütmeye yordum ancak 4 kasım akşamı vücut ağrılarım artınca eşimle beraber teste gittim.

    5 kasım sabahı testimin pozitif olduğunu öğrendim. eşim herhangi bir belirti yaşamadı ve negatif çıktı. 5 kasım günü sadece hafif halsizlik olmakla beraber beklediğimden çok daha iyiydim. öğleden sonra plaquenil ve favira olarak ilaçları getirdiler. ilacı getiren görevli, sıtma ilacı olan plaquenli'i tartışmalı bir ilaç olduğu için içmeyebileceğimi söyledi. sadece zatürre ilacını içmeye karar verdim.

    ilk iki dozu 8'er hap şeklinde alınan favira'nın ilk dozunu içtikten yarım saat sonra saç diplerimden itibaren kaşıntı başladı. damağım, yüzüm ve bacaklara doğru tüm vücuduma kaşıntı ve kızarıklık yayıldı. ilaçları teslim ederken il sağlık müdürlüklerinin danışma numarasını da vermişlerdi. numarayı aradım, durumu belirttim, ilacın alerji yaptığını söylediler ve hastaneye sevk ettiler. pozitif olduğum için kendi aracımla gitmememi ve ambulans çağırmamı söylediler. hastanede alerji için kan testi yapıldı, birkaç saat de dışarda bekletip eve gönderdiler (ambulans sadece götürüyor, alırken -aracınız varsa biri getirsin- diye söylüyorlar). acil doktoru ilaçları kullanmamamı, alerjinin çok ciddi bir durum olduğunu, en ufak sıkıntıda tekrar gelmemi söyledi. çoğu kişinin (bilinen kronik hastalığı olmayan ve genç yaşlarda olanları kastederek) ilaçsız atlatabildiğini belirtti. tabii çok ağır geçirip ilaca mecbur kalanlarda alerjik reaksiyon olması durumunda nasıl bir yol izleniyor bilmiyorum ancak alerjinin de en az covid'in ağır seyri kadar tehlikeli olduğunu anladım doktorun tavrından. ek olarak; bu tip alerjik reaksiyonlarda kaşıntının kafadan başlaması çok tehlikeliymiş.

    devam eden 3-4 gün boyunca ağrılar ve halsizlik inişli çıkışlı seyretti. öksürüğün gün içinde arttığı ve azaldığı zamanlar oldu. çevremden de aynı şeyleri duyduğum kadarıyla iyileşmenin doğrusal bir grafiği yok. mesela ilk 5 gün içinde en iyi günüm ikinci günümdü.

    son günlerde ise, zaten yılın her dönemi yaşadığım kendi bünyemle ilgili olan geniz akıntısı, hafif öksürük gibi şeyler dışında sıkıntı yaşamadım. 3 yıl içtiğim ve 5 sene önce bıraktığım sigaranın kalıntıları.

    tat ve koku kaybını kısmen yaşadım. daha doğrusu kaybı yaşadığımı yeni anlıyorum.

    ağrıları gerçekten bunun farklı bir hastalık olduğunu hissettiriyor. en çok bacak ve bel ağrısı yaşadım, arada bir boynuma ve enseme vurdu. çok çok fena üşütüp, vücudu darmadağın etmişsiniz gibi ağrıyor illet. ben yine de hafif geçirdiğimi düşünüyorum. ağır geçirenler başta olmak üzere tüm hastalara şifa ve sabır diliyorum.

    günde 3 litre civarı su içmek (çişinizin beyaz renge yakın olması), yiyeceklere ek olarak imkanlar dahilinde vitamin desteği önemli.

    son olarak; zorunlu karantina bittiğinde teste gitmeyi düşünüyordum. ancak il sağlıkla yaptığım telefon görüşmesinde, karantinanın hemen sonrası yapılan testlerde ölü virüslerin yanıltmasıyla hatalı pozitif sonuç çıkabildiğini söylediler. iş yeri tarafından zorunlu test talebi yoksa, karantina sonrası 1 hafta civarı beklemeyi önerdiler. bu genel bir öneri değil tabi, ikinci test tamamen isteğe bağlı. zaten karantina biterken belirtiniz yoksa bulaştırıcılık kalmadığı söyleniyor ve negatife döndüğünüz varsayılıyor (yine de çok tedbirli olmak gerek).

    kronik hastalıklar ve aşırı virüs yoğunluğu dışında çok panik yapmaya gerek olmayabilir ancak hangi bünyede nasıl bir etki yapacağı kestirilemediği için kesinlikle hafife alınacak bir hastalık değil. çok dikkat edin renktaşlar, herkese sağlıklı günler diliyorum.
  • 708
    hatırlarsınız 2010 dünya kupası oynanırken bir ara kuzey kore televizyonlarında finalde brezilya'yı 1-0 yenerek dünya kupasını kuzey kore'nin kazandığını gösteren görüntüler yayınlanıyordu.

    https://youtu.be/UjHKN6DL3OE

    işte bu hesapla mücadele ettiğimiz virüs.

    gel gelelim kuzey kore'de hiçbir iletişim aracı olmadığından hem böyle bir haber yapmaya cüret etmek çok zor değildi hem de böyle bir yalan haber kimsenin canını tehlikeye atmıyordu. bizim durumumuz daha vahim. resmi ağızdan birileri* doğru rakamları açıklayamaya mı başladı? hemen saldırıyorlar insanlara, sabaha kadar küfrediyorlar. bakan rakamları filtreleyerek verdiğini itiraf etmesine rağmen bu ülkede "hayır, hayır o yalan söylemez" veya "doğrusunu söylese ne olacak" diye savunulabiliyor. devlet teamülü diye söz üstüne söz söylensin istenmiyor. adam özel hastane sahibi kardeşim, kendisinin devlet tecrübesi 2 yıl. gördüğünüz üzere istifalarını tik toktan falan yapıyorlar, o kadar devlet geleneğine hakimler. adam hem vatandaşın hayatıyla oynuyor hem de takdir görüyor. yanarım da buna yanarım. bizimkisi gibi vatandaş düşman başına. böyle vatandaş bulsam ben vaka yok, salgın bitti diye açıklama yaparım.

    sanırım biz sahte veriler ile kendimizi en başarılı ülke ilan ettiğimizde madalya falan takılacağı sanılıyor. şurada aşının gelmesine 3 bilemedin 5 ay kalmış, dişini sıkacağın günler sayılı ama halen kuzey kore taktikleri. insanların gerçekle yüzleşmesine engel olunup, sokağa çıkması teşvik ediliyor. doğru veri sunulsa rehavete girmeyecek, sokağa çıkmayacak belki de ölmeyecek onlarca insanın fazladan ölümüne sebep olunuyor, insanlara doğru bilgi edinme hakkı bile tanınmıyor. şunun vebalini alabilenleri de ayrıca tebrik etmek istiyorum. yazık...
  • 710
    kulüpleri de derinden etkileyen hastalık. 15 kasım 2020 pazar günü oynanacak olan gaziantep - fethiye belediyesi ve arel üniversitesi - pınar karşıyaka maçları ertelendi. gaziantep basketbol takımında 5 sporcu ve 6 personel olmak üzere toplam 11 kişi ve karşıyaka cephesinde ise 7 oyuncu ile birlikte teknik heyetten 1 kişinin testi pozitif. fenerbahçe kadın basketbol takımımı'nda da 4 oyuncu ve 1 teknik ekip personelinin testleri pozitif olarak çıkmış.

    bütün bu verilerle korakor mücadeleye girilen bu spor dallarına ara verilmesi kanaatindeyim.

    allah hasta olanların yardımcısı olsun ve şifa versin.
  • 711
    bu hastalık sırasında, dünyaca ve ülkece kötü mücadele ediyoruz maalesef.

    sebeplerine gelince;
    1. sezon bitti, futbolcular dinlenmeden yeni sezon başladı.
    2. risklerin olduğu yerde, uefa yada fifa milli maçları yasaklaması gerekirdi. zira her ülke, milli maçları gereksiz görüyor artık.
    3. riskin olduğu yerde, futbolcuların dinlenemediği yerde türkiye süper ligi 21 takıma yükseltildi.

    (bkz: koronavirüs bunu beğendi)
  • 713
    defalarca 'acaba covid miyim' diye düşündüm. ama bu illet geldiğinde acaba diye düşündürtmüyor. ben covid oldum dedirtiyor insana.

    daha öncesinde covidden vefaat eden bir vatandaşın cenazesine katılmıştım. ilk testim negatifti. ertesi gün karantinaya alındım. karantinanın sekizinci gününde semptomlar baş gösterdi. ilk semptom boğazda yanma oldu. gece yarısı gelen boğazda yanma hissini gündüz halsizlik ve eklem ağrısı takip etti. yapılan ikinci test sonucu pozitif çıktı. ateşimin 40 derece altına düşmemesi ve eklem ağrılarımın artması neticesinde hastaneye kaldırıldım. 2 gün hastanede tedavi gördükten sonra tekrar eve döndüm. evde geçirdiğim toplam beş günde eklem ağrısı, halsizlik ve ateş ile mücadele ettim. covidin son iki gününde öksürük ve koku-tat kaybı başladı. testim negatife döndükten sonra semptomlar bir süre daha devam etti.

    corona ihmale gelecek bir konu değil. genç ya da yaşlı olmanız önemli değil. 30 yaşında, hayatından sporu eksik etmeyen birini de yatağa düşürebiliyor. rehavet felaket getirir.
  • 716
    bugünden itibaren karantinam sona erdi. 30 ekim izmir depreminin ardından evimiz yedinci katta olduğundan çok sallanıyordu ve bir süre kız kardeşimde kaldım. kız kardeşim ve eşi bir avm'de çalışıyorlar ve orada kardeşim covid-19'a yakalandı. sonrasında bende onunla aynı evde kaldığım için test yaptırdım, pozitif çıktı.

    öncelikle izmir'de bulunan sağlık çalışanlarından ve ekiplerinden çok memnun kaldım. sabah 11'de test yaptırdım akşam 9'da beni telefonla arayarak sonucumun pozitif çıktığını ve temas'ta bulunduğum kişiler var mı diye aradılar. ertesi gün sabah ilacım geldi, ardından telefonla arayarak ilaçların yan etki'de bulunup bulunmadığını sordular. ben çok hafif atlattım sadece 1-2 gün boyunca kalçamda çok ağrı yaşadım. onun dışında özellikle koku duygumu kaybettim. vücuduma inmeden burundayken virüs tespit edildiğinden belkide çok hafif geçti. hafif bir şüpheniz varsa derhal test yaptırın ve ciğerlere inmeden tedaviye başlayın.

    son olarak söylemek istediğim pandemi süresince ayda bir yada iki kez dışarı çıkan birisiyim ancak deprem sonrası evimi terk etmek zorunda kaldım ve onda da virüse yakalandım. deprem'den kaçtık fakat covid-19'a yakalandık. tüm dünya'da kısıtlamaların geldiği günlerde izmir'de depremden sonraki ilk gün avm'ler açıldı.
  • 717
    tünelin sonuna yaklaştığımızı düşündüğüm karanlık süreç. harika haberler var.

    --- alıntı ---

    (son dakika) abd merkezli moderna: "geliştirdiğimiz covid-19 aşısı yüzde 94.5 oranında etkili sonuç verdi." (euronews)

    --- alıntı ---

    edit: en güzeli de aşının buzdolabı sıcaklığında tezeliğini 30 gün boyunca koruyabilmesiymiş. pfizer - biontech aşısı -40 derecede saklanması gerektiği için tedarik ve ulaştırma konusunda oldukça zorlayıcıydı.
  • 718
    hala ucakla keyfi seyahat yapanlarin, restoranlara keyif ve sosyallesme icin gidip bir arada oturanlarin oldugunu gosteren hastalik. en son serdar ali celikler'in pozitif olus hikayesini dinlememle sok oldum. gercekten turkiye'deki restoranlarin yurt disindaki gibi eve siparis sistemine gecmezse, bu virus zor biter. hala insanlarin keyif icin restoranlara gidip oturmasini anlamiyorum.
  • 719
    yasak koyularak bir yere varılmayacak virüs.

    evet ilk zamanlar toplumun birçoğu bu yasakları destekledi. haftasonu sokağa çıkma yasakları getirildi, işletmeler kapatıldı. birçok işyeri homeoffice düzenine geçti. havaların ısınması ile bu virüsün son bulacağı, yakın zaman sonra normalleşip , her zamanki hayatımıza geri döneceğiz biraz kapalı kalalım dedik. yok virüs 27 derece ölüyor, önümüz yaz havalar ısınıyor, bu da böyle bir anımız olsun diyorduk. çünkü virüsü tanımıyorduk

    geldiğimiz şu noktada artık her şey için çok geç. kendimizi eve kapatıp, restaurant ve türevi işletmeleri kapatmak bu andan itibaren anlamsız. bu virüs ile yaşamayı öğrenip, her birey kendi tedbirini kendi almak zorunda. hepimiz kendimizden ve ailemizden sorumluyuz. ne bir almanya ne de bir çin'iz. ülke ekonomisi bir karantinayı daha kaldıramayacak kadar aciz. malesef bir almanya gibi covid'e 800 milyar euro bütçe ayırmamız imkansız.

    normal hayatımıza devam edip, kendimizi koruyup çalışmaktan başka çaremiz yok. mümkün seviyede kendimizi koruyalım, yaşlı yakınlarımıza bu süre dahilinde çok yaklaşmayalım. bu virüs ülkenin yüzde 90'ına bulaşacak ve biz bunla yaşamayı öğreneceğiz.

    eğer türkiye'de yaşıyorsan covid'den daha tehlikeli bir şey daha varsa o da yoksulluktur. olası bir karantina türkiye'sinde milyonlarca insan evine ekmek götüremeyecek. olaya dünya yansa her ayın onbeşinde bankaya maaşı yatan bir devlet memuru kafasıyla değil de bir beden emekçisi kafasıyla yaklaşalım.
  • 723
    her ne kadar yasakların gelmesini istemesem de bir an evvel ciddi önlemlerin alınması gereken virüs. maalesef bu iş vatandaş kendi önlemini alacak maskesini takacak durumunu çoktan geçti. zamanında alınmayan ciddi önlemler bugün gördüğümüz gibi daha büyük önlemler alınmasını gerektiriyor.

    ülke ekonomisini ayakta tutmak için avm, otel, restoran, cafe vb her yeri açarsan, siyasi emellerin uğruna sürekli miting açılış düzenlersen, sürekli diğer ülkelerden iyiyiz virüsü yeniyoruz diyerek halkı aldatıp yalan yanlış rakamlar verirsen bu virüsü yenemezsin. kimse de kusura bakmasın ama bu zor şartlar altında halkına bakamayan hükümet vasfını yitirmiştir. ülkenin tüm kaynaklarını hunharca harca, verdiğimiz vergilerin nereye gittiğini açıklayama, bir de üstüne hasta olduğumda bana el açma, yok ya. her kim ki ülke ekonomisini vatandaşına sahip çıkamayacak duruma getirdiyse bir an evvel hesabını vermeli ve gereğini yapmalı.
  • 724
    şu dönemde yasaklamalara geçilmesi zaten ekonomik durumu kötü olan ülkemizi derinden etkiler. farkında mıyız bilmiyorum ama ülkemizdeki çalışanların önemli bir kısmı gündelik işlerde çalışıyor. çoğunluğu da hizmet sektöründe çalışıyor. mekanları kapatmak, sokağa çıkma yasağı gibi şeyler ekonomik olarak bizi yamultur. kaldırabileceğimizi sanmıyorum. çekilen kredilerin ödeme zamanı geldi, bu halkı nasıl tutabilirsiniz çalışmadan? masraflarını karşılayabilecek devlet gücü var mı? çok acı bir şekilde bu sorular karşısında “oyna devam” diyorum. işin ilginç yanı ekonomisi güçlü olan ülkeler de oyna devam diyor. çok ciddi bir salgın kabul ediyorum, baştan beridir kabul ettim ama öldürme oranı 0.03 falan. bu oranda kimse kalıcı kısıtlamalara gidemez. welcome to capitalism.

    aşının bize ne zaman ulaşacağı meçhul ama o döneme kadar kendim de dahil herkese sabırlar diliyorum. bugünler de geçecek elbet...
  • 725
    milli takımlara gidip covid-19 testi pozitif çıkan futbolcularımız için milli takımları suçluyoruz ama çok büyük ihtimalle geçen haftadan bu zamana kadar bu illet florya’da patladı. babel ve omar’ın testlerinin pozitif çıkması, sonrasında bizim 3 pozitif vaka daha açıklamamız ve en son kerem aktürkoğlu’nun u-21 milli takımı aday kadrosundan çıkarılması bunları işaret ediyor.

    çok büyük ihtimal ile kayserispor maçına kadar en az 2-3 vaka daha açıklarız. sağlıkla şaka olmaz her türlü rahatsızlık kötüdür ama şöyle mantıklı bir çerçevede bakarsak oyuncularımızın bu zamanda covid-19 belasına bulaşması bizim için avantajlı olabilir.

    şöyle ki bu illet istanbulda yaşayanların en az yüzde 80’ine eninde sonunda bulaşacak. oyuncularımızın şu an pozitif çıkıp 3-4 aylık antikor dönemlerine girmesi bizim için avantaj olabilir. ocak ayında sıkışık fikstürde bulaşmasından ise bu zamanda bulaşmasını tercih ederim. önümüzde nispeten kolay ve sıkışık fikstürde olmayan maçlar var. öyle yada böyle bence bu zamana kadar zor fikstürde iyi puan topladık. bu maçlarda olası puan kaybı telafi edilebilir ama ocak ayında çarşamba-pazar fikstüründe üstelik 14 kişi çıkaramayan hükmen mağlup olacak dedikoduların dolaştığı dönemde puan kayıpları telafi edilmesi çok zor olurdu.

    dediğim gibi keşke hiçbir takımımıza hiçbir futbolcumuza bulaşmasa ama bu neredeyse imkansız. covid-19 belasına böyle senaryolar çizerek de bakmak lazım. bana göre tam zamanında oyuncularımıza bulaştı. bütün oyuncularımıza geçmiş olsun diliyor, en kısa sürede aramıza katılmalarını temenni ediyorum.

    edit: altyapı oyuncularımızın 1 kişi hariç hepsinin geçen hafta covid-19 testi pozitif çıkmış. bu illet bence kesin bir şekilde floryada patladı. hepsine tekrardan geçmiş olsun diliyorum.
App Store'dan indirin Google Play'den alın