• (bkz: #2722053)

    antrenörlük lisansımız olmadığı için antrenörleri, ceo olmadığımız için yöneticileri eleştiremeyeceğimizi/görüş bildiremeyeceğimizi söyleyen yazar.

    bu mantıkla aşçı olmadığımız için yediğimiz yemek hakkında yorum yapmamalı, daha önce film çekmediğimiz için her izlediğimiz filme alkış tutmalıyız.

    hatta ve hatta, aranızda daha önce başbakan ya da cumhurbaşkanı olan yoktur sanırım? e o zaman mevcut iktidarı eleştirme hakkınız da yok maalesef.

    insanların düşüncelerini söylemesinden, herhangi bir konuda detaylı analiz yapmasından bu kadar rahatsız olacak ne var ben anlamadım.

    konu futbolsa taraftarsınız, taraftarlığınızı bilin.

    hizmet sektörüyse müşterisiniz, müşteriliğinizi bilin.

    siyasetse piyonsunuz, piyonluğunuzu bilin.

    işi "ehline" bırakın. çok kafa yormayın.
  • kendisinin görüşüne katılmayan insanlara mesaj yoluyla hakaret etme hakkını kendinde bulan yazar. umarım sözlük yönetimi kendisi hakkında bir karar alır.

    edit: yazar arkadaşlar uyardı, özel mesajları ifşa etmek de suç teşkil edebilirmiş. o yüzden mesaj kaldırıldı. bir kez daha sözlük yönetimini göreve davet ediyorum. özgürce düşüncelerimizi yazıp hakaret yemek bu sözlükte serbest olmamalı.
  • (bkz: #2722053)

    bir galatasaray sözlük yazarı. kendisi hakkında birkaç şey karalamak istiyorum çünkü dolaylı yoldan olsa da söylediği şeyler benim de içinde bulunduğum, göstermiş olduğu hedef kitleye karşı iğneleyici hitaplar barındırıyor. bunu kabul etmem mümkün değil.

    demagoji yapması yetmezmiş gibi, bir de telkinlerde bulunuyor ki demokrasilerde çatlak çıkan bir adet sesin bile değerli olduğunu düşünürüm her zaman.

    bırakın insanlar istedikleri kişileri, saygı, sevgi ve mantık sınırları içerisinde kalmak koşuluyla eleştirsin. her makam, her koltuk, sorumluluğunu da beraberinde getirir, bunu unutmamak lazım.

    biraz daha spesifik bir noktaya değinmek istiyorum;

    "o yönetici karadenizli, rizeli, cahil, iş bilmez."

    sanmıyorum ki burada yazan arkadaşlarımızdan birisi, abdurrahim albayrak hakkında böyle bir şey yazsın. ben de dahil birçok kişi kendisinin bizim için önemli olan görevlerde daha çok ön plana çıkmasını isteyen yazılar yazıyoruz sadece. "iyilik yap, denize at" misali, belki de atmosfere karışıyor yazdıklarımız ama içimizden geçenleri ancak bu gibi platformlarda dile getirebiliyoruz.

    son sözüm;

    galatasaray iki farklı gerideyken tv'yi kapatan biriyle aynı paralelde olma şansımızın "zaten" olmadığını düşünüyorum.
  • dün oynanan maçta * 90 dakika bitmek üzereyken iyi futbol oynamadığımıza dair bir entry girdim. kendisi de forum tarzı bir cevap verdi. gayet de iyi top oynamışız, bize göre iyi futbolun karşılığı prime liverpool ve manchester city olduğu için oynanan oyun bizi tatmin etmiyormuş. özel mesaj üzerinden tartışmak istedim ama bana geriş dönüş yapmadı, bugün de "taraftar nasıl olunur" temalı bir entry girdiği için hiç sevmediğim bir şeyi yapmak zorunda kaldım. (bkz: nick altına entry girmek)

    muhtemelen ben panathinaikos maçında takım iyi futbol oynamadı diye entry girdiysem onun gözünde kötü taraftarım, kendisi ise gayet iyi futbol oynadığımızı söyleyerek iyi taraftar oldu.

    mesela kendisinin antrenörlük lisansı mı var da dün oynanan maçta gayet iyi bir futbol oynadığımızı söyleyebiliyor? kendisi ceo mudur da mustafa cengiz hakkında olumlu veya olumsuz eleştiride bulunabiliyor?

    o zaman biz sözlüğü kapatıp gidelim kimse "bilmediği konu hakkında" yorum yapmasın. ne işimiz var ki burada?
  • her maç yaptığı “oyunu boşverin, hakem hakkımızı yiyor” zırvası artık gına getiren yazar.

    tamam oyunu boşverelim, adile yakın yönetilen avrupa maçlarında da rezil rüsva olup dönelim çünkü hakem lokalde aleyhimize kasti veya istemsiz hata yapıyor. bu yüzden oyunumuzu geliştirmeyelim, takımın hatalarını eleştirmeyelim.

    ne gerek var ki set, plan, formasyon vs. konuşmaya?

    edit: mesaj kutunuza galatasaraylılığınızı sorgulayan bir mesaj bırakıp daha sonra da sizi engelleme potansiyeli barındıran yazar.
  • (bkz: #2722053)

    taraftarın geneli burada istenen profilde olsa şu anda başkanımız hala dursun aydın özbek'ti. liseciler* de kulüpte çok etkin rol oynayıp transferlere bile etki ediyor olacaktı. içinize siniyorsa mideniz kaldırıyorsa entryde istendiği gibi olabilirsiniz. benim kaldırmıyor.

    hatta dursun'a taraftar olarak o kadar baskı yapmasak fatih terim'i de getirmeyecekti. nasıl istemeye istemeye getirdiğini hepiniz biliyorsunuz. son 2 sezonki çok sevindiğiniz ve rakiplere sosyal medyadan "hava attığınız" şampiyonluklar olmayacaktı. şampiyonluk ve şampiyonlar ligi gelirleri olmadan ekonomik olarak iyice çökecektik ve 2008-2011 arasından bile beter bir dönem geçirecektik. şimdi bakayoko alır mıyız acaba diye değil abdullah avcı bizi toparlayabilir mi, aytaç kara katkı verir mi acaba diye düşünüyor olacaktık...
  • (bkz: #2722053)

    yazdiklarinin çoğuna katildigim yazar ama internet ile beraber artık herşey bu hale geldi sadece taraftarlik değil . yıllar önce kimse futbolcu kimin hayranı hangi siyasi görüşte günlük hayati nasıl bilmezdi .futbolcu sadece futbolu ile degerlendirilirdi.yoneticinin kim olduğu bilinmezdi. şimdi isteyen herkes yoneticilerle karşılıklı konuşur oldu . taraftarlik da diğer her konu gibi evrim geçiriyor. hoşumuza gitsin veya gitmesin olan bu maalesef .
  • kendisiyle ilgili ilk entry bana ait olduğu için sanırım kendisi hakkında birkaç şey söyleyebilirim. ilk başlarda ne kadar iyi yazılar kaleme alsa da daha sonra hep tartışmaların içinde hatta başlatıcısı oldu. kendisiyle ilgili hatırı sayılı şekilde özelden hakaret ettiği yönünde mesajlar var. bu kadar sinirle, bu kadar gerginlikle, bu kadar kavgayla gürültüyle hayat geçmez. hesabını kapatması iyi olmuş. nolursa olsun bu kadar gerginliğin bir anlamı yok.
  • snooker diyor bilardo diyor başka bir şey demiyor. son zamanlarda snooker'ın bu kadar çok anılmasının baş kahramanı.

    anlamam bilardodan. vur desen çuhaya falan zarar veririm muhtemelen. ama böyle yazarları okumak zevk veriyor. okurken de anlamıyorum ama hoşuma gidiyor işte. adam özeniyor 3 paragraf yazıyor. ne diyeyim, yazadursun.
  • insanlara hakaret etme hakkı olmayan yazar.

    herkesin görüşü farklıdır. istediğimiz şey özgürlükse tek yüreğin yapmış olduğu paylaşım da özgür bir ifadeyle yazılmıştır. paylaşımı savunmuyorum ama herkes kendi hayat görüşüne göre bir başkasının fikirlerini hakaret ederek eleştirecekse hangi özgürlükten bahsediyoruz?

    paylaşımı doğru bulmuyorum bu ırkçılıktır dersin geçersin ama hem o sayfaya hem de eşcinselliği normal görmeyen insanlara hakaret etmek kimsenin haddine değildir.

    ben eşcinselliği normal görmüyorum ve gerizaklı olduğumu hiç sanmıyorum. ama onları öldürelim gibi bir zihniyete de sahip değilim. benim özgür alanıma girmedikleri sürece hiç sorun yok. herkes dilediği kişiyle dilediğini yaşasın. ama sen görüşüne uymuyor diye insanlara “gerizekalı” dersen bir başkası da görüşüne uymuyor diye “ipne” der bu iş bu kadar basit.

    yazarın bana özelden yazdığı mesaj üzerine zorunlu edit;

    yazar bana 3 kelime ile bir özel mesaj atmış. “kes tatavayı patates” yazmış. sonra da engellemiş.* mesajımda hiç bir hakaret yok aşağılama yok küfür yok. söylemek istediklerimi 3 kelime yazarak anlatman çok hoşuma gitti. başka fikirlere tahammül seviyen bu kadarsa boşuna naralar atma dostum. senin de o tek yürek hesabından bir farkın yok. zihniyet aynı, fikirler değişik...
  • insan olmayı savunduğu, ırkçı ve cinsiyetçilere geri zekalı dediği için özür dilenmesinin beklendiği değerli yazar. oysa biraz geri zekalı değil de insan olsanız aynı başlıktaki "ırkçı" ve "cinsiyetçi" ifadeleriyle suçlanmak çok daha zorunuza giderdi. ama bunların neler olduğu hakkında bile hiçbir ama hiçbir fikriniz olmayacak kadar bağnaz ve kötüsünüz.