• 3
    nba'in en düz takımlarından biri. yıllardır(charlotte bobcats'in de başından beri) bir atraksiyonları yok. ilk başlarda çok kötü takımlardı ama üst üste draftlarda ilk sıralardan seçerek biraz daha toparladılar. son yıllarda nba'de doğunun kötüleşmesiyle(bu sene hariç) orta sıra takımı haline geldiler. rahatlıkla nba'de draftların en başarısız takımı diyebiliriz. fazla araştırmadan bu kadar yıl üst üste iyi sıralardan bilmeyen bir adama seçtirtsen, zaten iyi olması beklenen oyuncular belli mutlaka daha iyi seçimler yapardı.

    birkaç sezondur da ne draftta iyi pozisyon alabilecek şekilde diplerde olabiliyorlar ne de bir şeyler yapabilecek kadar yükseklerde olabiliyorlar. oyuncularının çoğu orta sınıf. yıldızları olarak gördükleri al jefferson modern basketbol olan pace & space oyununa uygun değil, kemba walker ise overrated bir oyuncu. çok da dengesiz. bu sezon nicolas batum hamlesiyle takımın yaratıcılığını arttırdılar ve daha çok yönlü hale geldiler. koçları steve clifford fena işler başarmıyor. çok iyi diyemem ama bir iki sezondur charlotte'ta gelişim var. fakat dediğim gibi potansiyelleri çok sınırlı bir takım.

    bu sezonki draft seçimleri frank kaminsky kolejdeyken çok beğendiğim bir oyuncuydu. seçildiğinde de neredeyse herkes(başta kaan kural) fiyasko olarak değerlendirmişti. ben ise ümitliydim. net bir şekilde yanıldığım görünüyor şu ana kadar. ben kariyer açısından hala ümitliyim bakalım ne kadar daha yanılmaya devam edeceğim. :)

    özetle tertemiz bir revizyon olmadıkça bir yol olmaz charlotte'tan.
  • 6
    charlotte bobcats olduktan sonra ilk draftlarını 2004 yılında yaptılar. 15 sene boyunca açık ara ligin en kötü draft yapan takımı oldular. hiç abartmıyorum, hayatında basketbol izlememiş biri seçimleri charlotte yerine yapsa çok çok daha iyi seçerdi. tek tek ispatlıyorum 15 yılı:

    2004 yılında raymond felton'ı 2. sıradan seçtiler. charlotte seçtikten sonra sonra seçilenler:

    3. deron williams
    4. chris paul
    10. bynum
    17. danny granger
    30. david lee
    40. monta ellis
    45. lou williams
    57. gortat

    2005 yılında emeka okafor'u 2. sıradan seçtiler.

    3. ben gordon
    7. luol deng
    9. igoudala
    15. al jefferson
    26. kevin martin
    43. ariza

    2006 yılında adam morrison'ı 3. sıradan seçtiler.

    6. brandon roy
    8. rudy gay
    11. redick
    21. rondo
    24. lowry
    47. millsap

    2007'de 8. sıradan brandan wrightı seçtiler.

    9. noah
    12. thad young
    48. marc gasol

    2008'de 9. sıradan dj augustini seçtiler.

    10. brook lopez
    17. hibbert
    21. ryan anderson
    24. ibaka
    25. batum
    26. george hill
    35. deandre jordan
    45. dragic

    2009'da 12. sıradan gerald henderson'ı seçtiler.

    16. james johnson
    17. jrue holiday
    18. ty lawson
    19. jeff teague
    21. darren collison
    26. taj gibson
    27. demarre carroll
    42. beverley

    2010 yılında draft hakları takaslanmış.

    2011'de 9. sıradan kemba walker'ı seçtiler.

    11. klay thompson
    15. kawhi leonard
    16. vucevic
    19. tobias harris
    30. jimmy butler
    60. isaiah thomas

    2012'de 2. sıradan michael kidd-gilchrist'i seçtiler.

    3. beal
    6. lillard
    9. drummond
    35. draymond green
    40. will barton

    2013'te 4. sıradan cody zeller seçtiler.

    6. noel
    8. pope
    10. cj mccollum
    12. steven adams
    15. giannis antetekounmpo
    17. schroeder
    27. rudy gobert

    2014'te 9. sıradan vonleh'i seçtiler.

    10. payton
    12. saric
    13. lavine
    14. tj warren
    16. nurkic
    19. gary harris
    25. capela
    41. jokic

    2015'te 9. sıradan kaminsky seçtiler.

    11. myles turner
    13. devin booker
    40. josh richardson

    2016'da 22. sıradan malachi richardson'ı seçtiler

    29 dejounte murray
    36 malcolm brogdon

    2017'de 11. sıradan monk'u seçtiler.

    13. donovan mitchell
    14. adebayo
    19. john collins
    22. jarrett allen
    27. kyle kuzma
    38. bell
    45. brooks

    bu 15 yıl boyunca 2. turdan seçtikleri oyunculardan da verim alamadılar. tüm bu seçimlerin ortak özelliği taraflı taraflı herkesin ya o alınır mı o seçilir mi dediği isimleri inatla seçmeleri. son olarak dün 2018 draftında 11. sıradan seçim yapıyorlardı. ilk 10'da seçmeyen tüm takımların istisnasız en çok istediği oyuncu olan shai gilgeous-alexander'ı seçtiler. hayret charlotte ilk defa yapılması gerekeni yaptı derken bir baktık 1 dakika sonra 12. sıradan seçim hakkı + 2. tur draft hakkı karşılığında alexander'ı takasladılar...

    takımın sahibi michael jordan. takımın uzun süredir koçu olan steve clifford bu sezon takımdan ayrıldı ki steve clifford takıma iyi koçluk yaptı. hele oyunculardan verim alma konusunda süperdi. nba'de hamleleri koçlar değil takımın genel menajerleri yapıyor. bazıları koçlara danışıyor, bazıları pek danışmıyor. charlotte bu süreçte ne yaptı bilmiyorum. fakat takım sadece draft konusunda değil, sözleşmeler ve takaslar konusunda da berbat. yine herkesin rol oyuncusu olarak gördüğü batum'la 5 yıl 120 milyon dolarlık kontrat yaptılar. herkesin üzerine takım kurulmaz dediği kemba'nın üzerine takım kurdular.

    sonuç olarak iyi bir koça sahip oldukları dönemde berbat yönetilerek istisnasız her sezon fiyasko seçimlere imza atan takımdır.
  • 7
    bu sezon sonunda mantıklı birkaç hamle yapan takım. iyi de bir liderleri var. ilk beşlerini de tahmin etmek zor duruyor şu an.

    kemba walker
    malik monk/nicolas batum
    miles bridges/kidd-gilchrist
    marvin williams
    cody zeller

    beşiyle oynarlar diyorum ancak gördüğünüz gibi tahmin etmesi zor bir beşleri var. bridges ve monk iyi bir preseason geçiriyorlar. kemba hariç kimsenin yeri garanti değil gibi. rekabet iyidir.

    guillermo hernangomez
    tony parker
    bismack biyombo
    frank kaminsky
    jeremy lamb benchten katkı vermesi beklenen isimler.

    yaşlı kurt parker, kemba dinlenirken parkeye iq katsın diye alındı bu sene. içerde rekabet bol olacak bu sene. playoff gelirse şaşırmam ancak zor görüyorum. tahminim 9-13 arası bir sıra.
  • 8
    nba'in en zevksiz franchise'larından birindeyiz bugün. entry'e böyle başlanır mı? valla başlanır söz konusu charlotte'sa çünkü elde avuçta doğru dürüst bir sportif başarı yok. :( ama tarih, daha doğrusu organizasyonla ilgili güzel birkaç nüans var, giriyi bunlar süsleyecek zaten.

    e hadi başlayalım o halde.

    1988'e, hornets'in kurulduğu yıla gidiyoruz. franchise için ilk düşünülen isim charlotte spirit'tir (charlotte ruhu). george shinn (patron) ve sahibi olduğu grup takımın adını bu şekilde açıklar şehre ancak bölge insanı buna karşı çıkar. sebep şudur; charlotte orijinli yayın yapan evanjelik bir televizyon kanalının aynı isimli bir programı vardır. spirit ismi açıklandığında halk, bunun takımın popülaritesine zarar vereceğini düşünür ve ismin değiştirilmesini talep eder. bu istek kabul görür ve bir ad yarışması düzenlenir şehirde. yarışmada en çok zikredilen isimler cougars, crowns, hornets, knights ve stars olur. alernatifler arasında hornets tercihi açık ara fark atar diğer yazılanlara.

    peki hornets tercihi neden bu kadar çok benimsenir?

    bu bir saygı göstergesidir, tarihe bir selamdır. 1700'lü yılların sonlarında britanya'ya karşı ayaklanan amerikan kolonilerine (amerikan bağımsızlık savaşı) karşı büyük bozguna uğrar britanya kuvvetleri. britanyalı bir komutan o zamanki durumu "arı kovanının (hornet's nest) içinde bulmuştuk kendimizi" olarak nitelemiş. bu tabir (hornet's nest of rebellion) zamanla charlotte'a yapışır ve şehrin bir parçası haline gelir. işte tam olarak bu sebepten dolayı hornets ismi açık ara tercih sebebi olur.

    bu arada; hornet aslında eşekarısı demek. bee ne demek? o da arı demek ama şu ufakça, soktu mu görece zararsız olanlarından (alerjiniz varsa dikkat, götürür). wasp? o da eşekarısı ama bee'nin biraz büyüğü, hornet'in biraz küçüğü. bu fark o kadar ince bir çizgi ki (beslenmeleri, yaşam alanları vs. farklı bunların) araştırması bile yapılmış ve bbc bunu en basit şekliyle haberleştirmiş: https://www.bbc.co.uk/newsround/45194754

    charlotte hornets franchise'ının kuruluş öyküsü bu. yalnız organizasyon kısa sayılabilecek tarihinde arada bir charlotte bobcats ve bir new orleans hornets süreci yaşadı. new orleans kısmını pas geçiyorum zira çok gelgitli bir dönem; tuhaf tuhaf işler, taciz davaları falan fişman. ancak bobcats kısmına yüzeysel olarak değinmek isterim.

    (bkz: charlotte bobcats)

    hornets'in charlotte'ı terk edip new orleans'a yol alması sonrası charlotte'a kurulan franchise oluyor bu. 2004'te kurulup 2014'te kapanan (daha doğrusu hornets olarak devam eden) bu organizasyonun ismi hakkında iki ayrı hikaye var. farklı kaynaklarda ikisi de doğru olarak lanse edilmiş. ilki; bobcat denilen şu tatlılık abidesi: http://gss.gs/Vsa.jpg bir vaşak türü ve charlotte'ın bağlı olduğu kuzey carolina eyalatinin doğa simgelerinden biri. tip tatlı olsa da savaşçı ve yırtıcı bir tür. tercih sebebi de bu. ikinci hikaye; franchise'ın ilk sahibinin adı bob johnson (sonra michael jordan sahibi oldu takımın) imiş. rivayete göre bob bey, "para benim, takım benim, ismi de ben koyarım" egosuyla "bob's cat" yapmış güzelim organizasyonu. hatta o dönem yeni emekli olan steve kerr konuyla alakalı fikri sorulduğunda, "it sounds like a girls' softball team to me (kulağa bir kız softball takımı gibi geliyor)" şeklinde bir cevap vermiş.

    hangi hikaye doğru? valla bence ikisinin de doğruluk payı var. yorumu sana bırakıyorum dost.

    bitti beyler, entry bitti. bobcats'le birlikte hornets'in tarihinde herhangi bir grup, konferans ve doğal olarak nba şampiyonluğu bulunmuyor ama altta bolca hikaye mevcut. afiyet bal tatlı olsun.

    i'm out!
  • 9
    (bkz: #1882970)
    (bkz: #2449377)

    her sene bu takımı eleştiriyorum her sene inatla yine berbat şeyler yapmaya devam ediyorlar. nba'in açık ara en kötü, en ümitsiz kadrosuna sahipler ve buna rağmen salary capi 7 milyon dolar aşmayı başardılar. en yüksek kontrata sahip 6 oyuncusunun yaşları 30-26-25-26-33-25. valla helal olsun ne diyeyim. sadece koç seçimleri konusunda çok başarılar. steve clifford da geçen sene çat diye koç yaptıkları james borrego da müthiş koçlar. onun dışında dış transfer, iç transfer, draft hepsi berbat ötesi...

    geçen sezon her şeye rağmen bu takıma göze hoş gelen bir basketbol oynatmayı başarabilen james borrego'ya da tekrar saygılar sunuyorum. bu sene kemba walker da gitti.

    takımın sahibi michael jordan bu arada. oyunculuğunda takım arkadaşlarını fena şekilde dövecek kadar hırslıydı. takım sahipliğinde o da alıştı kaybetmeye. :(