resim
Xhevat Prekazi
Görev:Yardımcı Antrenör
Takım:Sırbistan U21
Yaş:64
Uyruk:Kosova
  • 1
    monaco maçında topun başına geldiğinde muhammed ile şöyle bir diyalog geçmiştir.

    m- vurabilecek misin?
    c- vuracağım muhammed ne olacak ki?

    eşi bile maç sırasında şöyle demiştir: "deli buradan mı vuracak? o manyakmıdır. o uzaktan mı vuracak topa?"*

    areyouplayer'in dediği resim ise;
    http://i43.tinypic.com/2uffz7p.jpg

    edit: bunun neresi kötülendi acaba cidden merak ettim.
    edit2: resim güncellendi.
  • 2
    aziz yıldırım ayıp etti

    galatasaray'ın eski efsane futbolcularından cevad prekazi, fenerbahçe başkanı aziz yıldırım'ın, galatasaray'ın kazandığı uefa kupası'na tesadüf demesine tepki gösterdi

    prekazi, yaptığı açıklamada, galatasaray'ın uefa kupası'nı tesadüfen kazandığını söyleyen yıldırım'ın sözlerini, ''o bana göre çok ayıp bir laftır. tesadüf diye hiçbir şey olamaz. belki bir maç olabilir. ama finale kadar yenilmeden giden ve sonrasında da kupayı alan bir takımın hiçbir maçı tesadüf olamaz.'' dedi.

    halen belgrad'ta antrenörlük yapan ünlü futbolcu, türkiye'den gelecek her teklife açık olduğunu da belirterek, ''her zaman her antrenör bu işi yaparken düşünüyor. büyük ülkelere gitmek istiyor. tanındığım bir ülkede neden olmasın.'' diye konuştu.

    shaktar donetsk'in kupaya uzandığı uefa final maçını izleyen prekazi, werder bremen'in zorlu rakipleri geçerek finali hak ettiğini ancak kadrosundaki eksikler nedeniyle zorlandığını belirtti. dinamo kiev'in shakhtar donetsk'ten daha iyi bir takım olduğuna işaret eden prekazi, ancak ukrayna ekibinin kontrataklarla kupayı hak ederek kazandığını söyledi. galatasaray'ın eski yıldızı, avrupa'da bu yıl başarı elde edemeyen galatasaray ve fenerbahçe'nin fırsat kaçırdıklarını ancak önümüzdeki dönemde türk takımlarının başarılı olacaklarına inandığını ifade etti.

    galatasaray futbolu bilen bir hoca bulmali

    fenerbahçe şükrü saracoğlu'ndaki atmosferi ve özellikle alman taraftarların takımlarını destekleyip, morallerini yükseltmesini çok beğendiğini anlatan prekazi, fenerbahçe ve galatasaray derbisi düşünüldüğünde türk seyircisinin farklı olduğunu kaydetti.

    arnavut kökenli futbolcu, futbolda bir saniye içinde maçın değişebileceğini ilk yarı galatasaray'ın 5 puan gerisinde yer alan beşiktaş'ın şimdi şampiyonluğun en büyük adayı olduğuna dikkat çekti. galatasaray'ın bu sene çok daha iyi bir takım olduğunu belirten prekazi, ''ama şampiyon olamadı. futbol bu. ama şimdi takımların hepsi iyi futbol oynuyor. eskiden 5-8 tane gol atabilirdin, artık şimdi öyle değil.'' diye konuştu.

    prekazi, galatasaray'ın yeni hoca arayışlarına da değinerek, ''ben bilemiyorum. bana göre en iyi teknik direktör jupp derwall'di. alman skibbe gönderildi, geçen sene son 6 hafta kala feldkamp gitti. ama galatasaray akıllı, futbolu bilen birisini bulmalıdır. herkes disiplin, takdik istiyor ama futbolu bilmesi lazım.'' izahını yaptı.

    http://www.gazeteport.com.tr/...2888?ref=f5haber.com
  • 3
    galatasaray forması altında kullandığı serbest vuruşlarda topa verdiği zarafetle ağlarla buluşturan ve tribünleri coşkuyla dalgalandıran cevat prekazi, futboldaki maharetinin yanı sıra, formasının altına giydiği taytları, topun canlı olduğu yönündeki beyanatlarıyla hep konuşuldu.

    hele hele o as monaco maçında yaklaşık 35 metreden gelen golü...

    sarı-kırmızılı tribünlerin ateşleyicisiydi prekazi... ülkesi yugoslavya'nın savaşla boğuştuğu yıllarda ülkesine bir döndü, pir döndü... arada bir türkiye'ye gelir gider oldu. ama en çok savaş sırasında yıllarca beraber top koşturduğu hiçbir takım arkadaşının kendisini aramamasına içerledi.

    bu seyahatlerden birinde yakaladım cevad prekazi'yi... ben sordum, o içtenlikle yanıtladı... işte futbol sevgisi ve tribün hasretiyle yüklü bir sohbet...

    nostalji yüklü bir görüşme

    özellikle frikikten attığı gollerle bir dönem türk futbolseverlerin kalbinde ayrı bire sahip olan prekazi ile nostalji yüklü bir görüşme olacağını düşündüğüm röportaj için, onun 20 yıllık komşusu nalan hanım'ın maslak'taki evinde buluşuyoruz.

    hakikaten düşündüğüm gibi, futbol merkezli bir sohbetin içindeyiz...

    nalan hanım'ın şirin köpeği naki'nin sevimli halleriyle renklendirdiği röportajımızda kendine has türkçe üslubuyla, sakin ve fazla da mütevazı olmadan yeteneklerinin ve başarılarının farkında bir prekazi ile sohbet edeceğimizi daha ilk dakikada fark ediyorum.

    bir dönemin efsane isim cevat prekazi, futboldan kopmuş değil.

    birkaç yıl öncesine kadar kendini belgrad'da geleceğin futbolcularını yetiştirmeye adayan prekazi, 16 yıldır galatasaray camiasından kimsenin kendisini aramamasına kırıldığını dile getirmese de, buna içerlediği belli...

    türkiye'de başarılı bir şekilde yaşadığı 6.5 yılın ardından yarım sezon altay formasını giyen, ardından da 2 yıl bakırköyspor’da top koşturan cevat prekazi, ülkesine döndüğünde ise savaşın orta yerine düşmüş. bu günlerinde onu, çok nadir bir iki dostun dışında arayan olmamış.

    prekazi'nin futboldan profesyonel anlamda uzaklaşmasında ülkesinin yaşadığı olağanüstü günlerin de önemli bir yer tuttuğunu anlıyorum bu sohbet esnasında.

    etnik kökenlerin tamamen ayrılmasıyla 6 ayrı ülkeyi dünya atlasına kazandıran yugoslavya yok artık. bu da prekazi'yi üzen detaylardan biri...

    "nüfus kağıdını taşıdığım, doğup büyüdüğüm ülkem şimdi yok" dediğinde bu burukluğu anlamak mümkün.

    "askerliğimi yaptığım topraklar hırvatistan'da kaldı. hajduk split'te oynadığım yerler şimdi hırvatistan toprakları oldu. 40 yıl ülkemdi, şimdi pasaportla gidebiliyorum o topraklara. gitmiyorum, uzun vize kuyruklarında bekleyemem. yurtdışına gideceksem geliyorum türkiye'ye!" sözleri de bu duyguları anlatmaya yetiyor.

    "ailemden sonra galatasaray!"

    - yıllarca göğsünde ay-yıldız ile galatasaray formasını taşıyan cevat prekazi'nin hayatında sarı-kırmızılı kulübün yeri nedir?
    "annem, babam, eşim ve sonra galatasaray!.. futbola başladığım belgrad'dan sonra sırf galatasaray'da değil millet olarak türkiye'nin ve türklerin hayatımda ayrı bir yeri var. en güzel yıllarımı türkiye'de geçirdim. galatasaray'ın uzun süre şampiyon olamayışı, simoviç ve benim bulunduğum dönemde sona erdi. eskiden beri türkiye'de en geniş taraftar kitlesine sahip takımın galatasaray olduğunu bilirdik. ama o yıllarda galatasaray'ın modası başladı... galatasaraylı yıllar öyle başladı, inşallah uzun yıllar devam edecek..."

    - derwall, simoviç ve sizin de bulunduğunuz kadro, galatasaray ve türk futbolu için adeta bir milat oldu. bunun içinde olmak nasıl bir duygu?..
    "1986-87'ye dönersem, benim işim futbol. ben türkiye'ye işimi yapmaya gelmiştim, profesyoneldim. ama türkiye'de profesyonel sporcu çok az. jupp derwall ile türk futbolunda kıpırdanmalar başlamıştı. derwall'in gelişi büyük bir girişimdi o zaman için. simoviç ve ben ilk adımları hep birlikte attık. galatasaray'ın, türk futbolunun bu yıllara gelişinin kapılarını bizler açtık. insanlar bizi sever ya da sevmez. ama bu bir gerçek ve tarihteki yerini aldı. açarsın ansiklopediyi o tarih oradadır..."

    - galatasaray'a karşı bir kırgınlığınız var mı?
    "herkes bunu soruyor! ergun ağabey (gürsoy) futbol şube sorumlusu'ydu. hasnun galip'te bir araya geldik, yeniden mukavele yapacağız. alp yalman terk etti kulübü. ben hiç bir şey anlayamadım. sonra kendi aralarında ne konuştularsa, ergun ağabey ‘sana ben kefilim’ dedi.. ama taksitlerimi ödemediler. çek vermişler. uğraştım, mahkemeye verdim. kazandım, ama böylesine büyük bir camiaya karşı çok fazla uğraş vermeye de gerek yoktu. ben biliyordum ki ben haklıyım. ondan sonra tesisleri bana yasakladılar. alp yalman zamanında... benim için fark etmez. ben kendimi biliyorum, tertemizim. rahat uyuyorum."

    "derwall, 'yapma, anlamiyorlar' dedi!"

    bu yaşananların her birinin profesyonellik olduğunun da bilincinde bir isim cevat prekazi...

    "benim bütün maçım kafamdaydı. sanki film seyrediyordum. yugoslavya özellikle o dönemlerde futbolcu ve basketbolcu fabrikası gibiydi. ben de ülkemi temsil ediyordum ve öğrendiğim her profesyonelliği sahada vermek istiyordum. galatasaray ile almanya'da bir maç sonrası derwall, bana, ‘bu hareketleri yapamazsın’ dedi. şaşırdım.. ‘neden hocam, bunlar süper hareketler’ deyince derwall, ‘süper ama burada anlamıyorlar’ diye karşılık verdi

    - sarı kırmızılı takımda bir jübile ister miydiniz? kalbiniz bu konuda kırıldı mı?
    "hayır. ben pasta yaptım. galatasaray ise yaptığım pastanın üzerindeki krema... ne yapacağız atacak mıyız bu pastayı? ama diğer türlü olsaydı, krem şantili pasta olacaktı. olmadı, olamadı. kanuni bir şart değildi jübile. olsaydı tabii ki daha güzel bir anı olurdu benim için de."

    - futbolculuk hayatınızda istediğiniz her şeyi yapabildiniz mi?
    "her şeyi yaptım. üzüldüğüm bir şey yok. 1988'de almanya'da bayern münih, ajax, dinamo kiev'in de yer aldığı turnuvada 'en iyi futbolcu' seçildim. cruyff beni ajax'a götürmek istedi. hatta, 'başka bir pasaport taşımayı kabul eder misin' diye sordu. 'evet' dedim. bana 10 gün sonra istanbul'a telefon açtı. ‘üzgünüm, olmadı’ dedi. 5-6 ay sonra da barcelona'ya gitti."

    - futbolda şansa inanıyor musunuz?
    "bu olay benim için bir şanstı. herkesin şansa ihtiyacı var. sadece futbolda değil."

    "denizli, insan çikmadi!"

    - mustafa denizli ile sorun neydi peki?
    "fair play olmalıydı. onu yapamadı... mustafa hoca ile devamlı beraberdik. hocamızdı, neler neler konuştuk, paylaştık. centilmen değil, insan çıkmadı benim için!.. o yıllarda yaşanan olaylarda payı çok büyüktü. yıllarca selam dahi vermedim. 2000 yılında fenerbahçe teknik direktörü olduğunda beni gece 12:00'de aradı. ‘neredesin, küçük kardeşim’ deyince, ben öylece kaldım. kapatacaktım, ‘fenerbahçe başkanı yanımda’ deyince durakladım. fenerbahçe bana bir şey yapmadı ki!.. başkanla birlikte partizan'da oynayan kezman, sasa iliç ve iviç için tercümanlık yaptım."

    - barıştınız mı yani?
    "mustafa denizli benim için bir tanıdık, öyle bakıyorum. kırgınlık yok bende. ben insanları ayırıyorum. iyi ve kötü... o, iyiler arasına giremedi. kesinlikle... ne o, ne ergun gürsoy, ne de alp yalman!.."

    - şimdi nasıl aranız sarı-kırmızılı kulüple?
    "gidiyorum tesislere idmanı seyrediyorum. selam veren olursa selam veriyorum."

    - görüştüğünüz eski takım arkadaşlarınız var mı?
    "istanbul büyük bir şehir. herkesin hayatı var. buraya gelince otomobilim yok. her istediğim yere gidemiyorum. ama her eski takım arkadaşım muhammed ile görüşürüz. çok seviyorum, çok temiz insan. geçen gün ali şen ile yemek yedik. yurdaşen karahasan ile de görüşürüz. bu kez onu da arayamadım."

    "kalbimde leke kaldi!"

    türkçe’yi kendine has bir şekilde kullanan, kimi zaman söylediklerinin ne manaya geldiği konusunda uzun uzun örnekler vererek durum tespiti yaptığımız prekazi, en fazla olağanüstü bir durum olan "savaş" karşısında dostlarının umarsız davranışına üzülüyor....

    "burada 6 sene aynı takımda oynadığım arkadaşlarım belgrad'a döndüğümde bana bir 'nasılsın' demediler. insan bir telefon açar, yaşıyor musun, problem var mı diye... bu, kalbimde leke bıraktı işte!.."

    - galatasaray'a geliş öykünüz de en az gidişiniz kadar renkli. bir de sizden dinlesem...
    "1984 senesinde simoviç galatasaray'a geldi. 1985 temmuz'unda bana telefon etti, geldim. iki hafta kaldım türkiye'de ama mukavele yapılamıyor. ergun gürsoy, alp yalman bir öyle bir böyle... en sonunda 'bilet parasını verin, ben gidiyorum artık' dedim. çok kötü bir dans dönemi oldu!. sanırım derwall konuştu, sonra beni çağırdılar. sözleşmeyi imzaladık."

    "solak olmayayim diye, solak annemden çok dayak yedim!"

    - maçlara çıkmadan önce kendinize göre bir uğurunuz var mıydı?
    "evet, daima sağ ayakla sahaya ayak basmaya özen gösterirdim. solak biri olarak üstelik. rahmetli annem küçükken sol elimle ne yapmaya kalksam beni dövüyordu. kendisi de solak olmasına rağmen..."

    - dünyada ve türkiye'de beğendiğiniz futbolcular kimlerdir, öğrenebilir miyiz?
    "öncelikle pele elbette, maradona ve cruyff, gelmiş geçmiş en iyi futbolcular... günümüzde ise ronaldo. özellikle söylüyorum, ronaldinho değil, ronaldo... türkiye'de hasan şaş, hakan şükür, emre, talebem tugay, yusuf... yusuf ile aynı dönemde oynadık. istese avrupa'nın her takımında oynardı. onun suçu. çok beğeniyordum onu. kendini harcadı."

    - genç futbolcu adaylarına ne tavsiyelerde bulunursunuz?
    "umarım çok iyi hocaların ellerinde yetişirler. iyi ve onlara severek futbol öğretecek hocaların ellerinde yetişmeleri hayatlarını şekillendirecek çünkü."

    "futbol, 'business' oldu"

    - sizin futbolculuk döneminizle bugünkü şartları kıyaslar mısınız?
    "bizim zamanımızda çim saha çok azdı. toprak sahalarda çalışıyorduk. para bu kadar bol değildi ama, bizler daha iyi futbolcuyduk... şimdi futbol fabrika oldu. amerikalıların dediği gibi, 'business' oldu artık futbol... futbol, eşittir para..."

    - futbol izlerken keyif aldığınız bir takım var mı?
    "ne zaman ki arsenal'i izliyorum, işte o zaman futboldan keyif alıyorum. işte futbol diyorum izlerken..."

    - sasa iliç'i beğeniyor musunuz?
    "elbette. onun her ülkede oynayacak futbol pasaportu var. galatasaray'a geldiğinde partizan'ın kaptanı, milli takım oyuncusu, orta sahada oynardı. 100 gol atmıştı. kezman da onunla oynadı ama iliç'in daha fazla golü var."

    - galatasaray'ı takip ediyor musunuz?
    "gazetelerden, bazen arkadaşlarla konuşuyorum. bilgi alıyorum."

    - eski takımınız uefa kupası'nı aldığında neler hissettiniz?
    "çok sevindim. ben de camiadanım. herkes sokaklara çıktı. ben de istanbul'daydm. nalan abla'nın evinde müzikler çaldık, hemen telefon açtım, fatih terim'i tebrik ettim."

    - fatih terim'in teknik direktörlüğü hakkındaki görüşlerinizi alabilir miyim?
    "benim söyleyeceğim bir şey yok ki. adam belli, neler yaptı!.. milli takımı ilk çalıştırdığında takım avrupa şampiyonası'na gitti. galatasaray'ı uefa kupası şampiyonu yaptı. italya'da antrenör oldu. milan takımının başına geçti. şimdi yeniden milli takımın başında, fazla lafa gerek yok. sonuçlar konuşuyor!.."

    ölüyü mezardan kaldiran şarki!

    - monaco maçı rövanşında yaklaşık 35 metreden attığınız gol sporseverlerin hafızalarındadır hâlâ...
    "neuchatel maçının cezası nedeniyle bir sonraki turdaki monaco maçını köln'de oynamıştık. seyircimiz çok fazlaydı. kariyerimde 100'den fazla frikik golü var, ama o gol başkaydı. taraftarı havalimanında görünce kaçtım. inanılmaz bir kalabalık vardı. iç hatlara geçtim. taksiye atlayıp evime geldim. o zaman tv olarak trt var, açtım, izliyorum. 1 saat sonra tüm seyirci evimin önündeydi. bana orada 'seni sevmeyen ölsün'ü söylediler. böyle bir şey olamaz. stadı hatırlıyorum. bir tarafta kapalı bağırıyor, diğer taraftan cevap geliyor... 40 bin kişi bu şarkıyı söylüyor!... belgrad'da arkadaşlarıma anlatıyordum. o tezahürat ölüyü bile mezardan çıkarır!.. inanılmaz... liverpool'un marşı gibi iyi günde kötü günde söylenecek bir şarkı... liverpool maçlarını da her izlediğimde ağlıyorum..."

    - futbolculuk döneminizde dizlik takmıyordunuz, şimdi olsa...
    "beni rahatsız ettiği için dizlik takmazdım. şimdi ise mecbursun."

    - frikikleriniz affetmiyor ama penaltı kullanmıyordunuz neden?
    "ilk olarak partizan'da oynarken, kendi sahamızda yarı final oynuyoruz. sonuç penaltılarla belirlenecek. ben atmak istemedim, hoca üsteledi. ‘istemiyorum, yapamam’ dedim. attım ama kaleci kurtardı. ondan sonra da bir daha kullanmadım.""

    prekazi modasi için...

    - formanızın altına tayt giymenizin sebebi neydi?
    "beyin... fark yaratmak. bir maçta görmüştüm. her zaman bir ilk yapma isteğim vardı. o nedenle bu tarz girişimlerim oldu. saçlarımı uzatıp, ilk kuyruk yapan da bendim mesela..."

    - bu kadar ustaca frikik vuruşlarının sırrı şudur diye diyebilir misiniz?
    "anlatılmaz. devamlı çalışacaksın ve öğreneceksin. benim şansım vardı, yetenekliydim ama antrenörlerim de bana çok emek verdi. ben aynısını tugay'a yaptım. çok şeyler gösterdim. 16 yaşında yanımıza geldi."

    "tugay ile gurur duyuyorum"

    - geçenlerde tugay milli takıma çağrıldı, eleştirenler de oldu...
    "daha ne olsun? adam oynuyor.... bir klasman yapınız. ingiltere premier league ve turkcell süper lig... tugay'ı ben de seyrediyorum. orkestra şefi gibi... muhteşem oynuyor. banko oynuyor. hayranlıkla seyrediyorum... daha ne yapsın?.."

    - galatasaray'a hizmet etmek istemez misiniz? altyapı veya antrenörlük...
    "tabii ki... ya belgrad'da ya da burada..."

    - peki eski takımızın bu sevginin farkında değil mi?
    "herhalde... baksanıza yıllar geçiyor..."

    "hasan daha ne yapsin?"

    - hasan şaş'a özel bir sevginiz var bildiğim kadarıyla...
    "hasan şaş her zaman favorim. dünya kupası'nda neler yaptı? ve ondan sonra hasan şaş yok. gelecek için çok şeyler yapabilir. sahada agresif olduğu söyleniyor. neden futbol adamları bunun nedenlerini araştırmıyor. bu adamın performansı neden düştü? futbolu unutmadı ki hasan şaş.. süper bir oyuncu... süper... neden bu hale geldi?.. ben onun antrenörü olsam neler yapardım. hasan için 'koşmuyor' diyorlar. köpek gibi koşuyor. sahada basmadık yer bırakmıyor... daha ne yapsın?"

    - sizi de futbolculuk günlerinizde "koşmuyor" dile eleştiriyorlardı...
    "ne koşacağım, top koşuyor, gidiyor. hırslı top, benim şut gol olur..."

    "top, canli ve kadin gibidir, seveceksin!..."

    - siz, bir de topun canlı olduğuna inanıyorsunuz değil mi?
    "elbette. top canlıdır, canı isterse gol olur!.. seversin o topu... kadın gibi... biz de ‘lopta’ futbol topu demek. bayan ismidir esasında lopta... eşine davrandığın gibi sevgiyle ve nazik davranacaksın topa. seveceksin, okşayacaksın... eğer kötü davranırsan o da sana sırtını döner... belki de başkasına gider!.. "

    - kırmızı kart gördünüz mü?
    "yugoslavya'da iki tane... ama türkiye'de çokkkk... hak ettiğim bir tek kırmızı kart var... fenerbahçe'ye yenildiğimiz 4-3'lük maçta kafa attım. bir de sarı kartım vardı. hak ettiğim tek kırmızı kart odur. sadık deda çok üzüldü ama bana kırmızı kart gösterdi. yan hakem görmüş. kart gösterirken deda, ‘kusura bakma. biz biliyoruz’ dedi."

    "futbolla kara para aklaniyor"

    dünyada alıp başını giden futbolcu transfer ücretleri de prekazi'yi çılgına çeviren detaylar arasında. bakın dünün ünlü ismi prekazi'nin bugünün ünlü futbolcuları için transfer değerlendirmelerine...

    "futbolcular bu kadar pahalı değil. futbolda karışık şeyler oluyor. futbolla kara para aklanıyor. siz zannediyor musunuz ressam var 20 milyon dolar ediyor? çünkü vergi ödemiyorlar. dünya kupası'nda 32 takım var, nedir o? sirk!.. beckham 120 milyon dolara amerika'ya gitti. o halde maradona, 1 milyar dolar ederdi..."

    - siz şu an hayatınızı futboldan kazandığınız para ile mi idame ettiriyorsunuz?
    "evet. ama benim arabam 19 senelik. hala da kullanıyorum."

    - milli formayı kaç kez giydiniz?
    "genç ve ümit takımlarda yaklaşık 60 kez milli formayı giydim. a takımda olmadı."

    - partizan ve galatasaray dışında hangi takım taraftarısınız?
    "elbette liverpool. liverpool..."

    - unutamadığınız bir...
    "futbolda o kadar çok maça çıkıyorsunuz ki... ama derbi maçların özelliği daha bir başka, unutulmuyor. hepsinin kendine göre güzel ve hatırlanan tarafları var... mühim olan kazanmak, takım olarak sonuç önemlidir."

    unutulmaz...

    kariyeri boyunca 100'den fazla frikik golüyle kendi tabiriyle tarih olan cevat prekazi, futbol dostları tarafından unutulacak bir isim değil.

    çok sayıda mutlu günleri olsa da geride kalan zamanlarda türkiye günlerinde üzüldüğü günler de olduğunu anlamak hiç de zor değil...

    ama galatasaray seyircisinin gösterdiği sevgi, üzerinden yıllar geçse de hiç azalmamış prekazi'de...

    hâlâ tribünlerin, "seni sevmeyen ölsün" tezahüratı prekazi'nin unutulmazları arasına kazınmış....

    çim sahalar yerine, toprak zeminde arz-ı endam eden, solak bir anneden, solak olduğu için minik yaşlarda dayak yiyen, ama ilerleyen yıllarla birlikte sihirli bir sol ayağın sahibi olan cevat prekazi'nin anlattıkları böyle...

    izleyenlerin ağzında futbol tadı bırakan yılların canlı bir neferi prekazi...

    ve anılarını bizimle paylaştı.

    o tatlı, bazen karışık türkçesiyle!...

    gönlüne sağlık prekazi!..

    http://www.sporx.com/...amp;amp;kategori=129
  • 9
    iki abisi de futbolcudur. (bkz: lujian prekazi) ve (bkz: fatos prekazi). futbola remont isimli bir kosova takımında başlamıştır.

    1976 yılında katıldığı partizan takımına 11 yıl sonra şampiyonluğu, ljubljana takımına 90+3 te attığı gol ile kazandırmıştır. 1982-1983 sezonuna kadar partizanda futbol oynadı.

    sakat olduğu için 1983-1984 sezonunu tedavisi ile geçirip oynamadı.

    1984-1985 sezonunda hajduk split te 19 maç oynayıp uefa kupası yarı finalinde totenham'a elenince (ki turnuvanın sonunda uefa kupasını "totenham" kazanmıştı) split yöneticileri ile anlaşamayıp, amerika baltimore den gelen salon futbolu takımında yer alması önerisini kabul ederek sezon bitimine kadar orada baltimore salon futbol takımında oynadı. (bkz: baltimore blast) http://www.baltimoreblast.com/

    1985-1986 sezonunda (bkz: zoran simoviç) tarfından galatasarayımıza getirilip 1990-1991 sezonu bitimine kadar takımımızda harikalar yaratmıştır. - aslında menejeri (bkz: real betis) ile anlaşmıştı-

    futbolda ki verimsizlik dönemi yugoslavya da yaşanan iç karışıklıklarla ilgilidir. altay ve bakırköyspor da birer sezon verimsiz oynadıktan sonra, tüm ısrarlara rağmen iç karışıklılarla dolu kosovaya dönmüş ve hala kosova da sindjelic isimli bir amatör futbol kulübünde minikler ve çocuklara futbol antrenörlüğü yapmaktadır.
  • 10
    denizli bizi şampiyon yapmadı

    mustafa denizli'nin '3 büyükler'i şampiyon yapan tek hoca' ünvanına eski öğrencisi cevad prekazi karşı çıktı. galatasaray'ın efsane yıldızı dünü ve bugünü 'a anlattı
    efes pilsen'in, partizan maçı için gittiğimiz sırbistan'da galatasaray'ın unutulmaz isimlerinden cevat prekazi ile buluştuk. sarı-kırmızılıların efsanelerinden biriyle yağmurlu bir belgrad günü sava ile tuna nehrinin buluştuğu noktada geçmişten bugüne bir yolculuk yaptık. türkiye'yi hiç unutamadığından başladı söze cevat prekazi. "oradayken çok mutlu oluyorum" dedikten sonra belgrad'daki yaşamını anlattı: "futboldan kopadım elbette. hala futbolla yatıp futbolla kalkıyorum. ofk belgrad'ın futbol akademisinde 1993 doğumlu oyuncuları çalıştırıyorum." türkiye ligi'ni yakından takip ettiğini belirten prekazi, üç büyükler'i çalıştıran hocaları da değerlendirdi: "frank rijkaard için çok fazla yorum yapmaya gerek yok. kendini kanıtlamış bir teknik adam. mustafa denizli 3 büyük takımı çalıştırdı. milli takımı çalıştırdı. beşiktaş'ı, fenerbahçe'yi şampiyon yaptı ancak galatasaray'ı yapmadı. biz iki sene derwall ile şampiyon olduk, denizli ile olmadık. ben hatırlamıyorum. daum da başarılı bir antrenör ama geçmişte bazı hatalar yaptı. bence bu yanlışları onun kariyerini etkiledi. bu üç hoca arasında bence en başarılısı frank rijkaard." prekazi'ye galatasaray'ın yıldız oyuncusu arda'yı sorunca net ve ilginç bir yanıt aldık: "arda süper bir futbolcu ama şu an yüzde 50 ile oynuyor. benim elimde olsaydı daha iyi bir futbolcu olabilirdi. ama şu bir gerçek; arda dünyaya futbolcu olmak için gelmiş."

    mor formayı giymezdim
    istanbul'dan kendisi için özel olarak getirdiğimiz son günlerin modası mor renkli formayı giyen ve objektiflerimize gülümseyen cevat prekazi'ye formayı beğenip beğenmediğini sorunca da lafını esirgemedi: "ben mor forma ile oynamak istemezdim. galatasaray'ın renkleri sarı-kırmızı. galatasaray camiasına bu renkler yakışmıyor. futbolcu olsam 'bu ne biçim forma?' derdim. bizim giydiğimiz formaların asaleti vardı; bir ruhu vardı. şimdi hiçbiri kalmadı bence." çok sevdiğini bildiğimiz "seni sevmeyen ölsün" tezahüratını hatırlattığımız usta futbolcunun gözlerinin dolduğuna tanık olduk: "seni sevmeyen ölsün tezahüratı hep kulaklarımda. o anları anlatmaya kelime bulamam. inanılmazdı. tıka basa dolu ali sami yen'de 35 bin kişi bu tezahüratı söylerken kalbini çıkartıp sahaya koyarak oynuyorsun." prekazi, galatasaray'dan altyapının başına geçmesi için teklif aldığını söyleyince bu göreve bir hollandalı'nın getirildiğini ilettik. "canaydın zamanında galatasaray'dan altyapının başına geçmem için teklif geldi. son anda bu iş yattı" diye konuşan prekazi, "fenerbahçe büyük kulüp ama altyapı için teklif gelse gitmem. beşiktaş'a ise gidebilirim" diyerek sözlerini noktaladı

    hasan şaş'a ayıp ettiler
    galatasaray'ın efsane 8 numarası, 10 yıl sarı-kırmızılı formayı giyen ve geçen sezon sözleşmesi yenilenmeyince futbola veda eden hasan şaş'a destek verdi ve galatasaray yönetimini ağır bir dille eleştirdi: "galatasaray yönetimi, hasan şaş'a terbiyesizlik yaptı. böyle bir oyuncuya bu yapılmamalıydı. rezil bir şey. ayıp bu. tüm yaşananları biliyorum. hasan tam bir komutan, çok iyi bir insan ve oyuncuydu. türk futbolunda böyle yetenekler kolay kolay yetişmiyor."

    partizan, g.saray boca, milan...
    monaco: unutulmaz derwall: büyük adam mustafa denizli: herhalde büyük antrenör! galatasaray: büyük camia, taraftarıyla tanju çolak: golcü fatih terim: iyi antrenör yugoslavya: kalbimin parçası kalbimdeki takımlar: liverpool, boca juniors, partizan, galatasaray, nothingham forest, milan en sevdiğim takımlar.

    derwall'in imzası var
    hatırladığım kadarıyla 14 yıl aradan sonra gelen şampiyonlukta derwall'in imzası vardır. ama şunu da hatırlatayım. derwall, ikinci döneminde kulüpte danışman olarak görev yaptı. sahaya yine mustafa denizli ile çıktı. mustafa denizli "g.saray'ı ben şampiyon yaptım" diyor olabilir ama "birlikte yaptık" deseydi, daha şık olurdu.
    cüneyt tanman

    prekazi'ye katılıyorum
    kesinlikle cevat prekazi'ye katılıyorum. iddia edildiği gibi mustafa denizli tek başına g.saray'ı şampiyon yapmadı. sıkıntılı ilk iki sezonun ardından gelen şampiyonluklarda derwall'in imzası vardır. denizli onun yardımcısıydı. jupp derwall öldü gitti ama bizler yaşayan tanıklarız. işin doğrusu budur.
    erhan önal

    denizli'nin payı var ama...
    derwall, ilk yıl zaten g.saray'ı şampiyon yaptı. tartışılan konu sanırım ikinci yıl. o şampiyonlukta da derwall'in payı yüzde 90 ise; denizli'ninki yüzde 10'dur. ama onu da gözardı edemeyiz. denizli için vefasız diyebilirim ama gerçekleşen şampiyonlukta payının olduğunu da inkar etmememiz gerekir.
    tanju çolak

    http://www.sabah.com.tr/...izi_sampiyon_yapmadi

    yazarın notu:ya sen çok büyük futbolcusun be kardeşim seni seviyoruz
  • 11
    florya'da bir efsane
    galatasaray'ın efsane futbolcularından cevat prekazi, sarı-kırmızılı takımın bu sabah yapılan antrenmanını izledi

    ikinci yarı hazırlıklarına devam eden galatasaray'ın bu sabah yapılan idman öncesi takım kaptanı arda turan ile bir süre sohbet eden prekazi'nin arda ile samimi bir şekilde konuşmaları dikkat çekti. prekazi'nin arası açık olduğu adnan sezgin ile de hiçbir şekilde konuşmaması göze çarparken, çalışma sonunda da arda'ya başarılı dileyerek tesislerden ayrıldı.

    neşeli idman

    galatasaray'ın antalya'daki ikinci yarı hazırlıkları neşe içinde sürüyor. bu sabah yapılan idmanda gruplar halinde yapılan çalışma yine ilginç görüntülere sahne oldu. rijkaard'ın 4'erli gurplar halinde yaptırdığı koşular sırasında bir futbolcuyu omuza alıp yapılan koşularda nefes nefese kalan oyuncular birinciliği kapabilmek isterken renkli görüntüler ortaya çıktı.

    yarın dönüyorlar

    ikinci yarı hazırlıklarını 10 gündür antalya'da sürdüren galatasaray yarın istanbul'a dönüyor. sarı-kırmızılılar yarın sabah yapacağı son antrenmanın ardından saat 16:40' da istanbul'a gelecek ve türkiye kupası'nda denizli belediyespor ile oynayacağı maçın hazırlıklarına tesislerinde devam edecek

    adnan sezgin kamptan ayrıldı

    öte yandan sportif a.ş genel müdürü adnan sezgin, antalya kampından ayrılarak istanbul'a döndü. sezgin, buradan abd'deki galatasaraylılar gecesine katılmak üzere new york'a geçecek.

    http://kralspor.ensonhaber.com/...yada-bir-efsane.html

    http://www.webaslan.com/...k-bir-isim/?ref=ABM4

    http://www.sabah.com.tr/...ile_prekazi_yan_yana
  • 16
    monaco ya attığı golün haricinde akıllarda 7 haziran 1987 galatasaray eskisehirspor maci nda attığı frikik golü ile de yer etmiştir. zira o gol 14 sene sonra gelecek olan şampiyonluğun yolunu açmıştır.

    o frikik golü bir nevi bir devin yeniden uyanışıdır. topun başına geçen prekazi kalede hemşerisi zalad ile göz göze gelir. ama frikik kullanıldıktan sonra da gol olan top ile zalad göz göze gelir. bu sırada tribünde yer alan binlerce galatasaraylının gözlerinden mutluluk göz yaşları süzülmektedir. *

    http://img116.imageshack.us/...96/prekazidenkv3.jpg

    (bkz: 8888. entry)*
  • 18
    onu daha önce ali sami yen de oynarken görmüş birisi olarak onu bir kez daha 29 temmuz 2010 galatasaray ofk belgrad maci için ali sami yen de görecek olmanın mutluluğu içerisindeyim. kim bilir belki tribünlere çağırdığımızda tekrar bağırırız "kaldırsın kaldırsın parmak kaldırsın" diye.

    http://i43.tinypic.com/2uffz7p.jpg

    kendisi o müthiş kullandığı sol bacağı ve kendisini sürekli taktığı altın kolyesi kafamda yer etmiştir. özellikle gollerden sonra depara kalkar ve o altın kolye sallanıp dururdu.

    http://img267.imageshack.us/...porfutbol198933.jpg/
  • 19
    http://www.webaslan.com/...izden-yana/?ref=ABM3

    --- alıntı ---

    galatasaray tarihinin en başarılı ve en sevilen oyuncuların başında gelen cevad prekazi, sarı-kırmızılı ekibe rakip oldu. efsane yıldız, şu anda ofk belgrad'ın alt yapısında antrenörlük yapıyor. prekazi, eski takımıyla oynamalarından dolayı oldukça mutlu olduğunu belirtirken, “turun favorisi kesinlikle galatasaray. biz çok genç ve tecrübesiz bir takımız” dedi.

    sarı-kırmızılı ekibin dünyaca ünlü bir teknik direktöre ve muhteşem bir kadroya sahip olduğunu söyleyen prekazi, “ofk belgrad sayesinde para kazanıyorum, buradan ekmek yiyorum. ancak beni ben yapan takım da galatasaray. türkiye'de geçen yıllarım, hayatımın en güzel dönemiydi. bu nedenle rahatlıkla söyleyebilirim ki benim gönlüm turu galatasaray'ın geçmesinden yana” diyerek sarı-kırmızılı camiaya olan sevgisini bir kez daha gösterdi.

    --- alıntı ---
  • 23
    prekazi’nin rengi belli

    sarı-kırmızılı kulübün unutulmaz oyuncusu, milliyet’in “perşembe günü hangi takımı tutacaksın?” sorusuna, “tabii ki galatasaray. bu soru sorulmaz bile. ben o takımın her zaman askeriyim. o sevgiyi kimse benden alamaz” karşılığını verdi

    galatasaray iki gün sonra uefa avrupa ligi’nde ofk belgrad ile 2-2’nin rövanşında karşı karşıya gelecek. belgrad’daki bu maç cim-bom’un unutulmaz yıldızı cevad prekazi için de ayrı bir anlam ifade ediyor. prekazi, şu an ofk belgrad’ın altyapısında ve geleceğin yıldızlarını yetiştirmek için hocalık yapıyor.
    sarı-kırmızılı kulübün tarihinde önemli bir yere sahip olan prekazi, ofk belgrad’ın altyapısında 4 yıldır çalıştığını belirterek, “türkiye’de futbola ara verdikten sonra sırbistan’da bazı alt liglerde ve amatör takımlarda oynadım. daha sonra 3. ligde bir takımı aldım. futbolu bıraktıktan sonra da bu ligden bir takımı aldım. antrenörlük yolunda gittim. zeleznik’i ikinci ligden birinci lige çıkardım. sonra başta takımlarda da görev yaptım. 2002 yılından bu yana alt yapılarda görev alıyorum. en son olarak da buradayım ve 4 yıldır, ofk’dan oyuncular yetiştirmeye çalışıyorum. sırbistan’ın en iyi genç oyuncusu seçilen 1991 doğumlu markovic’i ve aleksic’i buraya getirdim. rodic’in üzerinde emeğim çok fazla” dedi.
    ofk belgrad-galatasaray eşleşmesi sonrası en büyük dileğinin gerçekleştiğini belirten ünlü futbol adamı, “20 sene sonra dileğim gerçekleşti. türkiye’den bir takımla eşleşmek, eski dostlarla karşılaşmak en büyük arzumdu. istanbul’a tek başına gelmek istemedim. davet edilmediğim gibi, başka gözle de bakılabilirdi. o yüzden cesaret edip ali sami yen’e gelemedim. galatasaray’dan yıllar önce bir kez altyapı ile ilgili bir teklif aldım. ancak ondan sonra da aramadılar” diye konuştu. galatasaray ve türk futbolunun avrupa’daki ilk açılımını kendileri döneminde gerçekleştiğini belirten prekezi, “ilk adımları biz attık. herkes biliyor ve anlatıyor zaten. galatasaray’ın altyapısında yıllardır ne yapılıyor bilmiyorum. şuanda tugay kerimoğlu var. tercih olarak çok doğru. nerede ötekiler? ben her zaman galatasaray’ın askeriyim. o sevgiyi benden kimse alamaz. yıllardır bir türk takımı bekliyordum ve galatasaray’ın buraya gelecek olması uykularımı kaçırtıyor!” diye konuştu.
    perşembe günü hangi takımı tutacağı konusunda ise prekazi net konuşuyor; “tabii ki ben galatasaraylıyım. bu soru sorulmaz bile bana. işçilik ayrı, duygusallık ayrı. şu an ofk belgrad kulübünde görev alıyorum ama benim gönlüm her zaman galatasaray’dan yana. partizan’ın renklerinden dolayı beşiktaş’a karşı da bir sempatim vardı.”
    türkiye’de teknik adamlar içerisinde mustafa denizli’nin özel bir yeri olduğunu belirten cevad prekazi, “eskiden yugoslav futbolculara farklı gözle bakılırdı. mustafa denizli özellikle bu ekole çok önem veriyordu. ondan sonra yugoslav pazarına yönelen bir teknik adam görmedim. denizli, fenerbahçe’nin başındayken buraya gelmiş ve 3 oyuncuyu birden istemişti. ama olmamıştı” dedi.

    adnan polat’a tepki!
    prekazi, yıllar sonra bir gerçeği de dile getiriyor. “mahkemelik bile oldum. verdikleri çekler karşılıksız çıkmıştı. o dönem kulüp başkanı alp yalman’dı. adnan polat yöneticiydi. bana söylediği sözleri hiçbir zaman unutmam. ne kadar alacağın varsa öderiz ama futbolu bırak demişti. bunu kimse bana diyemezdi. rahmetli babam bile söylese dinlemezdim. çünkü beni ayakta tutan tek şey futbol. ne zaman istersem o zaman bırakırdım. o ultimatomu unutmam. hayır da dedim zaten. ben parasız oynamaya da razıydım ama olmadı.”

    idman maçı olur
    belgrad’ta galatasaray’ın idman havasında bir karşılaşma oynayacağını dile getiren prekazi, “ofk’nın pek seyircisi olmaz. galatasaray için problem yok. rahat rahat oynarlar. 2-2’lik sonuç büyük sürprizdi. galatasaray’ın elenmesi daha büyük sürpriz olur. eğer böyle bir ihtimal olursa o zaman kimse taraftarın önüne çıkamaz. çünkü gerçekten de karşılarında türkiye ikinci ligi’nde bile zor mücadele edecek bir takım var. çok fakir bir kulüp. 3 aydır maaşlar ödenmiyor” diye konuştu.

    arda’nın yeri ayrı
    ilk maçı banttan izlediğini söyleyen prekazi, sarı-kırmızılı takımın özellikle kalesinde ciddi sorunlar olduğunu dile getirerek, “kalede kaleci yok sanki. galatasaray belki o maçta 10 gol atabilirdi. kim gol atacak ki? arda turan’ı ayrı bir yere koyuyorum. o gerçekten türk futbolunun en önemli yıldızı. dünyanın her takımında rahat oynar. yeter ki ona şans verilsin. bugün mesut özil ve serdar taşçı gibi isimlerin türk milli takımı’nda olmaması büyük kayıp. türkiye’nin önemli potansiyeli var ama bunu kullanamıyor” ifadelerini kullandı.

    http://www.milliyet.com.tr/.../1271651/default.htm

    tanım: kurban olunası efsanemiz.