• 2
    borussia vfl 1900 e.v. mönchengladbach kısaca borussia mönchengladbach, ismini aldığı almanyanın batısında bulunan mönchengladbach şehrinin spor kulübüdür. futbol takımı 2007/08 sezonunda almanya 2.liginde ( 2. fußball-bundesliga ) sezonu birinci sırada tamamlayarak 2008/09 sezonu itibariyle bundesligada mücadele etmeye hak kazanmıştır. siyah-beyaz-yeşil renklere sahip olan takım, maçlarını mönchengladbachta bulunan 54,067 seyirci kapasiteli borussia-park stadyumunda oynuyor. kulüp 36,152 üyesiyle almanyanın üye sayısı bakımından en büyük altıncı takımıdır. tarihi başarılarla dolu olan borussia mönchengladbach özellikle 1970li yıllarda hem almanya liginde hem de avrupa kupalarında gösterdiği başarılarla adından sıkça söz ettirmiştir. bu köklü kulübün tamamı 1970li yıllarda kazanılmış olan 5 bundesliga şampiyonluğu, 2 uefa kupası ve 3 tanede almanya kupası ( dfb-pokal ) şampiyonluğu bulunmaktadır.

    borussia mönchengladbach, bundesliga tarihinde kazanılmış olan şampiyonluğu bir sonraki yılda korumayı başaran ve böylece iki yıl üstüste şampiyon olan ilk takımdır ( 1970 ve 1971 ).

    borussia mönchengladbach ayrıca özellikle 1970li yıllardaki ezeli ve ebedi rakibi fc bayern münchen;in dışında üstüste üç yıl şampiyonluğa ulaşan tek takım olma ünvanına sahip olup söz konusu şampiyonlukları 1975, 1976 ve 1977 yıllarında elde etmiştir.

    almanyanın bu köklü kulübünün bir diğer özelliği ise almanya bundesliga tarihinin en farklı skoruna imza atan takım ünvanına sahip olmasıdır. 29 nisan 1978 tarihinde oynanan karşılaşmada borussia mönchengladbach, borussia dortmundu tarihi bir skor olan 12 - 0 ile yenerken bundesliga tarihine de adını yazdırmayı başardı.

    futbol takımının başarılarına devam edememesinin ve bu yarışta bayern münchenin gölgesinde kalmasının en önemli ve başlıca sebeplerinden bir tanesi ekonomik durumlardır. stadın zamanın şartlarına göre yeniden düzenlenip büyütülememesi ve gelirlerin buna bağlı olarak azalmasıyla baş gösteren ekonomik sıkıntılar eldeki yıldız oyuncuları satmaya ve kadroyu her seferinde revize etmeyi beraberinde getirdi. yıldızlardan yoksun olarakta borussia mönchengladbach her sene amacından biraz daha uzaklaşarak sonunda 2.lige düşecek duruma geldi. borussia mönchengladbach tarihinde 1998-99 ve 2006-07 sezonları sonunda 2.lige düşerek taraftarlarına hayal kırıklığı yaşatmıştır.

    kaynak : http://futbolkulupleri.net/...monchengladbach.html adresinden alınmıştır.
  • 7
    bir mucizeye imza atmak üzere olan takım. bundesliga 22. hafta sonu itibariyle, topladıkları 46 puanla lider dortmund'un 3 puan gerisinde ikinci sıradalar. 5 sıradaki werder bremen'in 10 puan önündeler ve bu performanslarını devam ettirirlerse şampiyonlar ligine ulaşmak zor olmayacak gibi görünüyor. şampiyonluk mücadelesini de bırakmayacak gibiler. geçen sezon düşmekten son anda kurtulmuş bir takım için müthiş bir sıçrayış bu.
    sezon başında transfere ayırdıkları para sadece 2.100.000 euro olmuş, bu arada satılan oyunculardan elde edilen 3 milyon euro civarı bir gelir de cabası. bu başarıda en büyük pay, kuşkusuz teknik direktör lucien favre'ye ait olsa gerek.
  • 10
    bir zamanlar federal almanya dünya futbolunun en büyük kutbuyken (1966-1976) bu ülkenin bayern münchen'la birlikte avrupa'ya hükmeden ikinci kulübüydü.

    o dönemler kadrosunda efsane oyuncular yer alırdı, berti vogst (1974 dünya kupası finalinde hollanda'nın çok şeyi johannes cruijff'u sahadan silen sağ bek), rainer bonhof (dünyanın topa en hızlı vuran futbolcusuydu, bir liverpool maçında kaleci ray clemence kolunun kırılmasını önlemek için bonhof'un frikiğinde toptan kaçmıştı), uli stielike (futbol stili nedeniyle çok özel bir hayran kitlesi vardı), allan simonsen (küçük boylu büyük danimarkalı forvet) ve jupp heynckes (federal almanya'nın gerd müller, klaus fischer gibi büyük golcüler kuşağının parlak üyesi) gibi.

    önadı"prusya" kelimesinin latince yazılışından gelen (bu durum borussia dortmund için de geçerli) bu takımın o dönemler en büyük belalısı britanya'nın 1970'lerdeki efsanesi fc liverpool'du. ingiltere şampiyonu bu süreçte moenchengladbach'ın avucunun içinden birçok avrupa kupasını almıştır.

    sahadaki bu amansız rekabete karşın hem liverpool, hem de moenchengladbach taraftarları birbirlerine çok saygı duyarlar. öyle ki her yıl her iki takımın taraftarı da birbirlerinin stadlarını tavaf eder.
  • 15
    transfer politikasını çok beğendiğim bir ekip. şu an için futbolcu yetiştirip satma adına porto'nun bir tık altı diyebilirim kendileri için. marko marin, marco reus, neustader gibi oyunculara mönchengladbach forması giydirip parlatıp büyük takımlara sattılar. başarıları tek yıllık olmadı şimdilik iyi gidiyorlar. yürüyedursunlar, keyifle takip ediyorum kendilerini.
    otsukarci uyardı neustader bonservissiz gitmiş takımdan.
  • 21
    spartak moskova'ya oranla çok daha iyi futbol oynayan, geçmişi olan alman kulübü.
    geçen sezon bundesliga'yı 4. sırada tamamladılar.
    marco reus ve dante dışında önemli bir kayıp yaşamadılar.
    luuk de jong, granit xhaka ve alvaro dominguez gibi önemli isimleri kadrolarına kattılar.

    4-4-2 sistemini benimseyen ve bu sistemin hakkını veren bir takım.
    oynadıkları futbol keyif veriyor.
  • 22
    2012-1013 sezonundan önce marco reuss'u dortmund'a, dante'yi de bayern münih'e sattılar. yerlerine alınan isimler twente'den 12 milyon avroya luuk de jong ve atletico madrid'den 7 milyon avroya alvaro dominguez soto. diğer etkili futbolcuları orta sahada venezuela'lı juan arango ve ileri uçta mike hanke'dir. kalecileri marc-andré ter stegen 10 milyon avroluk bonservisiyle dikkat çekiyor ve 1 defa milli oldu. sol bekleri de tanıdık bir isim filip daems'tir. genelde almanların doppel sechs diye tabir ettiği çift ön liberolu 4-4-2 sistemiyle oynarlar.
  • 25
    bir kutu kola neleri değiştirebilir?

    --- alıntı ---

    ne maçtı… bundan 40 küsur yıl önce oynanan borussia mönchengladbach-inter karşılaşması hâlâ anlatılıyor. neden mi…

    kola sever misiniz? evet bu soruyu sorduğuma göre tahmin edilebileceği gibi ben sevmem. sevenlerle de bir derdim yok aslında. peki bir kola kutusunun futbol tarihinin seyrini değiştirmiş olma olasılığı var desem...

    tarih 20 ekim 1971. almanya şampiyonu borussia mönchengladbach, sahasında inter’i ağırlıyor. italyanlar o zamanlar catenaccio’nun şahikası herrera ile iki şampiyon kulüpler kupası kazanmış şehrin kırmızılarına nanik yapıyor.

    savunmanın mendirekleri giacinto facchetti ve tarcisio burgnich sayesinde maşallahı olan ekip, ilerideki roberto boninsegna ve asla 4 mayıs 1949’da superga’ya çakılan efsanevi torino takımının kaptanı olan babası valentino mazzola ile boy ölçüşemeyecek sandro ile sahada. sadece bökelberg’deki meraklı gözler, italyan sinema artizlerini kesiyorlar...

    borussia deseniz, bildik isimlerle dolu. savunmada berti vogts, orta sahada dinamo rainer bonhof, playboy günter netzer, ileride tarifsiz jupp heynckes. bökelberg’in ilahı teknik direktör hennes weisweiler takımından umutlu. beş ay evvel bayern’i yerinden eden camia aç ve bir numerolu kupayı istiyor; kazanılan kupa galipleri kupası artık camiayı kesmiyor.

    maçın ilk düdüğü ile alman futbol destanı başlar. borussia dalga dalga gelmekte, inter ise direnmeye çalışmaktadır. iki elin parmaklarını geçemez inter direnişinin süresi. netzer başlatır, heynckes tribünleri selamlar. arada inter bir iki şut atar ve boninsegna ile skoru eşitler. derken belki de futbol tarihinin değiştiği an yaşanır. tribünlerden bir kola kutusu fırlatılır sahaya. golün kahramanı boninsegna, 1,80 yerde yatmaktadır. can çekişmektedir italyanların yakışıklısı. çok değil bir sene evvelki dünya kupasında almanları finalden edenlerden biridir ya boninsegna belki de intikam alınmaya çalışılmıştır. italyanlar maçın hakemine sarılır ancak karşılaşma devam eder. maçın gözlemcisi efsanevî teknik adam matt busby de oynanmasına karşı çıkmamıştır kalan dakikaların. boninsegna can çekişedursun, bir fırtına başlar bökelberg’de...

    hava toplarının hâkimi danimarkalı ulrik le fevre kafasını muhteşem kullanıyor, onun golleriyle italyanların ipi çekiliyordu. sağanak sürüyordu, almanların durmaya niyeti yoktu... heynckes yine sahne aldığında, inter daha ilk yarı sonunda beşlik simit oluyordu.

    mönchengladbach fırtınasına karşı inter’in hocası çareyi kaleci değiştirmekte bulmuş ve ikinci yarıya bordon efendi ile başlamıştı. bu arada, aman yanlış anlaşılmasın, almanların vurduğu her top da gol olmamıştı. fark daha fazla bile olabilirdi...

    ikinci yarının başlama vuruşuyla prusya kasırgası kaldığı yerden devam etmişti. heynckes ile netzer el ele vermiş, italyanlarla kedi-fare oynuyordu. çocuk parkındaki birtakım akdenizliler ağlayadursun, herrera’nın kilidi yalama oluyordu. efsane hocanın felsefesi bökelberg’de iflas etmişti adeta.

    derken koca ayaklı netzer, akşamı geçireceği hatunlara selam etmeye karar verince, kendi adına ilk, takımı hesabına altıncı golü kaydetmişti. sağ dışıyla heynckes’i kaçıran maestro, forvetinden gelen topun dibine öyle bir girmişti ki…

    savunmanın kilit ismi sieloff, yedinci gole imzasını attığında daha maçın bitimine 15 dakika vardı. bökelberg’in imparatoru weisweiler, netzer’in randevularını düşünüp onu 80. dakikada kenara aldı. takımın maestrosu alkış tufanı içinde hocasının yanına gelmişti.

    maçın bitiş düdüğü ile birlikte coşmuştu borussialılar. soyunma odası bayram yeri gibiydi. almanya şampiyonluğundan sonra, italyanların şampiyonunu paramparça eden bir takımın herkeslere gözdağı verdiği aşikârdı. derken bir haber geldi, inter maça itiraz etmişti. çok da fazla umursanmadı bu haber. haftasonu yenip bitme sırası schalke’ye gelmişti; tabelada mönchengladbach hanesinde yine yedi yazıyordu; gelsenkirchenlilerin sıfır. üç gün arayla evinde 14 gol atan weisweiler’in yüzünde gülücükler açıyordu…

    almanlar para cezası bekleyedursun, bir anda devreye giren italyan lobisi, cezanın seyrini değiştirdi. maçın tekrarına karar verildi. evet bir anda alman futbol tarihinin belki de 1954 dünya kupası finalinden sonra gerçekleştirdiği en büyük mucize, tarih olmuştu. televizyonlar yayınlamadığı maçın sonucu tescil edilmedi. 3 kasım 1971’de evinde 4-2 gülen inter, tekrar maçını golsüz berabere bitirmeyi başarıp bir üst tura çıkmayı başarmıştı. kafasına kola şişesi yiyip adeta azrail’i gören boninsegna, berlin’deki tekrarda bir adet ayak kırmayı da ihmal etmemişti...

    bir kola kutusu futbol tarihini değiştirdi mi? boninsegna’ya atılan ve dolu olduğu bugün bile tartışılan bu kola kutusu, en azından mönchengladbach tarihini değiştirmişti. her şey yolunda giderken, bir anda bu karardan sonra moraller bozulmuş ve ligde bayern’in gerisinde kalınmıştı. inter bakımından sonraki turlar nispeten rahat geçmiş ve finale kadar güle oynaya gidilmişti. orada yenen total futbol dayağı ise o zamanlar adettendi!

    20 ekim 1971’de hızı kesilmişti fırtınanın. 70’lerin ortasıyla beraber tekrar şahlanan mönchengladbach bundesliga’da üç, almanya kupası’nda bir, uefa kupası’nda da iki zafer kazanmıştı. ya o kutu atılmasaydı... belki hiçbir zaman duraklama devrine girmeyecekler, bayern de güçlenemeyecekti. kim bilir bundesliga da bugün tek kutuplu olmayacaktı...

    1980’le birlikte düşüşe geçen takımın sonrası malumunuz tatsız. bugün deseniz, geçen sezon fırtınalar estirdikten sonra yine düşüşe geçmiş gibi gözüken camia mazisini arıyor, belki de bir özete bakıp nereden nereye diyor…

    --- alıntı ---

    ali murat hamarat