resim
Blerim Dzemaili
Takım:Kariyer Sonu
Mevki:Merkez Orta Saha
Yaş:39
Boy:1.80
Uyruk:İsviçre
  • 826
    1 milyon euro maaşla kalmayı kabul edecekse seneye 4-2-3-1 oynayacağımızı var sayıyorum, göbekteki ikilinin solunda rotasyona girebilir. uzaktan şutu var, kazma değil, yıllarca italya ve isviçre milli takımında oynadı. kesinlikle çöp değil. ancak maaşı çok. indirilirse kalmalı. oyundan düşen orta sahamız yerine girer, sakatlıklarda oynar, öne geçtiğimiz maçı tutarken defansif orta sahalı 4-3-3'e dönersek gerideki adam pozisyon alırken kendisi topa basar. bunlar da 40 küsür maç yapılan bir sezonda önemli şeyler. takım ilk 11'den ibaret değil. kulübedeki bazı oyuncular, yedekten ötedir. yeri gelir 11 başlarlar, sezonluk planda da her maç oynayacakları 15-20-25-30 dakikaları vardır.

    kendisini sol kanatta oynatmaya kalkacak bir hoca gelmez umarım takımın başına.
  • 828
    kendisi normalde çöp değildir. ancak bizim oynadığımız 4-2-3-1 ve 4-4-2 dizilişleri için malesef çöptür. kendisi üçlü orta sahada sol iç oynar. prandelli de 3 lü orta sahada sol iç olarak oynatıyordu kendisini.
    hamza hamzaoğlu da 4-2-3-1 ve 4-4-2 ye hiç ama hiç uymadığı için 2. sene kadroda hiç düşünmedi dzemaili'yi. ancak bu durum maaşının %60 ını senin ödeyeceğin bir kiralık anlaşmasının tam bir aptallık olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
  • 837
    şimdi herkes emre gidecek olunca badem gözlü muamelesi çekmeye başlamış ya, emre yerine ben bu adamı görmek isterim kadroda mesela. emre senede iki maç çok iyi oynar üç maç idare eder yirmi maç takımı yakar ama sene sonunda hatırlanan o iki maç olur.

    bu adam gibilerse futbolu bildikleri için her maç üç aşağı beş yukarı aynı oyunu oynar. bu adamdan ne alacağını bilirsin. elinde bir alternatif olsun istiyorsan o bu adam olmalı.

    öteki taraftan zaten bu adamı satabilmen mümkün değil çünkü maaşını kimse veremez. kimse veremeyeceği için de bu adam son senesini de burada geçirir.

    bu arada bu adamın maaşının %80'ini ödeyip göndermek varya, dünyanın en geri zekalı işi olabilir.
  • 838
    geldiği gün de söyledim, bugün de söylüyorum: orta saha olarak tanımladığımız mc kavramı evrensel olmasına rağmen, dzemaili kendisinden beklendiği gibi melo'nun muadili değil, selçuk'un muadilidir. evet orta saha dediğin ileri geri oynar ama 3-5 isim dışında %50-50 oynayabilen orta saha yoktur. dzemaili de %35-65 oynar, top ayağında iken iyi işler yapar ki 3. bölgeye çıkma özgürlüğü tanınan maçlarda doğru tercihleri ile iyi işler yapmıştı.
    yanına bir dmc konursa selçuk kadar top oynar.
  • 840
    euro 2016'yı çok iyi geçirmesini istediğim sözleşmeli futbolcumuz. malumunuz dünya kupası, avrupa şampiyonası gibi turnuvalarda formda gözüken futbolcuları ederinin üstünde fiyatlara satabiliyorsunuz. kulüpler o anın gazıyla bu transferlerde ısrarcı olabiliyor ve ciddi miktarları gözden çıkarabiliyorlar. işte bu nedenle dzemaili'nin iyi bir turnuva geçirmesi demek birçok yeni talibinin çıkması demek. bu taliplerin de güzel tekliflerle kapımızı çalması demek. zaten kendisi de isviçre milli futbol takımında forma bulmakta güçlük çekmiyor.
    umarım bu dediklerim gerçekleşir.
  • 841
    bu sezon genoa'da sergilediği performansı başarılı bulduğum, ve maaşı yüksek olsa da eğer 2 milyon euro ve/veya üzeri bir bonservis bedeli ile satamayacaksak takımda kalmasını doğru bulduğum futbolcumuz. selçuk inan ve bilal kısa takımda iki yönlü orta saha diye adlandırabileceğimiz oyuncularımız. koskoca galatasaray'da vasat üzeri kaliteye sahip sadece 2 tane orta saha oyuncumuz olması galatasaray gibi bir takım için kabul edilemez olduğunu düşünüyorum. selçuk da bilal de dzemaili de defansif oyuncular değildir, bu oyuncular forvet arkası da değildir, bu üç oyuncunun da asıl mevkisi merkez orta saha oyuncularıdır, ne melo gibi üstün defansif meziyetlere sahiptirler ne de sneijder gibi forvet arkası pozisyonunun oyuncularıdır.

    dzemaili'yi neden takımımızda görmek istediğime gelir isek; geniş kadroda bu tip oyunculara her zaman ihtiyaç vardır. 2015-2016 sezonunun başında melo'nun satılması, hamit'in sezon boyunca sakat olması bütün yükün selçuk inan'a binmesine sebep oldu. neyse ki bilal kısa görev yaptığı maçlarda takım ile müthiş bir uyum ve müthiş bir özveri ile oynayarak formanın hakkını verdi. dzemaili bu sezon kadromuzda olsaydı merkez orta saha konusunda daha az sıkıntı yaşardık. dzemaili satılmaz ve önümüzdeki sezon kadroda yer aldığı taktirde faydalı olabileceğini düşünüyorum. bu durumu istatisitiklerle de açıklama isterim.

    selçuk inan (süper lig istatistikleri)

    28 maç-11 gol-3 asist
    maç başı 1,3 şut, 0,8 şut isabet oranı
    %87 pas isabet yüzdesi, maç başı 59 isabetli pas
    maç başı 0,5 dribbling, 0,5 isabetli orta
    maç başı 1,1 top kapma - 0,8 hava topu kapma
    %52 ikili mücadele kazanma oranı

    bilal kısa (süper lig istatistikleri)

    22 maç-5 gol-2 asist
    maç başı 1 şut, 0,5 şut isabet oranı
    %86 pas isabet yüzdesi, maç başı 33 isabetli pas
    maç başı 0,5 dribbling, 0,2 isabetli orta
    maç başı 0,7 top kapma - 0,4 hava topu kapma
    %54 ikili mücadele kazanma oranı

    blerim dzemaili (serie a istatistikleri)

    27 maç-3 gol-2 asist
    maç başı 0,9 şut, 0,2 şut isabet oranı
    %82 pas isabet yüzdesi, maç başı 25 isabetli pas
    maç başı 0,8 dribbling, 0,2 isabetli orta
    maç başı 1,3 top kapma - 0,8 hava topu kapma
    %53 ikili mücadele kazanma oranı

    göründüğü üzere üç oyuncunun istatistikleri birbirlerinden çok uzak değiller, belirli alanlarda tabiki farklar var, kısaca özetlersek, dzemaili'nin defansif anlamda selçuk ve bilal'den az bir farkla daha iyi olduğunu söyleyebiliriz, ofansif anlamda ise selçuk ve bilal'in bir adım gerisinde olduğunu söyleyebiliriz, bu da dzemaili'nin selçuk veya bilal'in alternatifi olabileceğini bize göstermekte, yedek kulübesinde iyi bir yedek, sakatlık veya cezalı durumlarda iyi bir alternatif olabilir.

    yalnız şunu da unutmamak gerekir, eğer önümüzdeki sezon da 4-2-3-1 düzeni ile oynayacaksak ve orta ikiliyi selçuk-bilal, selçuk-dzemaili veya bilal-dzemaili gibi bir planlama olursa yine bu sezonki gibi hüsrana uğrarız. çünkü bu oyuncuların hiçbiri ideal ikili olamaz. 4-2-3-1 düzeninde orta ikiliden en az bir tanesi mutlaka ama mutlaka üstün defansif meziyetlere sahip olmalıdır. maalesef bu oyunculardan hiçbiri yukarıdaki istatistiklerde de belirttiğim gibi üstün defansif meziyetlere sahip değiller.
    galatasaray gibi üst düzey takımlarda başarılı olmak için defansif anlamda da güçlü olmak bir mecburiyettir, bu durumun sorumluluğu elbette tek oyuncuya yüklenemez, tüm takım yardımlaşmalıdır ama ideal defansif oyuncuyu tanımlamak gerekirse, diğer büyük avrupa kulüplerindeki ideal defansif orta saha oyuncularını da kıyas kabul edersek; "orta ikiliden defansif olan oyuncunun maç başı top kapma adedi en az 2,5 veya üzerinde, hava topu kapma adedi maç başı en az 2,5 veya üzerinde, ikili mücadele kazanma oran en az %65 veya üzerinde, pas isabet oranı en az %85 veya üzerinde olmak zorundadır" demek sanırım yanlış olmaz.

    ilaveten; yönetimimizin dzemaili kadroda kaldığı taktirde ücretinde bir miktar indirim talep etmesi gerektiğini düşünüyorum. finansal fair play'den ötürü içinde bulunduğumuz durumu mantıklı ve düzgün bir şekilde izah edildiği taktirde dzemaili'nin de bir miktar indirim yapabileceğini tahmin ediyorum. bununla birlikte bu sezon içinde, italyan medyasında, sezon sonu galatasaray'a dönmek istemediğini belirttiği beyanatlarını spor medyasında okuduk. transfer döneminde neler olup biteceğini hep beraber bekleyip göreceğiz. tüm bu bilgiler ışığında ihtimalleri değerlendirirsek; euro 2016'da olur da iyi bir performans gösterir ise, bir avrupa kulübünün kendisi için 2 milyon euro bonservis ödeyebileceğini düşünüyorum. ama bundan daha iyisi ise, euro 2016'daki olası iyi performansı sonrasında bir çin kulübüne 5-6 milyon euro civarında bir bedelle satmak sanırım harika olur. böyle bir kazanç, dzemaili'nin kulüpte kalıp vereceği faydadan daha iyidir diye düşünüyorum. bu bağlamda kendisinden indirim istemek, aslında olası tekliflerde onu satmanın da yolunu hazırlar, dzemaili'nin istenen indirime karşılık olası red cevabında bak indirim talebimizi kabul etmiyorsun bari sana gelen teklifi kabul et de seni gönderelim deme şansımız oluşur.
  • 843
    euro 2016'dan sonra ederinin üstünde falan satılmasına gerek yok. 2 milyon euro veren çıkarsa allah bereket versin deyip göndermemiz gerekir.

    kötü topçu mu? çok kötü değil. ama takımın kalitesini arttıracak bir oyuncu da değil. avrupa'nın kalburüstü takımlarında iyi bir rotasyon oyuncusu olur, tabi o maaşla da bu imkansız. aslında bizde de iyi rotasyon olurdu ama dediğim gibi maaşı çok yüksek. kulübede oturtamayız.

    2 milyon falan veren olursa hemen göndermeliyiz. yaşı da bir hayli geçti artık.
  • 846
    kesinlikle çöp futbolcu değil ama aldığı paranın yüksek oluşu nedeniyle satılması zor.

    2 milyon 350 bin euro bonservis verdik bu adama ilk geldiği sezon 2.4 milyon euro aldı yıllık geçen sene 2.1 milyon euro aldı bu sene sözleşmesinin son senesi ve yine 2.1 milyon euro kazanacak. vergisi de kulüp tarafından ödeniyor.

    çıplak 2.1 milyon gelir demek ispanya ve italya liglerindeki vergi oranına göre 3,5-4 milyon euro gibi bir para demek.

    hayal görmeyelim bu sene euro 2016 efsane bir performans gösterip epl'den bir takıma transfer olmazsa burada kalır ve aslına bakılırsa emre çolak'ın gidişi ile birlikte kadroda olması elzem gibi bir şey. bence kendisinin kalitesinden ve orta saha dinamizminden yararlanmalıyız. parasını ödediğimiz ve yabancı sınırının olmadığı bu kadro içinde bu adamdan yararlanmamak enayilikten başka bir şey değildir.
  • 847
    galatasaray formasıyla izlediğimiz maçlarda oldukça vasat performanslar sergiledi. dahası ilerisi için bir ışık vermedi. sözleşmesinin bitmesine 1 yıl var ve senelik ücreti çok yüksek. italyanın başa oynayan takımları değil de diğerleri kendisine talip olacaktır. bu yaz avrupa şampiyonasında iyi performans gösterirse elimiz güçlenir. tersi durumda üçe beşe bakmadan satılmalı. bize daha dinamik orta saha oyuncuları lazım.
  • 848
    fahiş maaşını bir kenara bırakarak konuşuyorum, dzemaili bizdeyken teknik ve topu aldığında dikine giden bir oyuncuydu, görmeyeli bu özelliğini kaybetmediyse muhakkak işe yarar. bir tane pres yapan önlibero alırsın, dzemaili ve sneijder'le beraber ortasaha göbeği kurmayı bir denersin en azından. önlibero dzemaili'yi görür, dzemaili topu rakip yarısahaya taşır. ya da sneijder biraz daha geriye gelerek oynar, dzemaili'yle üçgen kurarak topu ileri taşır. selçuk maalesef bu işi göremiyor, driblingi sıfır olduğu için için topu ileri taşıyamıyor.

    elbette dzemaili yerine daha agresif bir oyun karakteri olan bir ortasahamız olsaydı daha iyi olurdu. ama ortasahamızdaki tek sorun pres eksikliği değil, aynı zamanda rakip bize bastığı zaman topu da çıkaramıyoruz, selçuk stoperlere dönüyor, stoperler de muslera'ya dönüyor. yani topu rakip yarısahaya taşıma sorunumuz da var. pres eksikliğini iyi bir ön libero alarak sağlamak mümkün olmasına rağmen, ortasahanın topu rakip yarısahaya taşıyamama sorununu ön liberoyla çözemezsin. bunun için top süren adam lazım, dzemaili de bu eksikliği kapatabilir.

    bir teklif gelirse elbette satarız, ama teklif gelmezse bu adamı kesinlikle oynatmalıyız. zaten sözleşmesinin son senesi, "senden memnun kalırsak sözleşmeni uzatacağız" dersek varıyla yoğuyla oynar diye tahmin ediyorum. fakat sözleşmesini feshedip zorla yollamak akıl karı olmaz, zaten fesih için de bir ton para vermek gerekecek.

    bu da oynadığı son maç olan isviçre-belçika maçının özeti: http://footyroom.com/...nd-vs-belgium/review
App Store'dan indirin Google Play'den alın