• 2690
    “şampiyonlar liginde ülkemizi temsil edeceğiz en yüksek limit bizimki olmalı” diyerek limitlerini haksız yere artırarak yüksek ücretlerle pjanic ve batshuayi’yi almış ancak lig elden gitmesin diye bu oyuncuları şampiyonları ligi maçında deplasmana götürmeyip trabzonspor maçı için dinlendirmiş takımdır. tarihe not düşülsün. bu kadarcık şerefi olan bir takımdır.
  • 2729
    --- alıntı ---

    "psv eindhoven’dan iki maçta 7 gol yiyerek elenmeyip şampiyonlar ligi gruplarına kalabilselerdi uefa sıralamasında 70 puanla bulundukları 44. sıradan, 77 puanla 37. sırada bulunan beşiktaş’a yaklaşabilir, ülke puanına hatırı sayılır bir katkı sağlayabilirlerdi."

    --- alıntı ---

    ciddi ciddi resmi hesaplarından böyle bir şey yayınlamış kulüp. ahahahah.

    adamlar 2 sene üst üste grup aşamasında malmö, genk, salpborg, slovan bratislava gibi köy takımları tarafından kucaktan kucağa gezdirilip o gruplarda dahi galibiyetsiz elendi. hatta hala maaş ödedikleri abdullah avcı artık bir ara ümidi kesip takımı deplasmana götürmüyordu.*

    sonraki sene paok, rio ave tarafından üst üste tokatlanıp avrupaya dahi kalamadı, (rio ave hali hazırda ikinci ligde)

    ve bu sene de en kötü şampiyonlar ligi grubunda 19 gol yiyip ( 8 tanesi sporting lizbon'dan olmak üzere) 0 puan alarak kendi rekorlarını geliştirdirler ama hala daha utanma, arlanma, olmadan avrupa başarısı, uefa sıralaması falan diyorlar. 4 sezondur avrupa'nın her köşesinde delik deşik edildin, sus bari dikkat çekme.

    hala ekmeğini yedikleri 17-18 sezonu 5 yıllık sürenin dolmasıyla bu sene silinince avrupa sıralamasında ezeli rakipleri bursaspor seviyesine düşecekler ama galatasaray'a laf atınca ciddiye alınacaklarını sanıyorlar. yazık.
  • 2671
    "takımınız şampiyon olmazsa kim olsun?" sorusuna;

    galatasaraylılar: "beşiktaş olsun"
    fenerbahçeliler: "tabi ki beşiktaş ."
    trabzonsporlular: " beşiktaş olsun bari" der.

    nedeni de gayet basit. çünkü kimse rakip olarak görmüyor. daha doğrusu kimse tehlike sezmiyor bu takımdan. fenerbahçe ile galatasaray 1 numaraları rakip. trabzon desen galatasaray ve fenerbahçeyle kafayı bozmuş. e geriye kim kalıyor? ha ama haklarını teslim etmeliyim ki, bursaspor'un bir numaralı düşmanları.

    ben bu beşiktaş'ı kime benzetiyorum biliyor musunuz? squid game dizisinde herkese bebeğim diyen kadına. ona yanaşıyor, buna yanaşıyor ama kimse iplemiyor.
  • 2067
    geçen sene çeşitli köy takımlarının olduğu bir uefa grubundan çıkamayıp elendikten sonra bu senede slovan bratislava diye bir takımdan 4(dört) adet gol yiyerek avrupa macerasına başlamış takım.

    tarihlerinde 1(bir) defa şampiyonlar ligi grubundan çıkınca yeni avrupa fatihi olduğu iddiaları başlamıştı. maalesef 3 hayırla uğurluyoruz kendilerini :(
  • 2156
    bugünkü açıklama sonrası bir kaç şey yazmak gerek.

    https://www.hurriyet.com.tr/...-itiraflari-13060219

    halil ibrahim'in itirafları.
    bizim o dönemde namağlup ikinci olduğumuz yıllar. 1985-86 sezonu..

    --- alıntı ---

    gençlerbirliği’nde oynuyordum. ankara’daki bir beşiktaş maçı öncesi kampa girdik. yanılmıyorsam 1985-86 sezonuydu. beşiktaş’ın teknik direktörü stankoviç idi. oda arkadaşım olan zlatko bana, “maçı satmam için beşiktaş bana 15 milyon lira önerdi. para da fenerbahçe kalecisi olan lukovcan’a verilmiş. maçı sattığım taktirde 15 milyon lirayı lukovcan’dan alacağım söylendi. iş bu şekilde sağlama alınmış. ama ben vatandaşım olan lukovcan’a hiç güvenmiyorum. sağlam biri değildir. maçı satsam bile parayı o bana vermez” dedi.

    zlatko ayrıca “beşiktaş’ın o dönemdeki genel kaptanı z.a., maçı sattığımın anlaşılabilmesi için bariz bir penaltı yapmamı istedi. ama ben orta saha oyuncusuyum. savunmada oynasam, tamam bu olur, ama ben orta saha oynuyorum, bu penaltıyı nasıl yapacağım” dedi. ben de, “yapma zlatko” dedim. vazgeçirdim. zlatko beni dinledi. harbi oynadı. zlatko maçtan sonra, “seni dinledim, parayı almadım. ama bu parayı bizim takımdan başka oyunculara verdiler” dedi. o sezon beşiktaş şampiyon oldu.

    --- alıntı ---

    yıl 2002

    https://www.haberturk.com/...ktastan-tesvik-primi

    --- alıntı ---

    gençlerbrliği başkanı ilhan cavcav’ın 2005 yılında tbmm şike ve şiddet araştırma komisyonu tutanaklarına girmiş bir başka olay hakkında ifadesine ulaşıldı. 1995 yılında macar kaleci zsolt petry’nin türkiye ile oynanan milli maçta şike yaptığına dair tutanakların ardından şimdi de ’teşvik’in belgesi ortaya çıktı.

    cavcav'ın tutanaklara geçen ifadelerine göre 27 ekim 2002’de ankara’da oynanan ve 1-1 beraberlikle sonuçlanan maçtan önce beşiktaş kaptanı tayfur havutçu, beşiktaş’tan eski takım arkadaşı g.birliği kaptanı ümit bozkurt aracılığıyla f.bahçe’yi yenmeleri halinde 400 milyar prim ödenmesi konusunda anlaştı. olay ilhan cavcav ve zamanın g.birliği teknik direktörü ersun yanal’ın kulağına gelse de ikilinin olaylara karışmadığı ve alınan beraberlik sonrasında da beşiktaş tarafının vadedilen parayı göndermediği belgelerde yer aldı. işte cavcav’ın ağzından tutanaklarda yer alan olay.

    ilhan cavcav: evet, bir tanesi de bıraktı işte kenara. ve dolayısıyla, bakın, böyle bir olayı da, ben, bizzat yaşadım. f.bahçe’yle oynuyoruz ankara’da. orada tayfur diye bir kaptan var; bizde de ümit bozkurt diye kaptanımız var, o da beşiktaş’tan geldi bize. telefon etmişler ’400 milyar lira, f.bahçe’yi yenerseniz...’

    kaptan, kaptana telefon ediyor; başkanlar yok... ümit geldi hocaya, hoca ’ben karışmam’ demiş; ersun yanal hoca. menajer var bizim cem onuk diye bir arkadaşımız, o bana "böyle böyle... ben yine -galibiyete veriyor- ’al’ demiyorum ama sayın başkan, ’al’ desem..." diyor. “ben karışmam oğlum; ben duymadım, görmedim, işitmedim..."

    bunlar kaptan, o da beşiktaş’tan geliyor ya, ‘tamam’ diyorlar, geliyorlar. burada f.bahçe’yi yendik; 2-1 mi, 1-1 mi, 1-0 mı, 2-0 mı ne yendik. (maç youla ve washington’ın karşılıklı attığı gollerle 1-1 berabere bitti) para?.. para yok... para yok... baktım... sinan diyormuş ki -işte, sinan o zaman orada- geliyor gidiyor bilmem ne; vermediler... bir daha oynadı, yine para... ’yok kardeşim’ dediler, ’parayı getir, ondan sonra...’ yani, o bakımdan, bunları...

    tabii ki, şunu yapmak lazım: ben, sayın federasyonumuza da söyledim. bugün federasyonun başında olan arkadaşımız sayın bıçakçı -uzun yıllardır tanırım- çok namuslu, dürüst, iyi bir insan; ancak, tabii, etrafında olan insanlar, konularına vâkıf olmakla beraber, bu federasyon kurulu oluşurken, sayın levent bıçakçı’nın arzusuyla oluşan bir kurul olmadı; bu, sonradan, böyle, tepenin üzerine geldi.

    --- alıntı ---

    at şikesi mevzusuna girmiyorum bile. o konu zaten ortada... biz biraz daha eskilere gidelim...

    https://gss.gs/bxB.jpg

    fenerbahçe ikinci başkanı bizzat beşiktaş'a, galatasaray maçı için teşvik verdiğini milliyet gazetesine itiraf ediyor.

    --- alıntı ---

    fenerbahçe ikinci başkanı müslüm bağcılar, beşiktaş'lı idarecilerin şike iddiası için "fazla konuşmasınlar, bir tarihte galatasaray'ı yenmeleri için kendilerine para vermiştim demiştir.

    ferhat nasır beyin başkanlığı sırasında galatasaray'ı yenmeleri için 1100 lira para vermiştim. parayı götüren de şükre gülesin'di. hatta, o dönem "beşiktaş'lı oyuncular hediyenizi aldılar, ellerinizden öper" diye bir telgraf gelmişti dosyalarımda mevcuttur dedi.

    --- alıntı ---

    ahmet nur cebi'nin başkanlığının fikret orman'ı aratacağı gün gibi ortada. kendisi son derece yeteneksiz biri. bunu her konuşmasında ve beşiktaş'ın başına geçtiğinden beri yaptığı icraatlardan açıkça görebilirsiniz.

    edit : adamların elinde ihsan kalkavan diye biri var. hala şike, teşvik bizde olmaz diyorlar... inanılmaz.
  • 718
    tarihte fırıldaklığın kitabını yazmış kulüptür. şöyle ki;

    2 nisan 1960 cumartesi günü bjk yönetim kurulu toplu halde menderes'in istanbul'da kaldığı otele gider.

    kendisini bulamazlar, özel kalem müdürü arif özgen’le görüşebilirler.

    stat ve lokal isteklerini yinelerler.

    görüşmenin sonunda da şu mesajlarının menderes'e iletilmesini rica ederler:

    ’duyduk ki maliye vekilimiz hasan polatkan beşiktaşlıymış. kendisini kulübümüzde başkan olarak görmeyi isteriz. ama kulübümüzün başkanı her kim olacaksa, beyefendinin tayin etmesini arzu etmekteyiz.’’

    beşiktaş birkaç hafta sonra o sezonun şampiyonu olduğunu ilan eder.

    kulüp tarafından bastırılan şampiyonluk albümünün ilk sayfaları ‘’sayın büyüklerimiz’’bölümüne ayrılmıştır.

    http://3.bp.blogspot.com/...mpiyonluk_Albumu.jpg

    cumhurbaşkanı’nın, meclis başkanının, başbakanın, maliye vekili’nin, sanayi vekili’nin, ulaştırma vekili’nin boy boy fotoğrafları, şampiyon futbolcuların fotoğraflarından önce verilmektedir.

    ---

    mayıs’ın 27’si gelir.

    albümler apar topar tezgâhların altına indirilir.

    menderes artık iktidar değildir.

    beşiktaş’ın şampiyonluk turunu atacağı son maç, darbe nedeniyle haziran ayına ertelenir.

    üstelik darbecilerden gelen bir emirle maç ankara’ya alınır. 19 mayıs stadyumunda, yeni efendilerinin huzurunda maça çıkarlar. çıkarlar da nasıl?

    beşiktaşlı 11 futbolcu yan yana dizildiğinde ortaya çıkan isim "c-e-m-a-l g-ü-r-s-e-l" dir.

    http://4.bp.blogspot.com/...BJK_Cemal_Gursel.jpg

    o günkü gazetelerde yer alan haberlere göre, 10 bin 822 beşiktaşlı seyirci, siyah-beyazlı takımı bu hareketinden dolayı “elleri çatlayıncaya kadar” alkışlamıştır.
  • 2111
    (bkz: 26 ocak 2020 göztepe beşiktaş maçı) için kural hatası olmadığı açıklanmasından sonraki tepkileriyle güldürmüş kulüptür. allah'ın adaleti yine şaşmadı. 23 kasım 2018 galatasaray konyaspor maçından sonra maçın hakemi hüseyin göçek'in hakemliğinin bitirilmesini istediğimizde "hakemler de insandır hata yapabilir" açıklamasını yapmalarından bu yana yaklaşık 15 ay geçti. o hüseyin göçek'in kural hatası yapmasına rağmen hala zirveye oynayan takımların maçlarını yönetmesinden rahatsızlık duyuyorlarmış. allah böyle savunduklarını gömer hale getirir işte. sorarlarsa şerefli, efendi beşiktaş dersiniz.
  • 2618
    siyasete göbeğinden bağlı, türkiye'de siyaseti ve derin işleri futbola belki de en pis ve aleni şekilde sokan kulüp.

    devlet bahçeli'nin dışarı çıkarmak uğruna ne kadar sapık, katil vs varsa af çıkarttırıp sokaklara saldığı alaattin çakıcı'yla beraber hasta taraftarı olduğu kulüp. hani şu zamanında mit mensubu süleyman seba'nın başkan seçildiği kongrenin güvenliğini silahlı adamlarıyla sağlamış, 2003 şampiyonluğundan sonra, gültepe'deki kahveden tanıştığı sinan engin'in kulübü kullanıp verdiği sahte pasaportla kaçmaktan mahkemelik olmuş, tapelere adı geçmiş alaattin çakıcı.*

    işte bu konsorsiyum kurulduğundan beri beşiktaş'ın sırtı deyim yerindeyse yere gelmiyor. hatta filmi biraz daha geri sararsak 1 kasım 2015 genel seçimleri'nden sonra hızla akp'ye yanaşıp ödülünü alan mhp'yle birlikte beşiktaş'ın yeniden yükselişi başladı. önce o sezonu* şampiyon bitirdiler, ardından riekerink'li galatasaray'ı şubat-mart aylarında hakemlerle paramparça edip şampiyon oldular. hani şu quaresma'nın adam öldürme teşebbüslerinin uyarıyla geçiştirildiği rezalet 2016-17 sezonu. yine o zamanlarda hakeme küfreden şenol güneş de sadece 1 maç ceza almıştı. kulübün küçüklüğüyle çok ters orantılı bir zırh bu. ceza, kırmızı kart falan geçirmiyor.

    şikeden hükümet eliyle kurtulmuş fenerbahçe hep göz önünde oldu ama beşiktaş'ın aldığı destek belki de bundan çok daha fazlasıydı. kendi haline bırakılınca 7-8 senede bir şampiyon olabilen bir takımın başka türlü galatasaray ve fenerbahçe'yle rekabet etmesine imkan yok çünkü.
  • 2587
    normalde şampiyonlar ligi gelirlerinin 1/3'ü transfer harcama limitlerine yansıyorken, ricaları uğruna yolsuz tff'nin bunu sessiz sedasız 2/3'e çıkardığı kulüp.

    tabi her zamanki gibi galatasaray medyası ve galatasaray taraftarı bu konuda sus pus oturdu ve ses çıkartamadı.

    paraları bizden çok mu veya hani limitleri yoktu gibi sorular soran renktaşlara, bahane üretmeyin, dış güçler masalı uydurmayın diyen tüm taraftarlara duyurulur.
  • 2254
    fıkra gibi kulüp.

    mensah transferinin açıklandığı videoda söyleteceklerini ezberletemeyince eline kağıt tutuşturarak okutmaya niyetlenmiş, kameraya yansımaması içinde arkası dönük şekilde sadece üst kısmı çekerek bir yol izlemişler. ama mensah sandalyeyi kameraya çevirdiği anda aşağıdan kucağındaki kağıtların sesi geliyor.*

    https://twitter.com/.../1295391185121443854

    niye galatasaraya karşı böyle aşağılık kompleksine giriyorlar hiç anlamıyorum. çoğu galatasaraylının gözünde kendileri bursaspor, kasımpaşa ile falan eşdeğer durumda ve onlar da bunun farkında.

    evet fenerbahçe kızdıracak bir şeyler yapınca bunu başarıyor ama kendilerini bir tarafına takan olmadığından cidden bu tür hareketleri en ufak bir şey hissettirmiyor ve çiğ duruyor.
  • 2689
    hocası sergen yalçın'ın "uefa kupasında oynamak istemiyorum, orada oynayacağıma elenirim daha iyi" açıklamasını sindirmiş ve şampiyonlar ligi maçlarında yedek oyuncularla oynayarak mahsus yenilmesine razı gelmiş bir camia.

    adam 3 kasım 2021 sporting lizbon beşiktaş maçına ligde asla şans vermediği mehmet topal'la, kenan'la, rıdvan'la başlayarak resmen sahaya yenilmek için çıktı ve resmen kulübün uefa kupasında devam etme umutlarını çöpe attı. bir allah'ın kulu da ne yapıyorsun sen diye sormadı. sen kimsin kafana göre böyle bir karar veriyorsun, bu kulüp babanın çiftliği mi diyemedi.

    beşiktaş bu yüzden küçük bir kulüp. maç kazanırsın, maç kaybedersin ayrı bir konu. ama herifin birinin şahsi ikbali için 100 yıllık camianın uluslararası arenadaki itibarını iki paralık etmesine razı gelemezsin. geliyorsan 1972 doğumlu sergen 1903 doğumlu beşiktaş'tan daha büyük demektir.
  • 2176
    benzetme yapmıyorum yanlış anlaşılmasın (yani kimseye köpek demek istemiyorum hakaret olarak) ama hani herkes sokakta mutlaka şahit olmuştur ki küçük bir evcil köpek sokakta büyük bir köpek gördüğünde ona deliler gibi havlamaya başlar ya hani, bunu yapmasının nedeni olarak bu köpeğin küçüklük kompleksinden dolayı yaptığını iddia ederler. aşağılık kompleksi de diyebiliriz. ha işte o küçük köpek olan kulüptür beşiktaş. küçüklük kompleksinden dolayı bizi her rakip olarak karşısında gördüğünde deliler gibi havlamaya başlar.
App Store'dan indirin Google Play'den alın