hayatında kendi kendine bir şeyler yapmaya çalışan, birileri elinden tutup bazı makamlara oturtulmamış her insan bilir ki, güzellikler ve zorluklar hep geçicidir. çok iyi maaşlı bir işten çıkartılabilir, bir yıldır işsizken birden kendi işinizi kurup milyoner olabilirsiniz.
daha fazla kimseyi sevemem dediğiniz kız tarafından terkedilip yıllarınızı depresyona kaybedebilir, sonra başka birisini daha çok sevebilirsiniz.
hayat bir kaostur, herkesin karşısına farklı koşullar çıkar. herkes aynı olanaklarla başlasa bile bu kaosta herkes bambaşka noktalara varır. bir ömür belli çizgiler etrafında dalgalanmalardan ibarettir. o çizgilerin kalitesi, hayat kalitemizi belirler.
rekabetçi takım sporlarında ise bu durum çok daha gözle görülebilir, çok daha ölçülebilirdir çünkü skor tutulur.
ben
bir kez son 16 yaptık şimdi çeyrek yapmalıyız fikrine katılamıyorum. galatasaray'ın dalgalanma aksı son 16 değildir. orası dalganın zirve noktasıdır. biz son 5 yılda, avrupaya katılıp katılmama seviyesindeki çizgimizi şampiyonlar ligine katılıp katılmamaya çekebildik. seneye de şampiyonlar liginde yer alabilir ve ya bu yıl ya seneye de ilk 24e kalabilirsek çizgimizi şampiyonlar ligi ilk 24üne çekmiş olacağız.
ama bu dalgalanmayı yaşamaya devam edeceğiz. taraftar olarak uyanık olmamız gereken şey ise o dalgalanmanın dibini gördüğümüzde hayat bitti kafasına girmeyip doğru yaptığımız şeyleri unutmadan yanlışları düzeltmeye odaklanmak olmalı.
başarı bir şekilde zirve noktanı görmek değildir. dibi gördüğünde seviyenin hala yüksek kalabilmesidir.