• 29 nisan 2018 galatasaray beşiktaş maçındaki performansı için;

    15 yaşında olsam, “yine derbide gol atamadı, penaltı da kaçırdı, bu nasıl forvet?” derdim.

    pişmaniye olduğum için, “ilk gol öncesi topu rodriguez’e mükemmel indirdi, peşinden stoper sürükledi, alan boşalttı. sonrasında ofsayte düşmeden atağa çıktı, tosic ile topun arasına girip kalçasını rakibe öyle bir dayadı ki muazzam bir penaltı aldı, rakibi 10 kişi bırakarak maçı bitirdi. son golde ise linnes içeri kat ederken 2 beşiktaşlı savunmacıyı peşinden çapraz koşu ile arka bahçeye götürüp gazozlarına ilaç attı, rodriguez’e alan açtı” diyorum. bu saçları değirmende ağartmadık...
  • fransa'da 20 gol atmış adamı 2,5 milyona alırken her şey çok güzel, ama 29 gol attığında 6 milyon falan kaçsa artık gelse de öğrensek satarken lololo. öyle olmuyor bu işler demek ki.

    ki karşılaştırma yapılıyor ya hani josef, guliano diye. josef'in gelişi 8 milyon guilano'nun gelişi 7 milyon. verilen paralara göre de gidişleri normal olarak daha yüksek olacaktır.

    adam marsilya'da 20 gol atarken marsilya adamı maddi isteklerinden dolayı elinde tutamıyor sen de 20 gol atmış adamı 2,5 milyona alıyorsan bu bir defo gösterir ve o defo aynı şekilde bizim satışımızda da bizi vurmuştur.
  • kalça koyabilen, top tutabilen, yeri geldiğinde ekmeğini taştan çıkartıp gol atabilen bir forvetti. son zamanları yaşına bağlı fizik düşüşü nedeniyle performansı düştü ama 30 golü boş kaleye atmış muamelesi yapmak da amlamsız. pepe ve formunun zirvesindeki tosic’e müthiş bir hava üstünlüğü kurup kazandırdığı beşiktaş maçını izleyip de takım oyununa faydası yoktu demek de ne bileyim.
  • tüketim çılgınlığının kurbanı olmak üzere olan futbolcumuz.

    evet bafetimbi gomis bir drogba değil, evet bize şampiyonlar ligi kupasını kazandıracak forvet değil, evet yağ gibi adam geçip aralara kaçmadı, evet tt stadyumu'nda, kadıköy'de bize derbi kazandırmadı ancak kendisi bu yıl 29 gol atıp bizi şampiyon yaptı.

    sanmıyorum ki real madrid karim benzema'dan yüzde yüz memnun olsun. sanmıyorum ki manchester city taraftarları gabriel jesus'un özelliklerinden yüzde yüz memnun olsun. takımınızdaki herkesi messi gibi, muhammed salah gibi, fernando muslera gibi yüzde 100 beğenip sevemezsiniz. siz gomis'i hantal diye, alex kadar sneijder kadar drogba kadar beğenmiyorsunuz diye 29 gol attığı sezon sonunda göndermek isterseniz ben bunun adına tüketim çılgınlığı derim. sürekli birini gönderelim öbürünü getirelim. gomis 29 attı ama fener'e atmadı gönderelim, nagatomo şampiyonlar liginde yetmez almayalım, yahu bu türk takımları semih kaya-dany-tosic-uğur boral-amrabat'lar ile başarılı olmadı mı? takımda tabiki drogba'lar sneijder'ler olmak zorunda başarı için ancak 1 senede kupa almayı hedeflemiyoruz sonuçta nagatomo'lar gomis'ler yetmez diyorsanız kimleri istediğinizi gerçekten merak ediyorum.

    gomis'in yerine kimi almayı hayal ediyorsunuz anlamıyorum ki. yani gomis gönderip griezmann getirebilecek bir durum varsa ortada gomis'i sabiha gökçen havalimanı'na kadar bırakayım ben.

    bir de bu gomis'in ücreti meselesi var. 3.350.000 milyon euro garanti ücreti varmış. evet öyle. isterseniz piyasada 2 milyon'a eren'ler pektemekler'ler veya 4.5 milyon'a negredo'lar jansennler var. bütçemizin alabileceği forvetler içinde kim var ki 3.5 milyon euroya alıp koyalım hem çok iyi forvet olacak hem bu kadar gol atacak? 5 milyona oynatacak bir drogba daha yok ki dünyada transfer edelim çin'den.

    taraftarla dokusu bu kadar uymuş bir futbolcu, bu kadar gol atmış bir futbolcu totelde 3-5 maç kötü oynaması hasebiyle gönderilmek isteniyor. bu tüketim çılgınlığını yaşayan beşiktaş demba'ba, gomez ve abouabakar'ı tutturdu, yine tuttururum sandı, 8 milyona aboubakar'ı değil negredo'yu aldı. ligde 4. oldu. bunları yaşamamak gerekiyor. dediğim gibi işin özü, her futbolcuyu hagi kadar muslera kadar melo kadar beğenip sevmek isterseniz, hem manevi hem maddi açıdan batarız. ki son 5 yıldır büyük galatasaray taraftarının tek sorunu budur diye düşünüyorum. üstelik argo tabirle transfer budalası olan bir taraftar olarak söylüyorum bunu. bu maddi durumda aman gomis'e falan dokunmayalım. arkasına niasse falan kiralarsak ne ala.
  • çok futbolcu takip etmiyorum dünyadan, maçları izliyorum vs. ama keşke galatasaray'a gelse diye içimden geçiriyordum geçen sene. şöyle düşmana korku salan, yırtıcı, azman bir forvetimiz yok ne zamandır diye. bunu çoğu kişi düşünmüştür belki. bu dileğim bir haber niteliği taşımayabilir.

    performansı zaten malum. sevgilimizdir...

    ancak daha birkaç ay önce, yıllardır içimde olan "futbolcular neden ağların içinde ya da filelerle bir şey yaparak gol sevinci yaşamıyor?" sorusunu kendisine uyarlayarak, "gomis keşke bu 'panterden terfi aslan' sevincini şöyle 'zaptedilemiyormuş' imajı vererek gerçekleştirse..." diye bir dilekte bulunmuştum. tam olarak, dramaturjisine kadar, dilediğim gol sevincini yaptı bu maçta. *

    lamba cini misin birader? o güler yüzünü, karakterini de ekleyince... seni daha çok nasıl sevebilirim?

    galiba bir dilek hakkım kaldı seninle ilgili... sağlığın iyi olacaksa- bizi bu sene şampiyon yapar mısın gomis'çiğim, s'il vous plaît?
  • normalde uruguay 2. liginde oynayan bir futbolcunun dahi teyzesinin kızı sarı kırmızı kalp atsa "işte o geliyor" diye ortalık yangın yerine dönerdi. gel gelelim gomis iki hafta önce "bir gün babamla tekrar buluşacağız", geçen hafta "geri döndüğümde her zamankinden daha agresif bir aslan olarak döneceğim", "babamla olan hikayemi bitireceğim merak etmeyin", dün de #lioniscoming diye paylaşım yapmış. hatta paylaşımının altında veda mesajları falan da var. sanki adam geri döneceğinin sinyalini haftalar öncesinden verdi de biz sallamadıkça dozajı artıyor. hadi biz sallamıyoruz da basının sessizliği de çok garip. tahminim önümüzdeki günlerde "geliyorum amk geri geliyorum hiç mi paylaşımlarıma bakmıyorsunuz" yazacak.

    ben hiç bu kadar göstere göstere geri geleceğini söyleyip sallanmayan adam görmedim. gerçekten geliyor mu anlamadım. gurrpegi göreve.
  • 40 maçta 32 gol atmak dışında hiçbir katkı vermemiş santrfor. 6 asist yapmış ama onların hepsi gomis'e çarparak oldu, gol vuruşları dışında katkı vermesinden değil. ayrıca, birlikte oynadıkları sezon parlayan garry rodrigues'in sonraki sezonda çöküşünde de gomis'in gitmesinin hiç payı yok.

    hepsini geçtim, bafetimbi gomis'i "gol dışında istenilen katkıyı veremiyor" ve deplasmandaki kötü oyunlarımızın baş sorumlusu diye gönderip; mbaye diagne, kostas mitroğlu ve radamel falcao gibi gol vuruşu dışında da mükemmel katkılar veren! santrforlar tercih ettik ve artık deplasmanlarda süper oynuyoruz.
  • üzerimizde ahı falan olmayan oyuncu. o ve menajerinin açgözlülüğü yüzünden çekip gittiler. eşek yüküyle imza parası, komisyon ve yıllık maaş aldılar ama sonraki sene için o eşek yüküyle kazandıkları maaşa fahiş bir zam istediler. galatasaray da haklı olarak bunu kabul etmeyince yollar ayrıldı. şimdi üşendiğim için rakamları yazmadım. tüm bunlara bakınca üzerimizde ne gibi bir ahı var bu açgözlü herifin? anlamsız romatikliğe gerek yok.
  • https://twitter.com/...s/871731197100949504

    herfin biri çıkıp "galatasaray boş iş ama bolca para veriyorlar tabii sana köftehor" demeye getirmiş. gomis de "senin ağzını yüzünü sikerim piç, boş iş falan değil, adamlar ateş ediyor, marsilya kalbimde ayrıca taaam mıaaa?!" demiş.

    sonraki tweet'te ise "belli değil daha ne olacağı, durun hele" demiş.

    https://twitter.com/...s/871727496072273921

    ay ben degaj yapamam diyen gk, montpellier'den bildirdi.
  • bizimle kontratı olan futbolcu.
    çin'den senelik 7,5 milyon eu teklif eden bir takım varsa eğer galatasaray'a da aynı cömertlikte bir teklif yapmalı.

    ha yapmadı mı? galatasaray nasıl attığı imzaların arkasında durmaya mecbur, nasıl hala tarık çamdal'a para ödüyor, gomis de bir imza attı ve buna uymaya mecbur.

    o yüzden fazla da kafa yormaya gerek yok.
  • hem galatasaray beni para kazanmak için yolladı ben kalmak istiyordum diyip, aynı açıklamada menajerim yeni sözleşme için kulübe gitti diyor. e ulan senin zaten sözleşmen bir sene önce yapılmış ve daha 2 yılın var. menajerin niye kulübe gidiyor yeni sözleşme için? ee daha ballı kontrat için. yönetim de doğal olarak kabul etmiyor. zaten maddi bir gücü de yok kulübün. sen madem kalmak istiyorsun. senin daha 2 yıllık sözleşmen var? niye menajerin yeni sözleşme için gidiyor? az mı kazanıyordun? yooo. daha fazlasını almak istiyordun-uz (menajerinle) ve şutlandınız. yallah arabistan'a. yılda 40 gol atsan oluru yok.
  • 29 nisan 2018 galatasaray beşiktaş maçında gol atamamış, bir adet penaltı kaçırmış ve buna rağmen muhtemelen bu sene ligte ya da avrupa’da izlediğim en dominant santrfor performansını göstermiş oyuncu. adam bildiğimiz real madrid’li pepe’yle sahaya yüreğini koyan tosic’i tek başına kapattı maç boyunca. üstelik birine de kırmızı kart yedirdi.
  • kardeş sen golü atıp “para için değil bunun için oynuyorum” dedin mi demedin mi?
    sovyetler, volokolamsk şosesi’nden berlin’e nasıl yürümeye başladı biliyor musun?
    savaştan kaçanları; yani sözünden dönenleri vurarak kardeşim.
    sözünden döneceksen, ya kahramanca düşmanı vuracaksın; o menajerini vuracaksın ve bir şampiyonluk daha getireceksin, ya da bizim için öleceksin.
    daha çok paraya sözünü satmak, benim için ölmektir.
    ya çık yalanla ya da...
  • ozan kabak ve serdar aziz krizlerinin de gösterdiği üzere, ayrılık sürecinde yönetim hatasız davranmıştır. hatsızlıktan öte şeffaf olarak her şeyi ortaya koymuşlardır. öyle perde arkasında para muhabbeti yapıp, taraftarın önünde elini kalbine götürme samimiyetsizliğini bu taraftar yemiyor artık.

    bugün serdar aziz özür dileyeceğini söylüyorsa, ozan kabak'ın menajeri yönetimin yaptığı her açıklamayı doğruluyorsa, bu tamamen yönetimin şeffaflığından kaynaklanıyor.

    bu sorunlar kapalı kapılar ardında halledilebilir miydi? belki evet. özellikle serdar konusu. ama ozan gibi gomis gibi para yüzünden sorun çıkartanları yönetim her seferinde taraftarın önüne atmalıdır. atmalıdır ki kim nedir biz de bilelim. sonuna kadar destekçisiyim bu tavrın.