• 29
    kendi açımdan bakacak olursam oldukça zorlandığım durum. muhterem peder psikopat derecede fanatik olduğundan ne zaman ne yapacağını kestirmek güç idi bir zamanlar ama artık ezberledim. son berabere biten eskişehir maçından sonra fırlattığı kumanda ayaklarımın dibine düştü. artık klişeleşmiş bazı laflar ve diyaloglarla geçiyor zaten maçı izleme işi. ve bu durum, maç izlemeyi keyif olmaktan çıkarıp işkenceye çeviriyor benim için. şu an itibariyle takım 15 resmi maçta yenilmemiş ama her zaman bir kulp bulur takar, bize de avukatlık yapmak düşüyor. mesela;

    -oğlum bak yenilmek mesele değil. yenilirsin tamam ama yenilirken bile iyi oynayacaksın, ezeceksin, pozisyona gireceksin.

    şimdi bu sözü aklımızda tutuyoruz. çünkü çuvalla gol kaçırdığımız maçların sonucunda puan kaybediyorsak şöyle der:

    (goller kaçtıkdan sonra dönen kontra toplarda)
    -atın ulan atın. bu kadar gol kaçar mı ya! yemeden atamıyoruz, atın lan.

    (çok gol kaçırıp kazanamayınca)
    -bu kadar kaçırırsan olacağı budur. büyük takımsan atıp bitireceksin. peeh taktikmiş...

    böyle çelişkilerle dolu dizgin gider her maç. rijkaard da sallananlardan nasibini alır tabi:

    -bak şimdi nonda giriyor, kesin baros çıkar.
    (baros çıkıp nonda girer)
    -ulan rijkaard. gittin kimi çıkarttın, yahu yanına koysana!
    +baba adamın bir taktiği var..
    -ne taktiği lan yerim öyle taktiği. maç gidiyor, yaptığı değişikliğe bak.
    +yahu onu almazsa hangisini kanatta oynatacak? adam 4-3-3 oynatıyor.
    -biz de rijkaard dedik bir şey sandık. galatasaray'ın havası sönmüştür...

    sonra ben sustum efendim. maç bitti ve ayağımın dibinde kumanda parçalarını gördüm. evde ligtv, dsmart, spormax vs. hepsi var ama böyle giderse para verip dışarıda izleyeceğim. ahh hala baba parası yemesek kombine de alırız da malesef...

    not: küfürlerden arındırılmıştır.
  • 32
    bazen eziyet olabilme potansiyeli de taşıyan eylem.

    efendim şöyleki; baba ile tv karşısına kurulunur, takımımız atak üstüne atak yapmaktadır fakat gol bir türlü gelmez.
    b: baba
    a: armaninpesindeyiz
    (dikkat! aşağıdaki eylemler her pozisyonda ve yüksek sesle vuku bulmaktadır.)

    b: pas versene lan!!! bak...bak...adam bomboş orda ona ver, ver lann!!! hay senin ........................!!!!!
    a: baba bi dur yaa..bak ne güzel geliyoruz, atıcaz şimdi bitane.
    b: ya bırak ya..bunlardan bi b.k olmaz.. o kadar para kazanıyolar, oynamıyolar ..........................!!!!!!
    a: bak geliyoruz bak....ah bee ofsayt...
    b: o bayrağı al sen ..................!!!!! ulan ne şerefsiz bu hakemler ......................!!!!!!!!
    a: ya baba bi sakin ol, bak ofsaytmış işte...( 2 metre ofsayttır)
    b: boşversene sen...bu federasyon her sene böyle...ben bunların alayını....................!!!!!!!
    a: ?????

    bu durum tv karşısındaki her maçta tekrarlanırdı. bir gün dedim ki "gel baba maça gidelim, yıllardır gitmiyorsun zaten" o da "tamam" dedi. hangi maç olduğunu hatırlamıyorum şimdi girdik kapalıya, maç başladı falan derken ben göz ucuyla babamı takip ediyorum adam da çıt yok. baba diyorum ne oldu, hadi bağırsana..aldığım cevap "yok yok bugün güzel oynuyorlar" şeklinde olup maç boyunca bir kez bile sesini çıkarmayınca bendeki devreler o ara yandı tabii, eve nasıl vardığımızı hatırlamıyorum. *

    artık ayrı şehirlerde ikamet ettiğimiz için seyredemiyoruz artık maçları birlikte. eziyet de olsa özledim be!
  • 33
    en büyük zevklerimizden biri. hatta evde onunla izlemek yerine, sık sık maça gitmeme bozulduğunu hissediyorum zaman zaman. kendisi maça gelmemekte direniyor, evde çayını içip, ayaklarını uzatıp izlemenin bir lüks olduğunu iddia ediyor! onun da keyfi başka tabii ki ama stadyuma değişmem asla. en ironik olan mevzu da kendisinin izlerken benim yüzümü kızartan küfürler etmesine rağmen, en basit küfürümde benim papara yemem. evet evet ben stadda daha rahatım galiba sözlük.
  • 34
    eziyettir efendim.. kendisi tabiki galatasaraylıdır. adamla ne zaman galatasaray maçı izlesek başıma spor yorumcusu kesilir taktiği oyuncuları kötülemeye başlar sanki tarafsızca yorum yapıyorum havası verir ve eğer maç kötü gidiyorsa beni bu sözleriyle iyice çıldırtır, karşımdaki bir arkadaşım olsa bogazına atlayacağım o derece.. ve tabiki en büyük sorun küfür edememek.. baba yanınızdayken hakeme veya oyunculara o anki sinir haliyle deşarj olmak için, bir ihtiyaç olarak küfür edilmesi gerekir. başlarda şerefsiz lafıyla yetinen bünyeyi dakikalar ilerledikçe buda kesmez ve cümlenin içinde küfür olamayan ama kelimeleri yanyana koyunca küfür düzeyine erişebilecek sözler aranmaya başlanır. tıpki 4 ekim 2009 ankaragucu galatasaray macinda olduğu gibi.. aydına yapılan faul ve ardından ceyhuna çalınan faul pozisyonları mantus'u iyice çıldırtır ve ağızdan hakem için annesi kötü kadın!* lafı çıkar.. o ara babayla göz göze gelinir ve gülme krizine girilir..
  • 37
    ben fanatik babamda sadece ben galatasaraylıyım diye galatasaraylı olduğu ve futboldan çokda anlamadığı için eziyet olan durum.gol atılır ben havalara uçarım delirmek bağırmak coşmak isterim ama babam şöyle ters ters baktığı zaman sesimi çıkaramam o yüzden kaç defa dışarı çıkıp öyle sevinmişimdir zira babamın gözünde kızlar futboldan anlamaz takım tutumaz falan.en iyisi babamın maçın ilk yarısından sonra sıkılıp uyumaya gitmesidir bu güzeldir ama geride kalan bi abi varsa durum biraz daha rahtlasada yinede zıp zıp zıplanılamaz bu eylem gerçekleştirilse bile bi söz muhakkak işitilir.
  • 39
    gurur vericidir.babana seni galatasaray'lı yaptığı için duyduğun minnettarlığın had safhada olduğu anlardır.hatta abartıp yanında ilk küfrünü edersin.2005-2006 sezonundaki galatasaray erciyes maçında çirkin ön libero devran'ın elle çıkarttıığı topa hakem penaltı vermez..ama dakikalar sonra ümit karan bariz baş sokarak öyle bi gol atar ki kendini tutamazsın..''girdi mi orospuçocukları,attık lan işte götünüze girsin'' diye bağırırsın..babanda hiç kızmaz.oğluna hak verdiğini susarak gösterir.içinden belki de senin ettiklerinin fazlasını eder ama susar..babadır sonuçta..adı da metin'dir..ona da babası taçsız kral'ın adını vermiştir..o da babasından öğrenmiştir galatasaray'ı ve oğluna da öyle bi öğretmiştir ki..sana bakıp gurur duyar maç izlerken ama pek belli etmez.babadır dedik ya.
  • 41
    ilk başta gayet güzel bir olaydı. tuzsuz kabak çekirdeği eşliğinde yarı baba, yarı maç seyredip babamla sevinip, üzülüyordum. zaman hızlı eçti, akıl bedene girdi, oyunun kuralları kafada netleşti ve anlaşıldı ki aynı maçı izlesek de aslında farklı şeyler görüyoruz. babalar çok farklı çok.
  • 42
    eğer babanız ne kadar sinirlenirse sinirlensin, en kızgın anında bile küfür etmeyen, küfüre aşırı derecede karşı bir adamsa zordur dostlar, çok zordur. aslında ben de liseye başlayana kadar pek küfürbaz sayılmazdım da o tarihten itibaren ortalama türk genci kadar küfür kullanıyorum hayatımda. nice galatasaray maçlarında sinirlensem de, koltuğu ısırsam da küfür etmemeyi başarmıştım. ta ki;

    sene 2002.. beşiktaş lucescu'yu bırakmamızı fırsat bilmiş, atlamış hemen romen hocanın üstüne. kadroları da sağlam hani, zago'su ronaldo'su sergen nouma vs. uefa kupası bilmem kaçıncı turunda dinamo kiev'le oynuyor beşiktaş.. ilk maç, inönü'de.. o zamanlar beşiktaş benim için gençlerbirliği'nden farksız, şampiyonlukta zerre iddiası yok, senede 2 kere fener'e takıyor, rahatca yeniyoruz adamları. e anne de bjk'li olunca, avrupa maçlarında tutuyordum yani bjk'yi ciddi ciddi.. eğer 2003 senesinde galatasaray'ın üzerine oynacak oyunları bilseydim tutarmıydım, tutmazdım elbet. ondan sonra tutmadığım gibi.

    neyse efendim maç başlıyor ama bjk kötü, kiev çakıyor bi tane, baba ile çocuk tartışıyorlar aralarında, anne örgü örüyor.

    - ya baba bu nouma'yı niye geri aldılar, baksana ayağıdanki topu tutamıyor.
    + sen pancu'ya bak nereden aldılarsa romen çingenesini.
    - zago'ya bak her topu sektiriyor adam ya !

    böyle sert ama düzeyli tartışmalarla ilerlerken maç, bjk çok önemli bir şansı kullanamıyor. pancu kaleciyle karşı karşıya durumda topu kalecinin kucağına bırakıyor. artık ben de nasıl gaza gelmişsem,

    - ya sikeyim sizin oynayacağınız to....*
    b* : hö ? *
    a* : ha ?*
    k* : puhhahahhahha *

    b: ulan biz seni okula bunları öğren diye mi gönderiyoruz *
    a: ah oğlum yakışıyo mu böyle kelimeler sana *
    k: baba ne dedi ben anlamadım *

    b:çık ulan odana yok sana maç falan , terbiyesiz, vesaire vesaire...

    velhasıl kelam çıkıyorum odama nouma şu meşhur golunu atana kadar da çağırmıyor beni. inanır mısın sevgili sözlük, sigara içtiğimi, arkadaşlarla okuldan kaçtığımı bile babama rahatça söyleyebilen ben, şu yaşımda hala babamın yanında kasıyorum kendimi, aynı şehirde olmadığımız için sık izleyemesek bile. babayla maç izlemek iyidir, hoştur ,zevklidir, bilgi paylaşımı sağlar ama benim için maalesef nefsimi tutabilme savaşına dönüşmüş bir eylemdir. *
  • 43
    o baba futboldan anlamıyorsa en kötü durumdur herhalde.he bir de sen o babanın kızıysan tadından yenmez bir durum haline gelir.kızım ne anlıyorsun bundan sesleri içinde izlmek zorunda kalırsın. bitese de kurtulsak diye homurdanmaya başlar. tam küfredeceksin ah ulan ah bu da kaçar mı o....... diye sadece ah ulan çıkar ağzından "e baba sen neden dışarı çıkmadın bu gece" demekle yetinirsin...
  • 45
    en başta galatasaraylı olma sebebidir. ilk maçınızı babanızla izlerseniz, gole nasıl sevinilir, ne olunca hakeme kızılır, gol kaçırınca ne yapmak gerekir ondan öğrenirsiniz. babamdan görmediğim tek şey sevinçten ağlamaktır ki onu da gizli yapmıştır eminim. zira galatasaraylı olup da ömründe bir kez bile sevinçten ağlamayan adam mı vardır.
  • 46
    bu yıl universiteyi memleketimden uzakta okumamdan dolayı çok özlediğim olaydır... ikimizde galatasaraylıyız.. güzel gollerden sonra babam hafif ıslık çalarmış gibi 'uff' demesini özledim.galatasaray gol yediğinde oluşan sessizliği özledim.kendi çapımızda yaptığımız eleştiri ve yorumları özledim.maç öncesi skor tahmini yapmayı özledim.fener maçı izlerken ise fenerin gol attığında kanal değiştirmesini yediğinde ise bıyık altından gülmesini özledim... babayla maç izlemenin yeri benim için ayrıdır.çok özledim ben sözlük,memlekete gidip ilk fırsatta babamla maç izleyeceğim.
  • 49
    eğer babanız benimki gibi fanatik fenerbahçeli ise en son babanızla maç izleme yaşınız 8'e tekavül edebilir. yaşım 9 olduğu için bunu söylemiyorum çünkü ne zaman bu işe kalkışsam ya ben kovuluyorum ya ben dayak yiyorum, malum babamız.

    en son 8 yaşımda babamla maç izlemiş olmamın bazı sebepleri şunlar olabilir;

    - fenerbahçeli olmadığınız için bisikletinizin başkasına verilmesi,

    - diğer kardeşlere hediyeler alırken sizin avcunuzu yalamanız,

    - babanın sizi kahveye götürmesi ardından haddini bilmeyen fenerbahçelilere vurup kaçmak,

    - inatla fenerbahçe formaları alınması , sizinde onu sokakta yakmaya yeltenmeleriniz,

    - kahvaltıdan uyumak için yatağa girene kadar fenerbahçeli olmam için bağırıp çağırmalar,

    - spor haberlerinde adı geçen tüm galatasaray spor klübü şahıslarıyla babamın alay etmeye çalışması,

    daha neler sayarım ama...

    şimdi siz söyleyin ben ne yapayım. galatasaray sevgisini aşılamadı babam, ama bu takım için ne cefalar çektim. ama ne çocuk aklımda vazgeçtim ne şimdi vazgeçerim ne de ilerde vazgeçeceğim.

    rumuz : acılarınçocuğu