• 17726
    https://twitter.com/...431054473113600?s=20

    sosyal medya linç timinin rahatlaması için artık ölmesi gereken eski futbolcu. gerçi ölse bile bak ilgi çekmek istiyor bak yine aklınca laf sokuyor diyecek insanlar vardır. kendisinin hatalarını söyledik. bizden ayrılıp atletico madrid'e girmesi çok doğru karardı. 2015'te barcelona'ya transferi ile gururlandım lakin bu transfer onun için sonun başlangıcı oldu. bir türlü buradaki kesim ile kopamadı kendisini bit üst perdeden görmeye başladı. milli takım ile euro 2016'da prim krizinin, gazeteci dövme girişiminin, evli bir kadına yaptığı sarkıntılık ile iyice dibe vurdu. bunları aklı mantığı yerinde olan herkes eleştirir ama gelinen durum bir insanı eleştirmekten öte lince gidiyor. yaptığı bir gafa gönderme yapan bir paylaşım yapıyor gülüp geçilecek yerde yine linç ediliyor. bu kadar nefret insan sağlığına zarar verir.
    galatasaray'a fayda veremeyeceği için gelmemesi gereken eski futbolcu. bunu belirtelim de sonra beni de ardacı diye linçlemesin linçseverler.
  • 17729
    bi kendini tiye aldığı için linç yemediği kalmıştı, bugün itibari ile onu da başarmış durumda.

    birazcık arda’yı bırakıp bu olur olmaz her şeyi linçleyen, nefret ve kibir abidesi haline gelmiş, empati yapmaktan aciz kendi benliklerinize mi yönelsek acaba?

    böyle uzaktan bakınca barcelona’da sözleşmesinin son günlerini geçiren arda’yı, barcelona’ya yeni transfer olmuş türkiye'de 1 tane arda var, tabi konuşcam diyen arda linçliyormuş gibi bir izlenim oluyor artık. ne kadar sevimsiz gözüktüğünü başka hangi kelimelerle anlatabilirim bilmiyorum.
  • 17730
    bileğinin hakkıyla geldiği elit sporcu kategorisinden, yine tamamen kendi hatalarindan dolayi istenmeyen problemli sporcu noktasına gelmiştir.

    bu seviyeye çıkmış bir futbolcunun tepetaklak aşağı giden kariyeri, eminim birçok galatasaray taraftarını üzmüştür. öte yandan ben kendi adıma üzüntüden daha ziyade şaşkınlık içindeyim.

    o noktalara kadar gelen bir sporcunun, kendisine yanlışlarını söyleyecek ya da söylediklerini dinlettirebilecek bir ekibinin olmaması inanılmaz. şahıslar olarak hepimizin hata yapma hakkı var. bu sebeple bu seviyelere çıkmış insanların kariyerlerinin ortak akılla yönetilmesi zorunluluk.

    arda turan'ın bütün hatalarından sonra, ona sadece sus ve medyadan uzak dur diyebilecek bir ekibi bile olsa, şu an belki başka bir kariyer hikayesinden bahsediyorduk.
  • 17731
    https://www.milliyet.com.tr/…an-gelismesi-6221037/6
    https://www.sondakikaturk.com.tr/…iyor-h182580.html
    https://www.aspor.com.tr/…imzayi-atiyor-galatasaray

    pr ajansın iyi çalışıyor be arda. acayip gerçekten, galatasaray'ı hak edecek ne yapmış olabilirsin bu bitik hâlinle merak ediyorum?

    burayı okuduğunu da biliyorum, tek başıma da kalsam; kombinesini, kulüp ürünlerini alan bir galatasaray taraftarı olarak seni asla desteklemeyeceğim, alkışlamayacağım.

    umurunda olmasa da bu gerçekle bu formayı giyeceksin eğer istenmediğin yere geleceksen.
  • 17732
    1987 yılında doğmuş olan orta saha oyuncusu. arda benim için unutulmaz bir oyuncu. fenerbahçe'nin alex'i beşiktaş'ın delgado'su varken bizim kendi altyapımızdan çıkan ardamız vardı. kendisinin bugün bu kadar eleştiri almasının nedenlerinden en önemlisi bence çok sevilmesidir. insan sevmediği biri hata yapınca belki intikam almak ister belki hayatından çıkarır belki de hiç umrunda olmadan hayatına devam eder. sevdiğimiz birisi hata yapınca ise genelde ilk yaptığımız affetmek için bir neden aramaktır. her ne yaparsa yapsın bir neden ararız. bence arda turan olayında taraftarımızın yaşadığı karmaşa ve karşıt görüşlerin asıl sebebi bu. bazılarımız arda'yı kolayca sildi. bazılarımız ise 66 numaralı arda'nın yaşattığı sevinçleri güzel günleri unutamadı ve nefret etmeye başladı. bazılarımız ise hala 33 yaşındaki arda'nın yüzüne bakınca 66 numaralı o çocuğu görüyor. arda'nın geri dönme ihtimali şu günlerde yine dillendirilirken ben bu olaya biraz daha uzaktan bakmaya çalıştım. belki de fazla duygusal bir yaklaşımda bulunuyor olabilirim ama bu karantina süreci hepimizi biraz duygusallaştırdı bence. ben hatasından dönen insanlara ikinci bir şans verilmesinden yanayım. hayatım boyunca da ''hatasız kul olmaz'' düşüncesiyle hareket ettim. bu deneyimlerimden çıkardığım sonuç ise şudur. bir insana ikinci bir şans verildiğinde hiç düzeldiğini iyiye gittiğini görmedim. eğer arda galatasaray'a dönerse ve ona bir şans daha verilirse ondan tek istediğim bu şansı iyi değerlendirmesi ve kendine inananları mahçup etmemesidir. eğer gelmezse de kariyerinin geri kalanında kendisine başarılar dilerim. biraz uzun ve duygusal bir yazı oldu belki ama arda ile ilgili hislerimi açıklamak çok kolay değildi. galatasaray için hayırlısı neyse o olur umarım.
  • 17733
    gittiği günü hatırlıyorum. evimde oturup transfer sezonunu takip ediyordum. hatta o zaman sözlüğe 4. nesil üyeydim. gidişinden sonra sözlükte fırtınalar kopmuştu. bir kısım gitmesini olumlu karşılıyor bunu bonservis kazandırdı gibi argümanlarla desteklemeye çalışıyor bir kısım yeni yapılan bir kadro mühendisliğinin merkezinde olan bir oyuncunun gitmesini kabullenemiyor kimisi de fatih terim'i ve galatasaray'ı bu şekilde terk etmesine kızıyordu. ben sanırım son 2 maddeden dolayı muhaliflerdendim gidişine. o tarihlere bakarsanız sözlükte gidişini övenler çoğunlukla entry sildi. nick altlarında sözlüğün ağır abileri arda'nın gitmesini kabullenemeyenlere yardırıyorlardı. çoğu haksız çıktı hayat garip işte. neyse, ben resmi siteden açıklama geldiğinde odama gidip galatasaray dergisinin verdiği çift taraflı posteri kaldırdım. belki o an sinirle yırtıp atabilirdim ama bilenler bilir o zamanları posterler çift taraflıydı. diğer tarafında hakan balta vardı, kıyamadım. posteri özenle katladım o zaman ki gitar kılıfımın içine koydum.
    hayatın cilvesi mi dersiniz artık garip bir tesadüf müdür? yıllar sonra gitarıda,kılıfıda içindeki posterle birlikte eski toprak müzisyen bi abimize sattım. oğlunun adını arda koymuştu, beraber maç izlerdik ardanın ilk zamanlarında.bu çocuk farklı bu çocuk bizim geleceğimiz diye bahsederken gözleri parlardı adamın. çocuğuna arda ismini koyacak kadar sevilmek... hayat ne kadar garip.

    bana en büyük derslerden biri bu arkadaşın hayatı oldu. .sanırım kendisiyle yaşıtız ya da ben ondan biraz büyüğüm ama en güzel örneği kendisinden aldım. hayatta çevreni iyi kurgulayacaksın. çünkü akrabaların hariç hayatına aldığın insanlar tamamen senin seçimin. kararlarını mantık çerçevesinde düşünerek alacaksın. kendi hayatında tepe noktası gördüğün yere ulaştığında ben oldum demeyeceksin aksine o noktayı başka bir hedefin başlangıcı olarak göreceksin. ağırlıklı olarak dinleyip, daha seyrek konuşacaksın. bilgin olmadığı konularda susmayı, sonrasında da o konulara meraklıysan cidden öğrenmenin gerekli olduğunu anladım. aslında örnekler çoğaltılabilir gerekli kadarını yazdım bence.

    kendisine olan kızgınlığım hiç geçmedi benim gidişinden bu yana. başarılarında sevinsem bile hep bi tarafından, bi cümlesiyle bizi galatasaray taraftarını yaraladı. hoş bu gelinen noktada bizler galatasaraylı olarak hayatımıza devam ettik. o da futbol hayatına devam etti iyi kötü. geçen gece şöyle bir düşündüm. ya dedim sinir olduğum bütün noktaları es geçeyim, yaşadığı yaşattığı olayları unutalım hala kızgın mıyım kendisine diye düşündüm. kızgınım. çok iyimser bir şekilde bakarsak her olayı unutsak, yaşanmadı desek ya da arda haklıydı desek. ben kendi yeteneğine ettiği bu ihanete kızıyorum sanırım biraz da.
    ronaldo'nun, messi'nin bir şeyleri kanıtlamaya ihtiyacı var mı? en basitinden falcao'dan bahsedelim ya. o ağır sakatlıktan sonra cidden ben bu kadar arzulu geri dönmesine şaşırdım en çok. keşke arda bu yaşanılanları daha farklı yaşasaydı keşke futboluna, yeteneğine ihanet etmeseydi.

    futbol sadece futbol değil gerçekten hayata dair bi oyun. bu entryde bu konu gibi uzadıkça anlamsızlaşacak o yüzden kapanışı yapalım.

    zamansız biten, daha farklı bir hikayesi, belki daha güzel bir hikayesi olabilirdi diyebildiğim galatasaraylı eski futbolcu.
  • 17739
    sene sonu gelmesi çok yüksek ihtimaldir. fatih hocanın artık daha sakin bir profil sergileyeceğini düşündüğümüzde basında ana gündem olma konusunda da faydası olacaktır. tabii ki bu gündemleri olumlu şeylerle olmazsa bu son şansı da yok olur gider ve geleceğini de kaybeder. hasan şaş'ın da ayrılmasıyla genel olarak efendi bir kadro ve teknik ekibe dönüştük. yerli oyuncularımız da genelde salon beyefendisi profilinde. kaptan desen selçuk inan belki ülkenin en sakin adamı. kriz anlarında arda'dan faydalanılabilir. yedek kulübesinde kontrollü hır gür yaratmaktan fazla saha içinde başka bir beklentim yok.
  • 17740
    genelde olumsuz veya negatif dua etmek tutmaz derler.
    o nedenle rakiplerimizin puan kaybetmesini istediğimde, inşallah ankaragücü başakşehirden puan veya puanlar alır diye dua ederim, içimden geçiririm.
    yani başak inşallah kaybeder demem.

    bu kardeşimiz için en büyük temennim galatasaray’la ayrı yollarda kariyerine devam etmesi.
    allahım sen nolur hakkımızda en hayırlısını ver.

    çok uzunca bir süredir, bırak üst düzeyi, tff düzeyinde bile form göstermeyen arda kardeşimiz umarım 2020-2021 sezonunda galatasaray harici bir takımda oynar.
  • 17741
    evlat kontenjanının yeni adayıdır kendileri.

    2019-2020 sezonunda selçuk'tan alınan sıfır katkı ve havaya giden 500 bin euro. selçuk'un bu sene yerleştiği evlat kontenjanına 2020-2021 sezonu ve sonrası için arda için ayrılmalı ki, bizde 1-2 yıla kalmaz bileklik, feda, bağış gibi organizasyonlardan nasibimizi alalım. bizim neyimiz eksik değil mi? (şampiyonlar ligine katılamazsak , pandemi dönemi sponsorluk ve seyirci hasılatı gibi kayıpları katarak söylüyorum.)

    hocada sever bu kontenjanı dolu tutmayı. ben olsaydım sabri'yi göndermezdim diyen adamdır kendisi. hele hele şampiyon olursak daha rahat becerirler bu işi.

    kaldı ki arda'nın söylemleri, futbolculuğu galatasaray'ı ne kadar hak ediyor. onu tartışmaya bile açmamalıyız ama. işte söz konusu terim olunca ne yapsa oleyyy diyen bir kesimde var.
  • 17742
    buyuk ihtimal gelecek sezon veteran topcu kontenjani kendisine verilecek eski 66 numara. selcuk ile baristilar mi bilmiyorum ama gelirse eski dost olsalar da soguk ruzgarlar esmeye devam ederse, bu bize kotu yansir. arda menajer ve pr sirketleri bir kenara bizzat kendisi de efor gostererek ekran ekran gezerek imajini duzeltme cabasi icinde son bir yildir. hepsi aslinda ali sami yen'de islik yememek icin. fakat, size kotu bir haberim var, huylu huyundan vazgecmez.
  • 17743
    fatih hoca kendisinden verim alacagini dusunuyorsa, galatasaray'a katkisi olacagini dusunuyorsa, teknik direktorumuz oldugu surece gelip gelmemesi konusunda baska kimseye soz dusmeyen futbolcu. fatih hoca galatasaray'in iyiligi disinda bir sey dusunmez cunku bu kadar basit. futbol bilgisi olarak da turkiye sinirlari icinde kimseyle kiyaslanmayacak bir teknik direktor zaten.
  • 17744
    yabancı sınırıyla beraber galatasaray'a dönme ihtimalini yüksek gördüğüm eski futbolcumuz. eğer fatih hoca'nın böyle bir isteği varsa en azından arda'ya hazırlan desin. 6 aydır futbol oynamayan, futbol oynarken de fizik-kondisyon problemleri olan arda da zaten gerçekten galatasaray'a dönüp bir şeyler yapmak istiyorsa laf ebeliği yapmak yerine kimse kendisine hazırlan demeden vücudunu en iyi haline tekrar getirip şovunu sahada yapmaya odaklanmalı.
  • 17745
    kendimi en büyük terimista'lardan biri olarak görürürüm.*
    hoca ne derse muhakkak bir bildiği vardır derim.
    ancak hocayı bu kadar putlaştırmanın da alemi yok.
    bunu da yavaş yavaş kanıksayarak öğreniyorum.
    çünkü ne zaman hatalarından ders alsa, ne zaman kendisine yapılan eleştirileri verimli bir şekilde kullansa, ortaya bambaşka bir galatasaray çıkarıyor.

    bir çok örnek vererek, başınızı ağrıtmayacağım.
    en basiti; ligin ilk yarısında oynadığımız top ve eleştiriler sonrası 2.yarı başından pandemi sürecine kadar ki top arasındaki fark.
    eleştiriler ve hatalarından dönmesi sonunda yaptığı show.
    herkesi üstüste koymamız.
    vura vura ilerlememiz.
    küçük bir örnek daha, euro 2008'de tek forvet nihatla çıktığı portekiz maçı ve isviçre maçının ilk yarısı sonrası; en sonunda semih'le nihatı beraber oynatması.*

    ama bir de hocanın malesef evlatçılık yönü de var.
    aydın yılmaz, semih kaya örneklerini verebiliriz.
    hocayı seven bu dikenlerine de katlanmak zorunda çünkü.
    zira hiç birimiz de kusursuz değiliz tıpkı hoca gibi.
    hoca da yanlış karar verebilir, yanlış transfer yapabilir, yanlış adamlarla yanyana gelebilir.
    istemesek de bizi üzebilir.
    ama gün sonunda onun bize, bizim ona sevgimiz baki.

    velhasıl kelam, arda turan -sıra sıra ne yaptığı hataları burada maddeleştirmek ile uğraşmayacağım, zira mesaide bir kahve arasında yazıyorum- galatasaray'a gelene kadar ligde oynayabileceği başka bir takımda daha faydalı olacaktır.
    zira form durumu, malesef hiç ama hiç iyi değil.
    yıllardır üst düzey -bırakın üst düzeyi, süperlig orta seviyede bile- top oynamıyor.
    florya'ya gelip de seni buraya getiren yeteneğin, burada tutacak olan ise karakterindir mottosunu çiğnersek gerçekten sarsılacağım.
    ayrıca, 17-18 / 18-19 / 19-20 sezonlarında içerideki başakşehir maçlarında bu kadar tepki gören adamı ne kadar çok isteyen varmış, çok merak ediyorum.
    gerçekten.

    bu arada oldu da bu senaryo malesef gerçekleşti.
    galatasaraylılığı askıya almak, kombine almamak, forma almamak mı?
    tövbe haşa.
    emre belözoğlu kaptan olsa, eyvallah der yine takımı desteklerim.****
    eğer gelirse, tabii ki ardaya rağmen takıma sonuna kadar destek olacağım her zamanki gibi.
    ama neden böyle bir şeyle yüzleşmek zorunda kalayım ki?

    neyse; hocam, canım hocam.
    en büyük mutluluklarımda* hep katkısı olan hocam.
    sana sevgimi anlatmaya kelimeler yetmez.
    takımımızın başındayken duyduğum güven, rahatlık tartışılamaz.
    umarım kurmayların ve yönetimle doğru kararı verirsin.
    hak edenler bu floryada olur sadece.

    hakkımızda hayırlısı.

    son olarak, futbolu unutan, ekonomi dahi her konuda fikri olan, değişik dava süreçleri geçiren, uzun zamandır futbol oynamayan insanlar yerine; gündemimizde çok önemli 7 maçımız var.
    lütfen hoca ve takıma sonuna kadar destek olalım.
  • 17746
    altı aydır değil üç buçuk yıldır futbol oynamayan, bu süreçte futbol oynamadığı gibi yemediği nane de kalmamış olan eski futbolcudur.

    galatasaray camiasının belki de en güzel özelliği ise koşulsuz şartsız biat kültüründen uzak ve gerektiğinde hocayı da hatasından döndürebilecek yapıda bir eleştiri kültürüne sahip olmasıdır.
  • 17747
    tanju çolak gibi camiasız kalmamak ve futbolu bıraktığında galatasaraylı arda diye anılmak için galatasaray'a ve fatih terim'e yanlayan, yıllardır tek bir dakika bile maça çıkmamış ekonomist, sosyolog, siyasetçi, adam, yaşlı dövücü, hastane basıcı vs.

    'fatih terim istiyorsa gelsin, çünkü o her zaman galatasaray'ın iyiliğini düşünürcüler' şunu bilsin ki; arda turan'ın galatasaray'a gelmesi ancak ve ancak fatih terim torpili ile olacaktır. ve bu durumun bırakın herhangi bir faydası, galatasarayımıza çok büyük zararları olacaktır.
  • 17748
    kendisinin galatasaray'a dönüşü ile ilgili yeni bir terim olacak ama çok net fatih terim istiyorsa gitsincilerdenim. yani fatih terim ardayı istiyorsa, bu kadar mantık dışı bir karar alabiliyorsa, bunca derdin içinde buna kafa yoruyorsa, gerçekten kontağı kapatmış olmalı ve üzelerek söylüyorum kendisi gitmeli.

    rakiplerimize göre takımımızın iskeleti gayet sağlam. ufak tefek takviyeler, sistemli bir oyun planı, futbol oynamaya hevesli bir ekip ile roketleyememiz bence ihtimal dahilinde değil. gel gelelim arda ne bu iskelete dahil olabilir, ne kendisinden takviye olur, ne bir sisteme uyum sağlar ne de futbol oynamaya hevesi var. benim nazarımda geri dönüşü söz konusu olamaz.
Altyapı çalışmaları sebebiyle birtakım hatalarla karşılaşılması muhtemel. En kısa sürede hatalar giderilecektir!