• 5676
    ancak solbek olarak başarılı olabilecek bir futbolcu iken kimi aklıevvelerce kendisinden yaratıcı ortasaha yaratma çabası ile solaçık, sağaçık ve forvet arkası pozisyonlarında oynatılmış, hiçbirinde de muvaffak olamamış ex futbolcu. akıbeti emre b.den farklı olmayacak yazın bir kenara, dönüşünün de muhteşem olmasını hiç istemiyorum.
  • 5679
    hiç bir zaman çok sevmedim seni, hiç bir zamanda nefret edecek kadar değer vermedim sana. keşke gidişin böyle olmasaydı be aslan. söz verdiğin insanları ezip, sözünü yutup bir anda kaçıp gitmeseydin. bak, demiyorum gitme, demiyorum hep bizimle kal tek dediğim; kaçarcasina gidişin sana, bir galatasaray kaptanına, metin oktay'ın 10 numarasını taşıyan bir aslana yakışmadığıdır sadece.

    yolun açık olsun.
  • 5687
    futbolcu yavşaklığı diye bir şey duydunuz mu?

    duymasak da şahit olduk çoğu kez bu yavşaklığı bünyesinde barındıran futbolculara.

    futbolcu yavşaklığının tanımı şudur bence; en ufak taraftarlık duygusundan bağımsız, para-medya-karı-kız parametreleri doğrultusunda gez-toz-eğlen-iç-sıç-yaşa felsefesine göre hayatını devam ettirmek...

    belki de her futbolcuda var bu temel özellik? altyapılarda eğitime başlayan istisnasız her futbolcu adayına genetik olarak yerleşiyor bu temel değer? bilmiyorum ama şüpheleniyorum artık...

    futbolcuların da bizler gibi takım tuttuklarını zannederdim.

    takımımda oynayan futbolcuları buna göre değerlendirir, iyi-kötü ayrımını biraz da böyle yapardım.

    bir gün alakasız bir yerde karşılaştığım eskiden büyük takımlarda da oynamış bir futbolcuya her zaman aklımda olan o soruyu sormuştum;

    'futbolcular takım tutuyorlar mı? '

    aldığım cevap, çoğunluğun takım tutmadığı, tutanlarında fanatik olmadığı kısacası taraftarlık duygularının pek siklenmediği, ilginç muhabbetlerin-ortamların döndüğü şeklinde enteresan şeyler söylemişti.

    arda'yı her zaman futbolcu yavşaklığını bünyelerinde fazlasıyla barındıran futbolculardan ayrı tutarak, bayrak adamlık payesi vermiştim ve dahası taraftarın çoğunluğu vermiştik ne yazık ki.

    gidecekti zaten, gitmeliydi de...

    mesele gitmesinde değil giderken ve gittikten sonra yaptıklarıyla aslında bizim değil futbolcu yavşaklığının bayrak adamıymış meğer diye düşündürdü bana maalesef.

    yapmasın bunları, söylemesin yeter.. sussun artık..
  • 5688
    galatasaray lyon dan büyük kulüp.

    (bkz: abdul kader keita)

    galatasaray taraftarı icin: gezegenin en tutkulu insanları.
    nasıl taraftarlar arasında benim hayranım olan taraftarlar varsa ben de galatasaray taraftarına hayranım.'
    tanrının olmamı istediği yerdeyim..

    (bkz: cassio lincoln)

    benim adım harry kewell galatasaraylı kewell.

    (bkz: harry kewell)

    hayatımın en mutlu ve en huzurlu dönemini geçiriyorum.

    (bkz: milan baros)

    galatasaray çok büyük bir kulüp. o yüzden araştırma yapmama gerek yoktu. çok fazla kupalar ve şampiyonluklar kazandığını biliyorum. en iyilerden biri olduğunu biliyorum. dolayısıyla burayı tercih ettim ve geldim.

    (bkz: fernando muslera)

    kariyerimin başından beri galatasaray'ı düşünüyordum.

    (bkz: lorik cana)

    daha önce giydiğim hiçbir formanın armasını öpmedim,galatasaray armasını öpmem yüreğimin tamamının burda olduğunun göstergesidir .

    (bkz: colin kazım)

    bu genelde bir tesadüftür. türkiye'de bir hastalık futbol… küçükken de bu hayaller uğrunda yaşarken bir takımda oyuncu olmak hayalleriniz oluyor. ama futbolcu olmak da her insana nasip olmuyor elbette. ben bununla ilgili daha önce konuştum ve bu konuyu açıkça söylemekten sakındım. çünkü her futbolcu arkadaşımın son dönemden bunu yapması biraz insanların bu konuya inanırlılığını kaybettirdi. ama ben de hasta bir galatasaraylıyım. babamdan ötürü bu takımı tutmam da doğal. dün bursaspor gibi çok büyük bir camiaya hizmet veriyordum. ama orada da neredeyse en iyi oynadığım maçlar galatasaray maçlarıdır. bu da duygu ve profesyonelliği ayırıyor. samimi olmak lazım. profesyonellik önemli ama beni diğer takımlar da istemesine rağmen seçimimi tuttuğum takından yaptım

    (bkz: mustafa sarp)

    ------------

    sonuncusu dahil hepsinde sözlük yazarları helal olsun yürü be oğlum kim tutar seni minvalinde konuştu. hepsinde. şimdi bu adamın atleticoya gidip kendisini taraftara benimsetmeye çalışması, arda gibi bi futbolcu, bize elinden gelenin hepsini vermiş bir futbolcu için, kaypaklık oluyorsa sizin dilinizde anlaşamayız. çünkü benim dilimde kaypağın en büyüğü sizlersiniz.
  • 5689
    ikide bir real madride bok atan, bu şekilde atletico madrid taraftarının sevgilisi olmayı hedefleyen zavallı çocuk. tez zamanda mehmet topaldan, hasan kabzeden feyz almasını tavsiye ederim kendisine. az laf, çok iş yapıyor çocuklar sessiz sedasız. büyük kaptan! ın ise maalesef ağzı ishal olmuş durumda, dün bir bugün iki sürekli real madride gider yapıyor. bu tutumunu devam ettirirse öyle zannediyorum ki ispanyada başarısız olacaktır. kendisine naçizane tavsiyem daha fazla ona buna gider yapmakla uğraşma, yabancı futbolculuk oynama. senin gibileri biz çok gördük, geldiler sevgilimiz oldular, gittiler isimlerini bile unutuk. üstelik çoğunun nasıl gittiğini bile unuttuk.

    not: karşına aldığın takım real madrid evladım, fenerbahçe değil. paran neyse verir satın alır seni, iki sezon boyunca kulübede oturtup bir maç bile oynatmadan ingiltere ikinci ligine gönderiverir, ondan sonrada tuncay şanlı gibi her sene ingilterede bir orta sıra takımına transfer olup ingilterenin coulibalysi olursun benden söylemesi.
  • 5691
    real madrid'e gider yapması normal olan eski galatasaray kaptanı.

    herkesçe bilindiği üzere galatasaray, real madrid'in bu dünya'da diş geçiremediği 3 takımdan biridir. diğerleri barcelona ve lyon.

    galatasaray'dan real madrid'in ezeli rakibine giden arda'nın da bunu söylemesi çok tuhaf değildir.

    yıllar önce galatasaray taraftarı bile real madrid için "işte böyle her sene böyle" tezahuratını yapmıştır 3-2'lik şampiyonlar ligi çeyrek final maçında muhtemelen arda o maçta top toplayıcıydı.*
  • 5692
    galatasaray' a gelip fenerbahçeye gol atmak diyen futbolcuların bu söylemi üzerine kendimizden geçerken, arda' nın atletico madrid' e imzası sonrası "en büyük hayalim real madrid' e gol atıp maçı takımıma kazandırmak" deyince nedense arda' yı yerden yere vuruyoruz... nasıl buraya gelen oyuncular bize şirin görünmek istiyorsa arda turan da atletico taraftarına şirin görünmek istiyor... olay tamamen bundan ibaret...
  • 5694
    drogba'yı transfer ettiğimizi hayal ediyorum da. ya da abartayım, gerrard'ı transfer ettik. herif geldi buraya dedi ki "çok da skimde lan sizin el sikko derbiniz, ben liverpool'dan ayrılmışım içim yanıyor, hala liverpool'luyum, fener'e gol atsam nolur, atmasam nolur"

    alkışlarız dimi lan? "vay aslanım" diye.

    alkışlamayacaksak arda'ya da bok atmayalım mümkünse.

    edit: aile mevzusunda yerden göğe eleştiriyi hakeder, yerden göğe lafı yer, en büyük lafı ben ederim. benim olayım; real madrid'e gol atmak istemesinin eleştirilmesi. sen de ben de gitsem atletico'ya real madrid'e gol atmak isteriz arkadaşım.
  • 5695
    "ailemden ayrı bir yerde gibi hissetmiyorum, ailemin tam içine gelmiş gibi hissediyorum" cümlelerinin sahgibi. çok çabuk unuttun buraları arda, çok. hoş, açık konuşayım seni sevmiyordum ama haksız yere eleştirilmene de karşı çıktım her zaman. galatasaraylılığından da asla şüphe duymadım, yeniden geleceksin bu arma altında ter dökmeye, bunu da biliyorum ama taraftarın hoşuna gidecek şeyleri söylemek adına bizi de biraz kırmıyor musun?

    bunları da sorgulamak lazım, kaypak şeklinde atfetmekten ziyade..
  • 5696
    "üst düzey kaliteli takım arkadaşlarımla daha iyi performans sergileyeceğime inanıyorum."

    bu sözler malesef arda turan'a ait. ispanyol bir televizyona verdiği demeçten. tamam kardeşim galatasaray'da ki oyuncular sana göre kalitesi düşük oyuncular olabilirler ama senin böyle bir açıklama yapman çok ayıp ve seviyesiz olmuş. yazıklar olsundan başka bişey demek gelmiyor içimden.

    (bkz: nankör kedi)

    (bkz: çıktığı kabuğu beğenmemek)
  • 5698
    "onları gerçekten çok seviyorum, sebebi ise her zaman takımlarının yanında olmaları, çok para veren değil de çok mücadele eden insanlarla beraber olmaları" bu lafı duyduğum an bizden bahsettiğini sandım ama hemen sonrasında atletico'dan bahsettiği apaçık belli oldu. eski takımımın taraftarları böyleydi atletico taraftarının da böyle olduğunu biliyorum çok heyecanlıyım karşılarına çıkmak için filan diyemedin değil mi arda. onların canı yanmayacak sana birisi tekme attığında, sen yerde kıvranırken galatasaray taraftarı dışındakiler dudaklarını ısırmaz arda. yine burda beğenmediğin taraftar üzülecek senin yüzünün asılmasıyla. bir maçta suratın asıksa yine bize dert olacaksın, herkes birbirine soracak bir derdi mi varmış ne olmuş diye. binlerce atletico madrid taraftarı kattın o formayı giymenle beraber, o insanlar senin maçlarını madrid'deki taraftarlar kadar hevesle bekleyip, seni izleyebilmek için ekrana yapışacak.

    "50 bini aşkın taraftarımız ve çok kaliteli oyuncularımız var. o yüzden bu savaşın içinde olabiliriz. belki her türlü sürprizi de yapabiliriz. ben buna inanıyorum" 30 milyon taraftarı olan takımın futbolcusuydun be arda. hani şu altyapısından çıkıp 12 sene formasını giyip, 2 yıl kaptanlık yaptığın. hani her sene şampiyonluğun en büyük adayı, hani ülkenin en başarılı kulübü. hani şu senin başlığındaki ilk entrye "gözbebeğimiz" yazan taraftarın futbolcusuydun. gözbebeğimizdin be arda. bu kadar mı parlak geliyo atletico madrid. hiç mi bahsetmek gelmedi içinden eski takımından, eski taraftarından. hiç mi aklına gelmedi calderon'u gezerken ali sami yen'de hagi'nin golüne sevindiğin günler, binlerin adını haykırması az da olsa hatrına gelmedi mi. son 3-4 yıldır doğan bebeklere verilen arda ismi de mi uçtu aklından edirne'den çıkınca.

    "benim için güler yüz ve samimiyet çok önemli, atletico'da bunu hissettim. beni karşılayan yetkililer, başkan ve teknik heyette sıcak kanlılığı hissettim. insanın işini iyi yapabilmesi için çok güzel bir ortam. istanbul'dan, galatasaray'dan ayrıldığım yer, evim gibiydi. ve evimden çıkıp diğer evime gelmiş gibi bir duygu hissettirdi, o yüzden çok mutluyum. yani ailemden ayrı bir yerde gibi değil, ailemin içine gelmiş gibi hissediyorum" bir gülümsemen için gözünün içine baktık be arda, bakmadık mı. küçücük çocuklar arda abi diye bağırdıklarında onlara siktir çektiğinde ertesi hafta tekrar kaptan diye çağrılmadın mı. sana laf söyleyenlere tribünde yeteri tepki verilmedi mi, tribünlerden, internette forumlardan, sözlüklerden arkandayız mesajı verilmedi mi. hatalarımız da oldu elbet, hatasız değildik ama sen de pür-i pak değildin sanki. değil mi. zaafımızı bildiğin halde emre abini gözümüze sokarken ne vardı aklında? biz kendimize çeki düzen verirken sen nerdeydin? yine emre abinin yanındaydın di mi. takımda sakatlıktan dolayı oynamayıp üzerine herkes titrerken milli takıma koşa koşa gidip, daha beter sakatlanıp gelirken ne düşünüyordun. 12 senedir nefes aldığın galatasaray'da hiç mi samimiyet yoktu. sana oğlum diyen, gitme diyen fatih terim'e kalıyorum hocam, bu durumda takımı bırakamam deyip arkanı dönüp yurtdışında ev bakıp, transfer görüşmesi yaparken sonra da ortada bırakıp giderken ne kadar samimiydin arda? eline kağıt-kalem alan herkesin sol kanadı güvende hissetmesine sebep olup arkana bakmadan giderken ne vardı aklında. nike'ın boy boy fotoğrafında galatasaray ruhu mesajı verirken galatasaray'dan kaçmak vardı aklında. bu muydu senin için galatasaray ruhu. metin oktay'ın hem kaptanlık bandını hem de forma numarasını taşırken hiç mi utanmadın kapalı kapılar ardında gizli hesaplar yapmaya. bu muydu bülent kaptan'ın uefa finalinde kırık kolla oynamasından çıkardığın sonuç.

    "real madrid'e burda gol atmak ve maçı kazanmak en büyük hayalim" burda oynarken en büyük hayalin yurtdışına gidip orda oynamaktıi arda. bir kez de olsun fenerbahçe'yi yenmek için o kadar motive olmadın. emre abin vardı demi orda pardon. orda da mesut var hamit abin var nuri kardeşin var. benden sana bi tavsiye; burda yaptığın gibi rakip takım futbolcusundan abi diye, canım diye bahsetme her gördüğün mikrofona. geri dönmek zorunda kalma diye söylüyorum, armamızı bir daha taşıma diye. yoksa ne halin varsa gör, umrumda değilsin.

    günlerdir ne başlığındaki okuyabildim, ne de yazabildim. her gün girip bir cümle yazıp depoluyordum. sonunu getiremiyordum çünkü. o yazdıklarımı da gayet güzel yok ediyorum şu an arda. bizim sana verdiğimiz değeri sen bize vermiyordun bunu biliyorduk ama bu kadar afişe etmene gerek yoktu be sanki çocuk. neyse, şikecileri bile affetmiş ama galatasaray taraftarını affedememiştin değil mi. sağlık olsun. sırtımızdaki kamburu aldığın için teşekkürler. bu da bu başlıktaki son entrymdir. transfer olduğun yeni evlerinden birinde şampiyonlar ligi kupası kaldırsan da buraya girip evlat muhabbeti yaparsam da namerdim. başarılarını emre, acun ve rıdvan abilerinle kutla emi atletico madrid'in yeni, bizim ise eski profesyonel futbolcumuz. sakın geri döneyim deme ama, sakın.
  • 5699
    arda'nın anlayamadığı şey şu: her ne kadar bu tip açıklamaları samimiyetsiz bulsam da türkiye'de "çocukluktan beri x takımı tutardım", "çok büyük bir takıma geldim" "hep burada oynamayı hayal etmiştim" vs. hala iş yapıyor, taraftarı mutlu ediyor, inanıyoruz bu sözlere.. (mesela ben hala cana'nın arnavut milliyetçiliğinden dolayı gerçekten bizde oynamayı hayal ettiğini sanıyorum bunu bozmayın)

    ama ispanya'da bu tarz bir düşünce olduğunu hiç sanmıyorum. oradaki insanların buna karnı tok ve yaptığı açıklamalarla bence kendini küçük düşürüyor. ayrıca emre abisinden*** o kadar çok şey öğrenmiş ki verdiği ilk röportajda "ailemden ayrılmış gibi hissetmiyorum, ailemin tam içine gelmiş hissediyorum." diyerek bizlere metin oktay'ın formasını ve kaptanlık bandını kime emanet ettiğimizi göstermiştir.

    gittiği günden beri verdiği her demeçle gözümdeki değeri o kadar hızlı düşüyor ki aziz yıldırım tutuklandıktan sonra fenerbahçe hisseleri bu kadar hızlı değer kaybetmemiştir. sattığımız gün formasını alırım artık diyordum, sağolsun para harcattırmayacak bana...

    mehmet topal'dan hiç böyle ters anlaşılan açıklamalar duydunuz mu? şahsen duymadım ya da hatırlamıyorum ve giderken ne kadar çok seviyorsam, şu anda yüzümüzü kara çıkarmadığından daha da fazla seviyorum.

    edit: "ailemden ayrılmış gibi hissetmiyorum, ailemin tam içine gelmiş hissediyorum." yerine ne diyebilirdi? "ben yuvamdan, beni bugünlere getiren, benim için aile olan, her zaman taraftarı olacağım takımımdan buraya geldim. umuyorum ki burada da o tür bir ortamı bulacağım, açıkcası bunu da hissediyorum." dese hem biz daha mutlu olurduk hem de ispanyollar.... "her zaman taraftarı olacağım" diyemezdi demesin kimse fabregas bugün "arsenal'in her zaman taraftarı olacağım" dediyse imza töreninde, bildiğimiz arda 100 kere söylerdi...
  • 5700
    arkadaş git gitmene birşey demiyorum. hakkındır itiraz da etmiyorum, seni eleştirmiyorum da belki zamanı değildi filan ama biz galatasarayız kimler gitmiş ki sen gidince de bu takım senin yerine bir canavar, aslan parçası bulur , koyar ve aslanlar gibi de çıkar oynar . beni hayal kırıklığına uğratan üzen nokta nasıl olur da dün bir , bugün iki ve sen bir atletico hayranına dönüşebiliyorsun taraftarını, ortamını yere göğe sığdıramıyorsun. burada arkanda bıraktığın insanlar sana o 10 numaralı metin oktay 'ın hagi'nin formasını emanet ettiler. bayrak isim dediler nasıl ki dünya kulüplerinin bayrak simge isimleri vardır bu isimlerin kulüplerinden koparılmaları öyle para pulla da olmaz bizler de seni öyle bir yere koymuştuk bizden biri demiştik diğerlerinden ayrı tutmuştuk . ama sende gidenler gibi her sözün ok gibi vücudumuza saplanıyor konuşma kaptan . bir galatasaraylı gibi dur dur ki daha fazla bu renklere sevdamıza sevdana dilim varmıyor söylemeye çık topunu oyna oralarda ama en büyük hayalim şu formayla şu takıma ...
    neyse herkes yoluna baksın .