126
bu arial font yazısı için nasıl bir kamuoyu oluştuysa altyapılar için de olmalı. altyapıya harcamayı kıstıkça kısır bir döngüye giriyor takımlar. uzun vadeli yatırıma hiç gelemiyor bizim takımlar. halbuki hepimizin gençliğinden çevreden bildiği profesyonel olmamış çok yetenekli oyuncu vardır.
127
maçlar yok, bütçe açıklandı, transfer sezonuna uzağız. en önemli ve sürdürülebilirlik için en kilit unsur alt yapımız ki bizimki kan ağlıyor. uzun yıllar boyunca profesyonel olmadı tek isteğim fatih demircan ile kurumsal bir kimlik kazanıp, doğru gelişim metodları, doğru hocalar, iyi tesis ve scout ile hızlı gelişimler göstermesidir.
ülkedeki bazı önemli gençleri kadromuza kattık. umarım bunların gelişimlerini en iyi noktaya getiririiz. fiziksel unsurlar artık olmazsa olmaz buraya ağırlık vererek en azından takımın yedek kadrosunu alt yapıdan sağlamamız gerekir. bu yapmamız gereken en önemli olgu. alt yapı, alt yapı, alt yapı yoksa başarılarımız hep saman alevi gibi olacaktır.
128
büyük devrimler yapılması ve daha çok katkı alınması gereken yerdir. galatasaray artık yarışmacılığın yanı sıra yetiştirici de olmalıdır. hep yukarıdan getirip getirip koyuyoruz büyük paralar harcayıp. artık altyapıdaki yetenekli oyuncuları da galatasaray futbol takımının temeline dahil etmeliyiz.
129
ne yazık ki ülkemizde berbat yönetilen, birilerinin ekmek yesin diye lalettayin hocalık yaptırıldığı, verilen maaşların da kuş kadar olduğu oluşum.
ülkemize gelen bazı yabancı teknik direktörlerin de zaman zaman dillendirdiği bir durum bu. bazı yerli futbolcuların profesyonel olmasına rağmen hala pozisyon bilgisi, oyun şablonunu geçtim pas vermeyi bilmediğinden yakındılar.
mancini, galatasaray'daki ilk aylarında düzenlediği basın toplantılarında ve italyan basınına verdiği demeçlerde, futbolcuların saha içindeki duruşları ve taktiksel farkındalıkları konusunda şaşkınlığını gizlememişti. bir açıklamasında, profesyonel seviyedeki oyuncuların "topsuz alanda nerede durmaları gerektiği" gibi temel konuları tam olarak bilmediklerini ve bunlara sıfırdan çalışmak zorunda kaldıklarını ifade etmişti.
mancini'nin maç esnasında futbolcuların eline tutuşturduğu taktik kağıtlar o dönem çok konuşulmuştu. hatta bu durumun, oyuncuların taktiksel varyasyonları sadece sözlü komutla anlamakta zorlanmalarından kaynaklandığı iddia edilmişti. mancini, türk futbolcularının teknik kapasitesini övse de, oyun zekası ve taktiksel sadakat konusunda avrupa'nın gerisinde olduklarını sık sık ima etmişti.
mesela benim de yakın bir zamanda gözlemlediğim bir durum var. geçenlerde oğlanın okuluna gitmiştim. futbol okuluna devam eden çocuklar var. hatta bazen oğlan bahsediyor şöyle iyi böyle iyi. alıp yardırıyor takım onun sayesinde kazanıyor diye övdüğü bir çocuk var. çocuk eğitim alıyor. daha 9 yaşında. ama maalesef pas vermeyi bilmiyor.
biraz işin tekniğine girecek olursak, futbolda doğru pasın mekaniği, vücudun bir pusula gibi hedefe ayarlanmasıyla başlar; destek ayağını topun 15-20 cm yanına, parmak uçları hedefi gösterecek şekilde sabitleyip ağırlık merkezinizi topun üzerine vermek gerekiyor. vuruş ayağının bileğini dışa doğru kilitleyerek bacağı kalçadan bir sarkaç gibi savurmalı ve ayağın içiyle topun tam merkezine temas etmeli ayak. vuruş anında geriye yaslanmayarak momentumu topa aktarmak, pasın yerden ve isabetli gitmesini sağlayan temel dinamiklerden biridir.
halbuki bahsettiğim çocuk ya öne doğru ya da arkaya doğru esniyor. bahsettiğim şey de baskı anında değil, etrafı bomboş, 2 kişi sahada başka kimse yokmuş gibi paslaşırkenki durum. bu çocuk futbol okuluna gidiyor. ama adama pas atmayı öğretmemişler. gelecekte de futbolcu olması kesinmiş hocalarının söylediğine göre.
yani ne desem ne yapsam bilemedim. 1 haftadır oğlanın ayağına top bağladık iple, evde pas çalışması yaptırıyorum. ha futbolcu olmasını istemiyorum. maksat cok futbolcu gecinen arkadaslarinin arasinda farki, havasi, karizmasi olsun. ama gerçekten azıcık sportif ilgisi olan bir çocuğu yetenek olmasa bile, çok güzel teknik eğitimle profesyonel futbolcu yapabilirsiniz bu ülkede.