• 5
    8 şubat 2010 tarihli akşam gazetesinde aziz yıldırım ile yapılan röportajın girişinde şu satırları yazmış olan ve tüm gazetecilik hayatını aziz yalakalığı üzerine kurmuş olan passat şahsiyetsizi..

    o bir lider... türk futbolunun en güçlü ismi...
    o, projeleri, söylemleri ile türk futboluna yön veren, değer katan başkan...
    o, kimsenin konuşmadığını konuşan, duruşu ve cesur yüreği ile örnek alınan kişi...
    o, fenerbahçe kulübü’ne çağ atlatan, insanların rüyasında bile göremeyeceği dünya yıldızlarını türkiye’ye getiren, futbola âşık, “darağacına gitse bile son sözümüz fenerbahçe olacak” diyecek kadar da kulübüne sevdalı olan aziz yıldırım...
    reklamı, şovu hiç sevmez.
    televizyonlara çıkmaz, kolay kolay da demeç vermez,
    konuşmayı pek sevmez...
    sabahın sekizinden, gece yarısına kadar fenerbahçe’de yaşar...
  • 6
    18.06.2010 tarihli aksam gazetesinde " bu kadarına pes dogrusu " seklinde kocaman puntolarla bir baslik uygun gormus, bununla yetinmeyip acik acik "daum 6 milyon euro para ugruna ekip arkadaşlarını da sattı.." diye baslayan bir yazi dosenmis. konuyla ilgili kim hakli kim haksiz konusuna hic girmeyecegim -ki zaten hukuken her sey ortada- ancak christoph daum'un tek bir insan, bir birey olarak 6 milyon euro'yu onemsememesi gerektigini soyleyen alaattin metin, nasil oluyor da kendisine; cumhuriyet(!) ve tek buyukluk(!) payeleri bicmis bir kulubun 6 milyon euro icin bel alti vuruslar yaparak, sozlesmeye bizzat fenerbahce yonetimi olarak kendisinin koydugu tazminati vermemeye calismasini goremiyor? aslinda goruyor tabii ki ancak belki de sayin alaattin metin'e sorulmasi gereken esas soru sudur ki " 6 milyon euro icin fenerbahce yonetimi ve christoph daum cebellesiyor hadi onu anladik ama sen kac paraya bu kalemsorlugu yapiyorsun? "
  • 7
    gazeteciye haber talimati

    gökçek’e mesut yılmaz’ı hatırlat

    aziz yıldırım’ın spor yazarı a.m.’ye talimat vererek ankara büyükşehr belediye başkanı melik gökçek’i köşesinden tehdit etmesini istemesi de teknik takibe takıldı. yıldırım “bir de bu ankaragücü bu melih toplamış milleti 6 milyon dolar demiş alacağımız var”, “bir de ayrıca 2 milyon dolar da prim vermiş... tamam bunu yazın...”, “yazın bir de diyin ki fenerbahçe seyircisi taraftarı mesut yılmaz’ı sandıkta gömdük, melih ile de bunun hesabını görürüz diyor de... yaz seyirci ile taraftar de böyle söylüyor de... seyirci içerisinde melih’e karşı bir operasyon var de yani” ifadelerini kullandı. a.m. de “tamam yazarım onu yazarım” dedi.

    colin kazım ‘yatacak’ diye yaz

    aziz yıldırım’ın spor yazarı a.m.’ye fenerbahçe’den galatasaray’a giden colin kazım ile ilgili de yazı yazdırdığı iddia ediliyor. a.m.’yi arayan yıldırım “şu şeyi yazsana ya bu kazım’ın şey yaptığını sağda solda oyuncularla konuştuğunu ettiğini yaz. trabzon’a karşı iyi oynamayacaklarını söylediğini yaz şunları tamam mı?” dedi. a.m.’nin yazacacağını söylemesi üzerine aziz yıldırım “bu ibne o kaleciye şeye ufuk’la aydın’a söylüyormuş... bunlara diyormuş oynamayalım falan diye... yazın bakalım bir patlasın bakalım ne yapacaklar?” ifadelerini kullanmış. yıldırım, spor yazarı a.m.’nin “şimdi yazarım, ben yazarım” demesi üzerine “oyuncuların bir kısmının kafasına bunu sokmaya çalıştıklarını falan yazın” diyerek yazıda olmasını istediği konuları da aktardı.

    http://www.stargazete.com/...vik-haber-369169.htm
  • 11
    aziz yıldırım'ın kalemleri arasında* ona en yakın olan isimdir. hatta bak abartı olsun diye söylemiyorum ne yazması gerektiğini de aziz yıldırım söyler, taraftarın gazını alır.

    şekil a- http://www.sporyazarlari.com/...n-yorumu/474330.aspx

    fb'nin pozisyona girmede sıkıntısı yokmuş. 12 ağustos 2012 galatasaray fenerbahçe maçı'nın ilk yarısında fb'nin 0 gol pozisyonu vardır.
  • 12
    --- alıntı ---

    havaalanındaki taraftarların müthiş uğurlamasından sonra uçağa girip yerlerimize oturduk. başkan aziz yıldırım, her zamanki gibi uçakta 1a'da, aykut kocaman da 1b koltuğunda oturdu.

    pilotlarin avrupa uğuru
    herkesin yüzü gülüyordu. uçağın kapısından içeri giren başkan ve yöneticilere güler yüzle "merhaba" dedi. sonra kapılar kapandı. pilotlar 5 saat sürecek yolculuğun anonsunu yaptılar. iki pilot da f.bahçeliydi. ne tesadüftür ki f.bahçe'yi avrupa'daki her deplasmana götüren ekipmiş. başkan aziz yıldırım koltuğundan kalkarak misafirlerinin tek tek elini sıkıp "hoş geldiniz" dedi.

    03.30'a kadar maç konuşuldu
    uçakta celal doğan, vefa küçük, davut dişli vardı. küçük ve dişli ile eski anıları konuştuk. sonra otele geldik. iki saatlik fark herkesin dengesini bozdu. türkiye'de saat 24.00 buradaysa saat 22.00'ydi.

    futbolcular yattı ama yöneticiler 03.30'a kadar oturup sohbet ettiler. konu benfica maçıydı. herkes zaferi çok istiyor, başkan yıldırım daha çok. şöyle diyor: "final oynamak bize çok yakışır. bunu futbolcular da hepimiz çok istiyoruz. bu taraftar mutlu olmayı hak ediyor. çok acı çektiler ama hep beraber dimdik durduk. f.bahçe'yi daha da büyüteceğiz."

    "tatile mi geliyorsun emre?"
    başkan aziz yıldırım, emre'ye takıldı. kaptan da espriye "benim oynamam önemli değil, mühim olan kupayı kazanmamız" diye cevap verdi. başkan aziz yıldırım, emre'ye takıldı. kaptan da espriye "benim oynamam önemli değil, mühim olan kupayı kazanmamız" diye cevap verdi. emre'ye durumunu sordum. "istanbul büyükşehir maçında bir devre oynarım. kendimi g.saray derbisine hazırlıyorum" dedi.

    "yalniz birakir miyim?"
    biz sohbet ederken başkan aziz yıldırım, emre'ye takıldı: "ne o tatile mi geliyorsun?". emre de "yok başkanım! ben hiç böyle bir günde arkadaşlarımı yalnız bırakır mıyım? onlarla beraber olmak için lizbon'a geldim" cevabını verdi.

    başkan bizi amsterdam'a götür
    aşk tutulması filminin ünlü aktörü tolgahan sayışman her zamanki gibi güler yüzüyle futbolcularla sohbet etti. tolga, "kupa bizim olacak abi, finale gideceğiz" dedi. burak kut da volkan ve egemen ile sohbet ediyordu. nejat işler'i gördüm, fenerbahçe forması giymişti. neşeliydi, marşlar söylüyordu.
    başkan aziz yıldırım yanımıza geldi. fenerbahçeli sanatçılar, "başkan bizi amsterdam'a götür" dediler. aziz yıldırım da "inşallah o günleri de göreceğiz" cevabını verdi.

    kuyt hollanda'yi anlatti
    ilk kez f.bahçe'nin uçağında aykut kocaman'ın yüzünün güldüğünü gördüm. neşeliydi. o alıştığımız durgun, dalgın hali yoktu. neredeyse herkes neşeliydi gülüyorlardı.

    5 saatlik yolculukta uyuyan 1 kişi yoktu, herkes birbiriyle sohbet etti. futbolcuları rahat etsinler diye üçlü koltuklarda tek oturtmuşlardı ama uyuyan yoktu. kuyt'a baktım, kendini amsterdam'a öyle şartlandırmış ki futbolculara hollanda'yı anlatıyordu. meireles'e takıldı. o da arkadaşlarına moral veriyor, "ben tribünde olacağım ama kalbim sizinle beraber" diyordu.

    gittiği yere bereket götürür
    sabah şehre çıktım dolaşmaya. lizbon olmuş istanbul. f.bahçe forması giyen insanlar gördüm. celal doğan, kabataslak bir hesap yaptı. "gerçekten f.bahçe gittiği yere bereket götürüyor. maddi krizdeki portekiz'e 1 milyon euro para bırakırız" dedi. türkiye'den avrupa'dan devamlı f.bahçeliler maça geliyor. bilet sıkıntısı had safhada. kampta bile herkes bilet peşinde.

    "çok aci çektik abi"
    kocaman, saat 01.00'de yürüyüşe çıktı, ilk kez mutlu görünüyordu: "haksızlıklara uğradık. ama biz buraya bileğimizin gücüyle onurumuzla geldik. hak ettik" dedi.

    hava almak için otelin kapısına yöneldim. aykut kocaman ile karşılaştım. gece saat 01.00'di. idari menajer hasan çetinkaya ile yürüyüşe çıkıyordu. kendisine neşeli olduğunu ilk kez kendisini mutlu ve sevinçli gördüğümü söyledim. kendinden emin güldü:

    "çok acı çektik abi. geçen gün yazdığın yazı gibi çok acılar çektik. haksızlıklara uğradık. ama biz buraya bileğimizin gücüyle, onurumuzla geldik. hak ettik. her şeyi yaptık. şimdi önümüzde bir 90 dakika var. çıkacağız, mücadele edeceğiz. hedefimiz kazanmak ama şu anda şanslar yüzde elli elli. futbolcularım çok istiyor."

    fatih terim'i geçecek (u: burasi cok fena. amk kim 17 saydi bizim 1 senede avrupa'da oynadigimiz mac sayisini? super kupa'yi saymayan ancak fener kafali birisi olurdu, yapmis olmus)
    f.bahçe bu sezon avrupa kupalarında en çok galibiyet alan takım. bu maçı kazanırsa 10. galibiyeti olacak. daha farklı rakamlar da var. mesela avrupa'da oynadığı 7 maçın 5'inde de gol yemedi. gruplardan sonra yenilmeyen tek takım. aykut kocaman, 18'le fatih terim'i geçerek bu sezon avrupa kupalarında en çok maça çıkan türk teknik direktör olacak.

    ama bu rakamların hiçbiri kocaman'ın umurunda değil. f.bahçe tarihine uefa'da yarı finale çıkaran tek türk antrenör olduğunu da söyledim. ama o bunu başarı olarak görmüyor. "çok acı çektik dişimizle tırnağımızla bu yerlere geldik finale çıkarak herkesi rahatlatmak istiyoruz" diyor. yani kafasında final var. rakamları değil, f.bahçe'nin başarısını düşünüyor.

    forvet arkasi kim oynayacak?

    uçakta benim yan sıramda antrenör ismail kartal oturuyordu. göz göze geldik. "hoca forvet arkası kim oynayacak?" diye sordum, "her şey tamam, bütün planlarımızı, çalışmalarımızı yaptık" dedi.

    uçakta en çok konuşulan konu cristian'ın kaçırdığı penaltı, direklerden dönen toplardı. ama futbolcuların kafalarında ilk maç diye bir şey yoktu.

    neredeyse tamamına yakını o maçı unutmuşlar kafalarında 90 dakika sonra gelecek olan final vardı. uçakta benim yan sıramda antrenör ismail kartal oturuyordu. göz göze geldik. "hoca forvet arkası kim oynayacak?" diye sordum, "her şey tamam, bütün planlarımızı, çalışmalarımızı yaptık" dedi.

    uçakta en çok konuşulan konu cristian'ın kaçırdığı penaltı, direklerden dönen toplardı. ama futbolcuların kafalarında ilk maç diye bir şey yoktu. neredeyse tamamına yakını o maçı unutmuşlar kafalarında 90 dakika sonra gelecek olan final vardı.

    --- alıntı ---

    hayatimda gordugum en 'yalan' yaziyi yazan insan. coluk cocuk okuyor sanki amk. masal anlatiyor.

    neymis ucakta 1 kisi bile uyumamis...*
  • 13
    02.05.2013 tarihli yazısındaki "başkan aziz yıldırım, emre'ye takıldı. kaptan da espriye 'benim oynamam önemli değil, mühim olan kupayı kazanmamız' diye cevap verdi." kısmı beni benden alan gazeteci. dünyayı kurtaran adam ve oğlu muhabbet ediyormuş gibi sanki, en az o kadar kolpa bir film sahnesi canlandırın aklınızda.

    3 korner 1 penalti'ya da ayrıca teşekkürler, sağlamından bir öğlen kahkahası attırdı bana paylaştığı yazıyla.