• 276
    elif can yetim ve cihat biradlı gibi hiçbir vasfınız olmasa da belli kişileri tanıyarak nelere gelebileceğinizi bizi gösteren mevcut hükumet.

    galatasaray için önemli olan kısmı ise mevcut koşuldaki ekonomi politikası sebebiyle dövizin hızlı yükselişi sonrası zaten geliri düşen kulübün giderlerinin ve borçlarının da büyümesine neden olacak ve bu sebeple takımda küçülmemize ve avrupa'da daha da başarısız olmamıza neden olacak.
  • 277
    eğer 1 milyon dolarınız varsa zenginsiniz demektir. bu dünya genelinde kabul gören bir şey. yani türkiye'de zengin sayılmanız için en az 7 milyon liranızın olması lazım.
    türkiye'de bu ve bundan daha fazla parası olan birçok zengin aile var. son 20 yılda cidden zenginleşen, servetine servet katan birçok insan oldu.
    zaten sorun da burada... bir kısım zenginleşirken, diğer vatandaşlar fakirleşti.
    bir doğru düşünün, en sağına normal vatandaşı, soluna da durumu daha iyi olan vatandaşı koyun. bu iki zümre ortadaki noktaya ne kadar yaklaşırsa, aradaki fark o kadar az demektir.
    biz de olan bunun tam tersi. soldakiler en uca, sağdakiler de diğer en uca gitmiş durumdalar. aradaki makas çok fazla açıldı.
    inanın almanya'da, orada, burada türkiye'deki kadar zengin aile bulunmayabilir. ancak bu kadar fakir insan da bulunmaz. genellikle geçinme sıkıntısı çekmeyen insanlardan oluşur.
    biz de bu grup kalmadı işte. ya servet içinde yüzen bezirganlar, ya da yokluk içinde hayatta kalma mücadelesi veren yoksul bir halk var.
    öyle holding sahibi, devasa fabrikalara sahip zenginlerden de bahsetmiyorum. sırf benim çevremde zengin diyebileceğim 3 aile var. ticaretle uğraşan birçok insan zamanla bu paraları kazandı.
    etrafa bir bakın. araba fiyatlarının tavan olduğu, üstünden alınan verginin dünya birincisi olduğu ülkede birçok kişi bmw'ye, mercedes'e binebiliyor.
    daire fiyatında olan bu araçlara hemen her caddede rastlamak mümkün.
    bu paraları nasıl kazandıkları ise başka bir zamanın konusu.
    işte bu zengin aileler servetlerini dövize yatırdılar çoktan. bu kötü bir şey de değil, yatırabilirler. dolar artarken yüzlerinde bir tebessüm beliriyordur.
    birçok insan hayat pahalılığından dem vururken, salgın korkusuyla işe gidip gelirken, bu insanlar yattıkları yerden servetlerini katlıyorlar.
    bazen hesap kitap yapıyorum. benim bir yılda kazandığım parayı, dolara 1 milyon lira yatıran adam 3 günde kazanabiliyor.
    bu paraları dövize, altına yatırıp, faizde işletmek varken, kim yatırım yapıp iş icra eder ki? adam ticarette kazanamayacağı paraları buralarda kazanmaya başladı. niye uğraşsın ki?
    velhasılıkelam, ben ekonominin başındaki şahsiyetin de öyle doları düşürmek gibi bir gayesi olduğunu düşünmüyorum. hatta tam aksi tercih ediliyor olabilir.
    çünkü sayısı hiç de azımsanmayacak bu zengin aileleri mutlu etmek gerekir. gönüllerini hoş tutmak gerekir.
    dövizin artmasını dert edinmek de ancak bizim gibi sıradan vatandaşlara kalır.
  • 278
    kurtuluş savaşının intikamını almış ve fişi çekmeye hazırlanan hükümettir. eğitim adına hiçbir şey kalmadı sınav saatleri, tarihleri bile oyuncak oldu. ekonominin en temel taşı olan hukuk ilk yok edilenlerden oldu! ortada ne hakim ne savcı kaldı! kimse sesini çıkaramaz oldu! insanları inanılmaz derecede ikiye böldüler. fabrikalar, kurumlar, en değerli arsalar telef edildi! aklınıza gelebilecek her şey bu ülkede egale edildi! hâlâ ama hâlâ bu millete pembe hikayeler yazıyorlar! ve eşi benzeri görülmemiş bir tutkuyla, hastalıklı bir tutkuyla bu hikayelere inanıyor bu insanlar. dünya üzerinde böyle iktidarlar hiçbir zaman iktidarlarını sürdüremediler. ve bunlarda sürdüremeyecekler. benim tek düşündüğüm bu insanlardan sonra ne olacak bu ülkenin hali? değişen bir şeyin olacağını sanmıyorum. sorun bizim insanımızda. bunlar gidecek başkaları gelecek...
  • 281
    esasında geçen seneki şampiyonluğumuza (18/19) da mani olacaklardı. ancak istanbul büyükşehir belediyesi seçimleri şampiyonluğun başakşehir'e peşkeş çekilmesine mani oldu. gerçi sonra iptal edilen seçimlerde sağlam tokat yediler o ayrı...

    bu sene seçim yok.
    umuyorum 30 milyon galatasaray taraftarı balık hafızalı değildir. seçim günü geldiğinde son 2 sezonda bize yapılanı unutmaz.

    bu ülke, ahlaksızlığın kökünü kazimadikca bir bok olmayacak.
  • 284
    yani artık çivisi çıkmayan kurum, oluşum, organizasyon bırakılmadığından tek bir konuda serzenişte bulunacağım.

    bu hakemlerin sizden destek almadan böyle şeyler yapmaya götünün kesmeyeceğini hepimiz biliyoruz değil mi? biliyoruz tabi ki sormam bile abes. elbette ya..am diye cevapladığınızı duyar gibiyim.

    velhasıl demem o ki abicim bari en azından ligin başında söyleyin niyetinizi de masraf yapmayalım, bütçemizi ona göre ayarlayalım, kendimize hedef koymayalım. önümüzdeki sezonki planınızı en azından bu ağustos sonuna kadar bize bildirirseniz, biz de ona göre ayarlarız kendimizi.
  • 286
    hiç bir konuda serzenişte bulunmayacağım hükümet, halkımızın istediğini yapıyorlar. her millet layık olduğu şekilde yönetilir diye bir söz vardır. dolayısıyla itiraz etmeye, hak aramaya gerek de yoktur. bizim milletimizin aynası akp hükümetidir. 30 milyon galatasaray taraftarının sırf galatasaraya haksızlık yapılıyor diye itiraz edeceği makam-mevki de burası değildir. aç kalan insan bile halinden memnun olduğunu beyan ediyorsa, galatasaray aç kalmasından önce gelmez diye düşünüyorum.
  • 287
    sezon bitimine 6 hafta kala hayallerine kavuşan topluluk. hem trabzon şampiyon olucak ve 2011 gündemden çıkacak hem de trabzon cezalı olduğu için avrupadan gelecek 20-30 milyon avro sıcak para yandaş takıma aktarılacak. kaç yıldır yatırım yapılan takımdan gelecek bir 150-200 milyon lira sıcak para herkesin ağzının suyunu akıtıyordur şimdiden. 19/20 sezonu tam bir win-win sezonu...
  • 288
    21 haziran 2020 galatasaray gaziantep fk maçı sonucuyla muradına eren kurum.

    egemen güç hem şampiyonluğu hem de cl'ye katılma hakkını ekonomik olarak batmış durumda olan ve tam kontrol şeklinde yönetebildiği trabzon'a verecek değildi, zaten trabzon'u sezon başında kurtarmışlardı. trabzon'a şampiyonluk verip, trabzonlularla 31 mart 2019 sonrası bozulan arayı kapatmak, cl'ye katılım hakkını da başakşehir'e verip ekonomik olarak "şahsım"ın kurduğu takımı iyice desteklemek istediler, istiyorlar. trabzonlular zaten ne anlar cl'den. 40 senedir şampiyon olamamanın verdiği kupa hasretini gidersinler yeter onlara.

    allah hepinizin cezasını versin!
  • 291
    seçim öncesi "gençler yaa kankalarımız oo panpito naber" havasından şimdi twitter, youtube ve netflix'i kapatma aşamasına gelmiş topluluk.

    yani uzak doğu'dan bir sporu getirip üstüne kurduğu federasyonda bile neler neler çevirmiş insanların bu konuda herhangi bir ilerici yahut nötr tavır takınmasını beklemiyordum. ok boomer deyip de geçilemiyor ne yazık ki.
  • 294
    yapacakları hamle kapatmaktan ziyade anonim kullanımı bitirmek üzerine olacaktır. yani bu güzel ortama artık tc kimlik eklemesiyle girmemiz gerekebilir. 2022 icin dünya ay'a turistik gezi hedeflerken sosyal medyaya düşman olmak da tam dislike reiz hareketi bravo.
    bir cacık yapamayacakları boş tehdittir. yapsınlar da yeni seçimde yeni jenerasyon bir show yapsın izleyelim.
  • 296
    akp hükümetinin haziran/2020 itibarıyla dillendirdigi sosyal medyaya tc kimlik ile erişim sağlanması uygulaması, interneti kapatmak veya fişlemekten farksız bir uygulama olacaktir. passolig'i nasıl stadlarda şiddetin önlenmesi için getirmedilerse, tc kimlik ile sosyal hesaba giriş yapabilmek de birilerinin birilerine küfür etmesini engellemek için gelmeyecektir. daha dün açıklanan pfdk kararlarını gördük. neticede aldığınız cezalar, hatta yaptıklarınızın suç olup olmaması çemberin içinde mi dışında mi durduğunuza bağlı olarak değişen, öz eleştiriyi bile hakaret, hainlik olarak görenlerin yönettiği bir ülkeyiz.
  • 297
    kendi kuyularını kendileri kazıyorlar. aslında muhalefet olarak hiçbir şey yapılmasa zaten kendi kendilerini bitirme noktalarına gelecekler. nasıl ki z kuşağının sayesinde yerel seçimlerde büyükşehir belediyelerini kaptırdılar, aldıkları saçmasapan kararlarla genel seçimlerde de hezimete uğrayacaklar.. bu aldıkları kararlar 1960 doğumlu dayıyı etkilemez ama z kuşağı böyle şeyleri gördükçe daha çok kinleniyor. bir türlü kendilerini update edemiyorlar zamana çünkü beyin takımı yok. anladıkları tek şey ihale, inşaat ve yemek, evet haram yemek.

    sen 1960 doğumlu bir amcaya ya da teyzeye yağ kuyruğundan, şeker kuyruğundan ya da camilerin ahır olmasından bahsedebilirsin. ya da türban yasağını anlatabilirsin ama 2000 doğumlu bir gence bunu anlatamazsın. anlatırsan anlamaz. an-la-ya-maz. nerdeyse tarih kitaplarına girecek olan olayları seçim kozu olarak kullanamazsın. yemez onu z kuşağı... ellerinin altında internet var. dayı ne bilsin interneti. çoğunun kullandığı yegane sosyal medya facebook. biraz da twitter.

    y kuşağından biri olarak ben bakıyorum, taksici barzolarla muhattap olmamak için uber kullanacağım ama yasak. yurtdışına çıkacağım, kalacak yer bakıyorum ama booking.com yasak. para alışverişi yapacağım, paypal yasak. daha düne kadar wikipedia yasaktı yahu. daha önce youtube yasaktı, twitter engellendi, internet yavaşlatıldı. türlü rezillikler. ben yarı dönemimi bilgisayarla geçirdim. üniversiteye başlayıncaya kadar bilgisayarım olmadı. özal dönemi çocukları olarak kimimiz hükümetin yanında, kimimiz tamamen karşısında ama z kuşağı öyle değil. doğarken elinde tabletle doğdu. hatta doğarken sahip olduğu bir organ gibi telefon tablet bilgisayar. biz kendimizi entegre ettik, daha doğrusu kafası çalışanlar. kafası çalışmayanlar da yerinde saydı. hükümeti seven o yüzden tam sevdi, sevmeyen de nefret etti. gezi olaylarının bizim dönemimizde çıkması tesadüf değil o yüzden. z kuşağından bir gezi çıkmaz ama öyle bir örgütlenirler ki feleğini şaşırırsın ki yapıyorlar da. istanbul ve ankara seçimlerini kaybetmeleri tesadüf değil çünkü yeni nesil tam istedikleri gibi tam manasıyla kindar. dindar değil ama kindar... ve bu şekilde saçma sapan kararlar alındıkça daha çok kinleniyorlar. nasıl olmasınlar ki. ülkenin parası değerli değil, döviz uçmuş, doğar doğmaz borçlu doğuyorsun, alınan vergilerin emsali herhangi bir ülkede yok. avrupa'ya, abd'ye bakıyor, hayat standartlarına, özgürlüklere, eğitim seviyesine. lanet ediyor. bir gram vatan sevgisi varsa o da kayboluyor. deizmin ya da ateizmin ülkede yükselmesi tesadüf değil çünkü alnı secdeye değen kesim bunları reva görüyor bu çocuklara. doğru düzgün müzik bile yapamıyorsun. deep turkish web'i bile içeri aldılar yahu. böyle s*kindirik bir düzen olur mu.

    sonuç olarak 2023'de görüşürüz efendiler. devam edin siz böyle kararlar almaya...
  • 298
    sosyal medyayı yasaklayacakmış...

    sadece sunucusu türkiye'de olan sitelere yaptırım gücü olan hükümettir. napıcak? twitter'ı tc ile kullanma zorunluluğu mu getirecek. gülerler adama. hayır galatasaray sozlüğe yada ekşi sözlüğe ip sordular da cevap mı alamadılar? mesela ekşi sözlük ciddi ekonomik değeri olan bir yer. adam sunucusunu yurt dışına taşır. ondan sonra mahkeme kararı ile yasakladığın sayfaları da yasaklayamazsın. ayrıca belirtmek isterim ki seneler önce, çaldırdıkları tc kimlik bilgileri çarşaf çarşaf nette geziyordu. kimi nasıl denetleyecekler? afla saldıkları hırsızın, tacizcinin yerine hapishaneleri geleceğimiz olan z kuşağı ile mi dolduracaklar?

    ha çin gibi davranabilirsin. ama ekonomin? ekonomin çin gibi güçlü mü? böyle davranmayı kaldırır mı türk ekonomisi... sen hiç bişeyini kendin üretemiyorsun, çin her pazarda dünyayla rekabet ediyor. nasıl yasaklayacan interneti yabancının parasına muhtaçken hem de...

    anlıyoruz ki yakında büyük bir sıçış ihtimali var. beni fenerbahçe'nin ekonomik yapısından daha çok endişelendiriyor ülkenin ekonomik yapısı.

    tamamen maskeleme çabasından ibaret bu sosyal medya düşmanlığı. ama sen ne yaparsan yap bi kilo taze fasülyenin üzerinde 20 tl etiketi gören halka pahalılığı unutturamazsın.
  • 299
    yetmez ama evetcileri ortaya döken hükümet.
    edevletten twitter üyelik basvurusu baslasin; tc kimlik, iki vesikalık, adli sicil kaydi bir de kizilay'a 10 lira bağış dekontu şartı. bence tc kimlik yeterli değil.

    bunun dışında ben bilgisayarlarimiza özel uygulama yüklenmesi ve porno izlersek ceza almamizi da öneriyorum. çünkü gelişmiş ülke böyle olunur; yasak, kontrol ve baskı.
  • 300
    mevsiminde 3 kilo domatese 27 tl verdim. başka da bir yorum yapmıyorum.

    yasakladığın her şey sivirilir, büyür, boy atar, filizlenir. dünya siyaset tarihine bir baksınlar diyeceğim de, aralarında mezun sayısı çok az, mezun diye dolaşanların da mezuniyetleri şüpheli.

    türkiye'yi yöneten hükûmet.

    bu arada doğrusu hükümet değil, 'hükûmet'tir o da ayrı bir mesele. neyse az sonra silinir bu entry. uyarınca sinirleniyor gençler :(
App Store'dan indirin Google Play'den alın