takımda uzaktan şut tehdidi olan az sayıdaki oyuncudan biri. başka denemeler gerekmeden, doğrudan bir çıkarımla kaleye yakın oynatmak gerekiyor. hala, inatla, ısrarla olmadık görevler vererek sahaya atıyoruz. dün yapılacak iş doğrudan icardi yerine, haydi onu da yapmaya gözün almıyor, en kötü yunus'un bölgesine ikinci forvet gibi monte edilmesiydi. dün girdiği dakika 79, yerine girdiği oyuncu ilkay. ilkay ile ahmed'in futbolcu olmaları dışında pozisyon, yetenek seti ve profil olarak benzer ne özelliği var allah aşkına? bu nasıl bir değişiklik? ahmed topla haşır neşir olup, pas dağıtımı ile topu ileri taşıyacak bir oyuncu mu, yoksa o bölgeye gelen hücumları bitirecek oyuncu mu? cevap belli. ahmed'in en iyi kullanımı belli. önde sana baskı yapıp, fiziksel olarak rakibi bozacak; dönen, düşen ya da sahipsiz toplarda "zıbam" diye zımbalayacak oyuncu. daha basit nasıl anlatılır onu da bilemiyorum.
dün oyuna girdikten sonra ceza sahası ve civarında topla buluşamadı adam. yani entry'nin girişinde bahsettiğim olması gereken ile mantıken ters zaten.
neden bu ters işler bizde oluyor? neden bu tür anlamsız pozisyonlar ve görevler veriyoruz, böyle kullanarak ne bekliyoruz, ne yapmak istiyoruz, hiç ama hiç anlamıyorum.
(bkz:
17 ocak 2026 galatasaray gaziantep fk maçı)